Yeniden Doğuş Bilimi Bölüm 3

성령 ile yeniden doğan kişi insanlığın kurtuluş İş'ini başlatır

1Ben ve dünya kaybolduğunda ancak o kişi 이긴자 olur, o kişi yeniden doğmuş kişi olur, anladınız mı?나와 세상이 간 곳이 없어져야 그 사람이 이긴자고, 그 사람이 중생자가 되는 거예요, 아시겠어요?

2Bu yüzden bu kişi, 이제 그대로, ben ve dünya kaybolduktan sonra ismini hatırladığını mı söyledi, ismini unuttuğunu mu söyledi?그래서 이 사람이, 이제 그대로, 나와 세상이 간 곳이 없어진 다음에 이름을 기억하고 있었다고 그랬어, 이름을 잊어버렸다고 그랬어?

350 yıl boyunca söylenen ismini unuttu.50년 동안 부르던 이름을 잊어버렸어요.

4İşte bu, eski insan hayattayken unuttuysa anlaşılır bir söz mü, anlaşılmaz bir söz mü?그게 바로, 옛사람이 살아있는데 잊어버렸다면 이해가 가는 말이야, 이해가 안 가는 말이야?

5Anlaşılmaz bir söz, değil mi?이해가 안 가는 말이죠?

6Bu yüzden ismini unutup, 이제 그대로, diğer kardeşlere "Hey, benim adım ne?" diye sorarsa deli derler, değil mi?그래서 이름을 잊어버려서, 이제 그대로, 다른 형제들에게 "야, 내 이름이 뭐냐?" 하고 물어보면 미쳤다고 그러겠죠?

7Çatlak derler, değil mi?또라이라고 그러겠죠?

8"O delirdi!" diye düşünürler, değil mi?"저거 돌았구나!" 이렇게 생각을 하겠죠?

9Bu yüzden, soramazdı, adım ne diye soramazdı, kimsenin adını çağırmamasının sebebi şuydu: 밀실 içinde o zamanlar 전봉국 장로'dan sonra bu kişi erkekler arasında en yaşlıydı.그런고로, 물어볼 수도 없고, 내 이름이 뭐냐고 물어볼 수도 없고, 누가 내 이름을 부르는 사람도 없는 것은, 밀실 안에서 그 당시에 전봉국 장로 다음에는 이 사람이 제일로 나이가 많아요. 남자 가운데서.

10Bu yüzden, 이제 그대로, kimse adımı çağırır mıydı?그렇기 때문에, 이제 그대로, 누가 내 이름을 부를 사람이 있을까요?

11Yoktu, değil mi?없는 거죠?

12Bu yüzden, 이제 그대로, adını ne kadar düşünse de aklına gelmediği için, bu yüzden, 이제 그대로, yaklaşık bir hafta geçtikten sonra bu kişi 밀실'e girdiğinde giydiği bir takım elbise vardı, takım elbisenin iç cebine farkında olmadan bir kimlik aramak için elini sokmadı, 이제 그대로, bilinçsizce, ilk giyip geldiği takım elbise olduğunu düşünerek, cebinde bir şey var mı diye sadece bilinçsizce elini soktu.그래서, 이제 그대로, 이름을 아무리 생각을 해도 생각이 나지 않는 고로, 그런고로, 이제 그대로, 한 일주일쯤 지난 다음에 이 사람이 밀실 들어갔을 때에 입고 들어간 옷이, 양복이 있는데, 양복 안주머니를 나도 모르게 무슨 주민등록을 찾기 위해서 그 주머니에 손을 넣은 것이 아니고, 이제 그대로, 무의식적으로 내가 처음에 입고 들어온 양복이라고 해 가지고 혹시 주머니에 뭐가 있나 하고 그냥 무의식적으로 손이 들어간 거예요.

13Eli içeri girince iç cebinde kimlik eline geldi.그 손이 들어가니까 안주머니에 주민등록이 손에 잡히는 거야.

14Onu çıkarıp bakınca ismi o kimlikte yazılı olduğu için, "Ah! Ben 조희성'muşum."그걸 꺼내서 보니까 이름이 그 주민등록에 쓰여 있는 고로, "아!, 내가 조희성이었었구나."

15Sizler, bu mantıklı bir söz mü?여러분들, 이게 납득이 가는 말이야?

16Mantıklı olmayan bir söz, değil mi?납득이 안 가는 말이죠?

17Bu aslında bu kişinin hayatında, 이제 그대로, ilk kez başına gelen bir şey, değil mi?이게 사실상 이 사람 생애에서, 이제 그대로, 처음으로 그런 일을 당한 거죠?

18Bu yüzden, 이제 그대로, 조희성 ismini o zaman öğrendi, ve bu kişi 30 yıla yakın yaşadığı evi eski 조희성 olsaydı bulur muydu, bulamaz mıydı?그런고로, 이제 그대로, 조희성이라는 이름을 그때야 알게 되고, 그리고 이 사람이 30년 가까이 살던 집을 옛사람 조희성이라면 찾아갈까, 못 찾아갈까?

19Bulurdu, değil mi?찾아가죠?

20Bu kişinin 30 yıl boyunca yaşadığı evi ben bilmiyordum.이 사람이 30년 동안 살던 집을 내가 모른 거예요.

21İsmini biliyordum ama, o evin nerede olduğunu, evimin nerede olduğunu, dünyanın neresinde olduğunu bilemiyordum.이름은 알았는데, 그 집이 어디가 있는지, 내 집이 어디에 가 있는지, 세상 어디가 있는지 이걸 알 수가 없는 거예요.

22Bu yüzden kimlikteki adrese bakıp sora sora bulup gittiyse yalan gibi bir gerçek, değil mi?그런고로 주민등록상의 주소를 보고 물어 물어서 찾아갔다면 거짓말 같은 사실이죠?

23Bu gerçekleşirse yeniden doğuş olur.이게 이루어져야 중생인 거야.

24Bu gerçekleşmezse gerçek bir yeniden doğuş değildir. Anladınız mı?이게 이루어지지 않으면 진짜 중생이 아니에요. 아시겠어요?

25이제 그대로, bu kişi sora sora gittiğinde yetişkinlere sorarsa deli derlerdi, bu yüzden çocuklara sordu.이제 그대로, 이 사람이 물어 물어서 갔을 때에 어른들한테 물어보면 돌았다고 할 것이고, 그래서 어린아이들한테 물었어요.

26"Hey, C 5. blok 4. daire nerede?" diye sorunca“야, C 5동 4호실이 어디냐?” 하니까

27Şöyle baktı ve "Ah, işte burada~, biliyorsunuz ya~"이렇게 보더니 "아, 여기 있잖아요~, 아시면서~"

28"Biliyorsunuz ya~, işte burada~" diyerek o küçük çocuk azarladı."아시면서~, 여기 있잖아요~" 하고 그 조그만 아이가 핀잔을 줘요.

29O küçük çocuklar şöyle bakınca bu kişinin yüzünü tanıyan biri miydi, tanımayan biri miydi?그 어린 아이들이 이렇게 보니까 이 사람 얼굴을 아는 사람이야, 모르는 사람이야?

30Tanıyan biriydi, değil mi?아는 사람이죠?

31Tanıyan biri olduğu için "Bildiğiniz halde boşuna mı soruyorsunuz?" diye o küçük çocukların azarladığını yaşadığı gerçeğini sizlere söyledi, değil mi?아는 사람인고로 “알면서 괜히 물어보셔?” 이렇게 그 어린아이들이 핀잔을 주는 것을 받은 사실이 있다고 여러분들한테 말씀을 한 거죠?

32Bu yüzden, 이제 그대로, tamamen eski insan 조희성 denilen kişi ölüp yok olduğunda, 이제 그대로, yeni insan, göksel insan 조희성'un evini bilemez, 조희성'un ismini bilemez, bu çok doğal bir şey, bu garip bir şey mi?그런고로, 이제 그대로, 완전히 옛사람 조희성이라는 사람은 죽어서 없어지고, 이제 그대로, 새 사람, 하늘의 사람이 조희성이의 집을 알 수가 없고, 조희성이의 이름을 알 수가 없는 게 너무나 당연한 일이야, 이게 이상한 일이야?

33Doğal bir şey, değil mi?당연한 일이죠?

34İşte bu, yeniden doğuşun kanıtıdır, anladınız mı?그게 바로 중생 받은 증거야, 아시겠어요?

35이제 그대로, sizler, geçmişi düşünmek isteseniz de düşünemezsiniz, 이제 그대로, ayrıca aileyi düşünmek isteseniz de düşünemezsiniz, böyle bir 연단'ı 밀실 içinde yıllarca, 이제 그대로, geçirdiğinizde aile aklınıza gelir mi, gelmez mi?이제 그대로, 여러분들, 과거를 생각하려야 생각할 수가 없고, 이제 그대로, 또한 가족을 생각하려야 생각할 수가 없는, 그런 연단을 밀실 안에서 수년간, 이제 그대로, 지나게 되니까 가족이 생각날까, 생각이 안 날까?

36Aileyi unutmuş mudur, unutmamış mıdır?가족을 잊어버렸을까, 안 잊어버렸을까?

37Tamamen aileyi de unuttu. Anladınız mı?완전히 가족도 잊어버렸어요. 아시겠어요?

38Aileyi de unutup evi de unutup, 이제 그대로, bu kişinin ismini de tamamen unutmuş bir durumdaki yeni insan olduğu için, bu yüzden, 이제 그대로, bu kişi, 이제 그대로, evini bulup gittiğinde o evde, 이제 그대로, burada olan annesi ve kızı 지숙이 sadece evdeydi ama bu, sanki başkasının evine gelmiş gibiydi.가족도 잊어버리고 집도 잊어버리고, 이제 그대로, 이 사람 이름도 완전히 잊어버린 상태의 새 사람인고로, 그런고로, 이제 그대로, 이 사람이, 이제 그대로, 집을 찾아가니까 그 집에서, 이제 그대로, 여기 와서 있는 어머니와 딸이 되는 지숙이만 집에 있는데 이건 남의 집에 찾아온 것 같아요.

39Anne gibi gelmiyordu, anladınız mı?어머니같이 생각이 안 돼, 아시겠어요?

40Anneye karşı kötü bir söz gibi gelebilir ama, aslında o zamanki düşünce ve o zamanki his, o zamanki ruh hali annem gibi bir düşünce uyandırmıyordu, kızım gibi bir düşünce uyandırmıyordu.어머니한테는 안 된 말씀 같지만, 사실 그때의 생각과 그때의 그 기분, 그때의 정신 상태가 내 어머니와 같은 그러한 생각이 들지 않고, 내 딸과 같은 그러한 생각이 들지 않아.

41O tamamen eski insan 조희성 ölüp yok olup yeni insan olduğu için annem mi, annem değil mi?그게 완전히 옛사람 조희성이가 죽어서 없어지고 새 사람인고로 내 어머니야, 내 어머니 아니야?

42Annem değil, anladınız mı?내 어머니가 아니야, 아시겠어요?

43Annem olmadığı, kızım olmadığı için, yabancılık çekiyordum ve bu yüzden, 이제 그대로, uzun zaman sonra gitmiş olsam, gidip yemek de yerdim, uzun zaman sonra gittiğim için, annem de, 이제 그대로, uzun zaman sonra gelen evladı olduğu için yemek yapar, yedirir ve kalıp oynamamı söylerdi, değil mi?내 어머니가 아니고, 내 딸이 아닌 고로, 서먹서먹하고 그래서, 이제 그대로, 오래간만에 갔으면 가서 밥도 먹고, 오래간만에 갔으니까, 어머니도, 이제 그대로, 오래간만에 온 자식이니까 밥을 해서 먹이고 놀다 가라고 그러시겠죠?

44Annem "kalıp oyna" bile demez.놀다 가라는 말도 안 해, 어머니도.

45Bunun nedeni ruhların farklı olmasıdır.그게 왜 그러냐면 영이 다르니까 그런 겁니다.

46Ruhlar tamamen farklı olduğu için, 이제 그대로, kendi evladım gibi hissetmiyorum, kendi babam gibi hissetmiyorum, o zamanlar, 이제 그대로, oğlum olmadığı için, 이제 그대로, o kızıma şöyle dedim:영이 완전히 다르니까, 이제 그대로, 내 자식처럼 생각이 안 나고, 내 아버지처럼 생각이 안 되는 고로, 그 당시에, 이제 그대로, 아들이 없었던 고로, 이제 그대로, 내가 그 딸아이한테 얘기하기를,

47"Ağabeyin nereye gitti?""네 오빠가 어디 갔냐?"

48"Bir hafta sonra geleceğim, o zaman ağabeyine mutlaka gelmesini söyle. Bu saatte mutlaka geleceğim, o yüzden ağabeyini getir." diye söyledim."내가 일주일 뒤에 올 테니까 네 오빠 그때 좀 꼭 와라해라. 이 시간에 꼭 올 테니까 네 오빠를 오게 하라."고 이렇게 얘기를 했어요.

49Böylece bir hafta sonra tekrar gittim. Tekrar gittim ama oğlan gelmedi.그래서 일주일 만에 다시 갔어요. 다시 갔는데 아들놈이 오질 않아요.

50Bunun nedeni, eğer kendi öz babası gibi hissetseydi, özlemden dolayı gelir miydi, gelmez miydi?그게 왜 그러냐면 자기 친아버지처럼 느끼면 보고 싶어서도 올까, 안 올까?

51Özlemden dolayı gelirdi, değil mi?보고 싶어서도 오겠죠?

52Özlemden dolayı gelir.보고 싶어서도 오는 거예요.

53Ama 이 사람 günahkar olduğu zamanlarda çocuklarını aşırı severdi, 이 사람 askerlik yaparken o çocuğu kucağında birliğe götürecek kadar aşırı severdi.그런데 이 사람이 죄인 때는 자녀를 지극히 사랑하고, 이 사람이 군대 생활할 때 그 아이를 안고 부대에 다닐 정도로 지극히 사랑했어요.

54O kadar sevmesine rağmen, 이제 그대로, o oğul, 이제 그대로, babası onu aradığı halde gelmeyecek kadar, bu ruhların farklı olmasındandır, ruhlar farklı olduğu için 하나님'ın ruhu ile 마귀 ruhu düşman ruhu mu, dost ruhu mu?그렇게 사랑했는데, 이제 그대로, 그 아들이, 이제 그대로, 아버지가 찾는데도 오지 않는 그런 정도는, 그것은 영이 다르기 때문에, 영이 다르니까 하나님의 영과 마귀 영은 원수 영이야, 친구 영이야?

55Düşman ruhu, değil mi?원수 영이죠?

56Bu yüzden, 이제 그대로, oğul gelmiyor.그런고로, 이제 그대로, 아들이 오지를 않는 것이에요.

57Kızım, "Ağabeyime gelmesini, babanın geldiğini söyledim ama gelmiyor." dediği için, 이 사람 o zaman üzüldü mü acaba?그래서 “오빠한테 오라고, 아버지가 오신다고 얘기했는데 안 옵니다.” 하고 딸아이가 얘기하는 고로, 이 사람은 그때 섭섭하게 생각을 했을까요?

58이 사람 üzülmedi.섭섭하게 생각을 안 했어, 이 사람은.

59Bu doğal geliyor.그게 당연하게 생각이 돼요.

60Çünkü, 이제 그대로, eğer baba gibi hissedilseydi, o 이긴자 mı, günahkar mı olurdu?왜 그러냐면, 이제 그대로, 아버지처럼 느껴지면 그게 이긴자야, 죄인이야?

61Günahkar, değil mi?죄인이죠?

62이긴자 değil.이긴자가 아니야.

63Bu yüzden, 이제 그대로, 이 사람 bir hafta sonra gidip oğlunu göremeden geri döndükten sonra, ondan sonra evine gidemedi.그런고로, 이제 그대로, 이 사람이 일주일 만에 가서 아들도 보지 못하고 되돌아온 다음, 그다음부터 집을 가지 못했어요.

64Aklına gelmediği için mi gitmedi, yoksa aklına geldiği için mi gitmedi?생각이 나지 않았으니까 가지 않았을까, 생각이 나서 가지 않았을까?

65Aklına gelmediği için gitmedi, değil mi?생각이 나지 않는 고로 가지 않은 거죠?

66Böylece sadece iki kez gidip, 이긴자 olduktan sonra, sonra iki kez daha gidip bir yıl daha 밀실'de kaldıktan sonra, bu dünyaya 1981 yılının 18 Ağustos'unda çıkmaya başladığını söylemiştim, değil mi?그렇게 두 번만 딱 가고, 이긴자가 된 다음, 그다음에 두 번 가고 1년 동안 밀실에서 더 있다가 이 세상에 1981년도 8월 18일, 이 세상에 나오기 시작했다고 그랬죠?

67Sizler bir düşünün. Bunun insan İş'i mi, insan İş'i değil mi olduğunu neye bakarak anlayabiliriz?여러분들 생각을 해 보세요. 이게 사람의 역사인가, 사람의 역사가 아닌가 하는 것은 뭘 봐서 알 수 있는지.

68이 사람'ın 밀실'e girdiği ay ve günün 18 Ağustos saat 3 öğleden sonra olduğunu söylemiştim, değil mi?이 사람이 밀실 안에 들어간 달과 날짜가 8월 18일 날 오후 3시라고 그랬죠?

69Öyle miydi, değil miydi? Öyleydi, değil mi?그랬어요, 안 그랬어요? 그랬죠?

70Ama 이 사람'ın dünyaya 전도 etmek için çıktığı tarih 18 Ağustos saat 3:50 öğleden sonra.그런데 이 사람이, 세상에 전도하러 나온 날짜가 8월 18일 날 오후 3시 50분이에요.

71Bunu gerçekten kimse ayarlamaya çalışsa bile ayarlayabilir mi?이거 참 누가 이렇게 맞추려 해도 맞출 수가 있을까요?

72Ayarlayamaz, değil mi?맞출 수가 없죠?

73Bu yüzden 이 사람 1981 yılının 18 Ağustos'unda saat 3:50 öğleden sonra dünyaya 전도 etmek için çıkmaya başladı.그래서 이 사람이 1981년도 8월 18일 오후 3시 50분에 세상에 전도하러 나오기 시작을 한 거예요.

74Ondan sonra, 이제 그대로, beş yıl boyunca Kore'de göğün İş'ini tamamlayıp Amerika'ya gideceği zaman, Amerika'ya giden uçak, 이제 그대로, 18 Ağustos 1986 yılının 18 Ağustos'unda saat 3:20 öğleden sonra uçağıydı ama rötar yapıp 50'de, yani 3:50'de kalktı.그다음에, 이제 그대로, 5년 동안 한국에서 하늘의 역사를 마치고, 미국에 가게 될 때, 미국 가는 비행기가, 이제 그대로, 8월 18일 날 1986년도 8월 18일 날 오후 3시 20분 비행기인데 연착이 돼 가지고 50분에, 3시 50분에 출발했어요.

75Bu insan İş'i mi?이게 사람의 역사예요?

76Bu insan İş'i değil, değil mi?이게 사람의 역사가 아니죠?

77Buna bakarak bile bunun kesinlikle göğün İş'i olduğu açıkça belli mi, değil mi?이걸 보더라도 이것이 바로 하늘의 역사가 분명해, 안 분명해?

78Açıkça belli, değil mi?분명하죠?