Onlarca yıl süren 연단 sonunda 밀실'e girebildi
1İçki ve sigara içmezdi, değil mi?술, 담배를 안 먹었겠죠?
2İçki ve sigara konusunda, aslında içki ve sigara lafı açılmışken söyleyeyim, siz sigara içerseniz akciğer kanseri olursunuz, sigara içerseniz kanınız kirlenir mi, kirlenmez mi?술, 담배를 여러분들 사실은 술, 담배 말이 나왔으니까 말이지만, 여러분들이 담배를 피우게 되면 폐암에 걸리게 되고, 담배를 피우게 되면 피가 더러워져, 안 더러워져?
3Kan kirlenir, değil mi?피가 더러워지죠?
4Bunun yanı sıra, içki içerseniz kan çürür mü, çürümez mi?그런가 하면 또 술을 먹으면 피가 썩어, 안 썩어?
5İçki içerseniz kan çürür.술을 먹으면 피가 썩어.
6Yani bu kişi içki ve sigara içenlerin yanına gider miydi, gitmez miydi?그러니까 바로 이 사람은 술, 담배를 먹는 사람 곁에 갔을까, 곁에 안 갔을까?
7Yanına bile gitmezdi.곁에도 안 갔어.
8İçki kokusu duysa kaçan bir insandı bu kişi.술 냄새만 나면 도망가는 사람이었어요. 이 사람이.
9Bu yüzden, 이제 그대로, günah işlemeye kalksa bile işleyemeyeceği bir hayatı onlarca yıl sürdürerek 밀실'e girebilecek bileti kazandı, anlıyor musunuz?그래서, 이제 그대로, 죄를 지을려야 지을 수 없는 그러한 생활을 수십 년간 해서 밀실에 들어갈 수 있는 티켓을 딴 거예요, 아시겠어요?
10Kalben günah işlemeye kalksa bile işleyemeyeceği bir aşama;마음으로 죄를 지려야 질 수 없는 단계;
11이제 그대로, kalben, yani açgözlülük etmeye kalksa bile edemeyeceği bir aşama;이제 그대로, 마음으로, 말하자면 욕심을 부리려야 부릴 수 없는 단계;
12이제 그대로, şehvetin ortaya çıkmaya kalksa bile çıkamayacağı bir aşama;이제 그대로, 정욕이 나오려야 나올 수 없는 단계;
13이제 그대로, öfkenin ortaya çıkmaya kalksa bile çıkamayacağı bir aşama;이제 그대로, 화가 나오려야 나올 수 없는 단계;
14이제 그대로, sinirliliğin ortaya çıkmaya kalksa bile çıkamayacağı bir aşamaya ulaştığında ancak 하나님'ın evi olan 밀실'e girebilecek yeterliliği kazandı.이제 그대로, 신경질이 나오려야 나올 수 없는 단계에 이르러서야 하나님의 집이 되는 밀실에 들어갈 수 있는 자격을 딴 거예요.
15Ancak o zaman 하나님 çağırdı. Anlıyor musunuz?그때서야 하나님이 부른 거예요. 아시겠어요?
16Böyle olmasaydı 밀실'e girebilir miydi?그러지 않고서야 밀실에 들어갈 수 있을까?
17Giremezdi.들어갈 수가 없어요.
18Bu yüzden bu kişi, 이제 그대로, 음란죄'yi tamamen yenince ondan sonra baksa bile bir hissi olur muydu, olmaz mıydı?그런고로 이 사람이, 이제 그대로, 완전히 음란죄를 이기게 되니까 그다음에는 봐도 감각이 있을까, 없을까?
19Baksın, yine de bir hissi olmazdı, baksın. Anlıyor musunuz?봐도 감각이 없어, 봐도. 아시겠어요?
20Bu yüzden kime baksa 하나님 gibi gören, kime baksa 하나님'ın yüzünü o yüze kazınmış olarak gördüğü için, her zaman 하나님'ı gören gözleri olduğu için, kalbinde sadece 하나님'ın kalbi varken dünya insanının kalbi bir saniye bile var olabilir miydi?그래서 누구를 봐도 하나님처럼 여기는, 누구를 봐도 하나님의 얼굴을 그 얼굴에다 새기고 보는 고로, 늘 하나님을 보는 눈동자인 고로, 그 마음속에 하나님의 마음만 있지 세상 사람의 마음이 1초라도 존재할 수 있을까요?
21Bir saniye bile var olamazdı, değil mi?1초라도 존재할 수 없죠?
22Bu yüzden, 이제 그대로, bu kişinin 성령 ile yeniden doğma süreci böyle uzun yıllar boyunca günah işlememek için çabalayıp didinerek;그런고로, 이제 그대로, 이 사람이 성령으로 거듭나는 과정이 이렇게 긴긴 세월을 통하여 죄를 안 지려고 애를 쓰고 기를 쓰면서;
23Böylece, 이제 그대로, öfkesinin ortaya çıkmaya kalksa bile çıkamayacağı bir aşama;그러면서, 이제 그대로, 그 성질이 나려야 날 수 없는 그런 단계;
24Bu kişi vaaz verirken çok dayak yediğini söylemişti, değil mi?이 사람이 전도를 하다가 매를 많이 맞았다고 그랬죠?
25Dayak yerken güçlü birinden dayak yediğini mi söylemişti, zayıf birinden mi dayak yediğini söylemişti?매를 맞을 때에 힘이 강한 사람한테 맞았다고 했어, 약한 사람한테 매맞았다고 했어?
26Zayıf birinden dayak yedi. Anlıyor musunuz?약한 사람한테 매를 맞았어요. 아시겠어요?
27Bu kişi bir yumruk atsa hemen yere serilecek birinin onu dövdüğünü düşünün.이 사람이 한 방만 쥐어박으면 그냥 여지없이 쭉 뻗을 사람이 막 때리는 거예요.
28Buna dayanacak kadar öfkelendiği için miydi, öfkelenmediği için miydi?그걸 맞을 정도는 성질이 나서 그래, 안 나서 그래?
29Öfkelenmezdi. Ne kadar dayak yese de öfkelenmezdi. Anlıyor musunuz?성질이 안 나. 암만 맞아도 성질이 안 나요. 아시겠어요?
30Bu yüzden, 이제 그대로, bu kişiyi ne kadar dövseler de hiçbir tepki vermezdi, öfkelenmezdi ve kırgınlık hissetmezdi.그래서, 이제 그대로, 아무리 이 사람을 때려도 아무런 반응도 안 나오고 화도 안 나오고 섭섭한 마음도 안 나왔던 겁니다.
31Bu doğrudan 마귀'yi yendiği için miydi, 마귀'ye yenildiği için miydi?그것이 바로 마귀를 이겨서 그래, 마귀한테 져서 그래?
32마귀'yi yendiği için. Anlıyor musunuz?마귀를 이겨서 그래. 아시겠어요?
33İnsanın '나'라는 주체의식 olsaydı öfkelenir miydi, öfkelenmez miydi?인간의 '나'라는 주체의식이라면 화가 날까, 안 날까?
34İnsanın '나'라는 주체의식 olsaydı haksızlığa uğradığı düşüncesi gelir miydi, gelmez miydi?인간의 '나'라는 주체의식이라면 억울하다는 생각이 날까, 안 날까?
35Haksızlığa uğradığı düşüncesi gelirdi, değil mi?억울한 생각이 나는 거죠?
36İnsanın '나'라는 주체의식 olsaydı haksızlığa uğradığı düşüncesi gelir ve öfkelenirdi, bu yüzden öfkelenip birlikte yumruklaşır, tekmeler ve kavga çıkar mıydı, çıkmaz mıydı?인간의 '나'라는 주체의식이라면 억울하다는 생각이 나고 화가 나는 고로, 화를 내 가지고 같이 주먹질하고 발길질하고 싸움이 될까, 안 될까?
37Kavga çıkardı, değil mi?싸움이 되는 거죠?
38Ancak, 이제 그대로, öfkelenmeye kalksa bile öfkelenemediği için, size, bu kişinin ağzıyla söyleyemeyeceği çok şey mi oldu, yoksa pek bir şey olmadı mı?그러나, 이제 그대로, 화가 나려야 날 수가 없는 고로, 여러분들에게, 이 사람이 입으로 말 못할 일도 많이 있었을까, 많이 없었을까?
39Çok şey olmuştur, değil mi?많이 있었겠죠?
40Bu kişi, 이제 그대로, kadınlardan bile dayak yiyen bir insandı. Eskiden. Anlıyor musunuz?이 사람은, 이제 그대로, 여자한테도 매를 맞는 사람이야. 옛날에. 아시겠어요?
41Kadınlardan bile dayak yerdi. Anlıyor musunuz?여자한테도 매를 맞아요. 아시겠어요?
42Kadınlardan bile dayak yemesi, gücü olmadığı için mi dayak yiyordu?여자한테도 매를 맞는 게, 그게 기운이 없어서 매를 맞는 거예요?
43Gücü olmadığı için dayak yemiyordu, değil mi?기운이 없어서 매를 맞는 게 아니죠?
44이제 그대로, bu kişi ne tür bir denemeden geçerse geçsin, kalbi bir kez bile sarsılmadı veya öfkelenmedi.이제 그대로, 이 사람이 어떠한 시험을 당해도 언제 한 번 그 마음이 동요되고 그 마음이 화가 나 본 적이 없어요.
45Ancak o seviyeye gelince, bu kişinin ağzına, 이제 그대로, gizli manna girecek mi, girmeyecek mi?그런 정도가 되니까 비로소 이 사람의 입안으로, 이제 그대로, 감추었던 만나가 들어올까, 안 들어올까?
46Gizli manna giriyor, değil mi?감추었던 만나가 들어오죠?
47Böylece 생수연결 olurken gizli manna sürekli girdiği için, yemek yemese bile açlık hissetmeyecek bir duruma gelince, ondan sonra onar günlük oruç duaları yapmak onun için yemek yemek gibi oldu. Anladınız mı?그래서 생수 연결이 되면서 감추었던 만나가 계속해서 들어오는 고로, 밥을 안 먹어도 배고픈 것을 못 느끼는 정도가 되니까, 그다음부터 금식기도를 열흘씩 금식기도 하는 건 그건 밥 먹듯 했어요. 아시겠어요?
48Bu kişi neredeyse onlarca yıl boyunca onar günlük oruç duaları yaparak yaşadığını söylesek bile, bu bir yalan değildir.이 사람이 거의 수십 년간 열흘씩 금식기도를 하는 생활을 했다고 해도 그것은 거짓말이 아니에요.
49Eskiden 영모님 şöyle demişti, 이제 그대로, onar günlük oruç dualarını kek yer gibi yaptığını, değil mi?옛날에 영모님이 말씀하기를, 이제 그대로, 열흘씩 금식기도를 떡 먹듯 했다고 그랬죠?