승리제단 Bölüm 7

Japon halkının 헌금'larıyla 승리제단'ın inşa edilmesinin arka planı

1Açıkça ilim yoktur.분명히 학문이 없는 겁니다.

2Aslında bu dünyadaki her şeyin gerçekliğini hiç bilmiyorlar.사실은 이 세상 만물의 실체를 너무너무 모르고 있는 겁니다.

3Bu dünya toprağının ortasında bir ateş topu vardır.이 지구 땅 가운데에는 불덩어리가 있습니다.

4Dünya toprağının ortasındaki ateş topu zayıf zemin kısımlarından volkanlar patlayarak çıkarken depremlerin de meydana gelmesine neden olur.지구 땅 가운데 있는 불덩어리가 지반이 약한 부분을 통해서 화산이 폭발되어 나오면서 지진도 일어나는 그러한 일이 생기는 것입니다.

5Çok deprem olan Japonya neden böyledir biliyor musunuz? Deniz ortasında bir ada ülkesi olduğu için zemini zayıf bir ülkedir.지진이 많이 일어나는 일본이 왜 그러냐 하면, 바다 가운데 섬나라이기 때문에 지반이 약한 나라입니다.

6Bu yüzden depremler bazen meydana gelir ve birçok insanın aynı anda öldüğü durumlar çok olur, değil mi?그래서 지진이 가끔 일어나서 많은 사람들이 한꺼번에 죽는 예가 많이 있죠?

7Peki, o depremleri nasıl engelleyeceklerini araştırmışlar mıdır, araştırmamışlar mıdır?그런데 그 지진을 어떻게 하면 못 일어나게 하나 하는 방법을 그들이 연구했겠어요, 안 했겠어요?

8Araştırmışlardır ama onlar depremlerin meydana gelmesini engelleyecek temel teoriyi bilmedikleri için bu yüzden depremlerin meydana gelmesini engelleyebilirler mi?연구를 했지만은 그들은 지진이 일어나지 않게 하는 그러한 근본 학설을 모르고 있는 고로 그런고로 지진이 일어나는 것을 막을 수가 있어요?

9Engelleyemezler.막을 수가 없습니다.

10이 사람 bir zamanlar Japonya'ya gidip 동경제단'da ibadet ederken bir otelde kalıyordu ve Tokyo'da deprem oldu.이 사람이 일본에 언젠가 가서 동경제단에서 예배를 볼 때에 호텔에 머물고 있는데 동경에서 지진이 일어난 겁니다.

11Bu yüzden otel binası hareket ediyordu. Sallanıyordu.그래서 호텔 건물이 막 움직여요. 흔들리고.

12Peki, 이 사람 otel binası hareket ederken bizim aile üyelerimiz korkmuş mudur, korkmamış mıdır?그런데 이 사람이 호텔 건물이 움직일 때에 우리 식구들이 겁을 냈을까, 겁을 안 냈을까?

13Korktular ve 이 사람'ın yüzüne bakıyorlardı.겁을 내고 이 사람 얼굴만 쳐다보는 겁니다. 이 사람의 얼굴을.

14Neden mi? Çünkü 구세주'nun depremi engelleyebileceğine inanıyorlardı, değil mi? Öyle mi, değil mi?왜 그러냐 하면 구세주는 지진 정도는 막을 수 있다고 믿기 때문에 그렇겠죠? 그래요, 안 그래요?

15Bu yüzden 이 사람 o Japon insanlara şöyle dedi: "Korkmayın, birazdan geçer." 이 사람 böyle söyledi.그래서 이 사람이 그 일본 사람들에게 말하기를, "겁내지 마라, 잠시 잠깐 그러다가 말 것이다." 이 사람이 그런 말을 했습니다.

16Depremi engelleyebileceğine güveni olmasaydı böyle bir şey söyleyebilir miydi?지진을 막을 자신이 없으면 그런 말을 할 수 있어요?

17Böyle bir şey söyleyemez.그런 말 못하는 겁니다.

18Deprem olduğu gibi devam etti ve evin yanındaki binalar yıkılıyordu; böyle şeyleri gözleriyle görerek birazdan iyi olacağını, endişelenmemelerini 이 사람 söylemişti.그대로 지진이 일어나서 막 집 옆 건물이 막 무너지고 그러는데, 그런 걸 눈으로 보면서 조금만 있으면 괜찮을 테니까 걱정하지 말라고 이 사람이 말을 했던 겁니다.

19O zaman, 이제 그대로, bizim 제단 aile üyelerimiz 이 사람'ın sözüne inanıp rahatladı ve tüm 제단 aile üyeleri 이 사람'ın oteline toplandı.그때에, 이제 그대로, 우리 제단 식구들은 이 사람의 말을 믿고 안심을 하고 제단 식구들이 전부 다 이 사람의 호텔로 모여 온 겁니다.

20Otele toplanıp benim olduğum yerin güvenli olacağına inanmışlardı, değil mi?호텔로 모여서 내가 있는 곳은 안전하겠다고 믿었던 거죠?

21Bu yüzden 이 사람 yeni bir aile üyesine uzun süre vaaz verirken böyle şeyler söyleyince, Japon bir adam, inanmayan biri, burun bükerek güldü.그래서 이 사람이 새 식구한테 한참 전도할 때에 그런 말을 하니까, 일본 사람, 안 믿는 사람이 콧방귀를 픽 뀌면서 웃어요.

22"Ah, o kim ki, depremi engelleyebilecek gücü yokken "biraz bekle, iyi olacak" diye bir şey söylüyor?" demek istedi."아, 지까짓게 뭔데, 지진을 못 일어나게 할 수 있는 능력도 없으면서 조금만 기다려라, 괜찮을 테니까" 하는 소리를 하느냐는 소리죠.

23Aslında, sıradan bir insan böyle şeyler söyleyemez.사실은요, 보통 사람은 그런 말을 못합니다.

24Neden mi? Bir deprem bir kere olduğunda, artçıları da devam eder, evlerin hepsi yıkılır, insanlar altında kalarak ölür ve bu tür şeyler meydana gelir.왜? 지진이 한 번 일어나면 계속해서 일어나서 집도 전부 무너지고, 사람들이 깔려서 죽기도 하고 그런 일이 벌어집니다.

25Yer yarılır ve insanlar o yarılan toprağın içine girip ölür, böyle trajik olaylar yaşanır.땅이 갈라지고 그 갈라진 땅속으로 사람이 들어가서 죽고, 그런 비참한 일이 벌어집니다.

26Bu yüzden, bir deprem olduğunda 'endişelenmeyin' diyen birini deli sanırlar.그렇기 때문에 지진이 일어날 때에 걱정하지 말라고 하는 소리를 하는 사람을 미친 사람으로 여깁니다.

27"Aklı biraz kaçmış olmalı, değil mi?" diye düşünürler.정신이 약간 돌은 거 아니야? 하고 여기는 겁니다.

28O Japon, köşeye gitti ve 이 사람'ın görünmediği bir yere vardığında (parmağını döndürerek) başını salladı~ "Deli mi bu?" demek istedi.그 일본 사람이 저쪽 구석으로 가더니 이 사람이 안 보이는 장소쯤 가서 (손가락을 빙빙 돌리면서) 고개를~ " 또라이가 아니냐?" 그거죠.

29Ancak o eliyle 'deli' dediği söz biter bitmez, deprem durdu.그러나 그 손으로다 또라이라고 하는 말이 끝나자, 지진이 멈춘 겁니다.

30Bunun üzerine o kişi ilk gelip, "Öğretmenim, bu depremi durdurma yeteneğiniz nereden geliyor?" diye sordu.그러니까 그 사람이 제일 먼저 찾아와서, "선생님은 도대체 이 지진을 막을 수 있는 능력이 어디에서 나옵니까?" 하고 물어봐요.

31Bunun üzerine, "Depremi durdurma yeteneğim 하나님'ın Ruhu'ndan geliyor," dedim.그래서 "내가 지진을 막을 수 있는 그 능력은 하나님의 신이 하는 것이다."

32"Bu depremin meydana gelmesinin temel nedeni, yerin altındaki 하나님'ın Ruhu'nun, zeminin zayıf kısımlarından delip dışarı çıkmasıdır, bu yüzden deprem olur," dediğimde, bu sözler ikna ediciydi."바로 이 지진이 일어나는 근본이 바로 땅속에 있는 하나님의 신이 지반이 약한 부분을 통해서 뚫고 나오기 때문에 지진이 일어나는 것이다"고 말을 하니까, 그 말은 납득이 가는 거든요.

33Bunun üzerine o kişi bir kez daha bana bakarak, artık olumlu düşündüğü bir zaman oldu.그러니까 다시 한 번 그 사람이 나를 쳐다보면서, 이제 그 사람이 긍정적으로 여길 때가 있었습니다.

34Otel binası o kadar sallanıyordu ki, bir o yana bir bu yana gidip geliyordu.그냥 호텔 건물이 왔다 갔다 할 정도로 흔들렸습니다.

35O otelin binasının içinde ayakta duran insanlar hepsi devrildi. Sallanmaktan düşüp devrildiler.그 호텔의 그 건물 안에서 서 있는 사람들은 다 쓰러졌습니다. 넘어지고 쓰러졌어요, 흔들려서.

36Ama 이 사람, elbette sandalyede oturuyordu, ne kadar şiddetli sallanırsa sallansın, birçok kişi 이 사람'ın gözlerine bakmıştır, değil mi?그런데 이 사람은 물론 의자에 앉아 있었지만, 아무리 그렇게 몹시 흔들려도 이 사람의 눈동자를 많은 사람들이 쳐다봤겠죠?

37Hiç korkmadan, sakin bir tavırla oturduğu için, bizim inananlarımız çok ama çok şaşırdılar, hem şaşırdılar hem de 구세주 olduğu için, 구세주'nun bu kadarını durdurabileceğine inanmışlardır, değil mi?조금도 두려워하지 않고 태연한 자세로 앉아 있으니까, 우리 신도들은 너무너무 너무너무 신기하니까, 또 신기하면서도 구세주이니까, 구세주가 이 정도야 막을 수가 있겠지 하는 걸 믿었겠죠?

38Böylece ondan sonra deprem durdu ve bir daha deprem olmadı.그래서 그다음부터 지진이 멈추면서 지진이 일어나지 않는 겁니다.

39Peki, o zaman bizim cemaatimiz de "Bu depremin nasıl durduğunu 주님 biliyor olmalı, değil mi?" diye soruyor.그러니까 우리 식구들도 어떻게 이 지진이 멈췄는지 주님께서는 아실 것이 아닙니까? 물어봐요.

40"Bilsem de söyleyemem.""알아도 말 못 한다."

41"Böyle şeyleri durdurmak bir göksel sırra ait olduğu için, bunları söylersem, deprem tekrar olabilir!""이런 것을 막는 것은 하나의 천기에 속하기 때문에 이런 것을 말하면, 지진이 또 일어날 수가 있다!"

42"Deprem tekrar olsa da sorun değilse, istediğiniz gibi anlatırım!" deyince,"지진이 또 일어나도 괜찮다면, 말해 달라는 대로 말해 줄게!" 하니까

43"Ah, lütfen söylemeyin," dediler, söylemememi istediler."아, 말하지 마십시오." 말하지 말라고

44Bu yüzden bu Japonlar, deprem korkusu konusunda hiç de sıradan değillerdir.그래서 이 일본 사람들은요, 지진에 대한 공포증이 보통 많은 게 아닙니다.

45Neden mi? Çünkü aynı aileden olsalar bile, bir deprem olup yer yarılırsa, o aileden biri bile yarılan toprağın içine girip ölür.왜 그러냐 하면, 같은 한 식구라도 지진이 일어나서 땅이 갈라지면 그냥 한 식구라도 땅이 갈라진 땅속으로 들어가서 죽는 겁니다.

46Bu tür şeyleri çok gördükleri için, deprem korkuları hiç de sıradan değildir.그런 걸 많이 봤기 때문에 지진에 대한 공포증이 보통 많은 게 아닙니다.

47Bu yüzden 이 사람'ın 'endişelenmeyin' sözleri üzerine, o Japon cemaati sadece alkışlayarak sevinmişti.그래서 이 사람이 걱정하지 말라고 하는 소리에 그 일본 식구들이 그냥 박수를 치면서 좋아했던 일이 있습니다.