İlk Dönem İnananları
1Bu yüzden, 이제 그대로, 이 사람 burada Dr. Jang gelmiş olsa da, bu Dr. Jang, 이 사람'ın 18 Ağustos'taki o uçağa binip Amerika LA'e varır varmaz, 이제 그대로, Amerika LA'de, 이제 그대로, bir otelin 303 numaralı odasında 이 사람 kalmıştır.그래서, 이제 그대로, 이 사람이 여기에 장 박사가 와서 있지만, 이 장 박사가 이 사람의 8월 18일 날 그 비행기를 타고 미국 LA에 도착하자, 이제 그대로, 미국의 LA에, 이제 그대로, 호텔 303호실에 이 사람이 묵게 된 것이올시다.
2Böylece kalırken Dr. Jang'ı aramasını söylemek için o zamanlar 최강정 adında bir kişi 제단'a geldiğinde, o kişi Dr. Jang'ın telefon numarasını verdi ve aradı.그래서 묵게 되면서 장 박사한테 전화를 걸라고 당시에 최강정이라고 하는 사람이 제단에 나올 때에, 그 사람이 장 박사 전화번호를 가르쳐 줘서 전화를 걸었어요.
3Aradığında, Dr. Jang, 이제 그대로, telefonu açtı ve 최강정 adında birinin tavsiye ettiği bir kişi olduğunu, kendisiyle tanışmak istediğini söyleyince, Dr. Jang, 이제 그대로, tesadüfen 이 사람'ı aramaya geldi ama 이 사람'la tanışmadan önce ne yaptığını söylemişti?전화를 거니까, 장 박사가, 이제 그대로, 받아가지고 최강정이라는 사람이 소개한 사람인데 내가 좀 만났으면 좋겠다고 하니까, 장 박사가, 이제 그대로, 우연치 않게 이 사람을 찾으러 오게 됐는데, 이 사람을 만나기 전에 어떻게 했다고 했어요?
4Rüya gördüğünü söylemişti, değil mi?꿈을 꿨다고 했죠?
5Dr. Jang adındaki kişi o zamanlar benim ilk kez gördüğüm biriydi. Ama rüyasında beni görmüştü bile. Rüyasında!장 박사라고 하는 사람은 당시에 내가 처음 보는 사람이에요. 그런데 꿈에 나를 봤어요, 벌써. 꿈에!
6Sizler, bu insan İş'i gibi olsa, böyle bir şey olabilir mi?여러분들 이게 사람의 역사 같으면 있을 수 있어요?
7İnsan İş'i gibi olsa, olamaz.사람의 역사 같으면 있을 수가 없어요.
8Bu yüzden 이제 바로, 이제 그대로, bu Dr. Jang adındaki kişi, 이제 그대로, LA'deki New Seoul Hotel'in 303 numaralı odasına geldi ama, 이제 그대로, kapının önüne neredeyse geldiği sırada kapıyı çalmamış olmasına rağmen, 이제 그대로, 이 사람 kapıyı açtı.그래서 바로, 이제 그대로, 이 장 박사라는 사람이, 이제 그대로, LA에 있는 뉴 서울 호텔 303호실에 찾아왔는데, 이제 그대로, 문 앞에 거의 올 무렵에 문도 안 두드렸는데, 이제 그대로, 이 사람이 방문을 열게 된 거예요.
9Açıp baktığında, Dr. Jang tam bana bakıyordu.열고 딱 보니까, 장 박사가 딱 쳐다보는 거예요. 나를.
10Baktıktan sonra şaşkın bir ifadeyle durdu.쳐다보더니 깜짝 놀란 표정이야.
11Bunun nedeni şuydu: 이제 그대로, Kore'deki Mavi Saray'a rüyasında gitmişti, başkanın olduğu yere rüyasında gitmişti, Dr. Jang, 이제 그대로, bir şeyleri tamir etmek için, bir klima mı ne, onu tamir etmek için gittiğini söyleyerek, 이제 그대로, gitmişti ama, 이제 그대로, güvenlik görevlileri kontrol etmemişti ve bu yüzden, geri geldikten sonra telefonla, "Sizler, başkan orada dururken beni kontrol etmeden öylece geçirme hakkınız nerede var?" diye telefonla azarladığını söylemiştim, değil mi?그게 바로 뭐냐면, 이제 그대로, 한국 청와대를 꿈에 갔는데, 그 대통령 있는 데를 갔는데 꿈에, 장 박사가, 이제 그대로, 뭘 수리하러 에어컨인가 뭔가를 수리하러 간다고, 이제 그대로, 갔는데, 이제 그대로, 경비하는 사람들이 검문도 안 하고 그래서, 갔다 온 다음에 전화로다가 당신네들 말이야, 대통령이 계시는데 나를 그냥 검문도 안 하고 그냥 통과시키는 법이 어디 있냐고 막 전화로 야단까지 했다고 그랬죠?
12Mavi Saray'a girdiğinde saçını kesmesini söylemişler, saçını kestikten sonra başkanı görmeye gitmiş ama o başkan 박정희 Başkan da değil, 전두환 Başkan da değil, tam da bu beklenmedik 이 사람 oturuyordu.청와대에 들어가니까 이발을 하라고 해서 이발을 하고 나서 대통령을 만나러 가는데, 그 대통령이라는 사람이 박정희 대통령도 아니고, 전두환 대통령도 아니고 바로 이제 엉뚱한 이 사람이 딱 앉아 있는 거예요.
13이 사람 tam orada oturuyordu ve ışık saçıyordu, o ihtişamın ışığı parladığı için, 이제 그대로, 이 사람'ın yüzünü rüyasında görmüştü, New Seoul Hotel'in 303 numaralı odasına gidip 이 사람'ı görünce, rüyasında gördüğü kişiyi görünce şaşırmıştı, değil mi?이 사람이 딱 앉아 있는데 빛이 나는데 그대로 그 영광의 빛이 비치는 고로, 이제 그대로, 이 사람 얼굴을 꿈에서 봤는데, 뉴 서울 호텔 303호실에 가서 이 사람을 보니까, 꿈에 본 사람을 보게 되니까 깜짝 놀라게 된 거죠?
14Rüyasında gördüğü kişiyi görünce şaşırmıştı. Anladınız mı?꿈에 본 사람을 보게 돼서 깜짝 놀라게 된 거예요. 아시겠어요?
15Ve böylece şimdiye kadar Dr. Jang, 이제 그대로, bizim 제단'ımıza dahil olup bu şekilde 신앙생활 yapıyor ama Dr. Jang adındaki kişi birinden 전도 alıp gelen biri mi, rüyasında beni görüp gelen biri mi?그래가지고 지금까지 장 박사가, 이제 그대로, 우리 제단에 몸을 담고 이와 같이 신앙생활을 하고 있습니다마는 장 박사라는 사람은 누구한테 전도 받아서 온 사람이야, 꿈에 나를 보고 온 사람이야?
16Rüyasında beni tekrar görmüştü, değil mi?꿈에 또 나를 본 거죠?
17Ondan sonra bir rüya daha gördü, Dr. Jang bir rüya gördü, nasıl bir rüya gördü derseniz, 이제 그대로, rüyasında 영모님 ortaya çıkıp, 이제 그대로, emlak almaya geldiğini söyleyerek iki kadınla birlikte gelmişti, 영모님'in söylediği söz şuydu: "조희성'a yardım et." Ve rüyasında Dr. Jang'a böyle söylediğini anlatıyordu.그다음에는 또 꿈을 꿨는데, 장 박사가 꿈을 꿨는데, 어떤 꿈을 꿨느냐면, 이제 그대로, 꿈에 영모님이 나타나서, 이제 그대로, 부동산을 사러 왔다고 하면서 여자 두 명을 데리고 왔는데, 영모님이 하시는 말씀이 "조희성이를 도와줘." 그리고서 꿈에 장 박사한테 이렇게 말을 하더라는 거예요.
18Bu yüzden Dr. Jang aslında 전도관'a gitmemiş olsa da, eskiden 영모님'i ziyaret etmiş olduğu için, Amerika'ya giderken 영모님 ona üç takım elbise yaptırmış ve üç takım elbiseyi yanında götürdüğünü söylemiştim, değil mi?그래서 이 장 박사가 원래 전도관은 안 나갔지만, 옛날에 영모님을 찾아뵌 적이 있었던 고로, 미국에 갈 때에 영모님이 양복 세 벌을 해 줘서 양복 세 벌을 가져간 사실이 있었다고 그랬죠?
19Ve böylece o zamanlar 영모님'i iyi tanıyordu, 영모님 ile fotoğraf da çekilmişti ama rüyasında 영모님 ortaya çıkıp 조희성'a yardım etmesini, 이제 그대로, söylediği için, bu kadar canlı bir şekilde rüyasında böyle bir şey ortaya çıkınca, bunun kesinlikle göğün insanı olduğuna inanılır mı, yoksa sahte olduğuna mı inanılır?그래가지고 그 당시에 영모님을 잘 알고, 영모님하고 같이 사진도 찍고 그랬는데, 꿈에 영모님이 나타나서 조희성이를 도와주라고 말씀을, 이제 그대로, 하는 고로, 그것이 생생하게 꿈에 그와 같은 것이 나타나니까 이게 틀림없는 하늘의 사람이라고 믿어질까, 가짜라고 믿어질까?
20Kesinlikle göğün insanı olduğuna inanılır, değil mi?틀림없는 하늘의 사람이라고 믿어지는 거죠?
21Bu yüzden böylece, 이제 그대로, bizim 제단'ımızın İş'i sadece tesadüfen kendiliğinden olan bir şey değil, ilk zamanlarda çoğu rüya görüp mü geldi, çoğu 전도 alıp mı geldi?그런고로 이와 같이, 이제 그대로, 우리 제단의 역사가 그냥 우연히 저절로 된 것이 아니고, 초창기에는 대부분 꿈을 꾸고 왔어요, 대부분 전도 받고 왔어요?
22İlk zamanlarda rüyasında 이 사람'ı görüp gelenler de çoktu, 이제 그대로, rüyasında "역곡'a git, 역곡'a." denilerek gelenler de çoktu, değil mi?초창기에는 꿈에 이 사람을 보고 온 사람도 많고, 이제 그대로, 꿈에 "역곡으로 가라, 역곡으로." 해서 온 사람이 많이 있죠?
23İlk zamanlarda "역곡'a git, 역곡'a git." denilerek 하나님'ın rehberlik etmesiyle, birinin 전도 etmesiyle değil, 하나님'ın bizzat rehberlik etmesiyle 역곡'a kadar gelenler de vardı, değil mi?초창기에는 “역곡으로 가라, 역곡으로 가라.” 해서 하나님이 인도를 해서, 누가 전도를 한 것이 아니고, 하나님이 친히 인도를 해서 역곡까지 온 사람도 있는 거죠?
24O zamanlar, şimdi 3. katta İş yapıyor olsa da, Evangelist Jang adında bir kadın, 이제 그대로, rüyasında değil, uyanıkken, 이제 그대로, 이 사람'ın "Beni takip et, beni takip et." demesiyle 역곡'a kadar, 이제 그대로, takip edince tam da 역곡 olduğunu sizler duymuştunuz, değil mi?그 당시에, 지금은 3층에서 일을 하고 있지만, 여자 장 전도사라고 하는 사람이, 이제 그대로, 꿈도 아니고 생시에, 이제 그대로, 이 사람이 따라와라, 따라와라, 해가지고 역곡까지, 이제 그대로, 따라서 오니까 바로 역곡이더라 하는 말을 여러분들 들었죠?
25Her türlü şey oldu, değil mi? Öyle miydi, değil miydi?별별 일이 다 있었죠? 그랬어요, 안 그랬어요?
26Bu yüzden bu kesinlikle göğün İş'i mi, bu insan İş'i mi?그런고로 이것이 분명히 하늘의 역사야, 이것이 사람의 역사야?
27Göğün İş'i, değil mi?하늘의 역사죠?
28Dr. Jang'ımız doğrudan Pazar günü rüya hikayesini bir kez daha, yeni gelenler çok olduğu için bir kez daha anlatsın mı?우리 장 박사 직접 일요일 날 꿈 얘기를 다시 한번, 새로 온 사람들이 많으니까 다시 한번 들려줄까요?
29Pazar günü bir kez rüya hikayesi. 이제 그대로, ilk olarak 이 사람'ı rüyasında gördüğü hikayeyi ve sonra 영모님'in rüyasında ortaya çıkıp 조희성'a yardım etmesini söylediği rüya hikayesini, gerçekten kendisinden dinleyince hissedilir, değil mi? Öyle mi, değil mi?일요일에 한번 꿈 얘기. 이제 그대로, 첫 번째 이 사람을 꿈에 본 얘기하고, 그다음에 영모님이 꿈에 나타나서 조희성이를 도와주라고 하는 꿈 얘기하고, 실제로 본인한테 들어야 실감이 나는 거죠? 그래요, 안 그래요?
30Bu yüzden aslında sizler, rüya dediğiniz şey kanın İş'idir.그래서 사실은 여러분들 꿈이라는 건 바로 피의 작용이에요.
31Kanın İş'i, kan ruh olduğu için, tam da 하나님'ın ruhu insanın kanı aracılığıyla İş yaptığı için rüyada görünür mü, görünmez mi?피의 작용이, 피라는 건 영이기 때문에 바로 하나님의 영이 사람의 피를 통해서 역사를 하는 고로 꿈에 나타나, 안 나타나?
32Rüyada görünür, değil mi?꿈에 나타나는 거죠?
33이제 그대로, ilk zamanlarda, birçok insanın toplanması için tam da her yerden rüya görüp mü geldi, yoksa öylece mi geldi?이제 그대로, 초창기에는, 많은 사람이 몰려들려면 바로 사방에서 꿈을 꾸고 왔어요, 그냥 왔어요?
34Hepsi rüya görüp geldi, değil mi?다~ 꿈을 꾸고 왔죠?
35Yani bir 분신 olarak 하나님'ın ruhu bir 분신 olarak İş yapıp doğu, batı, güney fark etmeksizin rüyada ortaya çıkıp topladığı kişiler bizim 승리제단 ailemiz, değil mi? Öyle mi, değil mi?그러니까 분신으로 하나님의 영이 분신으로 역사를 해서 동쪽, 서쪽, 남쪽 할 것 없이 꿈에 나타나서 모아 놓은 것이 이것이 우리 승리제단 식구들인 거죠? 그래요, 안 그래요?
36Yani bugünlerde, insanlar vaaz yoluyla geldiğinde, 마귀'yi yenebilecek ruhun giderek güçlenmesi için vaaz vermeli mi, vermemeli mi?그러니까 요즘에는 전도를 해가지고, 이제 그대로, 사람들이 오는 것은, 전도함으로써, 이제 그대로, 마귀를 이길 수 있는 영이 점점 강해지게 되려면 전도를 해야 돼, 안 해야 돼?
37Vaaz vermeli, değil mi?전도를 해야 되는 거죠?
38Rüyada çağrılmasa bile, vaaz vererek gelmelerini sağlamalı ki, o zaman önce gelen ruhlar giderek güçlensin. Bu ruhları güçlü bir şekilde büyütmek için vaaz vermelerini sağlayacak İş yapılıyor mu, yapılmıyor mu?꿈에 부르지 않아도 전도를 해서 오게끔 해야, 그래야 먼저 온 심령들이 점점 영이 강해지게 돼 있는 고로, 그 영을 강하게 키우기 위해서는 전도를 하게끔 역사를 하고 있어, 안 하고 있어?
39Yapılıyor, değil mi?하고 있는 거죠?
40Ancak ilk zamanlarda, temel üye sayısı az olduğu için, rüya görüp gelmelerini sağlamak gerekiyordu ki, o zaman o insanlar, bu hakikatin İş'i olduğunu bilerek akın akın gelsinler.그러나 초창기에는 기본 식구가 몇 명 없는 고로, 꿈을 꾸고 오게끔 해야, 그래야 그 사람들이, 이제 그대로, 이 진리의 역사라는 걸 알고 몰려 오게끔 했던 거죠.
41Ve ilk zamanlarda gelen insanlar, istisnasız, idrarlarından kan akıyor, bulanık su gibi bembeyaz bulanık sular idrarlarından boşalıyordu, öyle mi, değil mi?그리고 처음에 초창기에 온 사람들은 너 나 할 것 없이 소변으로 피가 쏟아지고 뜬 물 같은 것이 막 하얀 뜬 물 같은 것이 소변으로 쏟아지고 그랬어요, 안 그랬어요?
42İlk zamanlarda, ancak bu kadar güçlü bir kanıt gösterilirse, ilk gelenlerin genellikle günahsız insanlar olduğu söylenmişti, değil mi?초창기에는 그렇게 강한 증거를 보여야만 이제 처음에 오는 사람들이 대게 죄가 없는 사람들이 온다고 그랬죠?
43Günahı çok olan insanlar gelir.죄가 많은 사람들이 와요.
44Günahı çok olan insanlar geldiği için şüpheciler mi çok olur, şüphesi olmayanlar mı çok olur?죄가 많은 사람들이 오기 때문에 의심쟁이가 많을까, 의심이 없는 사람이 많을까?
45Şüpheciler çok olur, değil mi?의심쟁이가 많죠?
46Bu yüzden, idrarlarından kan aktığını ve idrarlarından bulanık su gibi şeyler boşaldığını gördükten sonra, "Vay be, bu İş göğün İş'iymiş!" dediler, öyle mi, değil mi?그런고로 소변으로 피가 쏟아지고 소변으로 뜬 물 같은 것이 쏟아지는 걸 보고서야 “이야~, 이 역사는 하늘의 역사구나.” 그랬어요, 안 그랬어요?
47이제 그대로, bugünlerde 현광종 diye biri var, o kişi Seul'de hangi pazarın başkanıydı?이제 그대로, 요즘에 현광종이라고, 그 사람이 서울에 무슨 시장이라더라?
48Hangi pazar? 가락시장.무슨 시장? 가락시장.
49O arkadaş 가락시장'da para kazanmaktan zevk almış galiba.가락시장에서 돈 번다고 돈 버는 재미가 붙었나 봐, 그 친구.
50O arkadaşı o zaman 김희설 görmüştü, apandisit olmuştu, apandisit.그 친구가 여기 김희설이가 당시에 봤는데, 맹장염이 걸렸어요, 맹장염이.
51Apandisit olup 제단'da yuvarlanıp duruyordu, yuvarlanıp duruyordu, "İmdat!" diye bağırarak ter içinde kalmış, karnı ağrısından kıvranıyordu.맹장염이 걸려서 때굴때굴 구르는 거야 제단에서 막, 때굴때굴 굴러, 사람 살려달라고 막 땀을 비지땀을 막 흘리면서 막 배가 아파서 펄펄 뛰는 거야.
52Bunun üzerine bu kişi "Yok et, süpür, 마귀 새끼!" dediğinde, ağrı hemen durdu mu, durmadı mı?그래서 이 사람이 “박멸소탕, 마귀새끼!” 그러니까, 금세 아픈 통증이 멎었어, 안 멎었어?
53Hemen iyileşip hemen kalktı ve yürüdü.금세 나아가지고 금세 일어나서 걸었어요.
54İlk zamanlarda bu kişi korkunç bir güç göstermişti, değil mi?초창기에는 이 사람이 무서운 능력을 보여줬던 거죠?
55O gücü göstermesiyle, 마귀'nin öldüğü anda o ağrı durdu ve ameliyatsız apandisit ortadan kalktı.그 능력을 보여줌으로 말미암아, 이제 그대로, 마귀가 죽는 순간 그대로 그 아픈 통증이 멎으면서 수술도 안 하고 맹장염이 없어졌어요.
56Ameliyatsız o apandisit iyileşebilir mi?수술 안 하고 그 맹장염이 나을 수 있어요?
57Ameliyatsız iyileşemez.수술 안 하고 나을 수가 없어요.
58Bunu, bir anda, hemen, elini bile sürmeden, bu kişi "Yok et, süpür!" diye 마귀'yi öldüren yüksek sesli tek bir sözüyle 마귀 öldü ve ağrı durup iyileşti. Bu yüzden, 현광종 adındaki o kişi Seul 청파동, 청파동 전도관'ın vaizi olmuştu, değil mi?그걸 갔다가, 이제 그대로, 단번에 즉시 손 하나 대지 않고, 이제 그대로, 이 사람이 "박멸소탕" 하면서 마귀를 죽이는 큰소리 한 마디에 마귀가 죽어서, 이제 그대로, 아픈 통증이 멎어서 나아 버리는 바람에, 그 현광종이라는 사람이 서울 청파동, 청파동 전도관 전도사 했었죠?
59Ve o kişi 청파동 전도관 üyelerinin hepsini alıp bizim 승리제단'a geldi, değil mi?그래가지고 그 사람이 청파동 전도관 식구들을 몽땅 데리고 우리 승리제단 오게 된 거죠?
60Hepsini alıp 승리제단'a geldi. Anladınız mı?몽땅 데리고 승리제단 온 거예요. 아시겠어요?
61Uzak 충청도 Hanseo'dan da tüm 전도관 üyeleri bizim 제단'a geldi, 청량리 Hongneung Jikwan 전도관 üyeleri de hepsi geri döndü, değil mi?저 충청도 한서에서도 몽땅, 이제 그대로, 전도관 식구가 우리 제단 오게 됐고, 청량리 홍릉 지관 그 전도관 식구도 몽땅 다 돌아왔죠?
62Bunun yanı sıra, Daejeon'daki DoDeokSeongHoe adlı o tarikatın lideri, Daejeon'dan 윤무순 승사 liderdi. O zamanlar onu takip eden, şu anki Daejeon 제단 Kadınlar Birliği Başkanı ve eşi gibi kişiler, 윤무순 승사'yı lider edinip DoDeokSeongHoe dini grubunu kurmuş, yaklaşık 70 kişi toplanmıştı. Onların arasında, o sekreter rüyasında bu kişiyi gördü mü, görmedi mi?그런가 하면 대전에 있는 도덕성회라고 하는 그 교주, 대전의 윤무순 승사가 교주요, 그 당시에 그를 따르는 현재 대전 제단 부인회장 등 그 남편 등등이, 이제 그대로, 그 윤무순 승사를 교주로 삼고, 이제 그대로, 도덕성회 종교 단체를 가지고 한 70명이 모였는데, 그중에 그 총무라는 사람이 꿈에 이 사람을 봤어, 안 봤어?
63Rüyasında bu kişiyi gördü.꿈에 이 사람을 봤어요.
641978 yılında bu kişiyi gördü ve [bu kişi dedi ki], "Ben bizzat 생미륵불'um, iki yıl sonra dünyaya çıkacağım."1978년도에 이 사람을 봤는데 "내가 바로 생미륵불이야, 앞으로 2년 뒤에 세상에 나갈 거야."
65Bu sözleri bizzat 생미륵불'un rüyada belirip söylediğini duydular mı, duymadılar mı?이런 말은 친히 생미륵불이 꿈에 나타나서 말한 소릴 들었어요, 안 들었어요?
66Duydular, değil mi?들었던 거죠?
67Böylece o zamanlar bizim 현 승사 vaaz vererek o insanlar geldi. O insanlar gelip baktıklarında, rüyada gördükleri 생미륵불'un ta kendisiydi. O kişinin bizzat 1978 yılında rüyada belirip "Ben 생미륵불'um" diyerek, "İki yıl sonra dünyaya çıkacağım" dediği kişi olduğunu söylemeleri üzerine, o zamanlar DoDeokSeongHoe cemaati hepsi geri döndü mü, dönmedi mi?그래서 당시에 우리 현 승사가 전도를 해 가지고 그 사람들이 왔는데, 그 사람들이 다 와서 보니깐 바로 꿈에 본 생미륵불이요, 바로 저분이 바로 1978년도에 꿈에 나타나서 내가 생미륵불이라고 하면서, 이제 그대로, 내가 2년 후에 세상에 나갈 거라고 말씀한 분이라고 하는 바람에, 당시에 도덕성회 교인들이 몽땅 다 돌아왔어, 안 돌아왔어?
68Hepsi geri döndü, değil mi?몽땅 다 돌아온 거죠?
69Bizim 승리제단'ın özelliği nedir biliyor musunuz? O dini grubun tamamen geri dönmesidir. Bu onun özelliğidir, anladınız mı?우리 승리제단의 특성은 뭐냐면 그 종교 단체가 몽땅 돌아오는 거예요. 이게 특성이에요, 아시겠어요?
70이제 그대로, bu yüzden, 전도관 ise 전도관 grubu tamamen geri döndü, DoDeokSeongHoe ise DoDeokSeongHoe grubu tamamen geri döndü. Böyle olaylar her yerde yaşandı mı, yaşanmadı mı?그래서, 이제 그대로, 전도관이면 전도관 단체가 몽땅 돌아오고, 도덕성회면 도덕성회 단체가 몽땅 돌아오는 이러한 일이 곳곳에서 일어났어, 안 일어났어?
71Yaşandı, değil mi?일어났던 거죠?
72Bu yüzden, eğer bu 하나님'ın İş'i değilse, bu nasıl gerçekleşebilir?그런고로 이것이 바로 하나님의 역사가 아니고서야 이게 되어질 수 있을까?
73Dini grup, bir tanrıya inanan bir topluluk olduğu için, her dini grubun bir tanrısı var mı, yok mu?종교단체라는 건 바로 신을 믿는 단체인고로, 그 종교단체마다 신이 있어, 없어?
74O tanrıyı dövüp öldürdüğümüz için geri dönerler. O dini grubun 마귀 tanrısı öldürülmeden geri döner mi?그 신을 때려잡아 죽이니까 돌아오지. 그 종교단체의 마귀 신을 죽이지 않고 그게 돌아올까?
75Dönmez.안 돌아와.
76Bu, bu kişinin 마귀'yi öldürme gücüne sahip olduğunun kanıtı, değil mi?이 사람이 마귀를 죽이는 능력이 있다는 증거죠?
77마귀'yi öldürme gücüne sahip. Anladınız mı?마귀를 죽이는 능력이 있는 거야. 아시겠어요?