역곡'taki 이긴자'yı bulun
1Yani, evangelizm yaparken 이 사람 dayak yedi ve evangelizm yaparken birisi kafasıyla çarptı da ön dişi kırıldı.그러니깐 바로 전도를 하다가 이 사람이 매를 맞고, 전도하다가 그만 어떤 사람이 머리로 들이받아서 그만 앞니가 부러졌어요.
2Bu ön diş benim dişim değil.이 앞니가 내 이가 아니에요.
3Sadece çarptı, sadece evangelizm yaparken, sadece çarptı.막 들이받아서, 그냥 전도하다가, 그냥 들이받아서.
4Yani, dişi kırılırken evangelizm yaptığını 영모님 söylemişti, değil mi?그래서 이빨이 부러지면서 뭐 전도를 했다는 게, 영모님이 말씀한 게 있죠?
5O, 이 사람'ı işaret ediyordu.그게 이 사람을 가리킨 거야.
6Evangelizm yaparken dişi kırılan tek kişi 이 사람'dır. 전도관'da yok.전도하다가 이빨 부러진 사람은 이 사람뿐이야. 전도관에 없어.
7Evangelizm yaparken dişi kırılırken evangelizm yaptı ve evangelizm yaparken defalarca dayak yemesine rağmen, evangelizm yaparken dayak yediğinde bir kez bile karşı koymadı ve ne kadar küfür edilse de küfür etmedi.전도하다가 이빨이 부러지면서 뭐 전도를 하고, 전도하다가 뭇 매를 맞으면서도 한 번도 전도하다가 매를 맞을 때는 대항을 해 본 적이 없고, 무슨 욕을 먹어도 욕을 해 본 적이 없어.
8Bunun gibi, 이제 그대로, 이 사람 günahkârsa dişlerini gıcırdatır, o ses kaydı var mı?이와 같이, 이제 그대로, 이 사람이 죄라면 이를 갈고, 그 녹음테이프 있어?
9Bir kere çalın, 영모님'in "Dişleri kırılırken..." dediği o sözü.한 번 틀어 봐, 영모님이 "이빨이가 부러지면서..." 하는 그 말씀.
10[영모님 vaazı başlıyor] Lütuf olmayan 마귀'nin İş'iyle bile, kısacası bedeni kırılırken ve dişi kırılırken bile tanıklık etti denmişti.[영모님 설교 말씀 시작] 은혜가 아닌 마귀 역사 가지고도, 그냥 말해서 그 몸이 부러지고 이빨이 부러지면서도 증거한다 그랬는데
11Öylece ortaya çıktı ama.그렇게 터져 나갔는데
12Onun lütuf olmadığını hepimiz biliyoruz, değil mi? Artık.그거 은혜 아닌 거 다 알잖아. 이제는
13İsa'nın kendisi bilmiyor muydu?예수 자신이 모르지 않았어?
14Kendi günah işlediğini bilmiyor muydu?자신이 죄 지은지 모르지 않았어?
15Asli günahın insana nasıl geldiğini, kendi içine gelip gelmediğini bilmiyor muydu!원죄가 어떻게 인간에게 오는 건지 자기 속에 온 건지 모르지 않았나!
16Bunu keşfeden bir kişi olsaydı, o asli lütuf nerede olmazdı ki?그거를 발견한 사람이라면 그 원 은혜가 어디 없어?
17Daha önce söylemiştim, birçok mevcut kilise üyesi geldiği için, ah~ 하나님'a inanırsan gidersin denmişti ama.내가 요전에 말했지, 기성 교인이 많이 찾아온 고로, 아~ 하나님 믿으면 간다 그랬지만.
18Sadece yüz milyonlarca yıl, ellerin ayak olana kadar dua et.그냥 억 천 만년 그냥 발이 손이 발이 되도록 빌어봐.
19이긴자 gibi yukarı çekecek kimse yok, ne demek istediğimi anlamıyor musunuz?이긴자 같이 끌어올 자가 없어, 무슨 말인지 모르겠어?
20Lütfu yukarı çekecek kimse yok!은혜를 끌어올 자 없어!
21이긴자 değilse, 역곡'a çekecek kimse yok! [영모님 vaazı sonu]이긴자가 아니면 역곡에 끌어올 자가 없어! [영모님 설교 말씀 끝]
22이긴자 değilse nerede?이긴자가 아니면 어디?
23역곡'a çekecek kimse yok deniyor, değil mi?역곡에 끌어올 자가 없다고 그러죠?
24Bu, 이긴자'nın 역곡'ta olduğu anlamına geliyor.이긴자가 역곡에 있다는 소리야.
25Böyle net bir tanıklık yapılmasına rağmen, ne tür kulakları varsa duyamamaları gerçekten tuhaf, değil mi?이렇게 증거를 뚜렷하게 했는데도, 그 무슨 귀가 됐는지 듣지 못하는 게 참말로 이상하죠?
26전도관 üyeleri bunu duyamadığına göre, 이긴자 değilse 역곡'a çekecek kimse yok, net bir şekilde söylenmişti, değil mi?전도관 식구들이 이걸 듣지 못하고 있으니, 이긴자가 아니면 역곡에 끌어올 자가 없다, 분명하게 얘기했죠?
27Dişi kırılırken böyle tanıklık ettiğini.이빨이 부러지면서 이렇게 증거를 했다는 거.
28Bu yüzden, 이제 그대로, 이 사람 evangelizm yaparken dişi kırılırken evangelizm yaptığını 영모님 bilip tanıklık etti, değil mi?그래서, 이제 그대로, 이 사람이 전도하는데 이빨이 부러지면서 전도를 했다는 것이 바로 영모님이 그걸 아시고 증거를 한 거죠?