밀실'e götürülmesi gereken 영모님
1Aslında, 이제 그대로, şu an 1.5 milyon kişi olduğu söylenen 전도관'da lütuf alan insanların hepsi hem mevcut kiliselere gidiyor, hem inanmıyor, hem de yozlaşmış durumda olsa da사실은, 이제 그대로, 그 지금 150만 명이라고 하는 전도관에서 은혜받던 사람들이 전부 기성교회도 나가고, 안 믿기도 하고, 타락해가지고 있지만
2Bizim 승리제단 tamamen duyulup geniş çapta 승리제단 büyüdüğünde우리 승리제단이 완전히 알려지면서 널리 승리제단이 커지게 되면
3O 1.5 milyon lütuf alan insan sonunda hepsi akın edecek mi, etmeyecek mi?그 150만 명이 은혜를 받던 사람들이 결국 다 몰려올까, 안 몰려올까?
4Akın edecekler, değil mi?몰려오는 거죠?
5İşte tam da böyle bir İş. Anlıyor musunuz?이게 바로 그런 역사야. 아시겠어요?
6Biraz bekleyin. O 전도관 üyeleri, 전도관'da lütuf alan insanlar akın akın gelince, o zaman, 이제 그대로, sanki fasulye unu pirinç kekine yapışmış gibi dünya insanları da hepsi akın edecek mi, etmeyecek mi?조금 있어봐. 그 전도관 식구들이, 전도관에서 은혜를 받던 사람들이 막 몰려오면 그때는, 이제 그대로, 마치 팥고물이 찰떡에 묻은 것처럼 세상 사람들도 다 몰려올까, 안 몰려올까?
7Hepsi akın etmek zorunda kalacak. Anlıyor musunuz?다 몰려오게 돼 있어요. 아시겠어요?
8O zaman başa çıkamayız. Bekleyip görün. Bu mutlaka gerçekleşecek mi, gerçekleşmeyecek mi?그때는 감당 못 해. 두고 봐. 이게 반드시 이루어지나, 안 이루어지나.
9Bu gerçekleşmezse parmağımı soya sosuna batıracağımı söylemiştim, değil mi?이게 안 이루어지면 내가 손가락에 장을 담그겠다고 그랬죠?
10Bu gerçekleşmezse, 이제 그대로, bu dünyanın altüst olması gerçekleşmezse, "Taş alıp bu kişinin kafatasını kırın!" demiştim, değil mi? Öyle oldu, değil mi?이게 안 이루어지면, 이제 그대로, 이 세상이 뒤집어지는 게 안 이루어지면, "돌을 가지고 이 사람의 해골을 까라!"고 그랬죠? 그랬어, 안 그랬어?
11Bu kişi deli olduğu için mi öyle konuşur?이 사람이 미쳐서 그런 소리 할까?
12Kendine güvendiği için öyle, değil mi?자신 있는 고로 그러죠?
13Kendine güvendiği için.자신 있는 고로.
14Gelecek açıkça görünüyor mu, görünmüyor mu?앞날이 환하게 내다보여, 안 내다보여?
15Gelecek açıkça göründüğü için kesinlikle. Anlıyor musunuz?앞날이 환하게 내다 보이는 고로 확실하게. 아시겠어요?
16Bu yüzden açıkça tüm İş'in kahramanı, 이제 그대로, 영모님 bu kişinin adını anarak tasdik ettiyse, şüphesiz 하나님'ın Ruhu bu kişiye mi gelmiştir, yoksa başka birine mi gitmiştir?그런고로 분명히 전 역사(役事)의 주인공, 이제 그대로, 영모님이 이 사람의 이름을 들어서 증거를 했으면, 틀림없이 하나님의 신이 이 사람한테 와있을까, 다른 사람한테 가서 있을까?
17Bu kişiye gelmiştir, değil mi?이 사람한테 와있겠죠?
18Şüphesizdir. Anlıyor musunuz?틀림없는 거야. 아시겠어요?
19Bu kişiye 하나님'ın Ruhu geldiği için başka yere gitseniz de boşuna uğraşırsınız. Faydasızdır. Olmaz. Anlıyor musunuz?이 사람한테 하나님의 신이 와있는 고로 다른데 가봐야 헛다리 긁어. 소용없어. 되질 않아. 아시겠어요?
20Bu yüzden açıkça 영생'in İş'i tam da 이긴자 aracılığıyla gerçekleşecek şekilde belirlenmiştir, açıkça, 이제 그대로, tüm İş'i o kadar büyük ölçüde yöneten 영모님'imiz de günahın ne olduğunu biliyor muydu, bilmiyor muydu?그런고로 분명히 영생의 역사는 바로 이긴자를 통해서 이루어지게 되어 있고, 분명히, 이제 그대로, 전 역사(役事)를 그렇게 크게 주도했던 우리 영모님도 죄가 뭔지 알았어, 몰랐어?
21Bilmiyordu.몰랐던 거야.
22Bu 영모님'e karşı üzücü bir söz olsa da, gerçekten bilmiyordu. Anlıyor musunuz?이건 영모님께 미안한 말이지만, 사실 모르셨어. 아시겠어요?
23Onu bilseydi vefat eder miydi?그걸 알았다면 돌아가셨을까?
24Onu bilseydi vefat etmezdi. Onu bilseydi.그걸 알았으면 안 돌아가셔. 그걸 알았으면.
25'Ben' bilincinin günah olduğunu bilseydi 영모님 vefat etmezdi.'나'라는 의식이 죄라는 걸 알았으면 영모님이 안 돌아가셨어.
26Bu yüzden, 이제 그대로, size bu kişi söylemiştim ama그래서, 이제 그대로, 여러분들한테 이 사람이 말씀드렸지만
27영모님 Amerika'ya ameliyat olmaya gittiğinde, bu kişiyi arayıp "Ameliyat olsam sorun olur mu?" diye soran kişiydi o. Anlıyor musunuz?영모님이 미국으로 수술하러 가실 때, 이 사람한테 전화를 걸어서 "내가 수술을 해도 괜찮아?" 하고 물으신 분이야 그분이. 아시겠어요?
28O kişi açıkça 하나님'ın Ruhu'nun bu kişiye geçtiğini bilen biri miydi, bilmeyen biri miydi?그분이 분명히 하나님의 신이 이 사람한테 옮겨진 것을 아는 분일까, 모르는 분일까?
29Bilen biri olduğu için mi sordu, sormadı mı?아는 분이니까 물어봤을까, 안 물어봤을까?
30Onu bilen biri olduğu için bu kişiye sormuştu.그걸 아는 분이니까 이 사람에게 물어봤던 거야.
31Bu yüzden bu kişi dedi ki: "Ameliyat olmayın."그래서 이 사람이 "수술은 하지 마십시오."
32"Ameliyat olmayın.""수술은 하지 마십시오."
33이제 그대로, eskiden 영모님 kendi ağzıyla söylemişti ama, ameliyat olursa, inanmayan bir günahkarın kanını nakil alacağı için, ne kadar salih biri olsa da günahkar olur mu, olmaz mı?이제 그대로, 옛날에 영모님 당신 입으로 말씀했지만, 수술을 하게 되면 안 믿는 죄인의 피를 수혈받는 고로, 아무리 의인이지만 죄인이 될까, 안 될까?
34Günahkarın kanını nakil alırsanız günahkar olursunuz. Anlıyor musunuz?죄인의 피를 수혈받으면 죄인이 되는 거예요. 아시겠어요?
35Bu yüzden, 이제 그대로, "Ameliyat olmayın."그래서, 이제 그대로, "수술을 받지 마십시오."
36"영모님'in kalacağı oda burada hazırlandı.""영모님이 거처하실 방이 여기 준비되어 있습니다."
37밀실 içinde şu an 박이신 권사'nın yaşadığı o ev tam da 영모님'in kalacağı evdi ama밀실 안에 현재 박이신 권사가 살고 있는 그 집이 바로 그게 영모님이 거하실 집인데
38Önceden tek tek ben, 이제 그대로, marangoz getirip temizce dolapları da o duvara yaptırıp, birkaç kat vernik sürerek pırıl pırıl yapmıştım.미리 일일이 내가, 이제 그대로, 목수를 들여다가 깨끗하게 장도 그 벽에다가 장을 만들어 놓고, 니스를 여러 번 발라서 삐까뻔쩍하게 만들어 놨어요.
39O tavanı da tamamen ben boyadım. Çünkü 영모님'i ağırlayacağım evdi.그 천정도 전부 내가 발랐어요. 영모님 모실 집인고로.
40Bu yüzden ben dedim ki: "영모님'i ağırlayacak evi tamamen hazırladım, buraya gelin."그러기 때문에 내가 "영모님 모실 집을 다 마련해 놨으니 이리로 오십시오."
41"Tamam, tamam, gelirim.""그래그래, 내가 갈게."
42영모님 hiç reddetmedi.영모님이 거절해 본 적은 없어요.
43"Gelirim ama biraz bekle.""가긴 가는데, 조금만 기다려."
44Biraz biraz derken öyle oldu. Anlıyor musunuz?조금조금 하다가 저렇게 된 거예요. 아시겠어요?
45İşte bu inanılmaz bir şey.그게 기가 막힌 거야.
46Aslında, 이제 그대로, 영모님 varken bu İş'i yapsaydık zor olur muydu, kolay mı olurdu?사실은, 이제 그대로, 영모님이 계신 가운데 이 역사를 한다면 어려울까, 쉬울까?
47Kolayca gerçekleşecek şekilde belirlenmiştir.쉽게 이루어지게 되어있어요.
48영모님'den 하나님'ın Ruhu ayrılmış olsa da açıkça tüm 전도관 üyelerini buraya toplar mı, toplamaz mı?영모님이 하나님의 신이 떠났지마는 분명히 전도관 식구들 전부 이리 모을까, 안 모을까?
49"Sizler, hepiniz 승리제단'a gidin!" derse bir kişi bile kalır mı, kalmaz mı?"너희들, 전부 승리제단에 가라!" 하면 한 명이라도 남을까, 안 남을까?
50Kalmaz. Hepsi gelir. Anlıyor musunuz?안 남아. 다 오게 되어있어. 아시겠어요?
51Öyle olması gereken bir şeydi ama, ne yazık ki.그렇게 되게끔 되어 있는 건데, 그만.
52마귀 öyle olacağını bilerek, 이제 그대로, 영모님 buraya gelmeden önce 마귀 영모님'i tamamen, 마귀 onun canını aldı.마귀가 그렇게 될 걸 알고, 이제 그대로, 영모님이 여기 오시기 전에 마귀가 영모님을 완전히, 마귀가 그 생명을 거둬버렸어요.
53Bu yüzden gerçekten 영모님 öyle oldu diye bu İş gerçekleşmez mi?그렇기 때문에 참말로 영모님이 저렇게 되셨다고 해서 이 역사(役事)가 안 이루어질까?
54Tamamlayıcı olursa gerçekleşmeden duramaz. Anlıyor musunuz?완성자가 되면 안 이루어지고 못 배기는 거야. 아시겠어요?
55Tamamlayıcı olursa bu iş biter.완성자가 되면 이건 끝이야.
56Bu yüzden, 이제 그대로, 마귀 tamamlayıcıya bir şey yapamadığı için, 마귀 elini uzatabileceği herkese elini uzattı. 마귀.그렇기 때문에 , 이제 그대로, 마귀가 완성자를 어떻게 할 수 없으니까, 마귀가 손을 댈 수 있는 사람까지는 다 손을 댄 거야. 마귀가.
57Ama, 하나님'ın isteği mutlaka gerçekleşir mi, gerçekleşmez mi?그렇지만, 하나님의 뜻이 반드시 이루어질까, 이루어지지 않을까?
58Mutlaka gerçekleşir, değil mi?반드시 이루어지는 거죠?
59Bu yüzden, 이제 그대로, 하나님'ın isteği mutlaka gerçekleşecek şekilde belirlendiği için, sadece muhakeme yeteneği olmadığı için yanlış karar verenler sonsuzluğa kadar diş gıcırdatır ve sonsuzluğa kadar çırpınır.그런고로, 이제 그대로, 반드시 하나님의 뜻이 이루어지게 되어있는 고로, 분별력이 없어서 잘못 판단하는 사람만 영원 무궁토록 이를 갈고 영원 무궁토록 펄펄 뛰는 거예요.
60Cennette günahkar olup çırpınan bir hayatı sonsuzluğa kadar mı yaşar, yoksa sadece yüz yıl mı?천당에서 죄인이 돼서 펄펄 뛰는 생활을 영원무궁토록 하는 거야, 백 년만 하는 거야?
61Sonsuzluğa kadar yaşar. Korkunç bir şey bu. Anlıyor musunuz?영원 무궁토록 하는 거야. 무서운 거야. 아시겠어요?
62이제 그대로, bu cehennemin cennet olduğu gerçeğini bildiği için bu kişi 이긴자 oldu. Onu bilmeseydi olmazdı.이제 그대로, 이 지옥이 천국이라는 사실을 알았기 때문에 이 사람이 이긴자가 됐지. 그걸 몰랐으면 안 됐어요.
63Cehennemin ne kadar korkunç olduğunu bildiği için bu kişi inatla kazandı. Anlıyor musunuz?지옥이 얼마나 무섭다는 걸 알았기 때문에 이 사람이 악착같이 이긴 거야. 아시겠어요?
64Bu kişi de bir insan olduğuna göre zorlandığı zamanlar oldu mu, olmadı mı?이 사람도 사람인데 힘들 때가 있었을까, 없었을까?
65İnsan olduğu için zorlandığında zorlandı, insan olduğu için hıçkırarak ağladığı çok zaman oldu. Anlıyor musunuz?사람이기 때문에 힘들어서 힘들어했고, 사람이기 때문에 통곡하며 울 때가 많이 있었어. 아시겠어요?
66Bu yüzden, 이제 그대로, bugün bu dünya insanları dünyayı yönetiyor gibi görünse de tam da bu dünyanın kahramanı kimdir?그래서, 이제 그대로, 오늘날 이 세상 사람들이 세상을 다스리는 것 같지만 바로 이것은 이 세상의 주인공은 누구야?
67정도령'dur. Anlıyor musunuz?정도령이야. 아시겠어요?
68정도령 istediği gibi yapıyor.정도령이 마음대로 하는 거야.
69정도령 istediği gibi yapıyor ve istediği gibi ayarlıyor. Anlıyor musunuz?정도령이 마음대로 하고 마음대로 조정하고 있는 거야. 아시겠어요?