박태선 영모님 Bölüm 2

전도관, üçüncü çitten çıkan sözleri anlayabilecek kadar öğretti

1Bu yüzden, 이제 그대로, bugün 성령 ile yeniden doğmakla kurtuluş elde edileceği sözü aynı anlama gelir.그런고로, 이제 그대로, 오늘날 성령으로 거듭나야 구원 얻는다는 말이 똑같은 말이에요.

2성령 ile yeniden doğmakla kurtuluş elde edileceği sözü ne anlama gelir derseniz, 이제 그대로, '나'라는 주체의식'in 하나님 olması demektir. Değil mi?성령으로 거듭나야 구원 얻는다는 말이 무엇이냐 하면, 이제 그대로, '나'라는 주체 의식이 하나님이 되라는 소리거든. 그렇죠?

3Yani '나'라는 의식'in 하나님 olması için, 하나님'ın kalbini benimserse '나'라는 의식 하나님 mı olur, domuz mu olur?그러니까 바로 '나'라는 의식이 하나님이 되려면, 하나님의 마음을 품으면 '나'라는 의식이 하나님이 될까, 돼지가 될까?

4하나님 olur, değil mi?하나님이 되는 거죠?

5하나님'ın kalbini benimserse 성령 ile yeniden doğar. Anlıyor musunuz?하나님의 마음을 품으면 성령으로 거듭나게 되어 있어요. 아시겠어요?

6Açıkça detaylı bir şekilde yazılmış olmasına rağmen, o Kutsal Kitap ve Budist kutsal metinlerini yorumlayacak ve doğru bir şekilde öğretecek kimse olmadığı için, insanlar sadece bir günahkarın 성령'i alırsa kurtuluş elde edeceğini sanmışlardı. Anlıyor musunuz?분명히 그게 세밀하게 쓰여 있지만, 그 성경과 불경을 해석해 주고, 그것을 바로 가르쳐 주는 자가 없었기 때문에 바로 성령을 죄인이 받으면 죄인이 구원을 얻는 줄로만 알았던 거예요. 아시겠어요?

7Yani günah yok edilmeli, 마귀 öldürülüp ortadan kaldırılmalı ve 주체영, 하나님'ın ruhuyla değiştirilmeli, değişmeli. Anlıyor musunuz?그러니까 죄는 멸해 버리고, 마귀는 죽여 버리고, 없애버리고, 주체영이 하나님의 영으로 바꿔 끼어져야 돼, 바뀌어야 돼. 아시겠어요?

8Bu değişmeden, 마귀 olduğu gibi kalırsa ve 하나님'ın ruhu bir şapka gibi üzerine geçirilirse, 마귀'nin kurtuluş elde edeceği düşüncesi, bu saçmalık mı, yoksa insan sözü mü?이게 바뀌지 않고 마귀는 그대로 있고, 하나님의 영이 벙거지를 뒤집어씌우면 마귀가 구원을 얻는다는 게, 그게 개소리야, 사람 말이야?

9O saçmalıktır~그거 개소리죠~

10Bu yüzden "lütuf aldım", "bir şeyler aldım" derler, ama bu saçmalıktır.그래서 뭐 은혜를 받았다, 뭘 받았다 하는데, 그거 개소리하는 거야.

11Lütuf öyle alınan bir şey değildir. Anlıyor musunuz?은혜가 뭐 받아지는 게 아니야. 아시겠어요?

12Yani eskiden yerleşik kiliselerde veya 전도관 zamanında, sığ bir dönemde kullanılan terimleri kullanırsak rezil olur muyuz, olmaz mıyız?그러니까 옛날에 기성교회나 전도관 때에 수준 얕던 시대에 쓰던 술어를 쓰면 망신당할까, 망신 안 당할까?

13Lütuf alınır mı, yoksa lütuf gerçekleşir mi?은혜를 받는 거야, 은혜가 이루어지는 거야?

14Lütfun gerçekleşmesi için, 마귀'nin ruhu olan günahın ruhunu ortadan kaldırmak gerekir ki, lütfun ruhu olan 하나님'ın ruhu ben olayım, böylece 하나님 olarak gerçekleşir, değil mi?은혜가 이루어지려면, 마귀의 영이 되는 죄의 영을 제거해야만 은혜의 영이 되는 하나님의 영이 내가 되니까, 하나님으로 이루어지는 거죠?

15Öyle değil mi?그래요, 안 그래요?

16Bu yüzden 전도관 zamanında "gerçekleşir" sözünü, o "gerçekleşir" terimini kullanarak, 이제 그대로, bugün bu üçüncü çit içine girilirse, üçüncü çitteki 이긴자'nın söylediklerini anlayacak kadar öğretilmişti. Anlıyor musunuz?그래서 전도관 때에 이루어진다는 말을, 그 '이루어진다'는 술어를 써서, 이제 그대로, 오늘날 이 셋째 울타리에 들어오면, 셋째 울타리에서 말하는 이긴자가 말하는 말을 이해하게끔 그 정도만 가르쳤던 거예요. 아시겠어요?

17Bu yüzden lütuf alınan bir şey değildir.그래서 은혜는 받는 게 아니에요.

18Lütuf alınmaz.은혜는 받아지는 게 아니야.

19마귀 lütfu nasıl alır? Öyle değil mi?마귀가 어떻게 받아 은혜를. 그래, 안 그래?

20Mantığını düşünün. 마귀, bir günahkar olarak lütfu nasıl alır? Öyle değil mi?이치를 생각해 봐. 마귀가 죄인이 어떻게 은혜받아? 그래요, 안 그래요?

21하나님, eğer lütuf alırsa, o 하나님 tarafından alınır, 마귀 ise alamaz, değil mi?하나님이, 하나님이 은혜받으면 받았지, 마귀는 받을 수 없는 거죠?

22Bu yüzden, 이제 그대로, lütuf almak, yani "lütuf aldım", "bir şeyler aldım" demek saçmalıktır. Anlıyor musunuz?그런고로, 이제 그대로, 은혜받는다는 것은 "내가 은혜받았다", "내가 뭘 받았다"라고 하는 건 개소리예요. 아시겠어요?

23Eğer bir şey alındıysa, 마귀'nin lütfu alınmıştır. Çünkü o bir 마귀'dir. Öyle değil mi?받았다면 마귀 은혜는 받았을 거예요. 마귀니까. 그래요~ 안 그래요.

24마귀'nin ruhu 마귀 olduğu için, 마귀'nin ruhunu alıp öyle hareket eder, 이제 그대로, 마귀 하나님'ın ruhunu alamaz. Anlıyor musunuz?마귀의 영은 마귀니까, 마귀의 영을 받고 하는 거지, 이제 그대로, 마귀가 하나님의 영을 받을 수가 없는 거예요. 아시겠어요?

25Bu yüzden eskiden 영모님, dışkının üzerine ne gelir oturur derdi?그런고로 옛날에 영모님이 똥 위에는 뭐가 와서 앉는다고?

26Gübre sineği gelir oturur~똥파리가 와서 앉는 거야~

27Şimdi, bir günahkar dağın tepesine çıkıp "Ya Rab, 성령 gel!" diye bağırırsa, ne gelir oturur?이제 산꼭대기 올라가서 죄인이, "주여, 성령 오십시오~" 하고 외치면 뭐가 와서 앉을까?

28Gübre sineği, bir 마귀 새끼 gelir oturur. Anlıyor musunuz?똥파리, 마귀 새끼가 와서 앉아. 아시겠어요?

29Bu yüzden dillerle konuşurlar ve benzeri şeyler yaparlar. Anlıyor musunuz?그래서 방언을 하고 그러는 거예요. 아시겠어요?

30Bu yüzden buna lütuf aldık derler, çok iyi konuşurlar, çok lütuf aldık diye birçok insanın önünde övünürler, ama bu lütuf değildir. Anlıyor musunuz?그래서 그걸 은혜받았다고 하고 막 아주 말을 잘하고, 아주 은혜받았다고 많은 사람 앞에 자랑하고 그러는데, 그게 은혜가 아니에요. 아시겠어요?

31Açıkça lütuf, tam olarak '나'yı öldürmektir. '나'yı öldürmek. Anlıyor musunuz?분명히 은혜라는 것은 바로 '나'를 죽이는 게 은혜야. '나'를 죽이는 게. 아시겠어요?

32Bu yüzden '나' var olduğu sürece lütuf yoktur. Anlıyor musunuz?그래서 '나'라는게 있는 한 은혜가 없어. 아시겠어요?

33Gurur olduğu sürece lütuf diye bir şey yoktur.자존심이 있는 한 은혜라는 게 없는 거야.

34Gurur olduğu sürece, o kişide zerre kadar lütuf yoktur. Anlıyor musunuz?자존심이 있는 한, 그 사람은 털끝만치라도 은혜가 없는 거예요. 아시겠어요?

35Lütuf, 하나님'ın ruhudur; 하나님'ın ruhu, 마귀 olan '나'라는 의식'i ortadan kaldırıp yerleşmek üzere tasarlanmıştır, 마귀'nin kafasına oturmak için değil. Anlıyor musunuz?은혜라는 것은 하나님의 영인데, 하나님의 영은 마귀가 되는 '나'라는 의식을 제거하고 좌정하게 되어 있는 것이지, 마귀 머리 위에 앉는 게 아니에요. 아시겠어요?

36Bu yüzden, 이제 분명히, Kutsal Kitap'ta '나'yı her zaman terk etmemiz gerektiği yazıyor mu, yazmıyor mu?그런고로, 이제 분명히, '나'를 항상 버리라고 성경에 가 쓰여 있어, 안 쓰여 있어?

37Sadece '나'yı terk edersen lütuf gelir. Anlıyor musunuz?'나'를 버려야만 은혜가 임하는 거야. 아시겠어요?

38'나'yı terk etmeden lütuf gelmez.'나'를 버리지 않고는 은혜가 임하지 않아.

39Yani '나'yı sıkıca tutarak lütuf almaya çalışan kişi, gerçekten aptalca bir şey yapıyor, değil mi?그러니까 '나'를 잔뜩 쥐고 은혜받으려고 앉아 있는 사람, 참 어리석은 짓이죠? 그래요, 안 그래요~

40'나'yı terk edip, '나'yı her zaman terk edip, 하나님 ben olduğunda ancak o zaman, 이제 그대로, 하나님'ın 성령 ile yeniden doğduğu, 하나님'ın kalbini benimsediği, 생명과일'i yediği, imana sahip olduğu ve dirilişle giyindiği söylenmiştir, değil mi?'나'를 버리고, '나'를 항상 버리고, 하나님이 내가 될 때 비로소 그때야, 이제 그대로, 하나님이 성령으로 거듭났다가 되고, 하나님의 마음을 품었다가 되고, 생명과일을 먹었다가 되고, 믿음이 있다가 되고, 부활함을 입었다가 된다고 말씀한 거죠?

41Bu yüzden, 이제 그대로, bugün sizler benimle birlikte mücadele ediyorsunuz, benimle birlikte mücadele etmeyecekseniz 승리제단'a gelmenize gerek var mı?그런고로, 이제 그대로, 오늘날 여러분들이 나와 더불어 투쟁하고 있는 거지, 나와 더불어 투쟁하지 않을 바에는 승리제단 나올 필요성이 있어요?

42Buraya gelmenize gerek yok.여기 나올 필요성이 없어.

43'나' ile mücadele ederek '나'yı ortadan kaldırmalısınız.'나'와 더불어 투쟁을 해서 '나'를 없애버려야 돼.

44'나'yı terk etmelisiniz, her gün '나'yı terk etmelisiniz.'나'를 버려야 돼, 매일같이 '나'를 버려야 돼.

45'나'라는 자존심'i, 이제 그대로, terk etmek isterseniz, 이제 그대로, rezil olunduğu zaman gururu olmayan bir kişi rezil olduğunda sinirlenir mi?'나'라는 자존심을, 이제 그대로, 버릴래면, 이제 그대로, 망신당하는 때에 자존심이 없는 사람은 망신을 당할 때 화가 날까?

46Gururu olmadığı için sinirlenmez. Anlıyor musunuz?자존심이 없는 고로 화가 안 나. 아시겠어요?

47Gururu olmadığı için, 이제 그대로, nefret edilse de sinirlenmez, küfür edilse de sinirlenmez, iftira atılsa da sinirlenmez. Anlıyor musunuz?자존심이 없는 고로, 이제 그대로, 미워해도 화도 안 나고, 욕을 해도 화도 안 나고, 중상모략을 해도 화가 안 나요. 아시겠어요?

48İşte gerçek yol budur.이게 진짜 도예요.

49İşte yol budur, 이제 그대로, bir 마귀 새끼'nin bir şeyler aldığını, bir şeyler aldığını söylemek yol değildir. Anlıyor musunuz?이게 도지, 이제 그대로, 마귀 새끼가 뭘 받는다, 뭘 받는다고 하는 건 그건 도가 아니에요. 아시겠어요?

50O bir sahte dindir, bir 마귀 hizbidir. Anlıyor musunuz?그거는 사이비 종교요, 마귀 당이야. 아시겠어요?

51Bu yüzden, 이제 그대로, '나'yı terk edip, 하나님'ın ben olması için mücadele ederek, sonunda '나'yı terk edip, 하나님 ben olduğumda, işte o zaman o kişi 하나님'ın iradesinin kendi içinde gerçekleştiği kişi olur ve aynı zamanda o kişi 하나님'ın önünde kurtuluş elde etmiş olur. Anlıyor musunuz?그런고로, 이제 그대로, '나'라는 걸 버리고, 하나님이 내가 되는 투쟁을 해서, 기어이 '나'라는 걸 버리고, 하나님이 내가 되어야 바로 그 사람이 하나님의 뜻이 그 사람 속에서 이루어졌다가 되고, 또한 그 사람이 하나님 앞에 구원을 얻었다가 되는 거예요. 아시겠어요?