전도관'a değil, 구세주'ya gitmelisin ki yaşayasın
1Size açıkça söyledi ki, 이 사람 bedenimi, zihnimi ve yaşamımı tamamen teslim edersem 하나님 olurum ve bedenimi, zihnimi ve yaşamımı 하나님'a iade edersem, ancak o zaman, 이제 그대로, kurtuluş kazanır ve 영생 elde ederim, değil mi?분명히 여러분들에게 말씀하기를, 이 사람이 내 몸과 마음과 생명을 온전히 맡겨야 하나님이 되고, 내 몸과 마음과 생명을 하나님에게 반납해야, 그래야, 이제 그대로, 구원을 얻고 영생 얻는다고 그랬죠?
2Bu şu demektir: Eğer bir tekneye binmek isterseniz, bedeniniz, zihniniz ve yaşamınızla, tekneye biner binmez kayıkçıya itaat etmemeniz mümkün mü?이건 뭐냐 하면, 여러분들이 배를 타려면, 내 몸과 마음과 생명을, 배를 타기만 타면 뱃사공한테 순종을 안 할 수 있어?
3Mümkün değil.안 할 수 없어.
4Tekneye biner binmez, tekneye binmek demek bedenini, zihnini ve yaşamını o tekneye emanet etmek midir, değil midir?배를 타기만 타면, 배를 탔다는 건 몸과 마음과 생명을 그 배에다가 맡긴 거야, 안 맡긴 거야?
5O kayıkçıya, tekneyi süren kayıkçıya bedenini, zihnini ve yaşamını emanet etmiş olursunuz, değil mi?그 뱃사공, 배를 운전하는 뱃사공한테 그 몸과 마음과 생명을 맡긴 거죠?
6Yani o kayıkçı sizi cennete mi götürür, yoksa cennet bahçesine mi götürür, 이제 그대로, kayıkçı dilediği yere götürür, değil mi?그러니까 그 뱃사공이 천국으로 끌고 가든지 낙원으로 끌고 가든지, 이제 그대로, 뱃사공이 마음대로 끌고 가는 거죠?
7Bu yüzden emanet ederseniz, o kayıkçının gerçek bir 구세주 mu yoksa sahte bir 구세주 mu olduğu sorun olur.그래서 맡기면, 그 뱃사공이 진짜 구세주냐 가짜 구세주냐 이게 문제지.
8Gerçek bir 구세주 ise, o kayıkçının yönlendirdiği tekneye koşulsuz binmeli misiniz, binmemeli misiniz?진짜 구세주라면 그 뱃사공이 이끄는 배를 무조건 타야 돼, 안 타야 돼?
9Koşulsuz o tekneye binmelisiniz ki, 이제 그대로, karşı kıyıda, nehrin ötesinde güzel bir toprak olduğu ilahide geçiyor, değil mi? Öyle mi, değil mi?무조건 그 배를 타야, 이제 그대로, 저 건너편 강 언덕에 아름다운 땅이 있다고 찬송가에 있죠? 그래요, 안 그래요?
10Bu yüzden, o güzel cennet diyarına gitmek, o gemiye binmek için, bedenimi, ruhumu ve canımı o gemiye emanet etmem gerekir, değil mi? Gerekmez mi?그런고로 그 아름다운 땅 천국에 가려면, 그 배를 타려면, 내 몸과 마음과 생명을 그 배에다가 맡겨야 돼, 안 맡겨야 돼?
11Emanet etmemiz gerekir, değil mi?맡겨야 되죠?
12Bu yüzden eskiden 영모님 şöyle derdi, 이제 그대로,그래서 옛날에 영모님이 말씀하기를, 이제 그대로,
13"Köprüyü geçersen yaşarsın~""다리 건너가야 살아~"
14"Köprüyü geçince yaklaşık 5 li (ri) gidersen bir tatlıcı dükkanı var~""다리 건너가면 5리쯤 가면 엿 장삿집이 있어~"
15"Tatlıcı dükkanından 50 li (ri) dolaşıp gidersen bir nehir var; gemiye binip karşıya geçen kişiye söyleyecek bir sözüm var, o gemiye binip karşıya geçmeyene söyleyecek bir sözüm yok." Dedi, değil mi?"엿 장삿집에서 50리를 돌아~ 돌아가면~ 강이 있는데, 배를 타고 건너간 자에게 내가 할 말이 있지, 그 배를 타고 건너가지 아니한 자에게는 할 말이 없어." 그랬죠?
16Bu ne demek oluyor, yani, 이제 그대로, "Burası değil, köprüyü geçersen yaşarsın" sözü, 전도관 değil, köprüyü geçince yaklaşık 5 li (ri) gidersen bir tatlıcı dükkanı var deniyor ya, '5 sayısı'nın olduğu yere git demek. Öyle değil mi?그게 무슨 말이냐면, 이제 그대로, "여기가 아니고, 다리 건너가야 산다"는 말은, 전도관이 아니고, 다리 건너가면, 5리쯤 가면 엿 장삿집이 있다니깐, '5 숫자'가 있는 곳에 가라. 이 소리죠?
17'5 sayısı' ne?'5 숫자'가 뭐야?
18구세주.구세주야.
19구세주'nun olduğu yere git demek. Anladınız mı?구세주 있는 데를 가라. 이 소리예요. 아시겠어요?
20"구세주'nun olduğu yeri arayıp git" demek oluyor."구세주가 있는 데를 찾아가라" 하는 소리야.
21Bu yüzden "50 li (ri) dolaşıp gidersen~" sözü ne demek oluyor, yani, 5 sayısı 구세주'dur, 10 ise 하나님 olduğu için, 50 li (ri) ise, li (里) karakteri 밭전 (田) karakterinin altına 흙토 (土) karakterinin girmesidir.그래서 "50리를 돌아~ 돌아가면~" 하는 소리가 뭐냐면, 5자는 구세주요, 10은 하나님인고로, 50리는, 리(里)자는 밭전(田) 자 밑에 흙(土) 토가 들어가는 겁니다.
22밭전 (田) karakteri tamamlanmış 하나님'ı ifade eder, 흙토 (土) karakteri ise aslında Cennet Bahçesi'ni ifade ettiği için, tamamlanmış 하나님'ın Cennet Bahçesi'ne girmiş tamamlanmış 하나님 olması gerekir, 구세주 ile birlikte, 이제 그대로, 하나님 olması gerekir.밭전(田) 자는 완성의 하나님을 말하는 것이고, 흙토(土) 자는 본래 에덴동산을 말하는 고로, 완성의 하나님이 에덴동산에 들어간 완성의 하나님이 되어야, 구세주와 더불어, 이제 그대로, 하나님이 되어야 한다는 겁니다.
23Ancak öyle, 하나님 olursa, ancak öyle gemiye binebilir ve 하나님'a bedenimi, ruhumu ve canımı emanet edebilirim.그래야, 하나님이 되어야, 그래야 배를 타게 되고, 하나님에게 내 몸과 마음과 생명을 맡기게 되는 겁니다.
24Bu yüzden, 이제 그대로, gemiye binip karşıya geçersen söyleyecek bir sözüm var, karşıya geçmeyene söyleyecek bir sözüm yok dedi, değil mi?그런고로, 이제 그대로, 배를 타고 건너가야 내가 할 말이 있지, 건너가지 않은 자에게는 할 말이 없다는 말씀을 했던 거죠?
25Bunu bu kişi ayrıntılı olarak tartıştı, değil mi? Tartışmadı mı?그것을 이 사람이 세밀하게 논했어, 안 논했어?
26Bunu böyle yorumlayan biri var mıydı?이걸 누가 해석을 이렇게 해 주는 자가 있었어요?
27Böyle yorumlayan biri yok, değil mi?이렇게 해석해 주는 자가 없죠?
28Bu yüzden eskiden 영모님 şöyle derdi, "Ben Sojeong ve Sojin'i alıp Amerika'ya gidiyorum" dedi, değil mi? Demedi mi?그래서 옛날에 영모님이 말씀하기를 "내가 소정이와 소진이를 데리고 미국 간다"라고 말했어, 안 했어?
29Sojeong ve Sojin'i alıp Amerika'ya gitti mi?소정이, 소진이 데리고 미국 갔어요?
30Gitmedi, değil mi?안 갔죠?
31Bu, 'Sojeong'un 해와이긴자'yı sembolize eden bir sözü'dür, 'Sojin ise 아담이긴자 구세주'yu ifade ettiği için, Adem ve Havva'nın gerçekleşmiş olduğu için, Adem ve Havva'yı alıp Amerika'ya gitmek sözü, güzel (美) karakteri, ülke (國) karakteri, 이제 그대로, güzel ülke cennet ülkesidir, değil mi?그게 '소정이가 해와이긴자를 상징'한 말이요, '소진이는 아담이긴자 구세주'를 말하는 고로, 아담과 해와가 이루어져 있는 고로, 아담과 해와를 데리고 미국 간다는 말은, 아름다울 미(美) 자, 나라 국(國) 자, 이제 그대로, 아름다운 나라가 하늘나라죠?
32Cennet ülkesine götürüp gitmek demek oluyor. Anladınız mı?하늘나라 데리고, 간다는 소리야. 아시겠어요?
33Bu kişi bunu uydurup söylüyor dese bile, doğru söz mü, yanlış söz mü?이 사람이 이걸 꾸며서 말한다고 그래도, 맞는 말이야, 틀린 말이야?
34Uydurulmuş söz olsa bile doğru.꾸민 말이라도 맞아요.
35Güzel ülke cennet ülkesidir, güzel ülke cehennem olamaz, değil mi?아름다운 나라가 하늘나라지, 아름다운 나라가 지옥은 아닐 거 아니야?
36Cehennem mi olur?지옥이겠어요?
37Öyle değil mi?그렇죠?
38Yani güzel Amerika ülkesi, Amerika cenneti sembolize ettiği için, cennete Adem ve Havva'yı götüreceğini söylediğini, başlangıçta bu kişinin yorumlamasına bakılırsa, açıkça bu kişi 하나님'ın birlikte olduğu bir kişi olduğu için, 하나님 doğru bir şekilde yorumlar, değil mi? Yorumlamaz mı?그러니까 아름다운 미국 나라, 미국은 천국을 상징한 고로, 천국에 아담과 해와를 데리고 간다고 말씀했다고, 초창기에 이 사람이 해석하는 걸 보아, 분명히 이 사람이 하나님이 함께하는 사람인 고로, 하나님이 정확하게 해석해 줘, 안 해줘?
39Doğru bir şekilde yorumlar, değil mi?정확하게 해석해 주죠?
40Bu yüzden o sözleri doğru bir şekilde yorumlamasına bakılırsa şüphesiz göksel bir insan, şüphesiz bir 구세주, sahte mi?그런고로 그 말씀 말씀을 정확하게 해석하는 걸 보아 틀림없는 하늘의 사람이야, 틀림없는 구세주야, 가짜야?
41Şüphesiz bir 구세주, değil mi?틀림없는 구세주죠?
42Şüphesiz bir 구세주. Anladınız mı?틀림없는 구세주야. 아시겠어요?