성령 ile yeniden doğma aşamaları
1성령 ile yeniden doğmakla kurtuluş elde edilir diyen söz, 하나님 olarak yeniden doğmakla kurtuluş elde edilir demek, değil mi?성령으로 거듭나야 구원을 얻는다고 하는 말씀은 하나님으로 다시 태어나야 구원을 얻는다는 말인 거죠?
2Bu nedenle, sizlerin 성령 ile yeniden doğmanız da aşamalı bir yaşam olması gerekir ki 성령 ile yeniden doğabilesiniz.그런고로 여러분들이 성령으로 거듭나는 것도 단계적인 생활이 있어야 성령으로 거듭날 수가 있는 것이올시다.
3Bizim 마귀'nin kulu olmamız günah mı, yoksa 마귀'nin dedesi miyiz biz insanlar?우리들이 마귀의 종으로 있는 것이 죄인이야, 마귀의 할아버지가 우리 인간이에요?
4마귀'nin kulu, değil mi?마귀의 종이죠?
5Bu nedenle, 마귀'nin kulluğundan kurtulma yaşamı sırasıyla olmalı ki 마귀'nin kulluğundan kurtulmak mümkün olsun.그런고로 마귀의 종에서 탈피하는 생활이 순서껏 있어야 마귀의 종에서 해방이 될 수가 있는 것이올시다.
6이제 그대로, en önce sizlerin 반대생활 yapması gerekir ki, yapmak istemediğiniz, çalışmak istemediğiniz bir iş varsa, işi gayretle yapmanız gerekir, değil mi?이제 그대로, 제일 먼저 여러분들이 반대생활을 해야 되는데, 하기 싫은, 일하기 싫은 일이 있으면 일을 열심히 해야 되는 거죠?
7Ondan sonra, nefret ettiğiniz kişiyi içtenlikle sevmek ve içtenlikle seven bir yaşam sürmek gerekir ki, bu, 성령 ile yeniden doğmanın ilk aşamasının basamaklarını izleyerek yaşamaktır.그다음에 미운 사람을 진심으로 좋아하고, 진심으로 사랑하는 생활을 해야, 그것이 성령으로 거듭날 수 있는 첫 단계의 계단을 밟아서 생활을 하는 것이올시다.
8이제 그대로, nefret ettiğiniz kişiyi içtenlikle sevebildiğinizde ve içtenlikle sevebildiğinizde, o, ikinci aşama yaşamını sürdürebilir.이제 그대로, 미운 사람을 진심으로 좋아할 수 있고, 진심으로 사랑할 수 있을 때에 그는 제 2단계의 생활을 할 수 있는 것이올시다.
9이제 그대로, nefret ettiğiniz kişiyi sevebildiğinizde ve beni sevmeyen kişiyi sevebildiğinizde, 성령 ile yeniden doğmanın ilk aşamasını, yani birinci aşama yaşamını sürdürmüş olursunuz.이제 그대로, 미운 사람을 좋아할 수 있고, 또 나를 미워하는 사람을 좋아할 수 있을 때에 제 1단계의 성령으로 거듭날 수 있는 단계를, 1단계 생활을 하게 되는 것이올시다.
10Bu imkansız olan kişi, o kişi 성령 ile yeniden doğma ihtimali olan bir kişi mi, ihtimali olmayan bir kişi mi?그것이 불가능한 사람은, 그 사람은 성령으로 거듭날 가능성이 있는 사람이야, 가능성이 없는 사람이야?
11İhtimali yok, değil mi?가능성이 없는 거죠?
12이제 그대로, ilk aşama, beni sevmeyen kişiyi içtenlikle sevmek ve içtenlikle seven bir yaşam sürmek gerekir ki, böyle bir yaşam öylece kendiliğinden olmaz, 이제 그대로, herkesi kendi bedeniniz gibi gören bir düşünceyle desteklenmesi gerekir.이제 그대로, 첫 단계가 바로 나를 미워하는 사람을 진심으로 좋아하고, 진심으로 사랑하는, 그런 생활을 해야 되는데, 그런 생활이라는 것은 그냥 되는 것이 아니고, 이제 그대로, 누구든지 내 몸처럼 여기는 사상이 뒷받침되어야 하는 것이올시다.
13Herkesi kendi bedeni gibi gören düşüncesi olmayan kişi, beni sevmeyen kişiyi sevme duygusu ortaya çıkar mı, çıkmaz mı?누구든지 내 몸처럼 여기는 사상이 없는 사람은 나를 미워하는 사람을 좋아하는 마음이 나올까, 안 나올까?
14Ortaya çıkamaz.나올 수가 없는 거예요.
15Bu yüzden, herkesi kendi bedeni gibi gören böyle bir duyguyla desteklendiğinde, 이제 그대로, nefret ettiğiniz kişiyi sevebilir ve beni sevmeyen kişiyi sevebilir ve sevebilirsiniz.그래서 누구든지 내 몸처럼 여기는 그런 마음이 뒷받침되었을 때, 이제 그대로, 미운 사람을 좋아할 수 있고, 나를 미워하는 사람을 좋아하고 사랑할 수가 있는 것이올시다.
16Bu gerçekleştiğinde, ondan sonra kendiliğinden 영생 inancına sahip olurken, ondan sonra 영생 inancına sahip olmakla kalmayıp, ben 하나님'ın evladıyım diye bir gurura sahip olursunuz.그것이 되어지면 그다음에는 저절로 영생의 확신을 갖게 되면서, 그다음에는 영생의 확신을 가질 뿐만 아니라, 나는 하나님의 자식이라고 하는 긍지를 갖게 되는 것이올시다.
17Ben 하나님'ın evladıyım diye bir gurura sahip olursanız, sonuç olarak, 이제 그대로, o gurur doğrudan 하나님'ın evladıysa, 하나님 mıdır, domuz mudur?나는 하나님의 자식이라는 긍지를 가지면, 결과적으로, 이제 그대로, 그 긍지가 바로 하나님의 자식이라면 하나님이야, 돼지예요?
18하나님, değil mi?하나님이죠?
19하나님 diye bir gurura sahip olursanız, kötü işler yapabilir misiniz, yapamaz mısınız?하나님이라는 긍지를 가지면 나쁜 짓을 할 수 있어, 없어?
20Başkası görmüyor diye başkasının malını alamazsınız, başkası görmüyor diye dolandırıcılık yapamazsınız, başkası bilmiyor diye yalan söyleyebilir misiniz?다른 사람이 안 본다고 해서 남의 물건을 가질 수도 없고, 다른 사람이 안 본다고 해서 사기를 칠 수가 없고, 다른 사람이 모른다고 해서 거짓말을 할 수가 있을까요?
21Yapamazsınız.없어요.
22Bu nedenle, "Yalan söylemeyin", "Çalmayın" gibi sözler söylemektense, çalmak isteseniz de yapamayacağınız öyle bir durumun doğrudan, çalamayacağınız ve yalan söylemek isteseniz de yapamayacağınız öyle temel bir zemin kalbine sahip olmanız gerekir.그런고로 "거짓말하지 말라", "도둑질하지 말라", 그런 말을 하는 것보다도, 도둑질하려야 할 수 없는 그러한 입장이 바로, 도둑질할 수가 없고, 또한 거짓말을 하려야 할 수 없는 그러한 기본적인 바탕의 마음이 있어야 되는 것이올시다.
23Ben 하나님'ın evladıyım, 하나님'ın evladı olduğum için 하나님 diye bir gurura sahip olursanız, çalamazsınız ve yalan söyleyebilir misiniz, söyleyemez misiniz?나는 하나님의 자식이요, 하나님의 자식인 고로 하나님이라는 긍지를 가지면, 도둑질할 수도 없고, 거짓말을 할 수가 있을까, 없을까?
24Söyleyemezsiniz, değil mi?없는 거죠?
25Bu yüzden, "Yalan söylemeyin, çalmayın" gibi sözler iyi sözler diyerek eskiden öğretmenler öğretmiş olsa da, yalan söyleyemeyecek ve çalamayacak temel kalbin ne olduğunu biliyor muydunuz, bilmiyor muydunuz?그래서 거짓말하지 말라, 도둑질하지 말라, 이런 말은 좋은 말이라고 하면서 옛날에는 선생들이 가르쳐 줬지만, 거짓말을 할 수 없고 도둑질을 할 수 없는 뒷받침되는 그 기본 마음이 무엇이라는 것을 알았어요, 몰랐어요?
26Bilmiyordunuz, değil mi?몰랐던 거죠?
27Bu yüzden, 'Ben 하나님'ın evladıyım' diye bir gurura sahip olup, 영생 inancına sahip olup, bir gün 하나님 olarak yeniden doğabilecek, 하나님 olarak doğabilecek bir kişi olduğuna dair inanca sahip olursanız, sonuç olarak o, günah işlemek istese de işleyebilir mi?그래서 '나는 하나님의 자식이다'라는 긍지를 갖고, 영생의 확신을 갖고, 언젠가는 하나님으로 거듭날 수가 있는, 하나님으로 태어날 수 있는 사람이라는 확신을 가지면, 결과적으로 그는 죄를 지으려야 지을 수 있을까요?
28Günah işlemek istese de işleyemez.죄를 지으려야 지을 수가 없어요.
29Bu nedenle, o kalp her zaman güzel bir kalp, o kalp her zaman 하나님'ın kalbine sahip olursa, ne kadar şehvet yükselse de köpekçe işler yapabilir mi?그런고로 그 마음이 항상 아름다운 마음, 그 마음이 항상 하나님의 마음을 가지면, 아무리 정욕이 올라와도 개짓을 할 수 있을까?
30Köpekçe işler yapamaz.개짓을 못 해요.
31Şimdi o gurur, 영생 inancı ve 영생 umudu olduğu için, kendiliğinden kendini frenler ve kendiliğinden kendi davranışları hakkında, 이제 그대로, 'Ben 하나님'ın evladıyım' diye bir 하나님 gururu yüzünden kendiliğinden kendi davranışlarına kısıtlama gelir mi, gelmez mi?이제 그 긍지와 영생의 확신과 영생의 소망이 있는 고로, 스스로 절제하게 되고, 스스로 자기 행동에 대해서, 이제 그대로, 나는 하나님의 자식이라는 하나님이라는 긍지 때문에 저절로 자기 행동에 제재가 가해져, 안 가해져?
32Kendi davranışlarına ve kalbine kısıtlama gelir, değil mi?자기의 행동과 마음에 제재가 가해지는 거죠?
33Bu nedenle, günah işlemek istese de işleyemez, bu nedenle kötü bir kalbe sahip olmak istese de sahip olamaz, 'Ben 하나님'ın evladıyım' diye bir gurura sahip olursa insanlardan nefret edemez.그런고로 죄를 지려야 질 수 없고, 그런고로 나쁜 마음을 가지려야 가질 수 없고, 나는 하나님의 자식이라는 긍지를 가지면 사람을 미워할 수도 없는 것이올시다.
34하나님'ın evladıysa 하나님'dır ama, 하나님 insanlardan nefret edebilir mi?하나님의 자식이면 하나님인데, 하나님이 사람을 미워할 수 있어요?
35하나님 insanlardan nefret edemez.하나님이 사람을 미워할 수 없어요.
36하나님 olup da nasıl nefret edebilir? Öyle değil mi?하나님이 되어가지고 어떻게 미워해. 그래요, 안 그래요?
37하나님 diye bir gururun temel kalbi günah işlemeyi engellediği, bu doğru bir söz mü, yanlış bir söz mü?하나님이라는 긍지의 바탕 마음이 죄를 짓지 못하게 한다는 것이, 이게 맞는 말이야, 틀린 말이야?
38O doğru bir söz, değil mi?그게 맞는 말이죠?
39Bu nedenle, 이 사람 nasıl günah işlemez, nasıl 자유율법'u tutar diye çabalayıp dururken, günah işlememenin sırrı doğrudan 영생 inancı, 영생 umudu ve ayrıca 하나님'ın evladı diye bir gurura sahip olunca, günah işlemek istese de işleyemez hale geldiğini 이 사람 kendisi deneyimleyerek mi öğrendi, yoksa zekası iyi olduğu için mi öğrendi?그런고로 이 사람이 어떻게 하면 죄를 안 짓고, 어떻게 하면 자유율법을 지킬꼬, 애를 쓰고 기를 쓰는 가운데 죄를 짓지 않는 비결이 바로 영생의 확신과 영생의 소망과 또한 하나님의 자식이라는 긍지를 가지니까, 죄를 지려야 지을 수 없게끔 되는 것을 이 사람 스스로 체험을 통해서 알게 되었을까요, 머리가 좋아서 알게 되었을까요?
40Deneyimleyerek öğrendi.체험을 통해서 알게 되었어요.
41Günah işlememek için çabalayıp dururken, 이제 그대로, herkesi kendi bedeni gibi görüp, 하나님'ın evladı diye bir gurura sahip olunca, kötü bir kalbe sahip olamaz, başkasına yalan söyleyerek başkasını aldatma işini de yapamaz, ayrıca 이제 그대로, kötü düşüncelere sahip olabilir mi, olamaz mı? Olamaz, değil mi?죄를 안 지으려고 애를 쓰고 기를 쓰는 가운데서, 이제 그대로, 누구든지 내 몸처럼 여기고, 하나님의 자식이라는 긍지를 가지니까, 나쁜 마음을 먹을 수도 없고, 남한테 거짓말을 해서 남을 돌려먹는 일도 할 수가 없고, 또한 이제 그대로, 나쁜 생각을 가질 수가 있을까요, 없을까요? 없죠?
42Bu yüzden, günah işlememek için çabalayıp dururken elde edilen günah işlememe sırrının bilgisine sahip olunmuştur.그래서 죄를 안 지으려고 애를 쓰고 기를 쓰는 가운데서 얻어진 죄짓지 않는 비결의 지식을 얻게 된 것이올시다.
43Böylece, 이제 그대로, kardeşinin günahını herkes kendi bedeni gibi gördüğü için, kardeşinin günahını kendi günahı gibi görür ve kardeşinin hatasını kendi hatası gibi görür; günah işleyebilir misiniz, işleyemez misiniz?그리하여, 이제 그대로, 형제의 죄를 누구든지 내 몸처럼 여기니까, 형제의 죄를 내 죄로 여기게 되고, 형제의 잘못을 내 잘못으로 여기게 되니까, 죄를 지을 수 있어, 없어?
44Nefret edebilir misiniz, edemez misiniz?미워할 수 있어, 없어?
45Nefret edemezsiniz.미워할 수가 없어요.
46이 사람 birçok kez söylemiş olsa da, bir kulaktan duyup diğer kulaktan salıveren kişi, o kişi neyin nesi?이 사람이 여러 번 말했지만 한 귀로 듣고 한 귀로 흘려보내는 사람은 그 사람은 구리구리 뭐예요?
47Aptal, tam bir aptal.멍텅구리, 구리구리 멍텅구리예요.
48이 사람'ın sizlere söylediği şey, değerli bir yaşam hazinesi olan sözleri söylemesidir.이 사람이 여러분들에게 말씀하는 것은 귀한 생명의 보배가 되는 말씀을 해 주고 있는 것이올시다.
49Sizler sadece günah işlemezseniz, sadece günah işlemezseniz doğrudan 하나님 olursunuz, 하나님 olmakla kalmayıp sonsuza dek yaşar mısınız, ölür müsünüz?여러분들이 죄를 안 짓기만 하면, 죄를 짓지 않기만 않으면 바로 하나님이 되고, 하나님이 될 뿐만 아니라 영원무궁토록 살게 될까, 죽게 될까요?
50Sonsuza dek yaşarsınız, değil mi?영원무궁토록 살게 되는 거죠?
51Sonsuza dek yaşamakla kalmayıp, sizler hastalanmak isteseniz de hastalanamazsınız ve yaşlanmak isteseniz de yaşlanamazsınız.영원무궁토록 사는 것만 되는 것이 아니라, 여러분들은 병이 걸리려야 걸릴 수 없고, 늙으려야 늙을 수 없는 거예요.
52Kalbiniz rahat, kalbiniz neşeli, her zaman o kalp sevinçle dolu ve taşıyor; yaşlanır mısınız, yaşlanmaz mısınız?마음이 편안하고, 마음이 즐겁고, 항상 그 마음이 희열이 차고 넘치니, 늙을까, 안 늙을까?
53Yaşlanmazsınız. Anlıyor musunuz?안 늙는 거예요. 아시겠어요?
54İnsanların yaşlanması, kan çürüdüğü için yaşlanır; kan neden çürür derseniz, iç çürüdüğü için kan çürür.사람이 늙는 것은 피가 썩기 때문에 늙는데, 왜 피가 썩냐면 속이 썩어서 피가 썩는 거야.
55İç neden çürür derseniz, kardeşi kendi bedeni gibi görmeyip başkasının bedeni gibi gördüğü için, hoşnutsuz düşünceler ve şikayetler ortaya çıktığı için, içi bozulur mu, bozulmaz mı?속이 왜 썩느냐면, 형제를 내 몸처럼 여기지 않고 남의 몸처럼 여기니까, 못마땅한 생각이 나오고 불평불만이 나오는 고로, 속이 상할까, 안 상할까?
56İçi bozulur, değil mi?속이 상하는 거죠?
57Bu nedenle, herkesi kendi bedeni gibi gördüğü için, şehvet yükselir mi, yükselmez mi?그런고로 누구든지 내 몸처럼 여기니까 정욕이 일어날까, 안 일어날까?
58Şehvet yükselemez.정욕이 일어날 수가 없어요.
59Erkek olup da kadını güzel düşünüp güzel görmek, o, köpek yavrusu gibi birinin yaptığı bir şeydir; gerçek insan ise, 이제 그대로, erkek olup da kadına bakıp tamah etmek, o, insan değildir.남자가 되어서, 여자를 이쁘게 생각하고 이쁘게 보는 것은 그건 개새끼나 그런 짓을 하는 것이지, 진짜 사람은, 이제 그대로, 남자가 되어서 여자를 보고 탐내는 것은 그것은 사람이 아닌 것이올시다.
60O, hayvanla aynı şeydir. Hayvanla aynıdır.그건 짐승이나 한 가지인 것이에요. 짐승과 마찬가지예요.
61Bu nedenle, 이 사람, 이제 그대로, çok gençken, 이 사람'da da şehvet yükseldi mi, yükselmedi mi?그런고로 이 사람이, 이제 그대로, 한참 젊었을 때 이 사람도 정욕이 일어났을까, 안 일어났을까?
62Şehvet yükselmiştir, değil mi?정욕이 일어났겠죠?
63Şehvet yükseldiğinde her seferinde 이 사람 kendine küfretti.정욕이 일어날 때마다 이 사람은 자신을 욕했어요.
64"Bu köpek yavrusu gibi herif", "Bu engerek yılanı gibi herif" diyerek kendine küfretti."이 개새끼 같은 새끼", "이 독사 같은 새끼", 자신을 욕했어요.
65Böylece, şehvet yükselirken şehvetin solduğu durumlar da olmuştur.그러니까 정욕이 일어나다가 정욕이 시들어지는 일도 있었던 것이올시다.
66Küfürler yağdırmıştı.욕을 퍼부었던 거예요.
67Bu şekilde 이 사람 şehveti yenen bir yaşam sürmüştür.이렇게 해서 이 사람은 정욕을 이기는 생활을 했던 것이올시다.
68Çok gençken, şehvetin yükselmesi, o, herkeste olan bir şeydir.한참 젊었을 때에는 정욕이 일어나는 것은 그건 누구나 있는 것이올시다.
69O, erkekler ve kadınlar için aynıdır.그것은 남자나 여자나 마찬가지올시다.
70Bu nedenle, o şehvetin yükseldiği, şehvetin ateş gibi yükseldiği öyle zamanlarda, o şehvet yükseldiğinde her seferinde, "Bu köpek gibi herif", "Bu köpek gibi 마귀 새끼" diye küfürler yağdırırsanız, o şehvet soğur.그런고로 그 정욕이 일어나는, 정욕이 불같이 일어나는 그런 때에는, 그 정욕이 일어날 때마다, "이런 개 같은 놈의 새끼", "이런 개 같은 마귀 새끼", 욕을 퍼부으면 그 정욕이 식어지는 거예요.
71이 사람 bu şekilde, 이제 그대로, şehveti yenen bir yaşam sürmek için kendine köpek muamelesi yaptı ve kendine, 이제 그대로, lanet okuyan, öyle bir 마귀 새끼'ye lanet okuyan küfürler yağdırmıştır.이 사람이 이와 같이, 이제 그대로, 정욕을 이기는 생활을 하기 위해서는 자신을 개 취급을 했고, 자신을, 이제 그대로, 저주하는, 그런 마귀 새끼를 저주하는 욕을 퍼부었던 것이올시다.
72Birileri varken mi yaptı, kimse yokken mi yaptı?누가 있는 데서 그랬을까, 아무도 없는 데서 그랬을까?
73Kimse yokken yaptı.아무도 없는 데서 그랬어요.
74Şehvet yükseldiğinde 이 사람 tuvalete koşup gidip öylece acımasızca küfürler yağdırır. O zaman o şehvet ölür.정욕이 일어나면 이 사람은 화장실로 뛰어들어 가서 그냥 모질게 욕을 퍼붓는 거예요. 그러면 그 정욕이 죽어져요.
75이제 그대로, sizler, bu şehvet denilen, iffetsizlik denilen şey, 마귀'nin kökenidir.이제 그대로, 여러분들, 이 정욕이라고 하는, 음란이라고 하는 것은 마귀의 근본이에요.
76마귀'nin kökeni iffetsizlik olduğu için, iffetsizliği yenmek gerekir, sadece iffetsizliği yenmekle, 이제 그대로, 하나님 olarak gerçekleşmek mümkün olur, iffetsizliği yenemezseniz 하나님 olamazsınız.마귀의 근본이 음란이기 때문에 음란을 이겨야, 음란을 이겨야만, 이제 그대로, 하나님으로 이루어질 수가 있는 것이지, 음란을 못 이겨서는 하나님이 될 수가 없는 것이에요.
77İffetsizliği yenmek gerekir ki ondan sonra 영생 inancı da oluşur, 이제 그대로, iffetsizliği yenmek gerekir ki herkesi kendi bedeni gibi görerek kimsenin günahı da kendi günahı gibi görülür, ondan sonra, 이제 그대로, 'Ben 하나님'ın evladıyım' diye bir gurura sahip olurken, 영생 inancı bir yana, 영생 umuduna da sahip olunduğu için, 영생 umuduna sahip olunursa, 영생 umuduna sahip olan kişinin başka düşünceleri ortaya çıkmaz.음란을 이겨야 그다음에 영생의 확신도 되고, 이제 그대로, 음란을 이겨야 누구든지 내 몸처럼 여기면서 누구의 죄도 내 죄로 여겨지고, 그다음에는, 이제 그대로, 나는 하나님의 자식이라는 긍지를 갖게 되면서, 영생의 확신은 물론이거니와 영생의 소망을 갖게 되는 고로, 영생의 소망을 갖게 되면, 영생의 소망을 가진 사람은 다른 생각이 나오지 않는 것이에요.
78영생의 소망이 dolu dolu olan kişi, kalbinde sevinçle dolup taşan böyle bir deneyim yaşayabilir.영생의 소망이 꽉 차게 있는 사람은 그 마음이 희열이 차고 넘치는 그런 체험을 할 수가 있는 것이에요.
79Şuraya baksa güzel, buraya baksa güzel, neye baksa kalbi sevinçli, "Kuru yaprak uçsa bile kızlar güler" diye bir dünya sözü var, değil mi?이걸 봐도 아름답고, 저걸 봐도 아름답고, 뭘 봐도 마음이 기쁘고, '갈잎파리만 날아가도 웃는다는, 처녀들이 웃는다'라는 세상 말이 있죠?
80İşte bu nedir, kalbi sevinçli olduğu için mi öyledir, kalbi üzgün olduğu için mi öyledir?그게 바로 무엇이냐 하면, 마음이 기쁘기 때문에 그럴까, 마음이 슬프기 때문에 그럴까?
81Kalbi sevinçli olduğu için~마음이 기쁘기 때문에~
82Temelde o kalp sevinçli olursa, temelde o kalp neşeli olursa öyle olur.근본적으로 그 마음이 기쁘고, 근본적으로 그 마음이 즐거우면 그렇게 되는 것이올시다.
83Bu nedenle, 이제 그대로, biz 하나님'ın çocukları olarak 마귀'ye altı bin yıl kölelik etmemiz zaten haksızlıktı, 이제 그대로, 마귀 zindanından kurtuluş, 마귀 zindanından serbest kalış, 마귀 zindanından bizi serbest bırakan bir 구세주 ile buluşup da 마귀 zindanından serbest kalmazsak, o kişi gibi zavallı bir insan bu dünyada var mı, yok mu?그런고로, 이제 그대로, 우리는 하나님의 자식이 마귀한테 육천 년간 노예 생활한 것도 억울한데, 이제 그대로, 마귀 옥에서 해방되는, 마귀 옥에서 석방되는, 마귀 옥에서 석방해 주는 구세주를 만나서 마귀 옥에서 석방이 안 된다면, 그 사람처럼 불쌍한 사람이 이 세상에 있어, 없어?
84Bu dünyada yok, değil mi?이 세상에 없는 거죠?
85구세주 ile buluşup 마귀 zindanından serbest kalıp 하나님 olmazsa, gerçekten zavallı bir kişidir.구세주를 만나서 마귀 옥에서 석방돼서 하나님이 안 된다면, 참으로 불쌍한 사람인 것이 올시다.
86Lanetlenmiş bir çocuktur.저주받은 자식인 거예요.
87Bu kişi, 마귀 zindanından serbest kalmanın sırrını, 하나님 olmanın sırrını, 성령 ile yeniden doğmanın sırrını bu kişi ayrıntılı ve titizlikle öğretiyor mu, öğretmiyor mu?이 사람이 마귀 옥에서 석방되는 비결, 하나님이 되는 비결, 성령으로 거듭나는 비결을 이 사람이 소상하게 세밀하게 가르쳐 줘, 안 가르쳐 줘?
88Öğretiyor, değil mi?가르쳐 주죠?
89Bu yüzden ölümsüzlüğün sırrını da öğretiyor, değil mi?그래서 죽지 않는 비결도 가르쳐 주죠?
90이제 그대로, bu kişi öğrenciyken "Fırsatı sezen kişide zafer vardır" diye ünlü bir özdeyişi bu kişiyi öğreten öğretmeninden duymuştu.이제 그대로, 이 사람이 학생 시절에 "기회를 간파하는 자에게 승리가 있다"라는 그런 유명한 격언을 이 사람을 가르치는 선생님한테 들었던 것이올시다.
91Fırsat dediğimiz şey, bir anlık zaman dilimi, değil mi?기회라는 것은 똑딱 하는 순간을 말하는 거죠?
92O anı sezemezse, ömür boyu, 이제 그대로, sıkıntı çeker ve ayrıca o anı sezemezse sonunda ölür mü, ölmez mi? Ölür, değil mi?그 순간을 간파하지 못하면, 평생을, 이제 그대로, 고생하게 되고, 또한 그 순간을 간파하지 못하면 결국은 죽어, 안 죽어? 죽죠?
93Anlık bir hata yüzünden insan ölür. Anlıyor musunuz?순간 실수로 인해서 사람이 죽는 거예요. 아시겠어요?
94Anlık olarak, 이제 그대로, hata yapmadan, an be an, saniye saniye galip gelen bir yaşam sürerse, o mutlaka bir galip olur ve ayrıca mutlaka başarılı olabilecek bir kişi olur.순간을, 이제 그대로, 실수하지 않고, 순간순간 일 초 일 초를 이기는 생활을 하면 그는 반드시 승리자가 되고, 또한 그는 반드시 성공할 수가 있는 사람이 되는 것이에요.
95Bu nedenle, saniye saniye boş boş geçirme alışkanlığı olan bir kişi, o alışkanlığı bırakmalı mı, bırakmamalı mı?그런고로 일 초 일 초를 멍~하고 그냥 보내는 그런 습관을 가진 사람은 그런 습관을 버려야 돼, 안 버려야 돼?
96Bırakmalı, değil mi?버려야죠?
97Bu yüzden saniye saniye, 이제 그대로, 하나님'ın kalbi, saniye saniye, 이제 그대로, 하나님 olabilecek o merdivenleri tırmanmalı mı, tırmanmamalı mı?그래서 일 초 일 초, 이제 그대로, 하나님의 마음, 일 초 일 초, 이제 그대로, 하나님이 될 수 있는 그런 계단을 밟아서 올라가야 돼, 안 올라가야 돼?
98Tırmanmalı, değil mi?올라가야죠?