Tüm benliğimi adayarak çabalamalıyım
1Bu yüzden, 이제 그대로, insanın ölmesinin nedeni "kanın çürümesidir."그래서, 이제 그대로, 사람이 죽는 것은 "피가 썩어서 죽는다."
2Çok sıradan bir söz gibi görünse de, bu bilimsel ve doğru bir sözdür~ Doğru bir ilim midir, eğri bir ilim midir?아주 평범한 말 같지만, 이게 과학적이면서 정확한 말씀이야~ 정확한 학문이야, 삐딱한 학문이야?
3Doğru bir ilimdir, anladınız mı?정확한 학문이야, 아시겠어요?
4Kanın çürüyerek öldüğünü, kanın çürüyerek yaşlandığını, kanın çürüyerek hastalandığını nerede duyabilirsiniz?피가 썩어서 죽고, 피가 썩어서 늙고, 피가 썩어서 병에 걸린다는 말을 어디 가서 들을 수 있어요?
5Duyamazsınız, değil mi?들을 수가 없죠~
6O zaman yeryüzünde tek olan bir öğretmen midir, yoksa iki tane olan bir öğretmen midir?그러면 유일하게 지구 땅 위에는 하나밖에 없는 선생이야~ 둘이 있는 선생이야?
7Tek olan bir öğretmendir~ Anladınız mı?하나밖에 없는 선생이야~ 아시겠어요?
8Sadece bir tane var. İki tane de yok. Öyle mi, değil mi?하나밖에 없어. 둘도 없어. 그래요, 안 그래요?
9O tek öğretmeni şimdi değerli mi saymalıyız, küçümsemeli miyiz?그 하나밖에 없는 선생을 이제 귀중하게 여겨야 돼, 우습게 여겨야 돼?
10Değerli saymalıyız, değil mi?귀중하게 여겨야죠~
11Sizler, 이제 그대로, bu kişi size 영생 vermek için mi konuşuyor, yoksa size lanet etmek için mi konuşuyor~여러분들, 이제 그대로, 이 사람이 여러분들에게 영생을 주려고 말씀하는 거야, 여러분들에게 저주를 하려고 말씀하는 거야~
12영생'in imkansız olduğunu zorla mı tartışıyor?영생이 안 되는 것을 억설로 논하는 거야?
13영생'in imkansız olduğunu zorla tartışıyorsa, mantıklı mı, mantıksız mı?영생이 안 되는 것을 억설로 논한다면, 이치가 맞아, 안 맞아?
14Mantıksız~이치가 안 맞아~
15Herkes itiraz etsin, itiraz etsin~누구든 반론을 제기해보라고 해봐, 반론을~
16Bu kişi'nin tartıştığı 영생 bilimine, bu kişi'nin tartıştığı "insanın ölmeme sırrının bilimi"ne karşı çıkacak biri varsa, bir denemesini söyleyin~이 사람이 논하는 영생학, 이 사람이 논하는 "사람이 죽지 않는 비결의 학문"을 반론을 제기할 자가 있으면, 한번 해보라고 해봐~
17Yoktur.없어요.
18Neden derseniz, bu kişi'nin mantığı mükemmel bir mantık mı, bu kişi'nin mantığı eksik bir mantık mı?왜 그러냐면, 이 사람의 논리는 완벽한 논리야, 이 사람의 논리는 부족한 논리야?
19Tam bir mantık, anladınız mı?완전한 논리야, 아시겠어요?
20Kimse karşı koyamaz~누구든지 당할 수가 없어~
21Dünyanın en iyi beynine sahip kişi bile bu kişiye karşı koyacak biri var mı?세계 최고의 두뇌를 가진 사람도 이 사람을 당할 자가 있어?
22Karşı koyacak kimse yok. Anladınız mı?당할 자가 없어. 아시겠어요?
23Bu yüzden açgözlülük yaparsa 피가 썩는다.그래서 욕심을 부리면 피가 썩는다.
24'나'라는 주체의식 sadece düşünmekle bile 피가 썩는다 olduğunu bu kişi deney yaparak mı biliyor?'나'라는 주체 의식이 생각만 해도 피가 썩는다는 것을 이 사람이 실험을 해서 아는 거죠?
25Deney yapmasa bile bu kişi bilir, değil mi?실험을 안 해도 이 사람은 알죠?
26Deney yapmadan bile bilebilecek düzeydeyse, yüksek seviyeli bir bilgin mi, 이제 그대로, düşük seviyeli bir bilgin mi?실험을 안 해도 알 수 있는 정도면, 차원이 높은 학자야, 이제 그대로, 차원이 낮은 학자야?
27Yüksek seviyeli bir bilgin, anladınız mı?차원이 높은 학자야, 아시겠어요?
28Bilimsel olarak deney yapıp ancak o zaman başını sallayarak anlayan o düşük seviyeli bilginle, deney yapmadan kesin olarak bilen bir bilginse, bu çok yüksek seviyeli bir bilgindir, değil mi? Doğru mu, değil mi?과학적으로 실험을 해봐가지고 그때서야 고개 끄덕끄덕하고 깨닫는 그러한 저 차원의 학자하고, 실험을 안 해도 확실하게 아는 학자라면, 이건 굉장히 높은 차원의 학자죠? 그래요, 안 그래요?
29Bunu ayırt edemeyen aptaldır. Anladınız mı?이걸 분별하지 못하는 건 멍텅구리야. 아시겠어요?
30이제 그대로, ölmeme sırrını bu kişi tartışırken, Kutsal Kitap'ta 'beni her zaman terk et', Konfüçyüsçülük'te 'kendini yenen dünyayı yener', Budist kutsal yazılarında 'benliksizlik durumuna ulaşılırsa aydınlanmaya erişilir' diye tartışıldığını söylüyor, değil mi?이제 그대로, 죽지 않는 비결을 이 사람이 논하는데, 성경에서는 나를 항상 버려라, 유교에서는 나를 이기는 자는 천하를 이기는 것이다, 불경에서는 무아경지에 이르러야 도통한다고 논하고 있다는 말씀을 하고 있는거죠.
31Bununla birlikte doğrudan ölümün nedeni olan, insanın ölmesinin nedeni olan, ızdırabın nedeni olan, acıların nedeni olan, hastalığın nedeni olan şeyin doğrudan '나'라는 주체의식 olduğunu kesin olarak tartışıyor mu, tartışmıyor mu?그러면서 바로 사망의 원인이 되는, 사람이 죽는 원인이 되는, 괴로움의 원인이 되는, 고통의 원인이 되는, 병의 원인이 되는 것이 바로 '나'라고 하는 주체의식이란 것을 정확하게 논해, 안 논해?
32Bu teoriyi başka bir yerde duyabilir misiniz?이 학설을 어디 다른 데에 가서 들을 수 있어요?
33Kişinin kendisinin doğrudan 마귀'nin ruhu olduğunu, '나' denilen benliğin doğrudan ölümün ruhu olduğunu söyleyen şey kesin bir mantık mı, hoş bir mantık mı?자기 자신이 바로 마귀의 영이요, '나'라고 하는 자존심이 바로 사망의 영이라고 하는 것이 정확한 논리야, 근사한 논리야?
34Böyle kesin bir mantığı bilmeyen birine gidip, 이제 그대로, dünyada yüksek lisans, üniversite diye eğitim alınsa da, orada böyle şeyler öğrenilebilir mi?이런 정확한 논리를 알지 못하는 사람한테 가서, 이제 그대로, 세상에서는 대학원이다, 대학이다, 공부를 하지만, 거기서 이런 걸 공부할 수 있어요?
35Orada öğrenilemez. Bu çok yüksek seviyeli bir bilimdir. Anladınız mı?거기서 공부하지 못해. 이건 굉장한 차원 높은 학문이야. 아시겠어요?
36Sizden okul ücreti alacak olsam, bu evren büyüklüğünde bir altın külçesi alsam bile yetmez. Anladınız mı?여러분들한테 내가 월사금을 받으려면, 이 우주덩어리만 한 금덩어리를 받아도 모잘라. 아시겠어요?
37Bu yüzden okul ücreti almamayı tercih ederim, bu yüzden.그러니까 월사금을 차라리 안 받아, 그래서.
38Sizin öyle bir paranız var mı?여러분들이 그런 돈이 있어?
39Öyle bir altın külçesi var mı?그런 금덩어리가 있어?
40Yoktur~없지~
41Bu çok değerli bir şeydir~ Anladınız mı?이건 굉장히 가치 있는 거예요~ 아시겠어요?
42Bunu hafife almak, aptal olduğu içindir.이걸 우습게 여기는 건, 그건 멍텅구리가 돼서 그래.
43Çok çok boş bir teneke olduğu için~ Çok çok ayırt edebilecek bilgeliği olmadığı için~ Bilimden yoksun olduğu içindir. Anladınız mı?너무너무 빈 깡챙이가 돼서~ 너무너무 분별할 수 있는 지혜가 없어서~ 학문이 없어서 그런 거야. 아시겠어요?
44Bir düşünün~ Ben (siz kendiniz) ölünce bir faydası var mı?여러분들 생각해 봐~ 나(여러분 자신이) 죽어 봐야 소용이 있어?
45Ben (siz kendiniz) ölünce, cennet ne kadar iyi olursa olsun faydası yok, gereksiz bir şeydir.나(여러분 자신) 죽어 봐야, 천당이 아무리 좋은 게 있어도 소용이 없어, 필요 없는 거야.
46이제 그대로, her zaman, her an söylediğim gibi, sizin ne kadar çok paranız, ne kadar çok malınız olursa olsun, (kişi) öldükten sonra faydası var mı?이제 그대로, 내가 늘 시간시간 말하지만, 여러분들 돈이 아무리 많고, 재산이 아무리 많아도, (자신이) 죽은 다음에 소용이 있어?
47Faydası yok~ Anladınız mı?소용이 없어~ 아시겠어요?
48Sıkıca tutsanız bile ölürsünüz~ Anladınız mı?잔뜩 붙잡고 있어 봐야 죽어~ 아시겠어요?
49이제 그대로, bu 천지공사'ye kullanılması için verirseniz 하나님 영생 verir. Öyle mi, değil mi?이제 그대로, 이 천지공사(天地公事)에 쓰도록 내놓으면 하나님이 영생이나 주지. 그래, 안 그래?
50Tutsanız bile ölürsünüz, ölünce mezarda kullanamazsınız, bırakıp giderseniz yaşayan hırsızlar tarafından çalınır~ Doğru mu, değil mi?붙잡고 있어봐야 죽어, 죽어봐야 무덤 속에서 못써, 놓고 가야 뺏겨, 산 사람 도둑놈들한테~ 그래요, 안 그래요?
51Ölürseniz çalınır~죽으면 뺏겨~
52Bu yüzden 영생 elde etmek için, 이제 그대로, 영생 elde etmek için 하나님'a iyi görünmeli miyiz, kötü görünmeli miyiz?그러니까 영생을 얻기 위해서, 이제 그대로, 영생을 얻기 위해서 하나님한테 잘 보여야 돼, 잘못 보여야 돼?
53하나님'a iyi görünmeliyiz. Anladınız mı?하나님한테 잘 보여야 돼. 아시겠어요?
54영생 denilen şey o kadar kolay 'hop!' deyince 영생 elde edilen bir şey değil~ Anladınız mı?영생이라는 게 그렇게 쉽게 '압!' 하면 영생을 얻는 게 아니야~ 아시겠어요?
55영생 denilen şey 6 bin yıl, sizin yaşınız kaçtı?영생이라는 게 6천 년, 여러분들 나이가 몇 살이라고?
566 bin yaş demiştik, değil mi?6천 살이라고 그랬죠?
57Bu kişi yalan mı söylüyor?이 사람이 거짓말이야?
58Gerçeği tartışıyor, değil mi~사실을 논하는 거죠~
59Sizin bedeninizde akan kan 6 bin yaşında bir kan, anladınız mı?여러분들 몸속에 흐르는 피가 6천 살 먹은 피야, 아시겠어요?
606 bin yaşındaki kan 6 bin yıl boyunca 마귀'ye kölelik ettiği için, kirlenebildiği kadar kirlendi mi, temizlenebildiği kadar temizlendi mi?6천 살 먹은 피가 6천 년 동안 마귀의 종노릇 했으니, 더러워질 대로 더러워졌어, 깨끗해질 대로 깨끗해졌어?
61Kirlenebildiği kadar kirlendi~더러워질대로 더러워졌어~
62Bu yüzden düşünceler çocukça ve~ O düşünce doğrudan, 이제 그대로, 마귀'nin düşüncesi, ölüm düşüncesi, çok bayağı düşüncelerden başka bir şey yapamaz. Anladınız mı?그러니까 생각이 유치하고~ 그 생각이 바로 이제 그대로 마귀의 생각, 죽는 생각, 아주 저속한 생각밖에 할 줄 몰라. 아시겠어요?
63이제 그대로, insan denilen varlık 하나님'ın çocuğu olduğu için, Kutsal Kitap'ta veya Budist kutsal yazılarında 성령 ile yeniden doğmakla kurtuluş elde edileceği sözünün olması, doğrudan 하나님 olarak yeniden doğmanız için 하나님'ın çağrısıdır.이제 그대로, 사람이라는 것은 하나님의 자식인고로, 성경이나 불경에도 성령으로 거듭나야 구원 얻는다는 말이 있는 것은 바로 하나님으로 다시 태어나라고 하나님께서 호소하고 있는 거예요.
64Doğrudan insanlığın atası olan 하나님 biz torunlarına böyle çağrı yaparsa, bizim 성령 ile yeniden doğmak için çaba göstermemiz mi normaldir, vazgeçmemiz mi normaldir?바로 우리 인류의 조상이 되는 하나님께서 우리 후손들에게 이렇게 호소를 하면, 우리가 성령으로 거듭나려고 애를 쓰고 기를 써야 정상일까, 포기해야 정상일까?
65Çaba göstermeliyiz, anladınız mı?애를 쓰고 기를 써야 돼, 아시겠어요?