Ölene Kadar Dayak Yedi
1Bu kişi çocukluğundan beri çetin 연단 aldı ve okul yıllarında bile, 이제 그대로, soğuk kış günlerinde dolaşırken bir insanın dayanamayacağı zorluklar çektiğini söylemiştim, değil mi?이 사람이 어려서부터 모진 연단을 받았고, 학창 시절에도, 이제 그대로, 추운 겨울에 다니면서 사람으로서는 당할 수가 없는 고생을 했다고 그랬죠?
2Böyle zorluklar yaşadıktan sonra, hatta 6.25 Savaşı'nı yaşayıp, 이제 그대로, komünistler bu kişiyi bir polis memurunun kardeşi diye ölümüne dövdükleri için, ne kadar dayak yemiştir, öyle mi, değil mi?그런 고생을 하고, 심지어는 6.25 사변을 만나가지고, 이제 그대로, 빨갱이들이 이 사람을 경찰관의 동생이라고 해 가지고 죽을 때까지 두드려 팼으니까, 얼마나 매를 맞았겠어, 그래요, 안 그래요?
3Bu yüzden bu kişi bayıldığında, taşa çarpan bir kurbağanın bacaklarını titreyerek ölmesi gibi, öylece uzanıp kalmış, derler.그래서 이 사람이 까무러칠 때에 돌에 맞은 개구리가 다리를 벌벌벌 떨면서 죽는 것처럼 그냥 쭉 뻗더래요.
4Bu yüzden hemen bir hasır örtüyle tamamen üzerini örtmüşler, derler.그러니깐 가마때기를 싹 덮어 버리더래요.
5Bu yüzden öldüğünü sanmışlar, mesele bu.그래서 죽은 줄만 알았다, 이거야.
6Ama bu kişi 전도관 신앙촌'a gelip, 이제 비로소 Lee Chan-yong papazının eşi, sağır kadınıyla tanıştı.그런데 이 사람이 전도관 신앙촌 나와가지고 이제 비로소 이찬용 목사의 사모님, 귀머거리를 만났어요.
7"Aa, Bay Jo yaşıyormuş, ölmüş sanmıştım" dedi."어, 조 선생이 살았네, 죽은 줄 알았더니" 그래요.
8"Ne zaman öldüğümü gördünüz?" diye sordu."언제 죽은 걸 봤어요?" 그러니까
9"Ah, o zaman o komünistler tarafından Halk Ordusu Karşılama Komitesi'nin o bodrum katına sürüklenip dayak yerken, adeta köpek gibi dövülürken, sonra bayılıp öldüğünü ben gözlerimle gördüm, hasır örtüyle üzerini örttüklerini de gördüm.""아, 그때 그 빨갱이들한테 그 인민군 환영위원회 그 지하실로 끌려 내려가서 매 맞는, 그냥 개 패듯 해 가지고 나중에 그냥 까무러쳐서 죽는 걸 내가 눈으로 봤는데, 가마때기 갖다가 덮는 것도 봤는데."
10"Ah, öyle mi," dedi bu kişi."아~, 그래요", 이 사람이.
11Ben öyle bayıldığımı bile hatırlar mıyım, hatırlamaz mıyım?나는 그렇게 까무러친 것도 생각이 날까, 안 날까?
12Kendisi bilmez, değil mi?자신은 모르죠?
13Ama o Lee Chan-yong papazının eşi, o cam pencereden, bodrum katındaki cam pencereden hepsini görmüş.그런데 그 이찬용 목사님의 사모님이 그 유리 창문 지하의 유리 창문으로 다 본 거예요.
14Gördükten sonra anlattığında, bu kişi nihayet anladı.보고서 얘기를 해 주니까 비로소 알았어요. 이 사람이.
15Yani bayılıp tamamen uzanana kadar dayak yediğine göre, ne kadar dayak yemiştir?그러니까 까무러쳐서 완전히 뻗을 때까지 매를 맞았으니 얼마나 맞았겠어요?
16Size söylemiştim, at arabası dingili, o tekerleklerin döndüğü at arabası dingili var, değil mi?여러분들에게 말씀을 드렸지만, 마차 철주 그 바퀴 돌아가는 마차 철주 있죠?
17Ortası kare şeklindedir. Sadece iki ucu yuvarlaktır. Tekerlekler döndüğü için. O at arabası dingili kare şeklindedir.그 가운데는 네모져요. 양쪽만 동그래. 바퀴가 돌아가기 때문에. 그 마차 철주는 네모지다고.
18Onu bir yerden bulup, onu dizimin arkasına sokup diz çöktürerek oturtuyorlardı.그걸 어디서 구해다가 그걸 내 다리오금에 껴서 무릎을 꿇려서 앉히는 거야.
19Ve bu dizlerin üzerindeki kaval kemiklerini ayakkabılarıyla eziyorlardı.그리고 이 무릎 위 정강이를 구둣발로 짓이겨요.
20Ne kadar acımıştır? Bir düşünün.얼마나 아프겠어요? 생각을 해 봐요.
21Bu kişi 30 yaşında biri de değildi, yirmi yaşında, tam on dokuz, 이제 그대로, bir toydu, bir toyu öyle ezdiklerinde ne kadar acımıştır.이 사람이 나이가 30살 먹은 사람도 아니고, 나이 스무 살짜리, 만 열아홉, 이제 그대로, 애송이인데, 애송이를 갖다가 그냥 그렇게 짓이기고 할 때에 얼마나 아팠겠어요.
22O kadar dövüp, o kadar kırbaçlamışlar ki, kolları şişmiş, bacakları şişmiş, yazlık kıyafetleri bol olmasına rağmen, şişlikten yazlık kıyafetleri lime lime yırtılmış.그 얼마나 때리고, 얼마나 매질을 했으면, 팔은 팔대로 붓고 다리는 다리대로 부어가지고, 여름옷이 풍성한 옷인데, 부어가지고 여름옷이 갈기갈기 찢어졌어요.
23O kadar dayak yediğine göre, sizler bu kişinin ne kadar korkunç bir 연단 aldığını anlayabilirsiniz, değil mi?그렇도록 매를 맞았다면 여러분들 가히 이 사람이 얼마나 무서운 연단을 받았다는 걸 알 수 있죠?
24Bu kişi konuşsa, ailesinin tüm üyeleri öleceği için, 'Ben tek başıma öleyim gitsin' düşüncesiyle, dayağa dayanamayıp konuşma tehlikesi olduğu için, dilini ısırdı.이 사람이 말만 하면 이 사람의 가족 식구들이 몽땅 죽는 고로, 나 하나 죽고 말겠다는 생각에 의해서, 매에 못 이겨서 말이 나올 우려가 있는 고로, 혓바닥을 깨물었어요.
25Dilini ısırdığında kan fışkırır mı, fışkırmaz mı?혓바닥을 깨무니까 피가 터져 나올까, 안 터져 나올까?
26İşte sizler, bu kişi yaşı küçük olmasına rağmen, ruhu o yılmaz iradeye, 이제 그대로, belirgin ve sağlam bir iradeye sahip bir insan mıdır, değil midir?이 바로 여러분들, 이 사람이 나이는 어리지만 정신만은 그 불굴의 의지가, 이제 그대로, 뚜렷하게 투철한 의지를 가지고 있는 사람이야, 안 가지고 있는 사람이야?
27Sahip olan bir insan, değil mi?가지고 있는 사람이죠?
28Ayrıca fedakar bir ruhu var mı, yok mu?또한 희생적인 정신이 있어, 없어?
29Fedakar bir kalbi var, değil mi?희생적인 마음이 있죠?
30O fedakar kalbi olduğu için, 'Ben tek başıma feda olayım ve ailemi kurtarayım' düşüncesiyle, o çetin dayağın hepsini yiyip ağzını kapattığı, gerçekten o döven insanlar bile 이제 hayran kalmış mıdır, kalmamış mıdır?그 희생적인 마음이 있는 고로, 나 하나 희생당하고 가족을 다 살리겠다는 마음으로, 그 모진 매를 다 맞고 입을 봉했다고 하는 것은 참으로 그 때리는 그 사람들도 이제 감탄했을까, 감탄 안 했을까?
31O kişi de hayran kaldı.그 사람도 감탄했어.
32Sonra bu kişi sürünerek dışarı çıkınca, "Bu piç kurusu, gerici piç kurusu, inatçı piç kurusu. Ben böyle bir piç kurusu ilk defa görüyorum!"나중에 이 사람이 엉금엉금 기어 나오니까 "이 간나새끼, 반동 아새끼 지독한 아새끼야. 내 이런 새끼는 처음 봤어!"
33Yani bu dünya insanı olarak böyle bir insan var mıdır, yok mudur?그러니까 이 세상 사람으로서는 그런 사람이 있다는 거야, 없다는 거야?
34Yoktur, değil mi?없다는 거죠?
35"Ne kadar dövsen de konuşmayan bir piç kurusu bu, bu piç kurusu. Çok korkunç bir piç kurusu bu, bu piç kurusu.""아무리 때려도 말을 안 하는 새끼야, 이 새끼. 아주 무서운 새끼야. 이 새끼."
36Bu kişiye korkunç dediler, o komünistlerin bu kişiyi dövüp bilincini kaybedene kadar ağzını açmadığını ve dilini ısırdığını görünce, o komünistler, komünistler de gerçekten inatçı mıdır, değil midir?무섭대 이 사람더러, 그 빨갱이들한테 뭇매를 맞고 의식을 잃을 때까지 입을 열지 아니하고 혓바닥을 깨무는 이러한 것을 보고 그 빨갱이들이, 빨갱이들도 참 지독해, 안 지독해?
37İnatçı insanlar bile şaşkınlıktan ön ve arka ayaklarını kaldıracak kadar şaşırdılar, ön ve arka ayaklarını kaldırdılar.지독한 인간들이 앞뒤 발을 들 정도야, 앞뒤 발을 번쩍 들었어.
38Yani hemen bu kişi, 이제 그대로, bu kişinin içinde akan kan fedakar 하나님'ın kanı mıdır, yoksa sabredemeyen 마귀'nin kanı mıdır?그러니깐 바로 이 사람이, 이제 그대로, 이 사람 속에 흐르고 있는 피가 희생적인 하나님의 피일까, 참지 못하는 마귀의 피일까?
39Fedakar 하나님 kanıdır. Anlıyor musunuz?희생적인 하나님 피예요. 아시겠어요?
40Fedakar 하나님'ın kanı aktığı için, ne tür bir acı çekerse çeksin, bu acıyı tek başına çekeceğim diyen o kalp, o güzel bir kalp midir, o kalp kirli bir kalp midir?희생적인 하나님의 피가 흐르고 있는고로, 어떠한 고통을 당해도 혼자 이 고통을 감수하겠다는 그 마음이 그게 아름다운 마음이야, 그 마음이 더러운 마음이야?
41Güzel bir kalp, değil mi?아름다운 마음이죠?
42Böyle güzel bir kalbe sizler de sahip olun, ancak o zaman bir 이긴자 olursunuz.그런 아름다운 마음을 여러분들도 가져, 그래야 이긴자가 돼.
43Ancak o zaman sizler 하나님 olursunuz.그래야 여러분들이 하나님이 되는 거야.
44이제 그대로, 하나님 için, insanlık için, birçok insan için, benim çabucak bir 이긴자 olmam ve çabucak 하나님 olmam gerekir mi, gerekmez mi?이제 그대로, 하나님을 위해서는, 인류를 위해서는, 많은 사람을 위해서는, 내가 빨리 이긴자가 되고 빨리 하나님이 돼야 돼, 안 돼야 돼?
45Gerekir, değil mi?돼야죠?
46Bu yüzden, 이제 그대로, eğer çabucak 하나님 olmak istiyorsanız, insan doğasını çabucak terk etmelisiniz, değil mi? Terk etmemeli misiniz?그런고로 이제 그대로, 여러분들이 하나님이 빨리 되려면 인간의 근성을 빨리 버려야 돼, 안 버려야 돼?
47Çabucak terk etmelisiniz, değil mi?빨리 버려야죠?
48İnsan doğasını çabucak terk edip, insan maskesini tamamen çıkarıp atmalısınız ki, Kutsal Kitap'ta dendiği gibi çabucak hadım olmalı, çabucak nötr olmalı, tamamen 무극 mertebesine ulaşmalısınız ki, ancak o zaman 성령 ile yeniden doğabilirsiniz; insan doğasıyla bu mümkün değildir, anlıyor musunuz?인간의 근성을 빨리 버리고, 여러분들이 완전히 인간의 탈을 벗어버려야, 성경에 있는 말 그대로 고자가 빨리 되어야, 중성이 빨리 되어야, 완전히 무극 경지에 이르러야, 그래야 성령으로 거듭날 수가 있지, 인간의 성품을 가지고는 안 되는 거예요, 아시겠어요?
49이 사람 da tamamen 무극 mertebesine ulaşınca, ancak o zaman 이 사람 insan maskesini tamamen atmış bir zihne sahip olunca, idrar ve dışkı yoluyla, 이제 그대로, simsiyah kan şarıl şarıl aktı.이 사람도 완전히 무극 경지에 이르니까 그제서야 이 사람이 완전히 인간의 탈을 벗어버린 마음을 가지니까, 소변으로 대변으로, 이제 그대로, 시커먼 피가 콸콸콸 쏟아져요.
50Böylece kan tamamen değişiyor.그러니까 피가 완전히 바뀌어져요.
51Kan tamamen değişince, zihin de değişiyor.피가 완전히 바뀌니까 마음이 바뀌어져.
52İnsan düşünceleri yok oluyor, aile düşünceleri akla gelmiyor, geçmiş düşünceleri de akla gelmiyor, dünya düşünceleri de akla gelmiyor.인간의 생각이 없어, 가족 생각이 안 나, 과거 생각도 안 나고, 세상 생각도 안 나요.
53Bununla birlikte, 이제 그대로, 영생 inancı %100 dolunca, dünyada korkulacak bir şey kalır mı?그러면서, 이제 그대로, 완전히 영생의 확신이 100% 차니까 세상에 두려운 게 있을까?
54Zihin karmaşık olur mu?마음이 복잡할까?
55Zihin huzurlu olur, değil mi?마음이 편안하겠죠?
56Zihin huzurlu olurken, tarif edilemez, coşkun bir sevinç hissedilebilir, değil mi?마음이 편안하면서 말할 수 없이 용솟음치는 기쁨을 느낄 수가 있는 거죠?
57Coşkun bir sevinç hissedilebilir.용솟음치는 그런 기쁨을 느낄 수가 있어요.
58Bu yüzden, 이제 그대로, sizler bir an önce 성령 ile yeniden doğup birer 이긴자 olup, burada tamamlanmış 이긴자'lardan çok sayıda oluşursa, bu dünya sonunda cennet olur mu, olmaz mı?그런고로, 이제 그대로, 여러분들이 하루속히 빨리 성령으로 거듭나서 이긴자가 돼 가지고, 완성의 이긴자가 여기 많이 이루어지면, 이 세계가 결국은 하늘나라가 되고 말까, 안 되고 말까?
59Cennet olur, değil mi?하늘나라가 되고 마는 거죠?
60Hepiniz, 이제 그대로, sadece doğru kişi olup 하나님 olursanız, bu dünyada ölen kimse kalmaz, anlıyor musunuz?여러분들이 다, 이제 그대로, 의인이 되고 하나님이 되기만 되면, 이 세상에 죽는 사람이 없어지는 거야, 아시겠어요?
61Mezarlar yok olur.무덤이 없어져.
62Mezarlar yok olur ve ölen kimse kalmaz.무덤이 없어지고 죽는 사람이 없어져.
63Bu yüzden, lütfen, birer 구세주 하나님 olun.그러기 때문에 여러분들, 제발 구세주 하나님이 되어 달라.
64구세주 하나님 olmanın sırrı, tam da sizin, 이제 그대로, 반대생활, 반대 마음a sahip olmanızdır.구세주 하나님 되는 비결은 바로 여러분들이, 이제 그대로, 반대 생활, 반대 마음을 가져라.