Savurgan Oğulu Bekleyen Kalp
1이제 그대로, bu kişi sizlere "Zihninizi nasıl kurarsanız kanınız öyle değişir!" "Zihninizi nasıl kurarsanız bedeniniz öyle değişir!" "Zihninizi nasıl kurarsanız, bir 마귀 새끼'nin zihnini kurarsanız bir 마귀 새끼'ye dönüşürsünüz, 하나님'ın zihnini kurarsanız 하나님'a dönüşürsünüz." sözlerini on yıldan fazla bir süredir haykırdı, değil mi?이제 그대로, 여러분들에게 이 사람이 "마음을 먹는 대로 피가 변한다!" "마음을 먹는 대로 몸이 변한다!" "마음을 먹는 대로, 개새끼 마음을 먹으면 개새끼로 변하고, 하나님의 마음을 먹으면 하나님으로 변한다."는 말씀을 십 년이 넘도록 이 사람이 외쳤어, 안 외쳤어?
2Haykırdı, değil mi?외쳤죠?
3Hatta "Olduğun gibi davranırsın" sözünü de söylerken, bu sözleri duymuşsanız 하나님'ın kalbine sahip olmaya çalışmak mı normaldir, yoksa bir 마귀 새끼'nin kalbine sahip olmak mı normaldir?그러면서 "생긴 대로 노네" 하는 말씀까지 하면서, 이 말씀을 들었으면 하나님 마음을 먹으려고 노력을 해야 정상이야, 마귀 새끼 마음을 먹어야 정상이야?
4Bu kişi öfkeyle patlıyor.울화통이 터져 이 사람이.
5Böyle boğazı düğümlenerek haykırılan şey, sadece haykırıldığı ve duyulduğu anlık kalıyor, sonra tekrar dönüp, 이제 그대로, günah İşleyip, tekrar 하나님'ın kalbini unuttuklarını görünce, bu kişi öfkeyle patlar mı, patlamaz mı?그렇게 목매어 외쳤던 건만 외칠 때, 들을 때, 그때뿐이요, 또 돌아서서 또, 이제 그대로, 범죄하고, 또 하나님의 마음을 잊어버리고 하는 걸 보면, 이 사람은 울화통이 터질까, 안 터질까?
6Öfkeyle patlar.울화통이 터져.
7Bu yüzden eskiden 밀실 içinde 해와이긴자'nın hıçkıra hıçkıra ağladığını, öfkesini boşalttığını ve yeri yumruklayarak ağladığını çok gördüm.그래서 옛날에 밀실 안에서 해와이긴자가 대성통곡을 하고 그냥 울분을 터뜨리고 땅을 치면서 우는 모습을 내가 많이 봤어요.
8Şimdi bu kişi bizzat bunu yaşadığında, bu kişi tam da o duruma geldi.이제 이 사람이 막상 당하고 나니까 이 사람이 꼭 그 입장이 되었어요.
9Bu yüzden öfkeyle patlayıp hıçkıra hıçkıra ağladığı ve ağladığı çok zaman olur.그래서 울화통이 터져서 대성통곡을 하고 울 때가 많이 있어요.
10Sizler, bu kişiyi artık ağlatmayı bırakmalısınız, yoksa ağlatmaya devam mı edeceksiniz?여러분들, 이 사람을 이제 그만 울려야지 계속해서 울릴 거야?
11Ağlatmaya devam mı edeceksiniz? Bu kişiyi ağlatmaya devam etmek uygun mu?계속해서 울릴 거야? 계속해서 이 사람을 울리면 되겠어요?
12Açıkça, sizler, 이제 그대로, bu kişi sizi koşulsuz seviyor, koşulsuz affediyor ve size koşulsuz 영생 vermek için çabalıyor ve uğraşıyor, ama bu durumu bilmediğiniz için gerçekten bunaltıcı mı, bunaltıcı değil mi?분명히 여러분들, 이제 그대로, 이 사람이 여러분들을 무조건 사랑하고, 무조건 여러분들을 용서해주고, 여러분들을 무조건 영생을 주려고 노력을 하고 애를 쓰고 있는데, 이 사정을 모르고 있으니 참말로 답답해, 안 답답해?
13Bunalıcı, değil mi?답답하죠?
14이제 그대로, sizinle bu kişi arasındaki ilişki ruhsal evlatlar ve 영모님 arasındaki ilişki olduğu için, kim bu araya nifak sokabilir?이제 그대로, 여러분들과 이 사람의 사이는 영적 자식과 영적 엄마의 사이인 고로 누가 이 사이를 이간질시킬 자 있어?
15Kim ayırabilir?누가 떼어놓을 자 있어?
16Kimse ayıramaz.누가 떼어 놓을 자 없어.
17이제 그대로, Kutsal Kitap'ta, kaybolan bir koyunu bulmak için doksan dokuz koyunu bırakıp o kaybolan bir koyunu aramaya gitmenin çobanın yüreği olduğu söylenir, değil mi?이제 그대로, 성경에는 잃어버린 한 마리 양을 찾으려고 아흔아홉 마리를 놔두고 그 잃어버린 한 마리 양을 찾으려 가는 것이 목자의 심정이라고 그랬죠?
18O Kutsal Kitap'ta var, o.그게 성경에 있는데 그게.
19O, hakikat sözü müdür, hakikat dışı söz müdür?그게 바로 진리의 말씀이야, 비진리의 말씀이야?
20Hakikat sözüdür.진리의 말씀이야.
21Bu yüzden, aranızdan bir kişi bile yoldan çıkarsa, gerçek bir çoban ve gerçek bir 영모님 ise, o bir kişiyi, 이제 그대로, kaybolan o bir kişiyi bulmak için dolaşıp durması normal midir, normal değil midir?그런 고로, 여러분들 중에한 사람이라도 잘못되면, 바로 진짜 목자요 진짜 영적 엄마라면 그 한 사람을, 이제그대로, 잃어버린 한 사람을 찾으려고 헤매고 돌아가는 게 그게 정상이야, 정상 아니야?
22Normaldir, değil mi?그게 정상이죠?
23Böyle bir şeyi düşünürseniz, sizler, 이제 그대로, 영모님'in sizi arayıp durduğunu düşünürseniz, 이제 그대로, ne tür bir sınava maruz kalırsanız kalın, ne tür bir İşle karşılaşırsanız karşılaşın, 영모님'in kucağını terk etmeli misiniz, terk etmemeli misiniz?그런 걸 생각한다면 여러분들, 이제그대로, 영적 엄마가 찾아 헤매는 걸 생각해보면, 이제그대로, 여러분들이 좀~ 어떠한 시험을 당해도 어떠한 일을 당해도 영적 엄마 품을 떠나야 돼, 안 떠나야 돼?
24Terk etmelisiniz, değil mi?떠나야 되죠?
25Terk etmemelisiniz, değil mi?안 떠나야 되죠?
26Terk etmemelisiniz. Anlıyor musunuz?안 떠나야 돼.아시겠어요?
27Şimdi mi gelir, sonra mı gelir diye, gece gündüz, kış, soğuk ve sıcak demeden, hep, 이제 그대로, kapı eşiğinde savurgan oğulun gidip dönmesini sabırsızlıkla beklemek Kutsal Kitap'ta var, değil mi? Var, değil mi?이제나 올까 저제나 올까, 밤이고 낮이고 겨울이고 춥고 더웁고 늘, 이제 그대로, 문턱에서 탕자가 나갔다가 돌아오기를 손꼽아 기다리는 것이 성경에 있죠? 있죠?
28O, 하나님'ın yüreğidir. Anlıyor musunuz?그게 하나님의 심정이야. 아시겠어요?
29Bu yüzden, 이제 그대로, 하나님'ın Ruhunu deneyimlemiş olanlar bu durumu bilir, 하나님'ın Ruhunu deneyimlememiş olanlar bu durumu bilemez. Anlıyor musunuz?그래서, 이제 그대로, 하나님의 신을 모셔 본 사람이나 이 사정을 알지, 하나님의 신을 모셔 보지 않은 사람은 이 사정을 알 수가 없어요. 아시겠어요?
30Bu yüzden, 이제 그대로, sizler, dünya dilinde "Çok çocuğu ve çok dalı olan ağacın rüzgarsız günü olmaz." diye bir söz var, değil mi? Öyle mi, değil mi?그래서, 이제 그대로, 여러분들, 세상 말로 "자식 많고 가지가 많은 나무, 바람 잘 날이 없다." 는 말이 있죠? 그래, 안 그래?
31이제 그대로, birçok ruhsal evlat bağlıysa rüzgarsız bir gün olur mu, olmaz mı?이제 그대로, 여러 영적 자식이 달려 있으면 바람 잘 날이 있을까, 없을까?
32Rüzgarsız bir gün olmaz. Anlıyor musunuz?바람 잘 날이 없어. 아시겠어요?
33Gözyaşının kurumadığı bir gün olmaz. Gözyaşının kurumadığı bir gün.눈물 마를 날이 없어. 눈물 마를 날.
34Bu yüzden artık sizler on yıldır bu hakikat sözünü dinleyip ruhsal sütü içtiğinize göre, artık ruhsal olarak büyümüş gibi davranmalı mısınız, davranmamalı mısınız?그런고로 이제는 여러분들이 십 년 동안 이 진리의 말씀을 듣고 영적 젖을 먹었으니, 이제는 영적으로 성장한 구실을 해야 돼, 안 해야 돼요?
35Ruhsal olarak büyümüş gibi davranmalısınız, değil mi?영적으로 성장한 구실을 해야겠죠?
36Lütfen ruhsal görevinizi yerine getirin. Anlıyor musunuz?영적 구실을 제발 해 주시기를 바랍니다. 아시겠어요?
37이제 그대로, sizler, aslında gerçek 하나님'ın Ruhu, öyle diye gelişi güzel yaşamaz.이제 그대로, 여러분들, 사실상 진짜 하나님의 신은 그렇다고 해서 그냥 막 생활하는 게 아니야.
38Gerçek 하나님'ın Ruhu, yüz milyonlarca, milyarlarca kez bile yanlış yapsanız, günah İşleseniz bile affeden bir 하나님'dır. Anlıyor musunuz?진짜 하나님의 신은 억천만 번, 수억조만 번이라도 잘못해도, 죄를 져도 용서해 주는 게 하나님이야. 아시겠어요?
39하나님, 이제 그대로, birisi büyük bir günah İşledi diye yüz çevirip tamamen kesip atan bir 하나님 değildir. Anlıyor musunuz?하나님은, 이제 그대로, 누가 큰 죄를 졌다고 해서 외면하고 딱 잘라버리고 그런 하나님이 아니야. 아시겠어요?
40Öyle bir 하나님 değildir.그런 하나님이 아니에요.
41하나님 koşulsuz affeden, koşulsuz seven, ne kadar büyük bir günah İşlenmiş olursa olsun affeden bir 하나님 olduğu için, böyle bir 하나님 acınası bir 하나님 mıdır, yoksa kıskanılası bir 하나님 mıdır?하나님은 무조건 용서해 주고, 무조건 사랑해 주는 어떤 큰 죄를 졌어도 용서해 주는 하나님인 고로, 그런 하나님이 불쌍한 하나님이야, 그런 하나님이 부러운 하나님이야?
42Acınası bir 하나님'dır. Anlıyor musunuz?불쌍한 하나님이야. 아시겠어요?
43Böyle acınası bir 하나님'a elimizden gelenin en iyisini yaparak yardım etmeye mi çalışmalıyız, yoksa o acınası 하나님'ın acınası olduğunu bilmeyip ona soğuk mu davranmalıyız?그런 불쌍한 하나님을 최선을 다해 도울 수 있도록 노력을 해야 할까, 그냥 그 불쌍한 하나님을 불쌍한 줄 모르고 냉정하게 해야 될까?
44Acınası 하나님'a sizler acımalı ve, 이제 그대로, evlatlık görevinizi yerine getirmeli misiniz, getirmemeli misiniz?불쌍한 하나님을 여러분들이 불쌍히 여기고, 이제 그대로, 자식 된 구실을 해야 돼, 안 해야 돼?
45Evlatlık görevinizi yerine getirmelisiniz, değil mi?자식 된 구실을 해야죠?
46Ancak o zaman, 이제 그대로, bugün bu göksel İş, bu kişi açıkça insanları 하나님 yapan, 하나님 oluşturan İş'i yapıyor mu, yapmıyor mu?그래야만 바로, 이제 그대로, 오늘날 이 하늘의 역사(役事), 이 사람이 분명히 사람으로 하여금 하나님이 되게 하는, 하나님을 만드는 역사(役事)를 하고 있어, 안 하고 있어?
47Yapıyor.하고 있어요.
48하나님'ın kalbine sahip olmaya devam edin. Kesinlikle 하나님 olursunuz, bu bilimsel bir hikaye. Anlıyor musunuz?하나님의 마음을 계속 가져봐. 하나님이 꼭 돼, 그건 과학적인 이야기야. 아시겠어요?
49Böyle bir sözü nerede duydunuz?어디서 이런 말 들어봤어?
50하나님'ın kalbine sahip olursanız kesinlikle 하나님 olursunuz. Bu bilimdir.하나님의 마음을 갖으면 하나님이 꼭 된다고. 그건 과학이야.
51하나님'ın kalbine sahip olursanız 하나님'ın kanına dönüşürsünüz, 하나님'ın kanına dönüşürseniz 하나님'ın bedenine dönüşürsünüz. Bu bilimdir. Anlıyor musunuz?하나님의 마음을 갖으면 하나님의 피로 변하고, 하나님의 피로 변하면 하나님의 몸으로 변해. 이건 과학이에요. 아시겠어요?
52영생'i, ölümsüzlüğün sırrını bu kadar açıkça tartışırken bile, bu açık şeyi anlayamayıp bocalıyorlarsa, gerçekten ne zamana kadar böyle olacak, ne zamana kadar?이렇게 분명하게 영생학을, 죽지 않는 비결의 학설을 논하는 데도, 이 분명한 것을 못 깨닫고 우왕좌왕한다면 참말로 언제까지나 그럴까, 언제까지.
53Ne zamana kadar, 이제 그대로, bu ruhsal anneyi sıkıntıya sokacak, ruhsal annenin gözlerinden yaşlar gelmesine neden olacaksınız, demek istiyorum.언제까지나, 이제 그대로, 이 영적 엄마를 답답하게 하고, 영적 엄마의 눈에서 눈물이 나오게 하느냐, 이 소리에요.
54이제 그대로, artık rolünüzü oynamanız gereken zaman gelmedi mi?이제 그대로, 여러분들이 이제는 구실을 해야 할 때가 왔죠?