Mutlu yaşamanın yolu
1Bu dünyada iki tür insan vardır.이 세상에는 두 가지 종류의 사람이 있습니다.
2Sonuç itibarıyla, mutsuz insanlar olduğu gibi mutlu insanlar da vardır.결과적으로 논해서 불행한 사람이 있는가 하면 행복한 사람이 있는 것입니다.
3Mutluluk kalpten gelen bir şeydir; mutluluk, yaşam koşulları iyi olduğu için mutlu olmak değildir.행복이라는 것은 마음속에서 나오는 것이지 행복이라는 것은 이제 생활환경이 좋아서 행복한 것이 아닙니다.
4Kalbi sevinçli, neşeli ve mutlu olmalı ki, o kişinin kalbi her zaman sevinçli olmalı ki mutlu olabilsin.마음이 기쁘고 즐겁고 행복해야, 그 사람이 마음이 항상 기뻐야 행복한 것이지.
5Eğer o kişinin kalbi her zaman üzgünse veya kalbi şikayet ve memnuniyetsizlik içinde yaşıyorsa, o kişi mutsuz bir insandır.그 사람 마음이 항상 슬프거나 그 사람 마음이 불평불만 속에서 살면 그 사람은 불행한 사람입니다.
6Bu yüzden insan, mutlu bir yaşam süren birine baktığında, doğru bir yaşam felsefesine sahip olduğunu görür.그래서 사람이라는 것은 행복한 삶을 영유하는 사람을 보면 올바른 인생철학이 서 있는 것입니다.
7Doğru bir yaşam felsefesi, yalnızca değer yargıları oluşmuş kişilerde bulunur.올바른 인생철학이라는 것은 가치관이 성립된 사람에게만 있는 것입니다.
8Yani, insanların yaşamında kalbinde tatmin olan insanlar vardır ve eksik hisseden insanlar vardır.말하자면 사람이 살아가는 데 있어서 마음에 만족한 사람이 있고 부족한 사람이 있습니다.
9Bunların hepsi, değer yargıları olan kişilerde tatmin bulunurken, değer yargıları olmayan kişilerde tatmin olmuş bir kalp yoktur.그것이 전부 가치관이 있는 사람에게 만족함이 있는 것이지, 가치관이 없는 사람에게는 만족한 마음이 없는 것입니다.
10Değer oluşumu, yalnızca 영생 umudu içinde mümkündür; umudu olmayan kişilerde değer oluşumu gerçekleşmez.가치 성립이라는 것은 영생의 희망 속에서만이 있는 것이지 희망이 없는 사람에게는 가치 성립이 되지 않습니다.
11Bu yüzden kalpte değer oluşumunu sağlamak için umut olmalı, peki sizler 영생 umuduyla 승리제단'a gelmiyor musunuz?그래서 마음의 가치 성립을 이룩하려면 희망이 있어야 하는데, 여러분들이 영생의 희망을 가지고 승리제단 나오고 있죠?
12영생 umudu olmayan var mı? Yoktur, değil mi?영생의 희망이 없는 사람 있어요? 없죠.
13İnsan, yalnızca 영생 umudu olan kişilerde değer oluşumu gerçekleşir.바로 사람은 영생의 희망이 있는 사람에게만 가치 성립이 되는 것입니다.
14Bu yüzden değer yargıları sarsılmaz bir şekilde olan kişi, işte o kişi mutlu bir yaşam sürebilir.그래서 가치관이 확고부동하게, 있는 사람이 바로 행복한 생활을 영유할 수가 있다는 것입니다.
15Neden mi? Çünkü 영생 umuduyla yaşayan kişilerde 영생 değer yargıları oluşur.왜 그러냐 하면 영생의 희망을 갖고 사는 사람들은 영생의 가치관이 성립되는 것입니다.
16Yani, ben zorluk çeksem bile 영생 yolunda ilerlediğim için zorluk çektiğimi düşündüğümden, zorluk çeksem bile kalbimde tatmin olur muyum, olmaz mıyım?말하자면 내가 고생을 해도 영생의 길을 가기 때문에 고생한다고 생각하기 때문에 고생을 해도 마음속으로는 만족할까요, 만족하지 않을까요?
17Tatmin olurum, değil mi?만족하죠.
18Bu yüzden bir insanın yaşam felsefesi doğru olmalı ki, işte o zaman o kişi dünyada mutlu bir şekilde yaşayabilsin.그래서 사람이 그 인생철학이 똑바로 서야 그래야 바로 그 사람이 행복하게 세상을 사는 것입니다.
19Yaşam felsefesi doğru olmayan kişi, ne kadar cahilse o kadar tembel bir yaşam sürer.인생철학이 바로 서지 못한 사람은 무식한 사람일수록 무위도식하는 생활을 하게 되어있습니다.
20Sadece yemek yemeye bağımlı yaşadığı için, karnı doyduğunda tatmin olur, karnı acıktığında ise sadece açlığını gidermek için çabalar ve uğraşır.먹는 거에만 의지해서 살기 때문에 배불리 먹으면 만족을 하고, 배가 고프면 그냥 배고픈 것을 채우려고 애를 쓰고 기를 씁니다.
21Bu yüzden hırsızlıktan da çekinmez, komşunun evine gidip hırsızlık da yapar.그러니까 도둑질도 마다하지 않고, 이웃집에 가서 도둑질도 하게 되는 것입니다.
22Ancak yaşam felsefesi doğru olan bir kişi, başkasına ait bir şeyi aldığında, o kişinin kendi eşyasını kaybettiğinde kalbi acır mı, acımaz mı?그러나 사람이 인생철학이 바로 서 있는 사람은 남의 것을 가지면 그 사람이 자기 것을 잊어버렸을 때 마음이 아플까요, 안 아플까요?
23Kalbi acır, değil mi?마음이 아프겠죠?
24Peki, başkasının eşyasını çalan kişinin kalbi huzursuz olur mu, olmaz mı?그러면 남의 것을 훔친 사람은 마음이 불안할까, 안 불안할까?
25Huzursuz olduğu için, uyurken bile bacaklarını bükerek mi uyur, uzatarak mı uyur?불안하니까, 잠잘 때에도 다리를 오그리고 잘까요, 펴고 잘까요?
26Bacaklarını bükerek uyur, değil mi?다리를 오그리고 자죠?
27İşte bu yüzden dünyayı neden öyle yaşadığını soruyorum.그래서 바로 세상을 왜 그렇게 사느냐 이것입니다.
28İstediği kadar bacaklarını uzatıp özgürce yaşayabileceği bir dünyayı neden bu kadar huzursuz yaşadığını soruyorum. Anlıyor musunuz?세상을 얼마든지 다리를 뻗고 자유자재로 살 수 있는 세상을 왜 그렇게 불안하게 사느냐 이것입니다. 아시겠습니까?
29Yani, insan cahil olduğu için doğru bir felsefe edinmemiştir.그러니까 바로 사람이 무식하니까 올바른 철학이 확립되어 있지 않은 것입니다.
30İnsan, 이제 그대로, çocukluğundan itibaren eğitim alarak büyüyen kişilerde ahlak anlayışı ve yaşam felsefesi yerleşmiştir.사람이라는 것은, 이제 그대로, 그 어려서부터 교육을 받고 자란 사람들은 그 도덕관이나 인생철학이 확립되어 있습니다.
31Bu yüzden, ben o kişinin eşyasını alırsam, kaybeden o kişinin ne kadar üzüleceğini düşünerek çalma niyetiyle girmiş olsa da geri dönmek zorunda kalır. Değil mi?그래서 바로 내가 저 사람 것을 가지면, 잃어버린 그 사람이 얼마나 마음이 아파할지 생각하고 훔칠 마음을 가지고 들어갔지만 되돌아 나오게 되어있는 것입니다. 그렇죠?
32Bu yüzden insan, dünyada huzursuz bir şekilde yaşamamalı,그래서 사람이라는 것은 세상을 불안하게 살지 말고,
33İnsan, bu dünyayı, 이제 그대로, her zaman şükrederek ve tatmin olmuş bir kalple yaşayan böyle bir insan olmalı ki işte o zaman her şey yolunda gitsin.사람이라는 것은, 이 세상을, 이제 그대로, 항상 감사하며 만족한 마음을 가지고 사는 이러한 사람이 되어야 그대로 모든 일이 잘되게 되어있는 것입니다.
34Huzursuz bir kalbe sahip olursa, yüzünde huzursuz bir kalbe sahip olduğu belli olur mu, olmaz mı?불안한 마음을 가지면, 얼굴에 불안한 마음 가진 것이 나타날까, 안 나타날까?
35Belli olur, değil mi?나타나죠.
36Bu yüzden insanlar ticaret yapmak veya muhatap olmak isteseler bile, yüzüne baktıklarında huzursuz bir ruh halinde olduğunu ve korku içinde bir kalbe sahip olduğunu gördükleri için yüz ifadesi çirkin mi olur, güzel mi olur?그래서 사람들이 거래를 하려고 상대를 하려고 해도 얼굴을 보니까 불안한 마음을 갖은 상태고, 공포에 질린 마음을 가지고 있는 고로 인상이 흉측할까, 아름다울까?
37Çirkin olur, değil mi?흉측하죠.
38Bu yüzden o kişiyle ticaret yapmak isteseler bile, yüz ifadesi çirkinse geri dönerler mi, dönmezler mi?그러기 때문에 그 사람을 상대로 해서 거래를 하려고 하더라도, 인상이 흉측하면 돌아서, 안 돌아서?
39Dönerler, değil mi?돌아서죠.
40Bu yüzden her zaman umut içinde yaşayan bir kişinin kalbinde rahatlık var mıdır, yok mudur?그래서 사람이 항상 희망 속에서 사는 사람은 마음의 여유가 있어요, 마음의 여유가 없어요?
41Vardır, değil mi?마음의 여유가 있죠.
42Kalbinde rahatlık olan bir kişinin yüzünde bir gülümseme mi belirir, yoksa korku mu belirir?마음의 여유가 있는 사람은 얼굴에 미소가 띠어요, 얼굴에 공포가 띠어요?
43Gülümseme belirir, değil mi?미소가 띠죠.
44Bu yüzden insan her zaman umutla yaşamalı, insan sağlam bir yaşam felsefesiyle yaşamalı ki işte o zaman o kişi dünyada tatmin olarak yaşayabilsin ve bu dünyada mutlu bir şekilde yaşayabilsin.그래서 항상 사람은 희망을 갖고, 사람은 확실한 인생철학을 갖고 살아야 그래야 그 사람이 세상을 만족하게 살게 되어있고, 이 세상을 행복하게 살게 되어있는 것입니다.
45Bu yüzden uzun yaşamanın ve uzun yaşamamanın nedeni şudur: Uzun yaşamayan kişi, kalbi huzursuz ve endişeli olduğu için kalbinde her zaman sevinç olmadığı için her zaman korku içinde yaşar, değil mi?그래서 오래 살고 오래 못 사는 이유가, 오래 못사는 사람은 마음이 불안하고 초조해서 항상 그 마음이 기쁨이 없기 때문에 항상 공포 속에서 사는 거죠.
46Böyle bir kişi, her zaman korku içinde yaşayan kişinin kanı bozulur.그런 사람은 항상 공포 속에서 사는 사람은 피가 썩습니다.
47Kanı bozulan kişinin yüzü kararmaya başlar ve yüz ifadesi çok çirkin bir ifadeye dönüşür.피가 썩는 사람은 얼굴이 거무죽죽해져 가면서 인상이 아주 흉측한 인상으로 변해가는 것입니다.
48Bu yüzden gençken pek belli olmasa da, belli bir yaşa, orta yaş ve üzerine geldiğinde, o kişinin ruh hali yüzünde belirginleşir.그래서 젊었을 때는 별로 나타나지 않지만 나이가 어느 정도 중년 급 이상 먹으면 그 사람의 마음 상태가 얼굴에 나타나게 되어있는 것입니다.
49Bu yüzden insan orta yaş ve üzerine geldiğinde, doğal olarak yüz ifadesi kötüleştiği için, yakın arkadaşları uzaklaşır ve yakın komşuları da uzaklaşır. Öyle mi, değil mi?그래서 사람이 중년 급 이상만 되면 자연이 인상이 나빠지니까, 가까웠던 친구가 끊어지고, 또 가까이 지내던 이웃사촌이 멀리하게 되는 것입니다. 그래요, 안 그래요?
50Bu yüzden dünya ancak karşılıklı işbirliğiyle yaşanabilir; eğer karşılıklı işbirliği olmazsa dünyada yaşamak mümkün değildir.그래서 바로 세상은 서로 협조가 되어야 살아가는 것이지 서로가 협조가 안 되면 세상을 살아갈 수가 없는 것입니다.
51Bu yüzden şimdi sizler tebliğ yapsanız bile, tebliği alan kişi dinlemeye işbirliği yapmalı ki tebliğ gerçekleşsin; dinlememek için başını çeviren birine ne kadar konuşsanız da dinler mi?그래서 이제 여러분들이 전도를 해도 전도를 받는 사람이 이제 들으려고 협조를 해야 전도가 되는 것이지, 안 들으려고 고개를 돌린 사람한테 암만 이야기해 봐야 들어요?
52Dinlemez.안 듣는 것입니다.
53Neden böyle olduğunu düşünmemiz gerekiyor.왜 그렇게끔 됐느냐 하는 것을 우리는 생각할 필요가 있는 것입니다.
54Benim yüzüm, yani insan yüzü, kalbi çizen, kalbi olduğu gibi yansıtan bir ekran gibidir.내 얼굴이 바로 사람의 얼굴이라는 것은 마음을 그리는, 마음을 그대로 나타내는 그러한 화면과 같습니다.
55Bu yüzden yüzü her zaman gülücükler saçan, her zaman tatmin olmuş bir gülümseme taşıyan kişinin yüz ifadesi iyi midir, kötü müdür?그러기 때문에 얼굴이 항상 미소를 띠면서 항상 만족한 웃음을 띠우는 사람은 인상이 좋아요, 안 좋아요?
56İyidir, değil mi?인상이 좋지요.
57Ancak kalbi her zaman huzursuz olan ve her zaman bir şeylerden kaçan korku içinde yaşayan kişinin yüz ifadesi kötüleşir mi, güzelleşir mi?그러나 항상 마음이 불안하고 항상 무엇엔가 쫓기는 공포 속에서 사는 사람은 인상이 나빠질까, 좋아질까?
58Kötüleşir, değil mi?나빠지는 거죠.
59Kendisi ne kadar yüz ifadesini iyi göstermeye çalışsa da, kalbi her zaman huzursuzlukla titreyen ve kalbi her zaman şikayet ve memnuniyetsizlik içinde yaşayan kişinin yüzü buruşur mu, buruşmaz mı?자기는 아무리 인상을 좋게 하려고 노력을 해도 마음이 항상 불안에 떨고, 마음이 항상 불평불만 속에서 사는 사람은 얼굴이 찌그러질까, 안 찌그러질까?
60Ne kadar güzel görünmek için makyaj yapsa da güzelleşmez, yüzü sürekli buruştuğu ve sürekli kırışıklıklar oluştuğu için yüz ifadesi kötüleşir mi, kötüleşmez mi?아무리 예쁘게 하려고 화장을 해도 예뻐지지 않고, 그 얼굴이 자꾸 찌그러져서 주름살이 자꾸 생기니까 인상이 나빠져, 안 나빠져?
61Kötüleşir, değil mi?나빠지죠.
62Bu yüzden insanın sadece makyaj yapmaya odaklanmasına gerek yoktur.그래서 사람이 화장을 하는 데만 치중할 필요가 없는 것입니다.
63Öncelikle kalbinizi süsleyin demek istiyorum.우선 마음의 화장을 하시라 이 말입니다.
64Kalbinizi süslerseniz, kalbinizi tamamen açar ve her zaman ileriye bakarsanız, en azından insan 10 yıl, 100 yıl, 200 yıl sonrasını düşünerek ve sonsuzluğa kadar ileriye dönük bir yaşam sürerse, insanın kalbi sınırsızca büyür.마음의 화장을 하면 마음을 활짝 피고 항상 멀리 내다보고, 적어도 사람은 10년 100년 200년을 내다보고 영원무궁토록 내다보는 생활을 하면 사람의 마음이 한없이 커지는 것입니다.
65İnsan kalbi bir balon gibidir, bu yüzden kalbi büyütürseniz istediği kadar büyür.인간의 마음이라는 것은 고무풍선과 같아서 마음을 키우면 얼마든지 커지는 것입니다.
66Bu yüzden insan umut beslerse, umut beslediği ölçüde kalbi giderek büyür.그래서 사람이 희망을 가지면 희망을 갖는 것만큼 그 마음은 점점 커지는 것입니다.
67Bu yüzden insan yaşarken doğal olarak mutlu bir yaşam sürer.그래서 사람이 생활을 할 때에 자연히 행복한 생활을 하게 되어있는 것입니다.
68Mutlu bir yaşam, tatmin olmuş bir kalpte açan bir çiçektir. Tatmin olmuş bir kalp.행복한 생활이라는 것은 만족한 마음속에서 피는 꽃입니다. 만족한 마음.
69Yani, gerçeklikle tatmin olur, her zaman karşılaşılan gerçekliklere şikayet etmez, her zaman tatmin olur ve 하나님'a her zaman şükrederek yaşarsa, yüzü bir çiçek gibi açar.그러니까 현실에 만족을 하고, 항상 부딪치는 현실에 불평불만을 안 갖고, 항상 만족하고 하나님한테 항상 감사하면서 생활하게 되면, 얼굴이 꽃처럼 피게 되는 것입니다.
70Bu yüzden yüzü için 'Yaşına göre genç görünüyorsun' sözünü duyar.그래서 얼굴이 당신은 나이답지 않게 젊다는 말을 듣는 것입니다.
71Böyle sözler duyanlar var, değil mi?그런 말 듣는 사람 있죠?
72'Yaşına göre gençsin', 'Gerçekten iyi bir yüz ifaden var' gibi sözleri, böyle sözleri duyduğunuz zamanlar olur, değil mi?나이답지 않게 젊었다, 참 인상이 좋다, 하는 말을, 그런 말을 들을 때가 있죠?
73Bunun nedeni, kalbinin güzel olmasıdır.그것이 왜 그러냐 하면 마음이 아름답기 때문에 그렇습니다.
74Kalbi her zaman kardeşinin durumunu kendi durumu gibi görür, kardeşinin bedenini kendi bedeni gibi görür, kardeşine 하나님 gibi saygı duyar ve hizmet ederse, işte o zaman kalbim sevinçle dolar. Anlıyor musunuz?마음이 항상 형제의 사정을 내 사정으로 여기고, 형제의 몸을 내 몸으로 여기고, 형제를 하나님처럼 존경하고 섬기게 되면, 바로 내 마음이 기뻐지는 것입니다. 아시겠습니까?
75Neden mi sevinçle dolar? Çünkü karşı tarafa saygı duyar ve hizmet ederseniz, karşı taraf da size hizmet eder mi, saygı duyar mı, duymaz mı?왜 기뻐지냐 하면 상대방을 존경하고 상대방을 섬기게 되면 상대방도 따라서 나를 섬겨요, 공경해요, 공경 안 해요?
76Saygı duyar, değil mi?공경하죠.
77Bu yüzden doğal olarak sevinçle dolar mı, dolmaz mı?그러니깐 자연히 기뻐져요, 안 기뻐져요?
78Sevinç içinde yaşayan kişi ile sevinç içinde yaşamayan kişi arasındaki fark yerle gök arası kadardır.기뻐하는 가운데 생활하는 사람과 기뻐하지 않는 가운데 생활하는 사람의 차이는 하늘과 땅 차이입니다.
79Sevinç içinde yaşayan kişi her zaman tatmin olduğu için, yüzü tatmin olmuş bir kalbe sahip olursa yüzü bembeyaz açar. Yüzü bembeyaz açar.기뻐하는 가운데 생활하는 사람은 항상 만족하기 때문에 얼굴이 만족한 마음을 가지면 얼굴이 하얗게 핍니다. 얼굴이 하얗게 펴요.
80Ancak şikayet ve memnuniyetsizlik besleyen veya korku içinde kovalanan bir kalple yaşayan kişinin kalbi simsiyah bir kalp olduğu ve her zaman huzursuz olduğu için yüzü simsiyah olur ve yüz rengi giderek kararır.그러나 불평불만을 갖거나 그렇지 않으면 공포 속에서 쫓기는 마음을 가지고 사는 사람은 마음이 시커먼 마음이 항상 불안하니까 얼굴이 시커멓고 얼굴색이 점점 어두워지는 것입니다.
81Bu yüzden sizin 'yüz ifadesi iyi' veya 'kötü' dediğiniz şey nereden kaynaklanır derseniz, kalbin tatmin olup olmamasına, kalbin huzursuz olup olmamasına bağlıdır.그래서 여러분들이 인상이 좋다 나쁘다 하는 소리가 어디서 나오냐 하면 마음이 만족하다, 마음이 불안하다 하는데 달려있는 것입니다.
82Bu yüzden insan için Kutsal Kitap'ta her zaman ne yazıyor derseniz: 'Yarın için kaygılanmayın' yazıyor, değil mi?그래서 사람이라는 것은 항상 성경 속에 뭐라고 쓰여 있냐 하면 내일 일을 염려하지 말라고 쓰여 있죠?
83'Yarın için kaygılanmayın, her günün derdi kendine yeter' denilmiştir, değil mi?내일 일을 염려하지 말고 그날의 일은 그날에 족하니라 하였죠.
84Yani, insan her zaman gerçeklik içinde yaşadığı için gerçeklikle tatmin olarak yaşamalı ki, gerçeklik içinde tatmin olmuş bir kalple dünyanın maddiyatı da oluşur, dünyanın parası da oluşur ve dünyanın tüm istenenleri önüme gelir.그러니깐 항상 사람은 현실 속에서 살기 때문에 현실에 만족을 하고 살아야, 현실 속에서 만족한 마음 가운데서 세상의 물질도 생기고, 세상의 돈도 생기고, 세상의 모든 원하는 것이 내 앞에 오게 되어있는 것입니다.
85Bu yüzden insan, her zaman tek başına hareket eden bir komutan gibi sadece kendisinin iyi olduğunu düşünmekle iyi değildir.그러기 때문에 사람이라는 것은 항상 독불장군으로 혼자만 잘랐다고 해서 잘난 것이 아닙니다.
86İyi bir kişi, birçok insan tarafından 'harika bir insan' veya 'iyi bir insan' olarak kabul edilirse iyi olur; sadece kendisi iyi olduğunu düşünmekle iyi olur mu?잘난 사람은 여러 사람이 위대한 사람이라고 잘난 사람이라고 해주어야 잘나는 거지 혼자만 잘났다고 해서 잘나져요?
87Olmaz.안 잘나져요.
88Bu yüzden insan, her zaman, her zaman kendini alçaltmalı, karşı tarafa saygı duymalı ve 하나님 gibi görmeli, her zaman 하나님 gibi hizmet ederek yaşama felsefesine sahip olmalı ki, o kişinin değeri yükselsin ve o kişinin varlığı yüce bir varlık haline gelsin. Anlıyor musunuz?그러기 때문에 사람이라는 것은 항상, 항상 자신을 낮추고 상대방을 존경하고 하나님처럼 여기면서 항상 하나님처럼 섬기면서 사는 철학을 가지고 살아야, 그 사람이 가치가 올라가고 그 사람의 존재가 위대한 존재로 되고 마는 것입니다. 아시겠습니까?
89Yani, insan, 영생 umuduyla yaşayan kişi en yüce felsefeyle yaşayan kişi, değil mi?그러니깐 사람이라는 것은 영생의 희망을 갖고 사는 사람이 가장 위대한 철학을 가지고 사는 사람이죠?
90Bu yüzden 영생 felsefesiyle yaşayan bir kişi, kalbi her zaman tatmin olduğu için, işler iyi gitse de gitmese de şükreder.그래서 영생의 철학을 갖고 사는 사람은 항상 마음이 만족하기 때문에 이제 일이 잘 돼도 감사하고 안 되어도 감사합니다.
91İşler yolunda gitmese de neden şükreder derseniz, yolunda gitmemesi sayesinde yeniden başlayabilecek patlayıcı bir güç doğduğu için, böyle patlayıcı bir gücün doğmasını sağladığı için şükreder, değil mi?안돼도 왜 감사하냐 하면, 안 됨으로써 다시 새출발할 수 있는 그러한 폭발적인 힘이 생기니까, 그러한 폭발적인 힘이 생기게끔 만들어 주니까 감사해, 안 감사해?
92Şükrederiz, tabii ki. Öyle değil mi?감사하죠. 그래요 안 그래요.
93İşte insan denen varlık, her zaman doğru değer yargılarıyla yaşamalıdır.그래서 바로 사람이라는 것은 항상 이제 올바른 가치관을 가지고 살아야 되는 것입니다.
94영생 umuduyla yaşamanın mı değerli olduğu, yoksa 영생 umudu olmadan öylece boş boş yaşamanın mı değerli olduğu kararlaştırıldığında cevap hemen ortaya çıkar, değil mi?내가 영생의 희망을 가지고 사는 것이 가치가 있는 것이냐 그렇지 않으면 내가 영생의 희망 없이 그냥 무위도식하면서 사는 것이 가치가 있는 것이냐 하는 것을 판단하면 즉각 답이 나오죠.
95Yani 영생 umuduna sahip olmalı mıyız, olmamalı mıyız?그러니까 영생의 희망을 가져야되, 안 갖어야되?
96Tabii ki 영생 umuduna sahip olmalıyız.영생의 희망을 가져야죠.