Bir Hayat - Savaş Esiri
1Fedakarlık ruhu olduğu için, sonuna kadar sabrederek, dayanarak, çocukluğundan itibaren çetin 연단'dan geçtiği için, 이제 그대로, yirmi yaşındayken 6.25 Savaşı'nın acısını da yenmişti.희생정신이 있는 고로, 끝까지 참고, 견디면서, 어려서부터의 모진 연단을 겪었기 때문에, 이제 그대로, 나이 스무 살 때 625사변 때의 고통도 이겨냈던 것이올시다.
2이제 그대로, 이 사람 kuzeye götürülüp hapishanede bir buçuk ay boyunca hücrede, bir kişi girdiğinde dolan bir hücreye altı kişi konulduğu için, yatabilir miydi, yatamaz mıydı?이제 그대로, 이 사람이 이북으로 끌려가서 형무소에서 한 달 반 동안 독방에, 한 사람이 들어가면 꽉 차는 독방에 여섯 명을 집어넣으니까, 누울 수가 있을까, 없을까?
3Yatamazdı, değil mi?누울 수가 없었던 거죠?
4Oturarak uyumak ve oturarak yaşamak zorunda olan, oturmak da altı kişi olduğu için sıkışık bir şekilde oturdukları için, o sıcak yazda kuzey de sıcak olur muydu, olmaz mıydı?앉아서 잠을 자고 앉아서 생활해야 하는, 앉는 것도 여섯 사람인 고로 꼭꼭 껴서 앉아 있는 고로, 그 뜨거운 여름에 이북도 더울까, 안 더울까?
5O yazın kısa olması neyse ki, eğer uzun olsaydı 이 사람 da ölmüş müydü, yaşamış mıydı?그 여름이 짧아서 다행이지, 만약에 길면 이 사람도 죽었을까, 살았을까?
6Ölmüştü.죽었어요.
7Altı kişi ölmüştü, 이 사람 hariç beş kişi de ölmüştü.여섯 사람 죽었는데 이 사람 빼놓고 다섯 명 다 죽었어요.
8Bir kişi ölünce bir kişi daha, yeni bir kişi koyuyorlar, bir kişi daha ölünce bir kişi daha koyuyorlar.한 사람 죽으면 또 한 사람, 새 사람을 집어넣고, 또 한 사람 죽으면 또 한 사람 집어넣는 겁니다.
9이제 그대로, altı kişiyi tam doldurup bir buçuk ay orada dayanmak, sabır gücü olmadan orada yaşanabilir miydi?이제 그대로, 여섯 사람 꼭 채워서 한 달 반을 거기서 견뎌야 되는 것은, 인내력이 없이는 거기서 살 수가 있을까요?
10Yaşanamaz,살 수가 없어요,
11이제 그대로, 이 사람 o hücreden sağ kurtulmuştu ama, sonunda Seopo'nun arkasındaki tepeye gidip idam, kurşuna dizilme infazına uğramıştı.이제 그대로, 이 사람이 그 독방에서 살아남았지만, 마지막에 서포 뒷동산에 가서 처형, 총살 집행을 당했던 겁니다.
12이제 그대로, 이 사람 kurşuna dizilirken sadece 30 metre öteden ateş ediyorlar, 500 kişiyi öldürüp, en son 이 사람 kurşuna dizilmişti.이제 그대로, 이 사람이 총살을 당할 때 불과 30m 앞에서 쏘는데, 500명을 다 죽이고, 마지막에 이 사람이 총살을 당했던 겁니다.
13Sonradan 이 사람 düşündüğünde, 하나님 onu kurtarmak için 이 사람'ın en son kurşuna dizilmesini sağlamıştı.나중에 이 사람이 생각할 때 하나님이 살려주느라고 이 사람이 맨 마지막에 총살당하도록 했던 겁니다.
14이 사람'ın önünde 500 kişiyi vurduklarına göre, 1.000'den fazla mermi atmışlardı, değil mi?이 사람 앞에 500명을 쏘았으니까, 1,000발 이상을 쏜 거죠?
15Bir kişiyi vurup öldürürken ikişer el ateş ettiklerine göre 1.000 mermi eder.한 사람을 쏴서 죽일 때 두 방씩 쏘았으니까 1,000발이죠.
161.000 mermi attıklarına göre namlu gevşemiş midir, gevşememiş midir?1,000발을 쏘았으니까 총열이 늘어졌을까, 안 늘어졌을까?
17Namlu gevşediği için mermi yamuk mu gider, düz mü gider?총열이 늘어져서 총알이 삐뚤어 나갈까, 바로 나갈까?
18İşte böylece 하나님 이 사람'ı kurtarmıştı, anladınız mı?그렇게 해서 하나님이 이 사람을 살려준 거예요, 아시겠어요?
19Bu yüzden 이 사람 orada hayatta kalıp Daedong-gun Asayiş Komutanı rolünü üstlendiğini söylemişti, değil mi?그래서 이 사람이 거기에서 살아서 대동군 치안대장 노릇을 했다고 그랬죠?
20Ancak, 이 사람 komünist olsa bile insanları öldürmesine engel olan o 'suç' yüzünden, insanları öldürmesine engel oluyor diye, 이 사람'ı komünist, komünist diye, 이제 그대로, Amerikan Askeri Polisine şikayet etmişlerdi.그런데, 이 사람이 빨갱이라도 사람을 죽이지 못하게 하는 그 죄 때문에, 사람을 죽이지 못하게 한다고 해서, 이 사람을 빨갱이라고, 공산주의자라고, 이제 그대로, 미 헌병대에다가 고발을 했던 겁니다.
21Bu yüzden 이 사람, Amerikan askeri polisleri tarafından yakalanıp esir kampına girdi.그래서, 이 사람이 미 헌병들한테 붙들려서 포로수용소에 들어갔어요.
22Esir kampına girip haksız yere 3 yıl boyunca esir hayatı yaşamak zorunda kalmıştı.포로수용소에 들어가서 애매하게 3년 동안 포로 생활을 해야만 했던 겁니다.
23이제 그대로, o zamanlar 이 사람'ın düşüncesi gerçekten de 'kaderim ne kadar da berbat', 'hep hapishane hayatı yaşıyorum', 'hep hiçbir suçum olmadan esir hayatı, o İngilizlerin hayatını yaşamak zorundayım' şeklindeydi, 이제 그대로, o zamanlar 이 사람 erkek olarak doğduğuna ne kadar pişman olduğunu bilemezsiniz.이제 그대로, 그 당시에 이 사람의 생각은 참말로 팔자도 더럽다, 만날 형무소 살이나 하고, 만날 아무 죄 없이 포로 생활을 그 영어의 생활을 해야만 하는, 이제 그대로, 그 당시에 이 사람은 남자로 태어난 것을 얼마나 후회했는지 몰라요.
24Ve kadınları her gördüğünde imreniyordu, o zamanlar.그리고 여자를 볼 때마다 부러워했어요, 그 당시에는.
25Kadınlar askere gitmez, değil mi?여자들은 군대에 나가지 않죠?
26이제 그대로, erkek olarak doğduğu için, 이 사람 o acıyı çekmiş, esir kampına girdiğinde de yine 이 사람'ı 'gerici' diye köpek gibi dövüyorlardı, hep dayak yiyordu.이제 그대로, 남자로 태어난 고로, 이 사람이 그 고통을 당하고, 포로수용소에 들어가서도 역시 이 사람을 반동분자라고 해가지고 개 패듯 하는데, 만날 매만 맞았어요.
27Gerçekten de, sıradan bir insan olsaydı, 이제 그대로, dayak yiyip içten yaralanmış mıdır, yaralanmamış mıdır?참말로, 보통 사람 같으면, 이제 그대로, 매를 맞아서 골병들었을까, 골병 안 들었을까?
28İçten yaralanmıştır, evet.골병들었겠죠.
29Ancak 하나님'ın lütfuna mazhar olduğu için, o içten yaraları tamamen iyileşmiş ve 이 사람 sağlıklı bir bedene kavuşmuştu.그러나 하나님의 은혜를 입은 고로, 그 골병든 것이 깨끗하게 낫게 되고, 이 사람이 건강한 몸을 갖게 되었던 겁니다.
30Ancak, esir kampında o kadar çile çekip bir şeyleri tamamlayamadığı için, çıkıp Busan'da okumuş, sonra tekrar askere gitmişti.그러나, 포로수용소에서 그 고생을 하고 뭘 못다 했다고, 나와서 공부를 부산에서 하고, 그다음에 또 군대에 나가게 된 것이올시다.