Cehennem hayatı ve cennet hayatı
1Bu yüzden sizlere bu kadar kolay, zorlanmadan öğretildiği için, çok çok kolay öğretildiği için, bu sözü hafife alan insanlar var.그런고로 이와 같이 여러분들에게 어렵지 않게 쉽게 가르쳐 주니까, 너무너무 쉽게 가르쳐 주니까, 이 말씀을 우습게 여기는 사람이 있어요.
2O kişi, o hafife alan kişi, zor metinler kullanan, anlaşılması zor yazıları çok önemli gören bir aptal gibi, 이제 그대로, bilimin temelini bildiği için mi öyle, bilmediği için mi öyle?그 사람은, 그 우습게 여기는 사람은, 어려운 문자를 쓰고, 알기 어려운 글이 굉장히 중요한 글로 여기는 그러한 바보처럼, 이제 그대로, 학문의 근본을 알아서 그래, 몰라서 그래?
3Bilimin temelini bilmediği için, değil mi?학문의 근본을 몰라서 그렇죠?
4Bilimin temelini bilmediği için, 이제 그대로, önemli bilim hakkında, değerli bilim hakkında önemini bilir mi, bilmez mi?학문의 근본을 모르는 까닭에, 이제 그대로, 중요한 학문에 대해서, 가치가 있는 학문에 대해서 중요성을 알아, 몰라?
5Bilmiyor, değil mi?모르고 있는 거죠?
6Bu yüzden 이 사람 saatlerce tartışsa da, her insanın bir felsefesi ve hayat görüşü vardır ve o insanın hayat görüşü ile o insanın felsefesi değer yargılarına göre oluşur.그런고로 이 사람이 시간시간 논하지만, 사람이라는 건 누구든지 철학이 있고 인생관이 있는데, 그 사람의 인생관과 그 사람의 철학이라는 것은 가치관에 의해서 성립이 되는 겁니다.
7Bu yüzden o insanın değer yargısı parayı en önemli gören kişi, 이제 그대로, cebinde para olduğunda güler, cebinde para olduğunda rahat bir zihne sahip olur, ancak para yoksa zihni bozulur, yüzü bozulur ve depresif bir ruh haline bürünür, değil mi?그런고로 그 사람의 가치관이 돈을 제일로 여기는 사람은, 이제 그대로, 돈이 주머니에 있어야 웃고, 돈이 주머니에 있어야 마음을 편안하게 갖지만, 돈이 없으면 마음이 찌그러지고 얼굴이 찌그러지고 우울한 마음을 갖게 돼, 안 갖게 돼?
8Cebinde para olmadığı için depresif bir ruh haline bürünmesi, parayı en önemli gören bir felsefeye, parayı en önemli gören bir değer yargısına sahip olmasından dolayı, değil mi? Öyle mi, değil mi?주머니에 돈이 업다고 우울한 마음을 갖게 되는 것은 돈을 제일로 여기는 철학, 돈을 제일로 여기는 가치관을 가지고 있는 까닭이죠? 그래요, 안 그래요?
9이제 그대로, 이 사람 insanın doğru değer yargılarına sahip olması gerektiğini söyler, değil mi?이제 그대로, 이 사람이 사람은 올바른 가치관을 가져야 한다고 말을 하죠.
10이제 그대로, 영생 değer yargılarına sahip olunmalı, insan sonsuza dek yaşamalı ki, her şey değerini bulsun ve işte bu doğru değer yargısıdır.이제 그대로, 영생의 가치관을 가져야, 사람이 영원무궁토록 살아야, 모든 것이 가치 성립이 되는 것이요, 그것이 바로 올바른 가치관이죠.
11이제 그대로, bir insan yaşayıp öldüğünde, ne kadar çok parası olursa olsun, ne kadar çok malı olursa olsun, öldükten sonra o paranın ve o malın ölen kişi için bir değeri var mı, yok mu?이제 그대로, 사람이 살다가 죽으면 암만 돈을 많이 가지고 있어도, 암만 재산을 많이 가지고 있어도, 죽은 다음에 죽은 사람에게 그 돈과 그 재산이 가치가 있어, 없어?
12Değeri yok, değil mi?가치가 없는 거죠?
13이제 그대로, ölmeyen ve sonsuza dek yaşayan o kişinin bir kuruşu olsa bile o bir kuruşun bir değeri var mı, yok mu?이제 그대로, 사람이 죽지 않고 영원무궁토록 사는 그 사람이 일 전을 가져도 그 일 전이 가치가 있어, 없어?
14Değeri var, değil mi?가치가 있는 거죠?
15Bu yüzden, ölen bir kişi için, 이제 그대로, paranın da değeri yoktur, bu dünyada varoluşsal bir değeri de var mı, yok mu?그런고로 죽는 사람에게는, 이제 그대로, 돈도 가치가 없고, 이 세상에 존재 가치도 있어, 없어?
16Ölen bir kişi için varoluşsal bir değer de yoktur.죽는 사람에게는 존재 가치도 없는 거예요.
17Ölen bir kişi için bu dünyada yaşanması gereken bir varoluşsal değer de yoktur, kendi ailesi içinde de varoluşsal bir değeri var mı, yok mu?죽는 사람에게는 이 세상에 살아야 할 존재 가치도 없고, 그 가정에서도 존재 가치가 있어, 없어?
18Varoluşsal bir değeri yoktur. Öyle mi, değil mi?존재 가치가 없어요. 그래요, 안 그래요?
19Bir insan öldüğünde, ölü cesedini odada bırakabilir misiniz?사람이 죽으면 그 방에다가 죽은 시체를 놔둘 수 있어요?
20Ölü cesedi odada bırakılsa çürüyüp dağılır, koku yapar ve odada bırakılamaz, değil mi? Öyle mi, değil mi?죽은 시체를 방 안에 놔둬 봐야 썩어서 뭉크러져서 냄새가 나서 그 방 안에 놔둘 수가 없는 거죠? 그래요, 안 그래요?
21O zaman atılır mı, atılmaz mı?그러면 갖다 버려, 안 버려?
22Toprağa gömmek atmaktır.땅속에 갖다 묻는 게 버리는 거야.
23Bu atmak mı, saygı göstermek mi?그게 버리는 거야, 모시는 거야?
24Dünya insanları, 이제 그대로, cesedi mezara koyarak saygı gösterdiklerini söylerler, ama bu, 이제 그대로, yalancının sözüdür. Anladınız mı?세상 사람들은, 이제 그대로, 시체를 갖다가 무덤에다 모신다고 하는데, 그건, 이제 그대로, 거짓말쟁이가 하는 소리예요. 아시겠어요?
25Bir insan öldüğünde tabuta konulur; tabuta konulması o ölü kişinin çirkin görünmesinden mi, güzel görünmesinden mi?사람이 죽으면 관 속에 집어넣어가지고; 관 속에 집어넣는 것은 그 죽은 사람이 보기 흉해, 보기 예뻐?
26Çirkin görünür, değil mi?보기 흉하죠?
27Çirkin göründüğü için tabuta konulur ve, 이제 그대로, o ceset toprağa derinlemesine gömülür mü, gömülmez mi?보기 흉하니까 관 속에 집어넣어가지고, 이제 그대로, 그 시체를 땅속에 깊이 묻어, 안 묻어?
28Bu nedir, atmak mı, saygı göstermek mi?그건 뭐냐면, 갖다 버리는 거야, 갖다 모시는 거야?
29Atmaktır. Anladınız mı?갖다 버리는 거예요. 아시겠어요?
30Bu yüzden, 이제 그대로, bugün sizler öleceğiniz varsayımıyla yaşarsanız, yaşamanın bir zevki olur mu?그래서, 이제 그대로, 오늘날 여러분들이 죽는다는 것을 전제로 해서 세상을 산다면 사는 재미가 있어요?
31Eğlenceli mi?재미가 있어요?
32Eğlenceli değil, değil mi?재미가 없죠,
33Öleceğiniz varsayımıyla yaşarsanız ıstırap çekersiniz, öleceğiniz varsayımıyla yaşarsanız acı çekersiniz, tarifsiz bir şekilde öleceğiniz varsayımıyla yaşamak cehennem hayatı mı, cennet hayatı mı?죽는다는 것을 전제로 살면 괴롭고, 죽는다는 것을 전제로 살면 고통스럽고, 말할 수 없이 죽는다는 것을 전제로 산다는 것은 그건 지옥살이야, 천당 살이야?
34Bu cehennem hayatı. Anladınız mı?그건 지옥살이야. 아시겠어요?
35Bu yüzden cennet, 이제 그대로, umut olan yerdir.그래서 천당이라는 건, 이제 그대로, 희망이 있는 곳이 천당이예요.
36이제 그대로, cennet bir cennet bahçesidir, cennet tarifsiz bir sevinç ve neşe yeridir, mutluluğun yaşandığı bir yerdir, bu yüzden, 이제 그대로, 영생 umudu ve 영생 dileği taşınırsa kalp kendiliğinden sevinir mi, sevinmez mi?이제 그대로, 천국이라는 곳은 낙원이요, 천국이라는 곳은 말할 수 없이 기쁨과 즐거운 곳이요, 행복을 영위하는 곳인 고로, 이제 그대로, 영생의 희망과 영생의 소망을 가지면 마음이 저절로 기뻐져, 안 기뻐져?
37Kalp kendiliğinden sevinir, değil mi?마음이 저절로 기뻐지죠?
38Bu yüzden 영생 eden birinin yarın için umudu mu vardır, ölen birinin yarın için umudu mu vardır?그래서 영생하는 사람에게 내일의 소망이 있어요, 죽는 사람에게 내일의 소망이 있어요?
39영생 eden birinin yarın için umudu var, değil mi?영생하는 사람에게 내일의 소망이 있는 거죠?
40Bunun gibi, 이제 그대로, 영생'e inanmayan birine bu kişi şöyle der: "İnanmasan bile, madem öyle, 영생'e doğru 영생'i gerçekleştirmek için çabala ve 영생 umuduna sahip olmaya çalış."그와 같이, 이제 그대로, 영생이 믿어지지 않는 사람에게 이 사람이 말을 하기를 뭐라고 말을 하냐면, "믿어지지는 않더라도 기왕이면 영생을 향해서 영생을 이루기 위해서 노력을 하고, 영생의 희망을 가지려고 노력을 해라."
41"Böyle yaparsan hayatın refah içinde olur, böyle yaparsan hayatın sevinçli olur, böyle yaparsan hayatın mutlu olur" diye bu kişi tartışıyor mu, tartışmıyor mu? Tartışıyor, değil mi?"그리하면 그 생활이 윤택해지고, 그리하면 그 생활이 기뻐지고, 그렇게 하면 그 생활이 행복해진다"하는 것을 이 사람이 논해, 안 논해? 논하죠?
42Bu yüzden, 이제 그대로, bugün sizler, umudu olmayan insan mı en acınası insandır, umudu olan insan mı acınası insandır?그런고로, 이제 그대로, 오늘날 여러분들, 희망이 없는 사람이 가장 불쌍한 사람이야, 희망이 있는 사람이 불쌍한 사람이야?
43Umudu olmayan insan acınası bir insan, değil mi?희망이 없는 사람이 불쌍한 사람이죠?
44Umudu olmayan insan en acınası insandır. Anladınız mı?희망이 없는 사람이 가장 불쌍한 사람이야. 아시겠어요?