구세주'nun Kore topraklarından çıkacağına dair Doğu ve Batı kehanetleri
1구세주'nun Kore topraklarından çıkacağı, böylece hem Kutsal Kitap'ta, hem Budist kutsal metinlerinde, hem de 격암유록'ta yazılıdır.구세주는 한국 땅에서 나온다고, 이렇게 성경에도 쓰여 있고 불경에도 쓰여 있고 격암유록에도 쓰여 있는 것이에요.
2구세주 herhangi bir yerde doğup çıkacak değil, Kore topraklarından çıkacağı söylenmiştir.구세주는 아무 데 나서 나오는 것이 아니고 한국 땅에서 나온다고 한 것이에요.
3Dünya peygamberleri de, 이제 그대로, o ünlü İngiliz Toynbee de Batı'nın enerjisi zayıflarken, Batı'nın enerjisinin Doğu'ya geleceğini söylemedi mi?세계의 예언가들도 역시, 이제 그대로, 그 영국의 유명한 토인비 선생도 서양의 기운이 쇠퇴해지면서, 서양의 기운이 동방으로 온다는 말씀을 했어요, 안 했어요?
4Söylemişti.했던 거죠.
5Bu da, 이제 그대로, 구세주'nun Doğu'da ortaya çıkacağını söylemekti.그것은 뭐냐면, 이제 그대로, 구세주가 동방에서 나타난다는 것을 말한 것이었습니다.
6Ayrıca, 이제 그대로, 1985 yılında Tayvan'da toplanan dünya peygamberleri, 이제 그대로, Kore halkının tüm dünyayı yöneteceğini, Kore'nin tüm dünyadaki en zengin ülke olacağını ve Kore halkının tüm dünyayı kurtaracağını oybirliğiyle söylediler.또한, 이제 그대로, 1985년도에 대만에서 세계의 예언가들이 모여 가지고, 그들이 뭐라고 예언했냐면, 이제 그대로, 한민족이 전 세계를 다스리며, 한국이 전 세계에서 제일 부자 나라가 될 것이며, 한민족이 전 세계를 구원한다는 말씀을 이구동성으로 예언가들이 말한 것이에요.
7O peygamberler arasında astrologlar da vardı ve astrologlar şöyle dediler: Gökyüzünde 오복성 adında bir yıldız var; o 오복성 yıldızı eskiden Amerika'yı aydınlatırdı ve Amerika 180 yıl boyunca zenginliğin tadını çıkardı.그 예언가들 가운데는 점성가들이 있었는데, 점성가들은 뭐라고 말을 했냐면, 하늘에는 오복성이라는 별이 있는데, 그 오복성이라는 별이 그 옛날에는 미국 나라를 비추더니, 미국 나라가 180년간 부를 누리고 있었는데
8O 오복성 yıldızının Meiji Restorasyonu sırasında Japonya'yı kısa bir süreliğine aydınlatması nedeniyle, bugün Japonya'nın bir ekonomik süper güç olmasının, 오복성 yıldızının Japonya'yı daha önce aydınlatmasından kaynaklandığını o astrologlar söylediler.그 오복성이라는 별이 명치유신 때에 일본 나라를 잠시 비침으로 말미암아 오늘날 일본 나라가 경제 대국이 되어 가지고 있는 것은 일찍이 오복성이라는 별이 일본 나라를 비췄기 때문에 그렇다는 말을 그 점성가들이 말한 것이에요.
9Bu sözleri söylerken şunu da eklediler: O 오복성 yıldızı, şimdiden 30-40 yıl öncesinden beri, bu 오복성 yıldızı Kore'yi aydınlatıyor.그 말을 하면서 뭐라고 말을 했냐면, 바로 그 오복성이라는 별이 지금부터 30, 40년 전부터, 이 오복성이라는 별이 한국을 비추고 있다.
10Bu, 오복성 yıldızının Amerika'yı aydınlattığı zamandan farklı olarak, 오복성 yıldızı Kore'yi çok, çok uzun bir süre, uzun yıllar boyunca aydınlattığı için, işte bu gerçekten de...이것은 미국에 오복성이라는 별이 비쳤던 때와 달리, 너무너무 긴 시간, 긴 세월을 두고 오복성이라는 별이 한국을 비추고 있으니, 이것이야말로
11Kore adındaki ülke çok yakında tüm dünyadaki en zengin ülke olacak ve dünya halklarını kurtarma İş'ini Kore halkının yapacağını o astrologlar kehanet etmişlerdi.한국이라는 나라는 얼마 안 있으면 전 세계에서 최고의 부자 나라가 될 것이고, 세계 만민을 구원하는 역사(役事)가 한민족이 하게 되어 있다는 것을 그 점성가들이 예언한 바가 있는 것이에요.
12Böylece, 이제 그대로, Kore Kehanet Bilimleri Derneği Başkanı Ji Chang-yong, Tayvan'daki dünya peygamberleri toplantısına katılıp bu sözleri dinleyince, bir Koreli olarak sevinmiş midir, sevinmemiş midir?그래서, 이제 그대로, 우리 한국 역술 학회 회장 지창용 씨가, 그 대만에 세계의 예언가들 모임에 그 집회에 참석을 해 가지고 그 말을 들으니, 한국 사람으로 기뻤을까, 안 기뻤을까?
13Çok sevinmiştir.굉장히 기뻤겠죠.
14Bu yüzden, tüm gazete muhabirleri ve televizyon muhabirleri toplansın. 이제 그대로, "Müjdeli bir haber var." diye Ji Chang-yong bir basın toplantısı düzenlemişti.그래서 여러 신문기자들과 방송국 기자들은 다 모여라. 이제 그대로, "기쁜 소식이 있다."라고 이 지창용 씨가 기자회견을 했던 것이었습니다.
15O zamanki basın toplantısında bu sözleri söyleyince, 이제 그대로, Kore Cumhuriyeti gazete muhabirleri ve televizyon muhabirleri sevinerek, gazetede kapı kadar büyük bir haber mi yapmalıydılar, yoksa bu kadar küçük bir haber mi?당시의 기자회견을 하는 가운데 그 말을 하니까, 이제 그대로, 대한민국 신문기자들, 방송국 기자들이 기뻐해 가지고, 신문에 대문짝만하게 신문을 내야 될까, 요만하게 신문을 내야 될까?
16O gazete muhabirleri, Ji Chang-yong'un söylediklerine inandıkları için mi öyle, yoksa şüphe ettikleri için mi?그 신문기자들이 지창용 씨가 말하는 말을 믿어서 그래, 의심해서 그래?
17Şüphe ettikleri için öyleydi, değil mi?의심을 해서 그랬죠?
18O zaman gazetede çıkan haberi 이 사람 da görmüş olsa da, çok küçük, bu kadar küçücük bir şekilde gazetede yayınladılar.그 당시에 신문에 난 것을 이 사람도 본 사실이 있었지만. 아주 작게 요만하게 신문에 냈습니다.
19Gazetede şöyle yayınladılar: Dünya peygamberleri, 이제 그대로, Kore halkının tüm dünyaya hükmedeceği günün geleceğini ve Kore halkının tüm dünyayı kurtaracağı günün geleceğini, bu kadar küçük bir şekilde gazetede yayınlamışlardı.그렇게 신문에 뭐라고 냈냐면, 세계의 예언가들이, 이제 그대로, 한민족이 전 세계를 지배할 날이 올 것이며, 한민족이 전 세계를 구원하게 될 날이 온다는 것을, 요만하게 신문에 낸 사실이 있었던 거예요.
20Bu, gazetede bu kadar küçük yayınlanacak bir şey miydi?그게 요만하게 신문에 낼 일이에요?
21Gazetede büyük yayınlanması gereken bir şeydi, değil mi? Öyle değil mi?크게 신문에 내야 할 일이죠? 그래요, 안 그래요?
22Bu yüzden, o zamanki gazete muhabirleri düşündüğünde, "Şimdi o falcılar komik."그런고로 당시에 신문기자들이 생각할 때는, 이제 그 점쟁이들이 웃긴다.
23Dünya falcıları toplanıp, 이제 그대로, "Boş laflar ediyorlar." diye gazetede bu kadar küçük yayınladılar.세계의 점쟁이들이 모여서, 이제 그대로, "허황된 말을 하고 있구나" 하고 신문에 요만하게 냈어요.
24Aslında o peygamberler 1985 yılında ilk kez söylememişlerdi; bu, dünya peygamberlerinin eskiden beri kehanet ettikleri bir söz müydü, yoksa 1985 yılında ilk kez kehanet edilen bir söz müydü?사실은 그 예언가들이 1985년도에 처음으로 말한 것이 아니고, 그게 세계의 예언가들이 옛날부터 예언해 오던 예언의 말씀이야, 1985년도에 처음으로 예언하는 말씀이야?
25이제 eskiden beri kehanet edilen bir sözdü.이제 옛날부터 예언해 오던 말씀이죠.
26Hindistan'dan Tagore adındaki şair-bilge. O kişi şöyle demişti: "Şu anda Japonların sömürgesi altında yaşayan Kore halkı, gelecekte tüm dünyayı yönetecek ve Kore halkının tüm dünyaya hükmedeceği bir gün gelecek." diye, 이제 그대로, ünlü şair-bilge Tagore adındaki bilgin kehanet etmedi mi?인도의 타고르라고 하는 시성. 그 사람은 뭐라고 말을 했냐면, "현재는 일본 사람들한테 식민지 생활을 하고 있는 한민족이지만은, 장차 한민족이 전 세계를 다스리게 되어 있고, 한민족이 전 세계를 지배할 날이 있다"라고, 이제 그대로, 유명한 시성 타고르라는 학자가 예언을 했어, 안 했어요?
27Japon sömürge döneminde kehanet etti. Anladınız mı?일정 시절(일본의 식민지 시절)에 예언했어요. 아시겠어요?
28Bu yüzden, sadece o kişi böyle kehanet etmekle kalmadı, Almanya'nın ünlü Gheorghiu adındaki bilgini de kehanet ederek, yine aynı şeyi söylemedi mi?그런고로 그 사람만 그렇게 예언한 것이 아니고, 저 독일의 유명한 게오르규라고 하는 학자가 예언을 하기를, 역시 똑같은 말을 했어, 안 했어요?
29Aynı şeyi söyledi, değil mi?똑같은 말을 했죠?
30O kişi de yine "Kore halkının tüm dünyaya hükmedeceği gün gelecek." diye kehanet etmedi mi?그 사람도 역시 "한민족이 전 세계를 지배할 날이 온다"라고 예언을 했어, 안 했어요?
31Kehanet etmişti.예언했던 거죠.
32İngiliz Toynbee de yine, 이제 그대로, "Işık Doğu'dan gelir." dediğine göre, gerçekten bu, 이제 그대로, doğru bir kehanet mi, yoksa belirsiz bir kehanet mi?영국의 토인비 선생도 역시, 이제 그대로, "빛이 동방으로부터 온다"라고 말을 했으니, 과연 이것은 바로, 이제 그대로, 정확한 예언이에요, 근사(어렴풋한)한 예언이에요?
33Doğru bir kehanet.정확한 예언이죠.
34이제 그대로, Japonlardan Uchimura adında bir papaz kehanet ederek şöyle demedi mi: "Tüm dünyanın 구세주'su Kore'den çıkacak."?이제 그대로, 일본 사람 중에 우찌모라라고 하는 목사가 예언하기를 뭐라고 했냐면, "전 세계의 구세주는 한국에서 나온다"라고 예언을 했어, 안 했어?
35Kehanet etti.예언을 했죠.
36Bunun gibi, 이제 그대로, kehanet ettiği gibi, Amerika'dan Sherman adındaki o ünlü bilgin de yine "Kore halkı gelecekte tüm dünyayı yönetecek." diye aynı şekilde kehanet etmedi mi?이와 같이, 이제 그대로, 예언을 했는가 하면, 저 미국에서 셔먼이라고 하는 그 유명한 석학은 역시 "한민족이 앞으로 전 세계를 다스린다"라고 예언을 똑같이 했어, 안 했어요?
37Kehanet etmişti.예언했던 거죠.
38Bu yüzden, o eski zamanlarda kehanet edilen sözlerle, 1985 yılında Tayvan'da toplanan peygamberlerin sözleri birbiriyle tutarlı bir kehanet mi, yoksa tutarsız bir kehanet mi?그런고로 그 옛날에 예언된 말씀과 1985년도에 대만에 모였던 예언가들의 말과 일치하는 예언이야, 일치하지 않는 예언이야?
39Tutarlı bir kehanet.일치하는 예언이죠.
40O tutarlı kehanet sözlerine baktığımızda, gerçekten de, 이제 그대로, 구세주 Kore topraklarından çıkarsa, Kore ülkesi kendiliğinden zengin olacak ve Kore halkı tüm dünyaya hükmeden bir millet mi olacak, yoksa hükmedilen bir millet mi olacak?그 일치하는 예언의 말씀을 볼 때에 과연, 이제 그대로, 구세주가 한국 땅에서 나오면 저절로 한국 나라가 부자가 되고, 한민족이 온 세계를 지배하는 민족이 될까, 지배를 받는 민족이 될까?
41이제 그대로, hükmeden bir millet olacak, değil mi?이제 그대로, 지배를 하는 민족이 되는 거죠?