Genel Bölüm 9

Hayatını fedakarca yaşamış bir kişi değişemez

1Bu kişi aslında, doğuştan fedakar bir ruha sahipti, bu kişi kendisi için yaşamıyor, tabiri caizse, birçok insan için, dahası insanlık için çabalıyor, insanlık için, insanlığın 영생'i ve insanlığın mutluluğu için çabalaması, bu kişinin doğuştan sahip olduğu fedakar doğasından kaynaklanıyor, değil mi?이 사람은 원래, 본시, 희생적인 정신, 이 사람은 자기 자신을 위해서 사는 것이 아니고, 말하자면, 많은 사람들을 위해서, 또한 더 나가서는 인류를 위해서 노력을 하고 인류를 위해서, 인류의 영생과 인류의 행복을 위해서 노력하는 것이 이 사람이 본래 가지고 타고난 희생적인 성품 때문에 그런 거죠?

2Böylece sonunda bu doğanın tamamen miras alınması, 하나님'ın ruhunun, 하나님'ın ruhunun altı bin yıl öncesinden, 이제 그대로, 구세주'nun kanını yetiştirmek için binlerce yıl öncesinden atadan ataya o kanı yetiştirmesinden midir, değil midir?그리하여 결국은 이 성품을 다 타고난 것은 하나님의 신이, 하나님의 신이 육천 년 전서부터 이제 그대로, 구세주의 피를 키우기 위하여 수천 년 전서부터 조상 대대로 그 피를 키웠을까, 안 키웠을까?

3Kanı yetiştirmişti, değil mi?피를 키웠던 거죠.

4Ve böylece bugün, 구세주'nun görevi, sizler, bu kişi aslında 구세주 olmasa bile, 이제 그대로, bu altı bin yıllık insanlık İş'i boyunca bu kişi gibi hayatını fedakarca yaşamış biri var mıdır?그래가지고 오늘날, 구세주의 사명, 여러분들, 이 사람이 막상 구세주가 아니라 할지라도, 이제 그대로, 이 육천 년 인류 역사 이래 이 사람처럼 평생을 희생적으로 산 사람이 있을까?

5Bir tane bile yoktur. Anlıyor musunuz?한 명도 없어요. 아시겠어요?

6Şimdi bile bu kişi, 이제 그대로, birçok talihsiz insan, birçok zavallı insan içinse, her zaman hiç çekinmeden kendi malını feda eden bir kalbe sahiptir, hayatını böyle yaşadı, şimdi değişmiş midir?지금도 이 사람은, 이제 그대로, 많은 불우한 사람, 많은 불쌍한 사람들을 위해서라면 언제든지 아낌없이 사재를 털어 희생하는 그러한 마음을 가지고, 평생을 그렇게 살았는데 지금은 변했을까?

7Hayır, değişmemiştir.그렇지 않죠.

8Bu yüzden, 이제 그대로, herkesi kendi bedeniniz gibi görün.그래서, 이제 그대로, 누구든지 내 몸처럼 여겨라.

9Sizler herkesi kendi bedeniniz gibi görür, herkesi 하나님 gibi görür, kardeşinizin hatasını kendi hatanız gibi görür, herkesi kendi bedeniniz ve kendi durumunuz gibi görerek yaşarsanız dünyayı mutlu bir şekilde yaşayabilirsiniz ve bu kişinin 영생 etme yöntemi olduğunu tartışır, değil mi?여러분들이 누구든지 내 몸처럼 여기고, 누구든지 하나님처럼 여기고, 형제 잘못을 내 잘못으로 여기고, 누구든지 내 몸과 내 사정으로 여기면서 살면 세상을 행복하게 살 수 있고, 그것이 바로 영생하는 방법이라고 이 사람이 논해요, 안 논해요?

10Tartışır, değil mi?논하죠~

11Ama, 이제 그대로, bir taraftan 하나님'ın iradesi bu şekilde gerçekleştiği için, 마귀'nin grubu çöker mi, çökmez mi?그런데, 이제 그대로, 한쪽에서는 하나님의 뜻이 이렇게 이루어짐으로 말미암아, 마귀의 집단이 무너질까, 안 무너질까?

12마귀'nin grubu çökerse, kendi özel şanlarının çökeceğini, kendi özel tüm temellerinin çökeceğini düşünerek, koşulsuz olarak 우리 승리제단'ı karalayıp komplo kurdukları için 우리 승리제단 çökecek mi?마귀의 집단이 무너지면 자기의 사사로운 영화가 무너지고, 자기의 사사로운 모든 기반이 무너지는 거를 생각하고, 무조건 우리 승리제단을 모함 모략을 한다고 해서 우리 승리제단이 무너질까?

13Çökmez.안 무너져.

14Bu, binlerce yıl öncesinden, altı bin yıl öncesinden beri 하나님 tarafından önceden bildirilen bir İş'tir; 하나님'ın eşlik ettiği bir İş olduğu için, 하나님'ın yaptığı bir İş olduğu için, 마귀 dayanabilir mi?이거는 수천 년 전서부터 육천 년 전서부터 하나님께서 예언된 역사요, 하나님께서 함께하는 역사인 고로, 하나님이 하는 역사인 고로, 마귀가 당할 수가 있을까?

15마귀 dayanamaz. Anladınız mı?마귀가 못 당해요. 아시겠어요?

16하나님'ın İş'i açık olduğu için, sonunda bu 하나님'ın İş'ine karşı çıkan 마귀'nin İş'i mutlaka helak olacak mı, olmayacak mı?하나님의 역사가 분명한 고로, 결국은 이 하나님의 역사를 대항하는 마귀의 역사만은 반드시 망할까, 안 망할까?

17Mutlaka helak olmaya mahkumdur. Anladınız mı?반드시 망하게 되어 있어요. 아시겠어요?

18Bu yüzden, 이제 그대로, gördüğünüz gibi, dünya insanları böyle bir şey yaşadığında endişelenip kaygılanır, iyice zayıflar, çok zayıflar ve sadece kemikleri kalır, değil mi?그런고로, 이제 그대로, 여러분들이 보시다시피 세상 사람이 이런 일을 당하면 걱정 근심이 되어가지고 쭉 말라서, 삐쩍 말라가지고, 그냥 뼈만 앙상하게 남아가지고 그러겠죠?

19Bu kişi çok zayıfladı, değil mi?이 사람 비쩍 말랐죠?

20Zayıfladım mı, daha mı çok kilo aldım?말랐어, 더 살쪘어?

21Biraz daha böyle giderse başım belaya girecek~ Palavracı derler diye~좀 더 가면 큰일 나겠어~ 대포(뻥)쟁이라 할까봐~

22Neden böyle oluyor derseniz, bu kişinin kalbinde çok endişe olduğu için mi öyle, değil mi?왜 그러느냐 하면, 이 사람이 마음이 걱정이 많아서 그렇죠?

23Kalbim rahat olduğu için öyle~마음이 편안해서 그렇죠~

24Kalbim rahat olduğu için böyle. Anladınız mı?마음이 편해서 그래. 아시겠어요?

25Bu yüzden bu kişi, 이제 그대로, 마귀 ne kadar öyle yaparsa yapsın, bu 하나님'ın İş'inin o kadar büyük bir şekilde gerçekleşeceğini bildiği için, bu kişi her zaman sevinçli miydi, üzgün müydü?그래서 이 사람이, 이제 그대로, 마귀가 그러면 그럴수록 이 하나님의 역사가 크게 이루어지는 거를 아는 고로, 이 사람은 항상 기뻐했을까, 슬퍼했을까?

26Her zaman sevinçliydi~항상 기뻐했죠~

27'고요한 바다로' ilahimizi bir kez daha söyleyelim.'고요한 바다로', 우리 찬송가 다시 한번 불러봅시다.

28[İlahi] 고요한 바다로~ O~ cennete doğru giderken~ Rab bana uygun rüzgar verir~ Gerçekten minnettarım~ Rab bana uygun rüzgar verir~ Gerçekten minnettarım~ Büyük dalgalar yükselir~ Ben~ dinlenemesem de~ Bu fırtına sayesinde~ daha hızlı giderim~ Bu fırtına sayesinde~ daha hızlı giderim~[찬송가] 고요한 바다로~ 저~ 천성 향할 때~ 주 내게 순풍 주시니~ 참 감사합니다~ 주 내게 순풍 주시니~ 참 감사합니다~ 큰 물결 일어나~ 내~ 쉬지 못하되~ 이 풍랑 인연하여서~ 더 빨리 갑니다~ 이 풍랑 인연하여서~ 더 빨리 갑니다~

29Endişelerimi ve kaygılarımı~ çabucak~ yok et~ Ey Rabbim, karanlık ruhu tez uyandır~ Ey Rabbim, karanlık ruhu tez uyandır~ Bu dünyanın sevinç ve kederleri arasında~ Senin isteğini örnek alarak~ Bedenimin dayanağı olmadığında~ büyük bir teselli ol~ Bedenimin dayanağı olmadığında~ büyük bir teselli ol~내 걱정 근심을~ 쉬~ 없게 하시고~ 내 주여 어두운 영혼을 곧 깨게 합소서~ 내 주여 어두운 영혼을 곧 깨게 합소서~ 이 세상 고락 간~ 주 뜻을 본받고~ 내 몸이 의지 없을 때~ 큰 위로 됩소서~ 내 몸이 의지 없을 때~ 큰 위로 됩소서~