이긴자'nın dünya siyasetini hareket ettirdiğini açıkça görebilirsiniz
1Bu yüzden sizler, bu kişi böyle bir 이긴자 olana kadar, bu kişi 11 yıl önce dünya komünizmini ortadan kaldıracağını, tayfunların esmesini engelleyeceğini, yaz yağmurlarının yağmasını durduracağını, bol hasat getireceğini söyledi. Bu kişinin dediği gibi oldu mu, olmadı mı?그런고로 여러분들이, 이제 그대로, 이 사람이 이렇게 이긴자가 되기까지, 이 사람이 11년 전에 세계 공산주의를 없앤다, 태풍을 못 불어오게 한다, 여름 장마 못 지게 한다, 풍년 들게 한다, 이제 그대로, 이 사람 말한 대로 그대로 되어졌어, 안 되어졌어?
2Aynen öyle oldu, değil mi?그대로 되어졌죠?
3Aynen öyle olması, bu bir yetenek mi, yoksa bir şarlatanlık mı?그대로 되어진다는 건 이것은 실력이 있는 거야, 이제 공갈쟁이야?
4Yetenek var. Anladınız mı?실력이 있는 거야, 아시겠어요?
5Yeteneksizce bu olabilir mi?실력 없이 그게 되어질까?
6Olamaz.안 되어져.
7Şimdi dünya siyasetine bakın.지금 여러분들 세계정세를 봐.
8Dünya siyasetine baktığınızda bile, dünya siyaseti Kore merkezli mi hareket ediyor, yoksa Kore'yi merkez almadan, Kore'yi dışarıda bırakan bir siyasetle mi hareket ediyor?세계정세를 봐도 한국 중심으로 세계정세가 움직여요, 한국을 중심으로 하지 않고 한국을 제외한 정세로 움직여요?
9Siyaset Kore merkezli hareket ediyor, değil mi? Öyle mi, değil mi?한국 중심으로 정세가 움직이죠? 그래요, 안 그래요?
10이제 그대로, tüm dünyadaki Birleşmiş Milletler olsun, Amerika olsun, Kuzey Kore'ye nükleer denetim yapılması için baskı yapması ve nükleer denetime uymazlarsa hava saldırısı düzenleyeceklerini söyleyerek tehdit etmeleri kimin için yapılıyor?이제 그대로, 전 세계의 유엔이라든지, 미국이라든지, 이제 그대로, 이북에 핵사찰을 하자고 막하고, 핵 사찰을 응하지 않으면 공중 폭격을 한다고 막 공갈치는 건 어디를 위해서 하는 거야?
11Kore için yapılıyor, anladınız mı?한국을 위해서 그런 거야, 아시겠어요?
12İşte bunu bu kişi hareket ettiriyor, bu kişi.이게 바로 이 사람이 움직이는 거야, 이 사람이.
13Bu kişi böyle hareket ettiği için tüm dünya da öyle hareket ediyor. Bu kişi hareket etmeseydi bu olabilir miydi?이 사람이 이렇게 움직이니까 전 세계가 그렇게 움직이는 거지, 이제 그대로, 이 사람이 움직이지 않고서야 그게 되어질까?
14Olamazdı.안 되어지는 거야.
15Bu yüzden sizler, bu kişinin ileride giderek, bu kişinin tüm dünyayı hareket ettirdiğini gözle açıkça görebileceğiniz bir zaman gelecek mi, gelmeyecek mi?그러기 때문에 여러분들 바로 이 사람이 앞으로 점점점점 보면 바로, 이 사람이 전 세계를 이제 움직이는 것이 눈으로 확연하게 볼 수 있을 때가 있을까, 없을까?
16Gelecek, değil mi?있겠죠?
17Bu yüzden siz de bu kişiye benzemelisiniz, benzememelisiniz mi?그런고로 여러분도 이 사람을 닮아야 돼, 안 닮아야 돼?
18Bu kişiye benzemelisiniz. Anladınız mı?이 사람을 닮아야 돼, 아시겠어요?
19Bu yüzden bu kişiye benzemek istiyorsanız, bir 이긴자 olmalısınız. Bir 이긴자 olmak istiyorsanız, dayanılmaz derecede haksız bir durumla, katlanılmaz derecede haksız bir durumla karşılaşsanız bile, o haksız duruma katlanıp dayanmalısınız ki 이긴자 olasınız. Haksız bir durumla karşılaştığınızda buna dayanamazsanız, bir 이긴자 olabilir misiniz, olamaz mısınız?그래서 이 사람을 닮으려면, 이제 그대로, 이긴자가 되어야 되는데, 이긴자가 되려면, 이제 그대로, 참을 수 없이 억울한 일, 견딜 수 없이 억울한 일을 당해도 이제 그 억울한 일을 참고 견뎌야 이긴자가 되는 거지, 억울한 일을 당했다고 해서 그걸 참지 못하면 이긴자가 될까, 안 될까?
20이긴자 olamazsınız. Anladınız mı?이긴자가 안 돼, 아시겠어요?
21Neden haksız durumlar sık sık başınıza gelir? 이긴자 yapmak için, 이긴자 yapmak için. Anladınız mı?왜 억울한 일이 자주 닥치냐면 이긴자 만들려고 그러는 거야, 이긴자 만들려고, 아시겠어요?
22이긴자 yapmak için haksız durumlarla sürekli karşılaşmanızı sağlarlar.이긴자 만들려고 억울한 일을 자꾸 당하게끔 하는 거야.
23Bu, 하나님'ın nefretinden dolayı mı oluyor, değil mi?그게 바로 하나님이 미워서 그러는 거죠?
24Sevdiği için, değil mi?사랑하는 까닭이죠?
25Sevdiği için haksız durumlarla karşılaşmanızı sağlar ve o haksız durumlarla karşılaştığınızda, bu yol 영생 yolu olduğu için mecburen dayanmalı mısınız, dayanmamalı mısınız?사랑하는 까닭에 억울한 일을 당하게 하고 그 억울한 일을 당하는 가운데서, 이제 그대로, 이것이 이 길이 영생의 길인고로 어쩔 수 없이 참아야 돼, 안 참아야 돼?
26Mecburen dayanmalısınız, değil mi?어쩔 수 없이 참아야 되죠?
27Yani, o haksız durumla her karşılaştığınızda katlanıp dayanırsanız, kendinizi yenmiş olursunuz, 마귀'yi yenmiş olursunuz ve 영생'i elde edebilecek bir 이긴자 olursunuz, değil mi?그러니깐 바로 그 억울한 일을 당할 적마다 참고 견뎌야 나를 이겼다가 되고, 마귀를 이겼다가 되고, 바로 영생을 얻을 수 있는 이긴자가 되는 거죠?