해와이긴자 Bölüm 2

Kalbi okuyan 해와이긴자 Bayan Hong

1İncil'i bu şekilde yorumlamak doğru yorumlamaktır.성경을 이렇게 해석을 해야 정확하게 해석을 하는 거지

2İncil'i, bir insan ölüp de tekrar dirilmediği halde, bir insanın ölüp dirildiğini söyleyerek bu dünya insanlarını aldatıyorlar, artık aldanma zamanı değil.성경을 사람이 죽었다가 다시 살지도 않은 걸 사람이 죽었다가 살았다고 거짓말해서 이 세상 사람을 속이는데, 이제는 속을 때가 아니야.

3Artık 'İsa dirilmedi', 'İsa çarmıhı bile taşımadı' sözlerini dünyanın dört bir yanında söyleyen yerler çok mu, az mı?이제는 그 '예수가 부활하지 않았다', '예수가 십자가 지지도 않았다'라는 말이 지구 땅 도처에서 말하는 곳이 많아, 안 많아?

4Çok, değil mi?많죠~

5Kore Metodist İlahiyat Fakültesi'nde profesör olan o kişinin soyadı neydi?대한민국 감리교 신학교 교수가 되는 사람, 그 사람 성이 뭐든가?

6Ha? Hangi profesör? Profesör Hong?엉? 무슨 교수? 홍 교수?

7Gerçekten de Hong Bey, Hong Bey biraz farklıymış.역시 홍 씨는, 홍 씨는 조금 다르구나.

8Aslında, Hong Bey olduğu için söylüyorum, aslında 해와이긴자 da Hong Bey'dir. Anlıyor musunuz?사실은 이제 홍 씨라니까 내가 말하는데, 사실은 해와이긴자도 홍 씨예요. 아시겠어요?

9Bu yüzden, o 해와이긴자 da Hong Bey olduğu için, bizim 권사 Hong'a 밀실'de kalmasını söylememin hepsi bir anlam taşıyor. Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?그래서 그 해와이긴자도 홍 씨이기 때문에, 내가 우리 홍 권사님을 밀실에 계시라고 한 것은 다 뜻이 있는 거예요. 무슨 말인지 알겠어요?

10Yani, bizim 권사 Hong'u '해와' diye oraya yerleştirmedik, 이 사람 해와이긴자 tarafından 연단 edilerek 이긴자 olarak ortaya çıktı, değil mi?그래서 뭐~ 우리 홍 권사님을 뭐~ '해와'라고 해서, 거기다가 모셔놓은 게 아니고, 이 사람이 해와이긴자가 연단을 시켜가지고 이긴자가 되어 가지고 나왔죠?

11Bu nedenle, 이제 그대로, 밀실 çok çok boştu ve çok çok, 이제 그대로, 해와이긴자 aslında erken vefat etti. Anlıyor musunuz?그런고로, 이제 그대로, 밀실에 너무너무 허전하고, 너무너무, 이제 그대로, 해와이긴자가 사실은 일찍이 돌아가셨어요. 아시겠어요?

12Erken vefat ettiği için, aslında 이 사람 kendini boş hissettiğinden, bizim 권사 Hong'a 밀실'de yerleşmesini, bu şekilde 밀실'e girmesini söyledim. Anlıyor musunuz?일찍이 돌아가셨기 때문에 사실은 이 사람이 허전하게 생각되는 고로, 우리 홍 권사님을 밀실에 자리를 잡으라고 이렇게 밀실에 들어가시라 그랬어요. 아시겠어요?

13Bu yüzden, 이제 그대로, 이 사람 o 밀실'de 연단 alıp çıktığında, 해와이긴자 olan, o Hong Bey olan kişi, 이제 그대로, 이 사람'ın düşüncelerini tek tek ayıklıyordu. Düşüncelerini.그래서, 이제 그대로, 이 사람이 바로 그 밀실에서 연단을 받고 나올 때, 해와이긴자 되시는, 그 홍 씨 되시는 분이, 이제 그대로, 이 사람의 생각을 일일이 찍어냈어요. 생각을.

14이 사람 evini düşündüğünde, "Neden evini düşünüyorsun?" diye azarlanıyordu.이 사람이 집 생각을 하면 집 생각을 왜 하느냐고 막 야단이에요.

15Geçmişi düşündüğünde, "Neden geçmişi düşünüyorsun?" diye azarlanıyordu.과거를 생각하면, 왜 과거를 생각하느냐고 막 야단이에요.

16Yani istediği gibi düşünemiyordu.그러니까 마음대로 생각을 할 수가 없었어요.

17Sizler dünyada yol arıyorum, yol arıyorum dersiniz ama, zihni, zihni istediği gibi kontrol edememek kadar, bundan daha zor bir şey yoktur. Öyle değil mi?여러분들 세상에 도를 닦는다 도를 닦는다고 하지만, 마음을, 마음을 마음대로 못 하는 것 만큼, 이것 만큼 힘든 게 없어. 그래, 안 그래?

18Akla gelen şeyi, şimdi düşünceler kendiliğinden geliyor ama o düşünceleri düşünme denildiğinde, ondan daha zor bir şey var mı?생각나는 걸 이걸, 이제 생각이 저절로 나는데, 그 생각을 하지 말라고 하니, 그것처럼 힘든 게 있어요?

19Ondan daha zor bir şey yoktur.그것처럼 힘든 거 없어.

20Aile akla geldiğinde, sonradan aile düşüncelerini düşünme denildiğinde, gerçekten de bu, gökten yıldızları koparıp getirmek gibiydi, zihnen geçmişi düşünme denildiğinde, ondan daha zor bir şey yoktu.가족 생각나는걸, 나중에는 가족 생각이 나는 걸 생각하지 말라고 하니, 참말로 이거야말로 사실 하늘에 별을 따 오면 따 왔지, 마음으로 과거가 생각 나는 걸 생각하지 말라고 그러는데, 그것처럼 힘든 게 없었어요.

21Ancak 이 사람 bunu başardı mı, başaramadı mı?그러나 이 사람이 기어이 그걸 해냈어, 못 해냈어?

22Bunu başaran kişidir.그걸 해낸 사람이야.