İsa ölüm ağacıdır
1Ve ayrıca bizim ülkemizin halkının kesinlikle İsrail ulusu olduğunun kanıtı şudur: Hakimler kitabına bakarsak, Musa casusları Kenan diyarına gönderdiğinde casuslar gidip gördüler ki, o Kenan diyarında yaşayan insanlar hepsi sırık gibi uzundu ve İsrail ulusu onlara kıyasla çekirge gibiydi diye Hakimler kitabında yazılıdır.그리고 또 우리나라 백성들이 이스라엘 민족이 틀림이 없는 것은 사사기 성경을 보면 모세가 정탐꾼을 가나안 복지에 보냈을 때에 정탐꾼들이 가서 보니까 그 가나안 복지에 사는 사람들은 전부 키가 장대처럼 크고 이스라엘 민족은 거기에 비하면 메뚜기와 같다고 사사기 성경에 쓰여 있습니다.
2Bizim İsrail halkımız kısa boylu, cüce (ufak tefek) idi, değil mi?우리 이스라엘 백성들은 키가 작은 좀씨(왜소한 체격)라는 거죠?
3Koreliler İsrail'in orijinal soyudur.한국인이 이스라엘의 원족입니다.
4Şu anda İsrail'de yaşayan insanlar uzun boyludur.현재 이스라엘에 살고 있는 사람들은 키가 큽니다.
5Eski Almanya'da Hitler, Mussolini gibi insanlar İsrail halkını, kısa boylu insanları tamamen yakalayıp bir defada 6 milyon kişiyi depolara doldurup gaz vererek altı milyon kişiyi öldürdüler.옛날 독일에 히틀러, 무쏠리니 이러한 사람들이 이스라엘 사람들을 키가 작은 사람들을 모조리 잡아다가 한 번에 600만 명씩 창고에다 집어넣고 까스를 집어넣어서 육백만 명씩 죽여버렸습니다.
6Yani ölmemek için o İsrail halkı çabaladı ve tam da uzun boylu ve tam da öyle insanlarla evlendiler.그러니까 죽지 않으려고 그 이스라엘 사람들이 노력했는데, 바로 키가 크고 바로 그런 사람들하고 전부 결혼한 겁니다.
7Kadınlar uzun boylu erkeklerle evlenince çocuk doğurduklarında uzun boylu çocuklar dünyaya geliyor.여자들이 키 큰 남자하고 결혼을 하니까 자식 낳을 때에 키 큰 자식이 나오는 거예요.
8Bu yüzden İsrailli kadınlar Arap erkeklerle evlenerek melez çocuklar İsrail ülkesinde şu anda İsrail ülkesi vatandaşı olarak yaşıyorlar. Anladınız mı?그래서 이스라엘 여자들이 아랍 남자들하고 결혼해서 혼혈아들이 이스라엘 나라에서 현재 이스라엘 나라 국민으로 살고 있는 겁니다. 아시겠습니까?
9Ancak o insanların zihninde tam da İsa'nın 구세주 olmadığı düşüncesi vardır.그러나 그 사람들의 정신에는 바로 예수는 구세주가 아니라는 정신이 있는 겁니다.
10Bu yüzden İsrail'e hacca giden papazlar İsrail'e gittiklerinde kilise diye bir şey bulamazlar.그래서 이스라엘에 성지순례를 갔던 목사님들이 이스라엘에 가 보면 교회라곤 찾아볼 수가 없는 겁니다.
11Bu yüzden oradan dönen papazlar "Neden İsrail ülkesinde hiç kilise yok?" diye sorarlar.그래서 거기 갔다 온 목사님들이 왜 이스라엘 나라에는 교회가 하나도 없습니까?
12Böylece, İsrail ülkesine gidip İsrail halkına söylerseniz ne derler biliyor musunuz? "Papazım, İsa 구세주 değildir. 구세주 tam da doğudan ortaya çıkacaktır."이렇게 이스라엘 나라에 가서 이스라엘 사람들한테 말하면 뭐라고 말하느냐 하면, "목사님, 예수는 구세주가 아닙니다. 구세주는 바로 동방에서 나타나게끔 되어 있습니다"
13"구세주, doğunun dünyanın sonundaki, dünyanın köşesindeki bir ülkede doğacaktır.""구세주는 동방 땅끝 땅 모퉁이 나라에서 태어나게 되어 있습니다."
14"Bu yüzden, Kutsal Kitap'ta yazdığı gibi inanın.""그래서 그렇게 성경에 써 있는 대로 믿으십시오."
15İsrail halkı böyle der. Anladınız mı?이렇게 이스라엘 사람들이 말합니다. 아시겠습니까?
16Kesinlikle bir 마귀 새끼 olduğundan şüphe yok, değil mi?분명히 마귀 새끼가 틀림이 없죠?
17Bu yüzden, İsa'ya inanan herkes öldü mü, yaşadı mı?그래서 예수 믿는 사람은 다 죽었어, 살았어?
18Hepsi öldü, değil mi?다 죽었죠?
19Bu yüzden, tam da meyvesine bakarak ağacı tanırsın derler, ölüm meyveleri salkım salkım asılıysa o ağaç ölüm ağacı mıdır, 영생 ağacı mıdır?그래서 바로 열매를 보아 그 나무를 안다고, 죽음의 열매가 주렁주렁 달리면 그 나무가 죽음의 나무야 영생의 나무야?
20Ölüm ağacıdır, değil mi?죽음의 나무죠?
21Bu yüzden İsa ölüm ağacıdır.그래서 예수는 죽음의 나무입니다.
22Ancak Yuhanna 11:25'te ne yazıyor biliyor musunuz, İsa'nın söylediği sözlerdir.그러나 요한복음 11장 25절에 뭐라고 쓰여 있냐 하면, 예수가 말한 말입니다.
23"Bana iman eden ölse de yaşayacak, yaşarken iman eden ise sonsuza dek ölmeyecektir.""나를 믿는 자는 죽어도 살고, 살아서 믿는 자는 영원히 죽지 아니하리라"
24Ama İsa'ya inananlardan bir kişi bile ölmeden yaşayan var mı?그런데 예수 믿는 사람 한 명도 죽지 않고 산 사람 있어요?
25Yok, değil mi? Hepsi öldü, değil mi?없죠? 다 죽었죠?
26Yani İsa yalancı mıdır, İsa doğru söyleyen bir kişi midir?그러니까 예수가 거짓말쟁이에요, 예수가 참 말하는 사람이에요?
27Yalancıdır, değil mi?거짓말쟁이죠?
28Bu yüzden Yuhanna 8:51'de de ne yazıyor biliyor musunuz: "Sözümü tutan sonsuza dek ölümü görmeyecektir."그래서 요한복음 8장 51절에도 뭐라고 말이 쓰여 있냐 하면 "내 말을 지키는 자는 영원히 죽음을 보지 못하리라."
29İsa'nın sözünü %100 tutan yüz milyonlarca kişi vardır.예수의 말을 100% 지킨 사람들은 수억 천 명 있습니다.
30Ancak hepsi öldü.그러나 다 죽었습니다.
31Yani İsa yalancı mıdır, doğrucu mudur?그러니까 예수는 거짓말쟁이야, 참말쟁이야?
32Yalancıdır, değil mi?거짓말쟁이죠?
33Bu yüzden İsa bir kişiye bile 영생 veremediği için, İsa tam da bir yalancı ve bir 마귀 새끼dir, değil mi? Öyle değil mi?그래서 예수는 한 사람도 영생을 못 줬으니까, 예수가 바로 거짓말쟁이요, 마귀 새끼죠? 그래요, 안 그래요?
34부산 제단'da yeni bir aile üyesi ortaya çıkıyor ve kocasının Fransa'ya gidip İsa'nın mezarı önünde fotoğraf çekip geldiği söyleniyor.부산 제단에 새 식구가 나오고 있는데, 자기 남편이 프랑스에 가서 예수 무덤 앞에서 사진을 찍어서 왔답니다.
35Yani İsa'nın mezarının Fransa'da olduğu, değil mi?그러니까 예수의 무덤이 프랑스에 있다는 거죠?
36Bu, zaten gazetede çıkmış bir olaydır.이것은 이미 신문에 난 일입니다.
37İngiltere Londra mahkemesinde, BBC muhabirinin bildirdiği içeriğe dair gerçeklik teyidi için yargılama yapılmıştı.영국 런던 재판소에서 BBC 기자가 보도한 내용에 대한 사실 확인을 재판했던 것입니다.
38Yani BBC muhabiri İsa'yı takip ederek, İsa'nın çarmıhı taşımadığını ve İsa'nın dirilmediğini;그러니까, BBC 기자가 예수를 추적을 해가지고 예수가 십자가도 안 지고 예수가 부활도 하지 아니 했고;
39İsa'nın o dönemde Fransa ülkesine sığınarak 84 yaşına kadar yaşayıp öldüğünü ve İsa'nın mezarının Fransa'da olduğunu bildirerek;예수는 당시에 불란서 나라로 망명을 해서 84살까지 살다가 죽어서 예수의 무덤이 불란서에 가 있다고 보도하여;
40Şimdi o İngiltere Londra mahkemesi üç yargıcı Fransa'ya gidip İsa'nın mezarının fotoğrafını çekip gelmişlerdi.이제 그 영국 런던 재판소 판사들 세 명이 프랑스에 가서 예수의 무덤 사진을 찍어 왔던 것입니다.
41Ayrıca İsa'nın torunlarını tanık olarak getirip mahkeme önüne çıkarıp, "İsa kaç yaşına kadar yaşadı?" diye sorduklarında.또한 예수의 후손들을 증인으로 데려다가 법정에 세워가지고, "예수가 몇 살까지 살았느냐?" 물으니까.
42"Evet, 84 yaşına kadar yaşayıp 84 yaşında öldüğü için büyükbabamız İsa'nın mezarı Fransa'dadır" diye tanık kürsüsünde ifade verdiler, değil mi?"녜, 84살까지 살다가 84살에 죽어서 우리 할아버지 예수님의 무덤이 프랑스에 있습니다" 고 증언대에서 증언을 했죠?
43Bu yüzden o yargıç, atalarından beri son derece titizlikle İsa'ya inanan bir kişi olduğunu söylemişti, değil mi?그래서 그 판사가 조상 대대로 철두철미하게 예수를 믿는 사람이었다고 했죠?
44Bu yüzden o kararı erteleyip erteleyip, Yargıtay'da Yargıtay Başkanı "Neden karar vermiyorsunuz?" diye çıkışınca, bu yargıç çaresizce karar vermişti.그래서 그 판결을 미루고 미루다가 대법원에서 대법원장이 "왜 판결을 하지 않느냐"고 호통을 치니까, 이 판사가 할 수 없이 판결했던 것입니다.
45O kararı verirken ilk sözü şuydu: "Ben İsa'ya nesiller boyu inanmış bir kişinin torunuyum."그 판결을 할 때에 첫마디가, "나는 예수를 대대로 믿었던 사람의 후손입니다."
46"Ancak gerçeğe göre karar vermekten başka çarem olmadığı için karar veriyorum.""그러나 사실대로 판결을 안 할 수가 없어서 판결합니다."
47"İsa çarmıhı taşımadı ve""예수는 십자가를 안 졌고"
48"İsa tam da o dönemde Fransa'ya sığınarak 84 yaşına kadar yaşayıp orada hastalanarak öldüğü için Büyükbaba İsa'nın mezarı Fransa'dadır.""예수는 바로 불란서로 당시에 망명을 해가지고 84살까지 살다가 거기서 병들어 죽어가지고 예수 할아버지의 무덤이 불란서에 있습니다"
49İngiltere Londra mahkemesinde ifade vermişti, değil mi?영국 런던 법정에서 증언을 했던 거죠?
50Ve böylece bu, "Kutsal Kan ve Kutsal Kase" adlı kitapta yayınlandı ve ayrıca gazetelerde de çıktı, değil mi?그래가지고 그것이 "성혈과 성배"라는 책에 나갔고 또 신문에도 나고 그랬던 거죠?
51Ancak bu gerçeği sadece Hristiyanlar bilmiyor. Öyle değil mi? Değil mi?그러나 그 사실을 기독교인들만 모르고 있는 겁니다. 그래요, 안 그래요?
52Bu yüzden tam da 이 사람 Amerika'ya gittiğinde, Amerika'da çıkan Koreli göçmen gazetesini getirince, aile üyelerimiz "Bakalım, bakalım" dediler ve.그래서 바로 이 사람이 미국에 갔을 때, 미국에서 나온 한국 교민 신문을 가지고 오니까 우리 식구들이 "봅시다. 봅시다." 하더니
53O gazeteyi alıp hepsini on binlerce kopya yaparak, o gazeteyi Yeouido bölgesine, o ㅇㅇㅇ kilisesi bölgesine dağıtmışlardı.그 신문을 가지고 가서 모조리 복사를 수만 장 해가지고 그 신문을 그 여의도 일대에 그 ㅇㅇㅇ교회 일대에다가 뿌렸던 것입니다.
54O gazetede, Papaz ㅇㅇㅇ'nin Fransız bir fahişeyle ilişkiye girip frengi kaptığı, bu Papaz ㅇㅇㅇ'nin karısının da frengi kaptığı ve Amerika'ya gidip o frengi tedavisini yaptırıp geldiği gerçeği bildirilmişti.그 신문에는 ㅇㅇㅇ 목사가 불란서 창녀와 놀아나서 매독이 걸려가지고, 이 ㅇㅇㅇ 목사의 부인이 또 매독이 걸려가지고, 미국에 건너가서 그 매독 치료를 하고 왔다는 사실이 보도되었던 것입니다.
55Ayrıca Bayan ㅇㅇㅇ'nin Amerika'da bulunan Papaz ㅇㅇㅇ'yi arayarak, "Hey, seni pislik! Sen papaz mısın, pislik?" şeklindeki sözlerinin tamamını gazete muhabirleri kaydedip gazetede yayınladılar. Anladınız mı?또 ㅇㅇㅇ 부인이 미국에 가 있는 ㅇㅇㅇ 목사한테 전화를 걸어서, "야, 이 새끼야! 니가 목사 새끼야?" 하는 말이 전부 신문 기자들이 녹음을 해 가지고 신문에 냈어요. 아시겠어요?
56Ama sadece bizim Koreliler bu gerçeği bilmiyor.그런데 우리 한국 사람들만 그 사실을 모르는 거예요.
57Yani ㅇㅇㅇ para saçarak gazetede yayınlanmasını engelledi ve o gazetenin dolaşmasını engellemek için ㅇㅇㅇ bir strateji uyguladığı için kimse bilen yok.말하자면, ㅇㅇㅇ가 돈을 뿌려가지고 신문에 못 나게끔 막았고 그 신문이 돌아다니지 못하게 ㅇㅇㅇ가 전략을 폈기 때문에 아무도 아는 사람이 없는 겁니다.
58Ama bizim 승리제단 aile üyeleri hepsi biliyor, değil mi?그런데 우리 승리제단 식구들은 다 알죠?
59O gazeteyi gördünüz mü, görmediniz mi? Gördünüz, değil mi?그 신문을 봤어, 못 봤어? 봤죠?
60Bu yüzden tam da şimdi ㅇㅇㅇ'nin böyle yapması, ben o ㅇㅇㅇ'yi kınamıyorum.그래서 바로 이제 ㅇㅇㅇ가 그러는 거, 나는 그 ㅇㅇㅇ를 나무라지 않습니다.
61ㅇㅇㅇ'nin öğretmeni İsa bir alçak olduğu için, bir alçaktan alçak sözleri duyduğu için alçak olmaması mümkün mü? Öyle değil mi? Değil mi?ㅇㅇㅇ의 선생인 예수가 잡놈인데, 잡놈한테 잡놈 소리를 들었으니 잡놈이 안 될 수 있어? 그래, 안 그래?
62O köpek alçaktan öğrendiği için köpek alçak oldu. Anladınız mı?그 개잡놈한테 배웠으니까 개잡놈이 된 거야. 아시겠어요?
63Yani biz böyle şeylere aldanmalı mıyız?그러니까 우리는 그런데 속아서야 되겠어요?
64Bizim Koreliler hepsi 하나님'ın çocuklarıdır.우리 한국 사람들은 전부 하나님의 자식들입니다.
65하나님'ın doğrudan soyundan gelirler.하나님의 직계 자손이에요.
66단군 büyükbaba tam da Yakup'un 하나님'ının ruhunu taşıyarak bizim Kore topraklarına kadar geldi.단군 할아버지가 바로 야곱의 하나님의 신을 모시고 우리 한국 땅까지 온 겁니다.
67Bu yüzden bizim Korelilerin bedenlerinde 하나님'ın ruhunun eşlik ettiği kan akıyor.그래서 우리 한국 사람들의 몸속에는 하나님의 신이 함께하는 피가 흐르고 있습니다.
68Bu yüzden bizim Kore ülkesine eskiden beri ne denirdi biliyor musunuz, Doğunun Görgü ve Nezaket Ülkesi (禮儀之國) denirdi.그래서 우리 한국 나라를 옛날부터 이르기를 뭐라고 그랬냐 하면 동방의 예의지국(禮儀之國)이라고 했습니다.
69Ülkemize Doğunun Görgü ve Nezaket Ülkesi mi denirdi, köpek pisliği soysuz mu denirdi?우리나라를 동방의 예의지국이라고 했어, 개똥상놈이라고 했어?
70Görgü ve Nezaket Ülkesi denirdi, değil mi?예의지국이라고 했죠?
71Bunun nedeni şudur ki, Koreliler çok çok asil ve çok çok nazik ve Koreliler kötü değil, iyiydi. Anladınız mı?그 왜 그러나면, 한국 사람들은 너무너무 양반이고 너무너무 점잖고 한국 사람들은 악하지 않고 선했다는 겁니다. 아시겠습니까?