Kendi döneminde parlamaz
1Genellikle insanlar o dönemde ünlü bir kişi ortaya çıktığında, içlerinde kıskanç 마귀 olduğu için o dönemde o kişi ünlü olmaz.대개 사람들이 그 시대에 유명한 사람이 나오면, 사람들 속에는 시기하는 마귀가 있는고로 그 당대에는 그 사람이 유명해 지지가 않아요.
2Ancak o dönem geçtikten sonra, o kişi öldükten sonra, yüzlerce yıl sonra mı ünlü olur, olmaz mı?그러나 그 시대가 지나간 다음, 그 사람이 죽은 다음, 몇백 년 후에야 유명해져, 유명해지지 않아?
3Ünlü olur, değil mi?유명해지죠?
4O kişi ölüp ortadan kalktığı için kıskanan kimse kalmaz.그 사람이 죽어서 없어진 고로 시기하는 사람이 없어.
5Bu yüzden gerçekten de o kişinin sözlerinin harika sözler olduğu, o kişinin sözlerinin gerçekten de bir azizin sözleri olduğu, o kişinin sözlerinin tüm insanlık için faydalı sözler olduğu o zamanlarda yayılır ve ünlü olur, değil mi?그런고로 과연 그 사람의 말씀이 과연 훌륭한 말씀이요, 그 사람의 말씀이 과연 성인의 말씀이요, 그 사람의 말씀이 온 인류에게 유익한 말씀이라는 것을 그때에 막 떠들면서 유명해져, 안 유명해져?
6Ünlü olur, değil mi?유명해지죠?
7Sizler, 이제 그대로, aynı şekilde bu 영생 doktrinini sizler...여러분들, 이제 그대로, 그와 마찬가지로 이러한 영생의 학설을 여러분들 ....
8Bu dünya üzerinde insanlık var olduğundan beri altı bin yıl boyunca 영생 doktrinini tartışan, bu kadar ayrıntılı, bu kadar bilimsel ve anlaşılır, bu kadar kesin bir şekilde öğreten bir kişi oldu mu, olmadı mı?이 지구 땅에 인류가 존재한 이래 육천 년 동안 흐르면서 영생의 학설을 논한 자가, 이렇게 세밀하고, 이렇게 과학적으로 알아듣기 쉽게, 이렇게 확실하게 말을 가르쳐 주는 사람 있었어, 없었어?
9Olmadı. Anladınız mı?없었어. 아시겠어요?
10Bu yüzden ayırt etme yeteneği olmayan, zihni yavaş olan insanlar o dönemde anlayamazlar ama belirli bir süre geçtikten sonra...그래서 분별력이 없는, 머리가 둔한 사람들은 당대에는 못 깨닫지만, 어느 정도 세월이 흐른 다음에는
11"Vay be~ O doktrin gerçekten de sonsuza dek değişmeyecek bir doktrinmiş""이야~ 그 학설은 참말로 영원무궁토록 변치 않는 학설이요"
12"O doktrin gerçekten de, 이제 그대로, insanlığımızın beklediği ve özlemle aradığı doktrinmiş""그 학설이야말로, 이제 그대로, 우리 인류가 기다리고 고대하던 학설이다"
13O hakikat doktrini zaman geçtikçe daha da parlar mı, parlamaz mı?그 진리의 학설이 세월이 지나면 지나갈수록 빛이 날까, 빛이 안 날까?
14Parlayacaktır, değil mi?빛이 나겠죠?
15Bunu ayırt edemeyen kişi aptal bir sersem midir, zeki bir kişi midir?이것을 분별 못 하는 것은 그건 구리구리 멍텅구리야, 똑똑한 사람이야?
16Sersemdir. Anladınız mı?멍텅구리야. 아시겠어요?
17Açıkça bu 이 사람, 이제 그대로, sizlere çeşitli konularda tartışmış olsa da, açıkça 하나님'ın Sosa topraklarını 이긴자'ya vereceği, 하나님'ın Sosa topraklarını 구세주'ya vereceği vaat edilmiş, değil mi?분명히 이 사람이, 이제 그대로, 여러분들에게 여러 가지로 논했지만, 분명히 하나님께서 소사 땅을 이긴자에게 준다고 소사 땅을 하나님이 구세주에게 준다고 약속이 되어 있어, 안 되어 있어?
18Vaat edilmiş, değil mi?약속이 되어 있지?
19Bu Sosa topraklarını vereceği vaat edilmiştir.이 소사 땅을 준다고 약속이 되어 있어요.
20Sosa topraklarını vermek demek, 이긴자'ya ne vermek demek?소사 땅을 준다는 게 바로 이긴자한테 뭘 준다고?
21Beyaz bir taş vereceğini söyledi.흰 돌을 준다고 그랬어.
22Beyaz taş dediğin Sosa'dır. Anladınız mı?흰 돌이라는 게 소사야. 아시겠어요?
23Sosa topraklarını 이긴자'ya vereceği vaadi gerçekleştiği halde şaşırmayan o hayat. Gerçekten de o hayat sıkıntılı bir hayat mıdır, o hayat zeki bir hayat mıdır?소사 땅을 이긴자한테 준다고 약속한 것이 이루어졌는데도 놀라지 않는 그 인생. 참말로 그 인생은 답답한 인생이야, 그 인생은 똑똑한 인생이야?
24Sıkıntılı bir hayattır. Anladınız mı?답답한 인생이야. 아시겠어요?
25Sizler, Kutsal Kitap'taki Vahiy kitabındaki sözler binlerce yıl önce yazılmış sözlerdir. Binlerce yıl önce. 2 bin yıl önce yazılmış sözler.여러분들 성경 묵시록에 말씀은 수천 년 전에 기록된 말씀이야. 수천 년 전에. 2천 년 전에 기록된 말씀.
262 bin yıl önce yazılmış sözler gerçekleştiği halde gözünü bile kırpmayan kişi, lanetlenmiş bir hayat mıdır, kutsanmış bir hayat mıdır?2천 년 전에 기록된 말씀이 이루어지고 있는데도 눈 하나 깜빡하지 않는 건, 저주받은 인생일까, 축복받은 인생일까?
27Lanetlenmiş bir hayattır.저주받은 인생이야.
28구세주 ile karşılaşırsan, canını ortaya koyarak fedakarca, 이제 그대로, 구세주 aracılığıyla 하나님'ın İş'ini gerçekleştirmek için, 이제 그대로, canını ortaya koyarak çaba göstermeli misin, göstermemeli misin?구세주를 만나면 생명을 걸고 희생적으로, 이제 그대로, 구세주를 통해서 하나님의 뜻을 이루기 위하야, 이제 그대로, 생명을 걸고 노력을 해야 돼, 안 해야 돼?
29Çaba göstermelisin, değil mi?노력을 해야죠?
30Sizler, ölürseniz faydası olmaz. Ölürseniz toprağa gömerler. Öyle mi, değil mi?여러분들, 죽으면 소용이 없어. 죽으면 땅속에 갖다 묻어. 그래, 안 그래?
31Ölürsen toprağa gömerler.죽으면 땅속에 갖다 묻어.
32구세주 ile karşılaşırsan, bu bir galip 하나님'ın İş'i olduğu için, 마귀 engellese bile engellenebilir mi?구세주를 만나면 승리자 하나님의 역사인고로 마귀가 방해한다고 방해받을 수 있을까?
33Engellenemez. Anladınız mı?방해받을 수 없어, 아시겠어요?
34마귀 새끼'leri 승리제단'ı yok etmek için türlü şekillerde İş yapsalar da, bu 이 사람 nasıl bir plan yapıyordu biliyor musunuz?마귀 새끼들이 승리제단을 없애버릴려고 갖은 모양으로 역사를 하지만, 이 사람이 어떻게 계획을 하고 있었느냐 하면
35Bu, 10 Ekim, 11 Ekim Pazar günü kürsüye çıktığı zamandı, değil mi?요것은 10월 10일 날 11일 날 일요일날 단에 선 거죠?
36이제 그대로, bugün bu 하나님'ın İş'i 하나님 tarafından altı bin yılda gerçekleştirildi ve altı bin yılda 마귀 yenildiği için, bu yüzden bir daha 마귀'ye yenilme diye bir şey olur mu, olmaz mı?이제 그대로 오늘날 이 하나님의 역사가 하나님께서 육천 년 만에 이루어졌고 육천 년 만에 마귀를 이긴 고로 그런고로 두 번 다시 마귀한테 지는 법이 있을까, 없을까?
37Yenilme diye bir şey olmaz.지는 법이 없어
38Böyle bir karışıklık ortaya çıktığında bazı insanlar çekinerek, 이제 그대로, 하나님'a sadakat göstermeyi ihmal eder ve 하나님'ın huzuruna, 이제 그대로, 제단'a gelmeyi ihmal eden biri olursa, böyle bir zamanda 제단'a gelmeyen, bir gün bile aksatan kişinin kurtuluşu olur mu?이런 분란이 일어나니까 움츠러들어가지고 어떤 사람들은 이제 그대로 하나님 앞에 충성하는 것을 게을리하고 하나님 앞에 이제 그대로 제단 나오는 것을 게을리하는 사람이 있으면 이런 때에 제단 안 나오는 사람 하루라도 빠지는 사람 구원이 있겠지?
39Kurtuluş olmaz. Anladınız mı?구원 없어요, 아시겠어요?
40Sizler, elekle tahılı savururken rüzgarla mı savurursun, yoksa öylece mi savurursun?여러분들 키로다가 곡식을 까부를 때에 바람으로 까부는 거야 그게 이제 그냥 까부는 거야?
41Rüzgarla savurursun, değil mi?바람으로 까불죠?
42Rüzgar esmeli ki tane ile saman ayrılsın, ne demek istediğimi anladınız mı?바람이 불어야 알곡과 쭉쟁이가 갈라져, 무슨 말인지 알겠어요?
43Rüzgar esmezse hangisinin tane, hangisinin saman olduğunu bilemezsin, öyle mi, değil mi?바람이 불지 않으면 어떤 게 알곡인지 어떤 게 쭉쟁인지 그걸 알 수가 없어요, 그래요 안 그래요?
44Bu yüzden "Bu fırtına sayesinde daha hızlı gidiyoruz" diyen bir ilahi var, değil mi?그래서 이 풍랑 인연하여서 더 빨리 갑니다 하는 찬송가가 있는 거죠?
45O ilahiyi bir daha söyleyin.그 찬송가를 한번 다시 불러봐요.
46Sakin denizden o göksel şehre giderken, Rabbim bana elverişli rüzgar verdi, gerçekten şükürler olsun.고요한 바다로 저 천성 향할 때 주 내게 순풍 주시니 참 감사합니다
47Rabbim bana elverişli rüzgar verdi, gerçekten şükürler olsun.주 내게 순풍 주시니 참 감사합니다
48Büyük dalgalar yükselip dinlenemezken, bu fırtına sayesinde daha hızlı gidiyorum.큰 물결 일어나 내 쉬지 못하되 이 풍랑 인연하여서 더 빨리 갑니다
49Bu fırtına sayesinde daha hızlı gidiyorum.이 풍랑 인연하여서 더 빨리 갑니다
50Endişe ve kaygılarımı çabucak gider ve Rabbim, karanlık ruhları hemen uyandır.내 걱정 근심을 쉬 없게 하시고 내 주여 어두운 영혼을 곧 깨게 합소서
51Rabbim, karanlık ruhları hemen uyandır.내 주여 어두운 영혼을 곧 깨게 합소서
52Bu dünyanın acı ve sevinci arasında Rabbin isteğini örnek alayım ve bedenim dayanaksız kaldığında büyük bir teselli olayım.이 세상 고락간 주 뜻을 본받고 내 몸이 의지 없을 때 큰 위로 됩소서
53Bedenim dayanaksız kaldığında büyük bir teselli olayım.내 몸이 의지 없을 때 큰 위로 됩소서
54Zaferin geleceği göründüğü için, herhangi bir zorluk ve engel olsa da endişe olur mu, olmaz mı?승리의 앞날이 보이는 고로 어떠한 역경과 어떠한 난관이 있어도 걱정이 있을까, 없을까?
55Endişe olmaz, değil mi?걱정이 없죠?
56Zaferin geleceği olduğu için zerre kadar endişe yoktur.승리의 앞날이 있기 때문에 조금도 걱정이 없어요
57Bu dünyanın tüm 마귀'leri topyekûn saldırıp, 이제 그대로, göksel İş'imizi engellemeye, göksel İş'imizi yok etmeye çalışsalar da, sonunda zafer mi kazanırız, yoksa başarısız mı oluruz?아무리 이 세상 모든 마귀들이 총공격해서 이제 그대로 우리 하늘의 역사를 방해할려고 하늘의 역사를 없애버릴려고 하지만 결국은 승리하고 말까 실패하고 말까?
58Zafer kazanırız, değil mi?승리하고 마는 거죠?
59Bizim zafer dediğimiz şey elbette zaferle sonuçlanacaktır ama zafer kazanmak için, zaferden başka seçeneği olmayan o ruh ve zihin, yani fedakar bir ruh olmadan zafer olabilir mi?이것은 우리가 승리라고 하는 것은 당연히 승리가 되고 말지만 승리를 할려면 승리할 수밖에 없는 그 정신과 마음 말하자면 희생적인 정신이 없이는 승리가 있을 수 있을까?
60Zafer olamaz, değil mi?승리가 있을 수 없죠?
61이제 그대로, bu tür İş'imiz gerçekleştiği için zafer kazanmak istiyorsak, göksel ailemizin üyeleri topyekûn ayaklanıp birleşerek fedakar bir ruha sahip olmalı mıdır, olmamalı mıdır?이제 그대로 우리 이러한 역사가 일어나므로 말미암아 우리가 승리할려면 우리 하늘의 식구들이 총궐기하여 단결이 되어 가지고 희생적인 정신을 가져야 해 안 가져야 해?
62Fedakar bir ruha sahip olmalıdır, değil mi?희생적인 정신을 가져야죠?
63O zaman zafer mutlaka gelecek, değil mi?그러면 반드시 승리가 오고 마는 거죠?
64Zafer mutlaka gelecek.반드시 승리가 오는 거예요
65Bu yüzden, 이제 그대로, bugün sizler bu zafer gününü için tüm gücümüzle 하나님'a sadakat gösterdiğimizde ve fedakar bir yürek ve fedakar bir ruhla bir araya gelip hareket ettiğimizde, zafer tamamen kazanılacak, değil mi?그런고로 이제 그대로 오늘날 여러분들이 이 승리의 그날을 위해서 이제 총력을 다하여 우리가 하나님 앞에 충성을 하고 희생적인 마음과 희생적인 정신으로 이제 우리가 똘똘 뭉쳐가지고 움직일 때에 이제 완전히 승리를 하고 마는 거죠?
66Bu yol zafer yoludur ve bu yol tam olarak 영생 yoludur.이 길은 승리의 길이요 이 길은 바로 어떠한 길이냐 하면 영생의 길인 것이올시다
67영생 herkesin yapabileceği bir şey değildir; 영생 edebilmek için yeterliliğe sahip olmak gerekir, yeterlilik olmadan 영생 edilebilir mi?영생은 아무나 영생을 하는 것이 아니고 영생할 수 있는 자격을 갖추어야 영생을 하는 거지 영생할 수 있는 자격이 없이 영생할 수가 있어요?
68Edilemez, değil mi?없죠?
69Bu yüzden 이 사람, ilk zamanlarda 자유율법'a uyulursa 영생 edileceğini söylemişti, değil mi?그런고로 이 사람이 초창기에는 자유율법을 지켜야 영생한다고 그랬죠?
70자유율법'ın günah işlememe yasası olduğunu, ayrıca 자유율법'ın 마귀'yi öldürme yasası olduğunu ve 영생 etme yasasının 자유율법 olduğunu tartışmıştık, değil mi?자유율법이라고 하는 것은 죄를 짓지 않는 법이요 또한 자유율법이라는 것은 마귀를 죽이는 법이요 영생하는 법이 자유율법이라는 것을 논했던 거죠?
71Bu yüzden 하나님 olma yasası 자유율법'tır ve insanın 하나님'a dönüşebileceği yasa tam olarak 자유율법 olduğu için, 하나님 olma yasası tam olarak 하나님'ın kalbini benimseme yasasıdır ve insan kalbini terk edip 하나님'ın kalbini benimseme yasasının 자유율법 olduğu tartışılmıştır.그런고로 하나님 되는 법이 자유율법이요 사람이 하나님으로 변할 수 있는 법이 바로 자유율법인 고로 그런고로 하나님이 되는 법은 바로 하나님의 마음을 품는 법이요 사람의 마음을 버리고 하나님의 마음을 품는 법이 자유율법이라는 것을 논했던 것이올시다.
72이 사람'ın tartıştığı sözler şimdi Kutsal Kitap'ta veya Budist kutsal metinlerinde yazılı olsa da, 마귀'nin gözleriyle o Kutsal Kitap veya Budist kutsal metinlerindeki sözler görülecek mi, görülmeyecek mi?이 사람이 논한 말씀은 이제 성경이나 불경 속에는 기록이 되어 있지만 마귀 눈으로는 그 성경이나 불경의 말씀이 보일까 안 보일까?
73Görülmeyecek, değil mi?안 보이는 거죠?
74Bu yüzden, bir insanın nasıl 영생 edeceğini ele alıp, bunu 영생 bahanesiyle 헌금 toplamak için kullandığı için bunun dolandırıcılık olduğunu söyleyecek kadar ileri giden o kişi, yasayı bilen biri mi, bilmeyen biri mi?그런고로 사람이 어떻게 영생을 하느냐 하는 문제를 가지고 그걸 가지고 영생을 빙자해서 헌금을 걷었기 때문에 그게 사기가 된다고 할 정도면 그 사람이 법을 아는 사람이야 모르는 사람이야?
75Yasayı bilmeyen biri, değil mi?법을 모르는 사람이죠?
76Bu yüzden 이 사람'a yasayı öğrenmesini sağladılar, anlıyor musunuz?그래서 이 사람으로 하여금 법을 공부하게끔 했던 거예요, 아시겠어요?
77Bu yüzden, bugün bu dünyada Kutsal Kitap'tan veya Budist kutsal metinlerinden 영생'i çıkarırsak, Kutsal Kitap ve Budist kutsal metinlerindeki o sözler canlı sözler mi olur, yoksa cansız sözler mi?그래서 바로 오늘날 이 세상에 성경이나 불경에 영생을 빼놓고 성경과 불경에 영생을 빼놓으면 그 성경과 불경 속에 있는 말씀이 생명이 있는 말씀이야 없는 말씀이야?
78Kutsal Kitap'ta ve Budist kutsal metinlerinde 영생'i dışarıda bırakan bir söz var mı?성경과 불경에 영생을 빼놓은 말씀이 있어요?
79영생 amaçtır, değil mi?영생이 목적이죠?
80Bu yüzden, 이제 그대로, bir insanın nasıl 영생 edeceğine dair söz, 이 사람 da insanların 영생 edebileceğini mi söyledi, edemeyeceğini mi söyledi?그런고로 이제 그대로 어떻게 사람이 영생하느냐 하는 말은 이 사람도 역시 사람은 영생할 수 있다고 그랬어 없다고 그랬어?
81영생'in 하나님'ın içinde olduğu söylenmişti, değil mi?영생이라는 건 하나님 안에 있다고 그랬죠?
82Bu yüzden, bir insanın 하나님 olmasıyla 영생 edileceği sözü, 이제 그대로, Kutsal Kitap'ta veya Budist kutsal metinlerinde kurtuluş öğretisinde kayıtlı olan sözleri örnek alırsak, 성령 ile yeniden doğulursa kurtuluş elde edileceği sözü, tam olarak 이제 그대로, 하나님 olarak yeniden doğulursa kurtuluş elde edileceği, 영생 edileceği sözü, tam olarak 하나님 olunursa 영생 edileceği, insanın 영생 edemeyeceği sözü değil midir?그래서 사람이 하나님이 되어야 영생이 된다는 말씀이 이제 그대로 성경이나 불경에 구원론 속에 기독 되어 있는 말씀을 예를 들어서 성령으로 거듭나야 구원을 얻는다는 말씀이 바로 이제 그대로 하나님으로 다시 태어나야 구원을 얻는다 영생을 한다 하는 말은 바로 하나님이 되어야 영생이지 사람은 영생할 수가 없다는 말씀이죠?
83Ve böylece, 하나님'ın olduğu her yer cennettir; şimdi bizim 승리제단'ımızda, tam olarak 하나님'a veya cennete girilir, insanın cennete giremeyeceğini söylüyor muyuz, söylemiyor muyuz?그러면서 바로 하나님이 계신 곳이 그 어디나 하늘나라 이제 우리 승리제단에서는 바로 하나님이나 하늘나라에 들어가지, 사람은 하늘나라 들어갈 수 없다는 말을 해 안 해?
84Söylüyoruz, değil mi?하고 있죠?
85Ama aslında, sahte dinleri duyan insanlar, 이제 그대로, öldükten sonra ruhlarının cennete ve gök diyarına gideceğine inanıyorlar mı, inanmıyorlar mı?그러나 사실은 사이비종교가 들은 사람이 이제 그대로 죽어서 영혼이 천당 가고 하늘나라 간다고 그들은 믿고 있어 안 믿고 있어?
86O zaman onlar mı dolandırıcı, yoksa bizim 승리제단'ımız mı dolandırıcı?그러면 그것들이 사기꾼들이야 우리 승리제단이 사기꾼들이야?
87Hangisinin dolandırıcı olduğunu bile ayırt edemiyorlar, anlıyor musunuz?어떤 게 사기꾼인지 분별도 못 해, 아시겠어요?
88Bu yüzden, cennete gitmedikleri halde cennete gideceklerini söyleyerek 헌금 toplarlarsa, bu yasal olarak dolandırıcılık olur, anlıyor musunuz?그래서 바로 하늘나라 가지도 않으면서 하늘나라 간다고 헌금을 걷으면 그것은 법률상으로 사기가 돼요, 아시겠어요?
89Ancak açıkça burada, 승리제단'da, tam olarak 하나님 olunursa 영생 olur. 하나님 olunursa kurtuluş olur. 하나님 olunursa cennete gidilir diye 이 사람 her zaman tartışıyor mu, tartışmıyor mu?그러나 분명히 여기에서는 승리제단에서는 바로 하나님이 되어야 영생이요. 하나님이 되어야 구원이요. 하나님이 되어야 하늘나라 간다고 이 사람이 시간 시간 논해 안 논해?
90Tartışıyor, değil mi?논하죠?
91Ve böylece, bu dünyada ilim yoktu. Din yoktu diye tartışıyor mu, tartışmıyor mu?그러면서 바로 이 세상에는 학문이 없었다. 종교가 없었다는 것을 논해 안 논해?
92İlim, dinin içindedir, anlıyor musunuz?학문이라는 것은 종교 안에 학문이 있는 거예요. 아시겠어요?
93Bu yüzden din olmasaydı, ilim de olmazdı, anlıyor musunuz?그래서 종교가 없었다면 학문이 없는 거예요. 아시겠어요?
94Din, hakikatin kendisidir.종교 자체가 진리 구현이에요
95Hakikatin kendisi, 이제, hakikat değişmeyen ve çürümeyen şeydir ve çürümeyen ve değişmeyen şey ölümsüz 영생'in içinde hakikattir; şimdi 영생'in içinde değil de ölen insanların içinde hakikat var mıdır, yok mudur?진리 구현이 바로, 이제 진리라고 하는 것은 변치 않고 썩지 않는 것이 진리요 바로 썩지 않고 변치 않는 것은 죽지 않는 영생 속에 진리가 있는 거지, 이제 영생 속이 아니고 죽는 사람 속에는 진리가 있는 거야 없는 거야?
96Hakikatin kendisi dindir, anlıyor musunuz?진리 자체가 종교야, 아시겠어요?
97Hakikatin kendisi dindir, hakikatin kendisi 하나님'ın ruhudur. Hakikatin kendisi 영생'dir, anlıyor musunuz?진리 자체가 종교요 진리 자체가 하나님의 신이요. 진리 자체가 영생이에요, 아시겠어요?
98Bu yüzden, 이제 그대로, din yoktu. İlim yoktu demek, tam olarak 이제 그대로, ilmin hakikatin içinde olması ve dinin hakikatin içinde olması demektir.그런고로 이제 그대로 종교가 없었다. 학문이 없었다 하는 것은 바로 이제 그대로 진리 속에 학문이 있는 것이요 진리 속에 종교가 있는고로
99Bu yüzden, bugün bu dünyada din yoktu, ilim yoktu diye 승리제단'da tartışılırken, 승리제단'da 이제 그대로 영생 verileceği söylenerek 헌금 toplandığı için, eğer bu bir dolandırıcılıksa, 이 사람 sizlere 영생 vereceğini mi söyledi, yoksa 하나님 olunursa 영생 edileceğini mi söyledi, 이제 그대로?그런고로 오늘날 이 세상에는 종교가 없었다. 학문이 없었다 하는 것을 이것을 승리제단에서 논하는데 승리제단에서 이제 그대로 영생 준다고 헌금 걷으니까, 사기꾼이라면 여러분들 이 사람이 이제 그대로 이 사람이 여러분들 사람에게 영생 준다고 그랬어 하나님이 되어야 영생한다고 그랬어?
100하나님 olunursa 영생 edileceğini söyledi, değil mi?하나님이 되어야 영생한다고 그랬죠?
101Sizlere 영생 vereceğini mi söyledi?여러분들한테 영생 준다고 그랬어요?
102Size, insanlara 영생 vereceğine dair hiçbir şey söylemedi, anlıyor musunuz?여러분들한테 사람한테 영생 준다는 말 한 일이 없어, 아시겠어요?
103이 사람 açıkça 성령 ile yeniden doğulursa kurtuluş elde edileceğini, tam olarak dirilişle kurtuluş elde edileceğini, 생명과일 yenilirse 영생 edileceğini, imanla kurtuluş elde edileceğini sizlere her zaman kurtuluş öğretisini tartışırken, 이 사람'ın kalbinin kararına göre kanın değiştiğini söyledi.이 사람이 분명히 성령으로 거듭나야 구원을 얻는다, 바로 부활함을 입어야 구원을 얻는다, 생명과일을 먹어야 영생한다, 믿음으로 말미암아 구원 얻는다는 말씀을 여러분들에게 시간 시간 구원론을 논하면서 이 사람이 마음을 먹는 대로 피가 변한다
104Bu yüzden, 이제 그대로, hırs yapılırsa kan çürür, kan çürürse yaşlanır ve kan çürürse hastalanıp ölünür.그런고로 이제 그대로 욕심을 부리면 피가 썩고 피가 썩으면 늙고 피가 썩으면 병 걸려서 죽는다
105Bu yüzden, kanın çürümemesi için tam olarak 하나님'ın kalbini benimsemek gerekir ki kan çürümesin ve 하나님'ın kalbini benimsemekle 이제 그대로 ölümsüz 영생'in 하나님'ı olunacağı için, 하나님'ın kalbini benimserse o kişi mi olur, yoksa 하나님 mı olur?그런고로 피가 썩지 않으려면 바로 하나님의 마음을 품어야 피가 썩지 아니하고 하나님의 마음을 품어야 이제 그대로 죽지 않는 영생의 하나님이 되는고로 하나님의 마음을 먹으면 바로 사람이야 그게 하나님이야?
106하나님 olur.하나님이야
107하나님, 하나님'ın kalbini benimser, anlıyor musunuz?하나님이 하나님의 마음 품는 거야, 아시겠어요?
108Bu yüzden 영생, 하나님'ın içindedir ve tüm insanlar 하나님'ın çocukları olduğu için, tüm insanların 하나님 olma olasılığı %100 müdür, %99 mudur?그런고로 영생이라는 건 하나님 안에 있는 것이요 사람은 다 하나님의 자식인 고로 사람이 다 하나님이 될 가능성이 100% 있는 거야 99% 있는 거야?
109%100'dür, anlıyor musunuz?100% 있는 거야 아시겠어요?
110하나님 olabilme oranı %100'dür, anlıyor musunuz?하나님이 될 수 있는 그러한 푸로테이지가 100% 있는 거예요. 아시겠어요?
111Bu yüzden 구세주 ile karşılaşılırsa, 구세주 하나님 olma yolunu öğretir mi, öğretmez mi?그런고로 구세주를 만나면 이제 구세주가 하나님 되는 법을 가르쳐 줘 안 가르쳐 줘?
112Öğretir, değil mi?가르쳐 주죠?
113하나님 olma yolunu öğretirken, yüzeysel mi öğretir, bilimsel mi öğretir?하나님 되는 법을 가르쳐 주는데 적당히 가르쳐 줘 과학적으로 가르쳐 줘?
114Bilimsel olarak, Kutsal Kitap'a göre, Budist kutsal metinlerine göre, mantıksal olarak, doğru bir şekilde, rasyonel olarak, geçerli bir teoriyle sizlere anlaşılır bir şekilde mi öğretir, yoksa anlaşılmaz bir şekilde mi öğretir?과학적으로 성경학적으로 불경학적으로 논리적으로 정확하게 합리적으로 타당성 있는 학설로 여러분들에게 이해가 가게끔 가르쳐 줘 이해가 안 가게끔 가르쳐 줘?
115Anlaşılır bir şekilde öğretir, değil mi?이해가 가게끔 가르쳐 주죠?
116Öyle mi, değil mi?그래요 안 그래요?
117Bu yüzden aslında, 이제 그대로, insanları aldatıp tarlalarını ellerinden alırsanız, bu hukuken dolandırıcılık olur, anlıyor musunuz?그래서 사실은 이제 그대로 사람을 속여가지고 논을 뺏으면 그건 법률학적으로 사기가 되요 아시겠어요?
118Bu yüzden, 이제 그대로, burada 영생 verileceğini söyleyerek, sizlere, insanlara 영생 verileceğini, günahkarlara 영생 verileceğini 이 사람'ın 11 yıl boyunca bir kez bile söylediği bir gerçek var mı?그런고로 이제 그대로 여기에서 영생 준다고 여러분들한테 영생을 사람한테 준다고 죄인한테 영생 준다고 이 사람이 11년 동안 말씀 한마디한 사실이 있어요?
119이 사람, 이제 그대로, şöyle dedi: Sadece 승리제단'a gelmekle 영생 olmaz. 자유율법'a uyulursa 영생 edileceğini söyledi, değil mi?이 사람이 이제 그대로 말씀하기를 바로 승리제단 나오는 것으로 영생이 아니요. 자유 율법을 지켜야 영생이라고 그랬죠?
120Bu yüzden, 자유율법'ın kendini yenme yasası, 마귀'yi yenme yasası ve ölüm gücünü yenme yasası olduğunu 이 사람 her zaman tartıştı mı, tartışmadı mı?그런고로 자유율법이라는 것은 나를 이기는 법이요 마귀를 이기는 법이요 사망 권세를 이기는 법이 자유율법이라는 것을 이 사람이 시간 시간 논했어 안 논했어?
121Tartıştı, değil mi?논했죠?
122Bu yüzden, bugün 이제 그대로, 이 사람'ın tartıştığı şey tam olarak Kutsal Kitap dışı mıdır ve 이 사람'ın tartıştığı şey Budist kutsal metinlerine aykırı bir mantık mıdır?그런고로 오늘날 이제 그대로 이 사람이 논하는 것은 바로 비성경적이요 이 사람이 논하는 것이 비 불경학적인 논리죠?
123Değil, değil mi?그렇지 않죠?
124Kutsal Kitap'ta veya Budist kutsal metinlerinde açıkça 이제 그대로, 성령 ile yeniden doğulursa kurtuluş elde edileceği söylenmişti ve açıkça 감로 yenilirse ölümsüz olunacağı. 이슬성신 alınırsa ölümsüz olunacağı. Şimdi, aynı şekilde, 이제 그대로, 격암유록'ta da 감로해인 alınırsa ölümsüz olunacağı mı söylenmişti, yoksa ölüneceği mi söylenmişti?성경이나 불경에는 분명히 이제 그대로 성령으로 거듭나야 구원 얻는다고 했고 분명히 감로를 먹으면 죽지 않는다. 이슬성신을 받으면 죽지 않는다. 이제 이와같이 이제 그대로 격암유록에도 감로해인을 받으면 죽지 않는다고 그랬어 죽는다 그랬어?
125Ölümsüz olunacağı söylenmişti, değil mi?죽지 않는다고 그랬죠?
126Bu yüzden 이 사람, 이제 그대로, açıkça peygamberlik sözlerini, Kutsal Kitap sözlerini ve Budist kutsal metinlerinin sözlerini öğretmişti; şimdi Budist kutsal metinlerinde ve Kutsal Kitap'ta kayıtlı sözleri ayrıntılı ve bilimsel olarak açıklarken, sizlere daha fazla güven verecek şekilde bilgi veriyor mu, vermiyor mu?그런고로 이 사람이 이제 그대로 분명히 예언서의 말씀과 성경의 말씀과 불경의 말씀을 가르쳤던 것이요 이제 불경과 성경에 기록된 말씀을 소상하게 과학적으로 설명을 하면서 더 확신이 가게끔 여러분들에게 알려줘 안 알려줘?
127Veriyor, değil mi?알려주죠?
128Başrol oyuncusu olmasaydı, bunları öğretebilecek bilgiye sahip olur muydu?주인공이 아니면 이런 것을 가르쳐 줄 수 있는 지식이 있을까?
129Olmazdı, anlıyor musunuz?없는 거예요, 아시겠어요?
130Bu yüzden, tam olarak binlerce yıl önce peygamberlik kitaplarında, Kutsal Kitap'ta, Budist kutsal metinlerinde 이 사람'ın soyadı ve adı yazılı mı, yazılı değil mi?그래서 바로 수천 년 전에 예언서 속에 성경 속에 불경 속에 가 이 사람의 성과 이름이 쓰여 있어 안 쓰여 있어?
131Soyadı ve adı yazılı olduğu gibi, tam olarak açıkça koyun yılında dünyaya geleceği belirtilmiştir; şimdi bu yüzden Kutsal Kitap'ta kurtuluş elde eden insanlara koyun denmesi, tam olarak 구세주'nun koyun yılında bu dünyaya geleceğini ifade etmiş midir, etmemiş midir?성과 이름이 쓰여 있는가 하면 바로 분명히 양띠로 세상에 태어나게끔 되어 있고 이제 그런고로 성경에서 구원을 얻는 사람을 양이라고 한 것은 바로 구세주가 양띠로 이 세상에 나올 것을 표현한 거야 표현 안 한 거야?
132İfade etmiştir, değil mi?표현한 거죠?
133Açıkça 이제 그대로, doğunun ucundan, toprağın köşesinden seni çağıracağım denildiğine göre, tam olarak doğunun ucundaki, toprağın köşesindeki Kore'de, 이 사람'ın köşe toprağı olan Gimpo'da doğduğuna göre, şimdi bu, 이제 그대로, 이 사람'ın doğduğu yeri de 이 사람'ın aldatması mıdır?분명히 이제 그대로 동방에 땅끝 땅 모퉁이에서 너를 불러일으킨다고 했으니 바로 동방에 땅끝 땅 모퉁이 땅 한국하고도 이 사람이 모퉁이 땅이 되는 김포에서 태어났으니 이제 이거야말로 이제 그대로 이 사람이 태어난 장소도 이 사람이 속이는 거죠?
134이 사람 adını da değiştirmiş, 이 사람'ın asıl adı başka bir isimmiş ama 이 사람 구세주 olmak için 밝을 희 빛날 희자 별 성자 olarak değiştirmiş deniyor; 이 사람 adını öyle değiştirebilir mi?이 사람 이름도 갈았데, 이 사람 이름을 이 사람 원래 이름은 다른 이름인데 이 사람 구세주 될려고 밝을 희 빛날 희자 별 성자로 갈았다고 하는데 이 사람이 이름을 그렇게 갈 수가 있어요?
135Eğer adını değiştirseydi, nüfus kaydında görünür müydü, görünmez miydi?이름을 만약에 갈았다면 호적상에 나타나 안 나타나?
136Görünürdü, değil mi?나타나죠?
137Bu yüzden, açıkça 이 사람'ın adı ve soyadı 격암유록'ta belirgin bir şekilde yazılı olduğu gibi, Kutsal Kitap'ta da yazılıdır ve şimdi Budist kutsal metinlerinde de 이 사람'ın soyadı yazılı mı, yazılı değil mi?그런고로 분명히 이 사람의 이름이 이름과 성이 격암유록에 뚜렷하게 쓰여 있는가 하면 성경에도 쓰여 있고 이제 불경에도 이 사람의 성이 쓰여 있어 안 쓰여 있어?
138Yazılı olduğu gibi, 이제 그대로, Tayvan'dan gelen kitapta da 이 사람'ın soyadı yazılı mı, yazılı değil mi?쓰여 있는가 하면 이제 그대로 대만에서 온 책 속에 가 이 사람의 성이 쓰여 있어 안 쓰여 있어?
139하나님'ın 무리 조짜 조 씨 olarak bu dünyaya gelip insanlığı yargılayacağı yazılı mı, yazılı değil mi?하나님이 무리 조짜 조 씨로 이 세상에 와서 인간을 심판한다고 기록이 되어 있어 안 되어 있어?
140Yazılıdır, değil mi?기록이 되어 있죠?
141Ama Çin'e gelen profesör ne dedi biliyor musunuz? Çin'de 하나님'ın Cho soyadıyla geleceğine dair birçok kitap varmış. Anlıyor musunuz?그런데 중국에 교수님이 와서 뭐라고 말했느냐 하면 하나님이 조 씨로 온다고 중국에는 그런 책이 많이 있데요. 아시겠어요?
142이제 바로 Cho soyadıyla geleceği söylendiğine göre, şimdi 구세주 insanlığın beklediği 구세주 mu, yoksa sadece Korelilerin beklediği 구세주 mu?이제 무리 조짜 조씨로 온다고 했으니 바로 이제 구세주가 인류가 기다리는 구세주야 한국 사람만 기다리는 구세주야?
143İnsanlığın beklediği 구세주'dur.인류가 기다리는 구세주야
144Bu yüzden, 이제 그대로 Çin'de 1,2 milyardan fazla insanın yaşadığı bir ülkede, birçok kitapta 하나님'ın Cho soyadıyla geleceğinin yazılı olması, bu kitapların çok olması doğru bir söz müdür, yalan bir söz müdür?그런고로 이제 그대로 중국에 12억이 넘는 많은 사람이 살고 있는 나라 속에 많은 책 속에 가 하나님이 무리 조짜 조 씨로 오신다고 기록되어 있는 것이 그 책이 많이 있다는 것이 맞는 말일까 거짓말일까?
145Doğru bir söz, değil mi?맞는 말이죠?
146Böylece insanlığı kurtarmak için bu dünyaya 하나님'ın ruhu, 이제 그대로 Cho soyadlı ve Heeseong adında bir kişinin içine 하나님 gelerek insanlığı kurtarmaya çalışsa da, günümüzde 이제 그대로 마귀'nin ruhuyla dolu olan insanlar, 이제 그대로 하나님'ın İş'i gerçekleşirse, 하나님'ın isteği yerine gelirse, 마귀 dünyası yok olur mu, olmaz mı?이렇게 바로 인류를 구원하겠다고 이 세상에 하나님의 신이 이제 그대로 무리 조짜 조 씨하고도 희성이라는 이름을 가진 사람 속에 하나님이 오셔서 인류를 살려줄려고 하지만 오늘날 이제 그대로 마귀의 신이 들려 있는 사람들은 이제 그대로 하나님의 역사가 이루어지면 하나님의 뜻이 이루어지면 마귀 세상이 망해 안 망해?
147마귀 dünyası yok olur, değil mi?마귀 세상이 망하죠?
148Ancak 이제 그대로, sizler 11 yıl boyunca bu kişinin kehanet ettiği sözlerden hiçbiri boşa çıkmış mı?그러나 이제 그대로 여러분들 11년 동안 이 사람이 예언한 말씀이 하나도 부도난 말씀이 있어?
149Bir tane var mı?한 가지 있어?
150Bir tane bile yok. Anlıyor musunuz?한 가지도 없어 아시겠어요?
151Tayfunların gelmesini engelleyeceğini söylemişti, bu kişinin dediği gibi tayfun gelmiş mi hiç?태풍을 못 불어오겠다고 했는데 이 사람이 말 한 데로 태풍 불어온 적 있어?
152Gelmesini engelledi, değil mi?못 불어오게 했죠?
153Yaz yağmurlarını da engelledi, değil mi?또 여름장마 못 지게 했죠?
154Yaz yağmurlarını engelledi ve ayrıca bu kişi dünya komünizmini ortadan kaldıracağını söylemişti, bu gerçekleşti mi, gerçekleşmedi mi?여름장마 못 지게 했고 또한 이 사람이 세계 공산주의를 없애버린다고 했는데 이거이 이루어졌어 안 이루어졌어?
155Genellikle insanlar, o dönemde ünlü bir kişi ortaya çıkarsa, insanların içinde kıskanç 마귀 olduğu için, o dönemde o kişi ünlü olmaz.대개 사람들이 그 시대에 유명한 사람이 나오면 사람들 속에는 시기하는 마귀가 있는고로 그 당대에는 그 사람이 유명해 지지가 않아요.
156Ancak o dönem geçtikten, o kişi öldükten sonra, birkaç yüz yıl sonra, sonra ünlü olur mu, olmaz mı?그러나 그 시대가 지나간 다음 그 사람이 죽은 다음 후에 몇백 년 후에 그다음에 유명해져 유명해지지 않아?
157Ünlü olur, değil mi?유명해지죠?
158O kişi ölüp ortadan kalktığı için kıskanan kimse olmaz. Bu yüzden gerçekten o kişinin sözlerinin gerçekten harika sözler olduğunu, o kişinin sözlerinin gerçekten aziz sözleri olduğunu, o kişinin sözlerinin tüm insanlık için faydalı sözler olduğunu o zaman yaygara kopararak ünlü olur mu, olmaz mı?그 사람이 죽어서 없어진 고로 시기하는 사람이 없어 그런고로 과연 그 사람의 말씀이 과연 훌륭한 말씀이요 그 사람의 말씀이 과연 성인의 말씀이요 그 사람의 말씀이 온 인류에게 유익한 말씀이라는 것을 그때에 막 떠들면서 유명해져 안 유명해져
159Ünlü olur, değil mi?유명해지죠?
160Sizler, 이제 그대로, aynı şekilde, bu tür 영생 öğretisini, bu dünya üzerinde insanlık var olduğundan beri altı bin yıl boyunca, 영생 öğretisini tartışan kişi, bu kadar detaylı, bu kadar bilimsel, bu kadar anlaşılır, bu kadar kesin bir şekilde sözleri öğreten biri oldu mu, olmadı mı?여러분들 이제 그대로 그와 마찬가지로 이러한 영생의 학설을 여러분들 이 지구 땅에 인류가 존재한 이래 육천 년 동안 흐르면서 영생의 학설을 논한 자가 이렇게 세밀하고 이렇게 과학적으로 알아듣기 쉽게 이렇게 확실하게 말을 가르쳐 주는 사람 있었어 없었어?
161Olmadı. Anlıyor musunuz?없었어, 아시겠어요?
162Bu yüzden ayırt etme yeteneği olmayan, kafası kalın insanlar kendi dönemlerinde anlayamazlar ama, belli bir zaman geçtikten sonra, vay be~ o öğreti gerçekten sonsuza dek değişmeyecek bir öğretiymiş ve o öğreti gerçekten 이제 그대로 insanlığımızın beklediği ve özlediği öğretiymiş. O hakikat öğretisi artık zaman geçtikçe parlar mı, parlamaz mı?그래서 분별력이 없는 머리가 둔한 사람들은 당대에는 못 깨닫지만 이제 어느 정도 세월이 흐른 다음에는 이야~ 그 학설은 참말로 영원무궁토록 변치 않는 학설이요 그 학설이야말로 이제 그대로 우리 인류가 기다리고 고대하던 학설이라는 것이 그 진리의 학설이 이제 세월이 가면 갈수록 빛이 날까 빛이 안 날까?
163Parlar, değil mi?빛이 나겠죠?
164Bunu ayırt edemeyen kişi, o, aptal mı, akıllı bir insan mı?이것을 분별 못 하는 것은 그건 구리구리 멍텅구리야 똑똑한 사람이야?
165Aptaldır. Anlıyor musunuz?멍텅구리야 아시겠어요?