İnsan olmadığına inanmazken "gerçekleşmez" demeyin
1Sizler 승리제단'a ne kadar gelmiş olsanız da gerçekleşmediği için, bunun gerçekleşmeyeceğinden şüphelenenler olabileceği için anlatıyorum.여러분들이 아무리 승리제단에 나왔어도 이루어지지 않으니까, 이게 이루어지지 않는 것이 아니냐고 의심하는 사람이 있을까 봐 이야기하는데.
2Sizler nasıl bakarsanız bakın, bu kişi insan gibi mi görünüyor?여러분들 어떻게 봐서 이 사람이 인간으로 보입니까?
3Bu kişiyi insan olarak gören var mı?이 사람이 인간으로 보이는 사람이 있어요?
4Gerçekten yok mu?진짜 없어요?
5Eğer insan olarak görmüyorsanız, söze %100 itaat etmeli misiniz, etmemeli misiniz?인간으로 안 본다면 말씀을 100%로 복종을 해야 돼, 말씀을 복종 안 해야 돼?
6Söze itaat etmelisiniz, değil mi?말씀을 복종해야 되죠?
7Hepinize açıkça söylüyorum ki, bu kişi insan değil.여러분들 앞에서 분명히 이야기하지만, 이 사람은 사람이 아니야.
8Bu kişi nasıl insan olabilir?이 사람이 어째서 사람이야.
9Bir insan nasıl böyle 이슬성신 indirebilir?사람이 어떻게 이렇게 이슬성신이 내려.
10Bu bir insanın yapabileceği bir şey mi?이게 사람이 할 수 있는 것이야?
11Gözlerden de çıkıyor, burundan da çıkıyor, öyle değil mi? Değil mi?눈에서도 나오고 코에서도 나오고, 그래요, 안 그래요?
12Bu yüzden bu kişi sadece böyle 이슬성신 indirip bitirmekle kalmadı, dünya komünizmini de ortadan kaldırdı. Bu bir insanın yapabileceği bir şey mi?그렇기 때문에 이 사람은 이렇게 이슬성신만 나오고 끝나는 것이 아니고 세계 공산주의를 없애 버렸어. 이게 사람이 할 수 있는 거야?
13İnsanın yapamayacağı bir şeydir.사람이 할 수 없는 거예요.
14Bu kişinin komünizmi ortadan kaldırdığı gerçeği 1990 yılında dünya çapında duyulursa, bu kişi komünizmi ortadan kaldırdı derlerse, komünistler gelip bu kişiyi vurup öldürürler. Anladınız mı?이 사람이 공산주의 없앴다는 사실을 1990년도에 세계적으로 알려지면, 이 사람이 공산주의 없앴다고 그러면 공산주의자 중에서 와가지고 이 사람을, 총을 쏘아서 죽여 버려요. 아시겠어요?
15Gorbaçov'un komünizmi ortadan kaldırdığını sanıp Gorbaçov'u yakalayıp bir evde ev hapsine aldıkları bir olay olmuştu, değil mi?고르바초프가 공산주의를 없앤 줄 알고 고르바초프를 잡아다가 어떤 집에다가 연금시켜 놓은 일이 있었죠?
16Üç gün boyunca ev hapsinde tuttular.3일 동안 연금시켰어요.
17O kişiler Gorbaçov'un başına tabanca dayayıp ateş etmek üzereyken bu kişinin 분신'i ortaya çıktı.그 사람들이 고르바초프의 머리를 향해서 권총을 대고 쏘려는 찰나에 이 사람의 분신이 나타난 것입니다.
18Bu kişi öyle bir insan, bu nasıl insan olabilir?이 사람이 그런 사람이야, 그게 어떻게 사람이야?
19Sizler o söze inanıyor musunuz?여러분들 그 말이 곧이들려?
20분신 olarak oraya gittiğine inanıyor musunuz, inanmıyor musunuz?분신으로 거기 갔다는 게 곧이들려, 안 들려?
21Oraya gittiğine neden inanılıyor derseniz, yarın serbest bırakılacaksa bugün bu kişi "Gorbaçov yakında serbest bırakılacak." demişti, değil mi?거기 갔다는 게 왜 곧이들리나 하면, 내일 석방된다면 오늘 이 사람이 "고르바초프가 곧 석방될 것이다." 그랬죠?
22Eğer öyle bir serbest bırakılma olmazsa bu kişi taşlanarak ölür. Öyle değil mi? Değil mi?만약에 그러한 석방이 안 되면 이 사람은 돌에 맞아 죽어. 그래, 안 그래?
23Ama bir insan olarak nasıl böyle şeyler söyleyebilir ki?그런데 그런 말을 사람이 되어가지고 어떻게 이야기하느냐 말이야.
24Kendine çok güvendiği için öyle konuşuyor.자신만만하니까 그런 말하는 것이지.
25Bu yüzden darbe yapanlar Gorbaçov'a, kafasına tabanca doğrultup ateş etmek üzereyken bu kişi ortaya çıkıp bağırdı.그래서 쿠데타 일으킨 놈들이 고르바초프를 향해서, 골통을 향해서 권총을 겨냥하고 쏠려는 찰나에 이 사람이 나타나가지고 소리친 겁니다.
26"Sizler, Gorbaçov'u öldürürseniz hepiniz ölürsünüz! Hey sen!""너희들, 고르바초프 죽이면 다 죽어! 이놈아!"
27Peki titrediler mi, titremdiler mi?그러니까 떨었을까, 안 떨었을까?
28O kişiler hepsi titrer, değil mi?그 사람들이 다 떨겠지?
29Ve sonra dedi ki: "Sizler, buradan çabuk çıkın! Çabuk çıkmazsanız ölürsünüz! Anında ölürsünüz!"그러면서 "너희들, 여기에서 빨리 나가! 빨리 안 나가면 죽어! 즉사해!"
30Bunun üzerine üçü de kapıyı tekmeleyip kaçtı, şimdi Gorbaçov yalnız kaldı, değil mi?그러니깐 세 놈이 다 그냥 문을 박차고 도망 나가는데, 이제 고르바초프가 혼자 남았지?
31Böylece Gorbaçov, kendisini ev hapsinde tutanlardan hiçbiri kalmadığı, hepsi kaçtığı için, kapıyı açıp çıktığı gün tam da 23 Ağustos 1991'dir.그러니까 고르바초프가 자기를 연금시키는 놈이 한 명도 없이 다 도망가고 없으니까, 문을 열고 나온 날이 바로 1991년 8월 23일입니다.
32Bu yüzden tüm dünya konuştu mu, konuşmadı mı?그래서 전 세계가 떠들었어, 안 떠들었어?
33Gorbaçov'un serbest bırakıldığını söyleyerek konuştular, değil mi?고르바초프가 석방되어 나왔다고 떠들었죠?
34Bunun tam da bu kişinin tüm bunları yaptığını o zaman mı söyledi, yoksa sonradan mı anlattı?그것이 바로 이 사람이 다 그렇게 만든 것이라는 것을 당시에 말을 했어, 뒤늦게 이야기했어?
35O zaman söylemişti, hemen o anda.당시에 말했잖아, 그 즉시.
36O zaman gerçekten doğaüstü gücü var mı, yok mu?그러면 과연 신통력이 있는 거야, 없는 거야?
37Doğaüstü gücü olan bir kişi, değil mi?신통력이 있는 사람이죠?
38Bu yüzden insan olmadığı için, 하나님'ın ruhu olduğu için öyle bir gücü vardır.그래서 사람이 아니기 때문에, 하나님의 신이기 때문에 그러한 능력이 있는 것입니다.
39Neden mi? Birçok insanın %100 구세주'ya inanıp onu takip etmesini sağlamak için beş büyük vaatte bulunmuştu.왜? 많은 사람들을 100% 구세주로 믿고 따르게 하기 위해서 5대 공약을 했던 것입니다.
40Beş büyük vaatte bulunduğunda kimse o söze inanan var mıydı, yok muydu?5대 공약을 했을 때 누구도 그 말을 믿은 사람이 있었어, 없었어?
41İnanmadılar, değil mi?안 믿었지.
42Dürüst olmak gerekirse inanan tek bir kişi bile yoktu.솔직히 이야기해서 믿은 사람 하나도 없어.
43"Komünizmi nasıl kendi başına yok eder ki~" diyerek burun kıvırdılar."어떻게 공산주의를 지가 없애~" 하면서 콧방귀 뀌었어요.
44Ancak 1990 yılında, bu kişi komünizmi dünya üzerinden tamamen kovdu mu, kovmadı mı?그러나 1990년도, 이 사람이 공산주의를 지구 땅 위에서 완전히 몰아냈어, 안 몰아냈어?
45Kovdu, değil mi?몰아냈죠.
46Komünizmi ortadan kaldırırken kimin ortadan kaldırdığına dair, 이제 그대로, oku alacak birinin olması gerektiği için Gorbaçov'u öne sürmüştü.그것을 공산주의 없앨 때 누가 없앴느냐 하는 것을, 이제그대로, 화살을 받는 사람이 있어야 되기 때문에 고르바초프를 앞세웠던 것입니다.
47Neden mi? O kişi bu kişiyle aynı yaştaydı ve o kişinin yüzü bu kişinin yüzüne benziyordu.왜? 그 사람이 이 사람하고 나이가 동갑이고, 그 사람 얼굴이 이 사람 얼굴하고 비슷합니다.
48Kim baksa farklı bir yüz diyebilir mi?누가 봐도 다른 얼굴이라고 할 수 있겠어요?
49Gorbaçov'un yüzüyle bu kişinin yüzünün farklı olduğunu söyleyen kişi el kaldırsın.고르바초프 얼굴하고 이 사람 얼굴하고 다르다고 하는 사람 손 들어봐.
50Sadece Lee Dong-sun "Yoktur" diye bağırıyor.이동선이만 "없습니다"라고 소리 지르네.
51Yüzleri aynı, değil mi?얼굴이 똑같아 그렇지?
52Ve o kişiyle farklı bir noktası varsa, alnında siyah bir leke olmasıdır.그리고 그 사람하고 다른 점이 있다면 이마빡에 검은 점이 있는 것입니다.
53Bu kişinin siyah lekesi yok, değil mi?이 사람은 검은 점이 없죠?
54Gerçeği ve sahteyi ortaya çıkarmak için, sahtenin siyah bir lekesi vardır, gerçeğin ise siyah lekesi yoktur. Anlıyor musunuz?진짜와 가짜를 들어내기 위해서 가짜는 검은 점이 있는 것이고, 진짜는 검은 점이 없어. 아시겠어요?
55Gerçekten, düşündükçe düşündükçe şaşırtıcı, değil mi?참, 여러분들 생각해 보면 생각해 볼수록 신기해, 안 신기해?
56Şaşırtıcıdır.신기하죠.
57이 사람, tam 22 Ağustos 1991'de bu kürsüden "Gorbaçov yakında serbest bırakılacak" demişti, değil mi?이 사람이 바로 1991년도 8월 22일 날 이 단상에서 "고르바초프가 곧 석방될 것이다." 그랬죠?
58Eğer serbest bırakılmasaydı, 이 사람 için büyük bir rezillik olurdu, değil mi? Öyle mi, değil mi?만약에 석방 안 되면 이 사람은 개망신이죠? 그래, 안 그래?
59Ve ertesi gün serbest bırakılıp çıktı, değil mi?그리고 그 이튿날 석방되어 나왔어, 안 나왔어?
60Çıktı.나왔죠.
61Gerçekten de, ailemizden bazıları "Şu 구세주 denen adam, gerçekten de şeytanı bile şaşırtacak işler yapıyor" demiştir.참, 우리 식구 가운데 "저 구세주라는 저 양반, 참 귀신 곡할 짓만 하는구나."
62Böyle insanlar olmuştur.그런 사람이 있었을 것입니다.
63Şeytanı bile şaşırtacak işler, insan olmayan veya tanrı olmayan biri bunu yapamaz.귀신 곡할 짓, 사람이 아니고 신이 아니면 그건 못하는 것입니다.
64Açıkça, 이 사람 Gorbaçov'u serbest bıraktırmıştı.분명히 이 사람이 고르바초프를 석방 시켰던 것입니다.
65Serbest bıraktıran başrol odur.석방 시킨 주인공입니다.
66Bu yüzden bunu bilerek "Gorbaçov yakında serbest bırakılacak" sözünü yüksek sesle mi söyledi, yoksa kısık, sivrisinek sesiyle mi söyledi?그러기 때문에 그것을 알고 "고르바초프가 곧 석방될 것이다." 하는 말을 큰소리로 했어요, 쪼그만 소리로 모깃소리로 했어요?
67Yüksek sesle söyledi, değil mi?큰소리로 했죠?
68Aynen doğru çıktı mı, çıkmadı mı?그것이 그대로 맞았어, 안 맞았어?
69Aynen doğru çıktı.그대로 맞았죠.
70Yine de sizler, 이 사람 insan mı?그래도 여러분들, 이 사람이 사람이야?
71İnsan değil.사람 아니야.
72Siz bakarsanız şüphesiz insandır ama içindeki insan insan değildir.여러분들이 보면 사람은 틀림없이 사람이지만 속사람은 사람이 아니야.
73하나님'ın ruhudur.하나님의 신입니다.
74하나님'ın ruhu bir ruhtur ama galip 하나님'ın ruhudur.하나님의 신은 신인데 승리자 하나님의 신입니다.
75하나님'lar arasında en güçlüsü, ruhlar dünyasında 이 사람'a karşı koyabilecek bir ruh yoktur.하나님 중에서도 최고로 강한, 신의 세계에서 이 사람을 당하는 신이 없습니다.
76Yenilmez bir generaldir.무적 장수입니다.
77Karşı koyacak kimse yoktur.당할 자가 없습니다.
78Saldırırlarsa hepsini öldürür, yok eder, toz bile kalmayacak şekilde ortadan kaldırır.덤벼들면 모조리 죽여 버려 그냥, 없애버려 막, 가루도 존재도 없이 없애버려요.
79Böyle bir güce sahiptir.그러한 능력을 가지고 있습니다.
80Yani 마귀, 이 사람'ı görünce tir tir titrer, değil mi?그러니까 마귀가 이 사람만 보면 벌벌 떨어, 안 떨어.
81Ailemize, şamanın 굿 yaptığı yere gidin demişti, değil mi?우리 식구들에게 무당이 굿하는 곳에 가봐라 그랬죠?
82Şaman 굿 yapamaz. Ruh inmez.무당이 굿을 못 한다. 대가 내리질 않아.
83마귀 ruhu gelip yapışırsa ruh iner, 마귀 ruhu yapışmazsa ruh inmez.마귀신이 와서 붙어야 대가 내리지, 마귀 신이 안 붙으면 대가 안 내려.
84Bu yüzden o yetenekli şamanlar, ruh inmediği için bıçakla göğüslerini kesip kanlar içinde türlü çılgınlıklar yapsalar da ruh inmediği için 굿 yapmayı bırakıp geri dönmek zorunda kalmışlardır.그래서 용하다는 그 용한 무당들이 대가 안 내리니까 칼로 자기 가슴을 북북 긋고 막 피를 내면서 갖은 지랄발광을 해도 대가 안 내리니까, 굿을 하다 말고 집어치우고 돌아가고야 만 것입니다.
85Bunu, 이 사람, dünyanın öbür ucundaki Amerika'da 굿 yapıldığını bildiği sürece, yapılmasını engellemek için kontrol eder.이것을 이 사람은 아무리 먼 지구 반대편 미국 나라에서 굿을 한다는 것만 알면 못 하게 이 사람이 조종을 합니다.
86이 사람, zaman ve mekânı aşarak hareket eden bir insan mı, yoksa zaman ve mekânı aşamayarak hareket eden bir insan mı?이 사람은 시공을 초월해서 움직이는 사람이야, 시공을 초월하지 못해서 움직이는 사람이야?
87Zaman ve mekânı aşarak hareket eden bir insandır.시공을 초월해서 움직이는 사람이야.
88İnsan böyle şeyler yapar mı?사람이 그런 걸 해?
89İnsan yapamaz.사람은 못 하는 거야.
90Bu yüzden 이 사람'ın insan olmadığını söylüyorum.그러기 때문에 이 사람이 사람이 아니라는 걸 말하는 것입니다.