마귀'yi öldüren çok değerli 이긴자
1Sizler, '나' diye bir şey olduğu için aile var, değil mi?여러분들, '나'라는 게 있기 때문에 가족이 있는 거죠?
2'나' diye bir şey olmazsa aile var mıdır?'나'라는 게 없으면 가족이 있어요?
3'나' diye bir şey olduğu için aile akla gelir, değil mi?'나'라는 게 있기 때문에 가족이 생각나는 거죠?
4Bu yüzden '나' bilincinin dallarını önce kesip atmak gerekir ki, o '나' bilinci ağacı ölsün mü, ölmesin mi?그래서 '나'라는 의식의 가지를 먼저 잘라 버려야, 그 '나'라는 의식의 나무가 죽을까, 안 죽을까?
5Bunu yapmaya çalışmayan kişi neyin aptalıdır? O bir aptaldır.이걸 노력을 안 하는 사람은 구리구리 뭐야? 그 멍텅구리야.
6이제 그대로, ailesini düşünmek istese de düşünememesi ve geçmişi düşünmek istese de düşünememesi için çaba göstererek, artık ailesini düşünmek istese de düşünemeyeceği ve geçmişi düşünmek istese de düşünemeyeceği bir seviyeye çıkmıştır.이제 그대로, 가족을 생각하려야 생각할 수가 없고, 과거를 생각하려야 생각할 수 없는 노력을 해 가지고, 이제 가족을 생각하려야 생각할 수가 없고 과거를 생각하려야 생각 할 수 없는 그러한 경지에 올라갔던 것입니다.
7Yani, ondan sonra '나'yı bilinçli olarak düşünmek istese de düşünemeyeceği bir seviyeye çıkmak için, bedenini, zihnini ve ruhunu tamamen 하나님'a teslim etmesini, 이제 그대로 하나님'ın öğretisinde vardı.그러니까, 그 다음에는 '나'를 의식하려야 의식할 수 없는 그러한 경지에 올라가기 위하여 온전히 하나님에게 내 몸과 마음과 생명을 하나님에게 맡기라고, 이제 그대로 하나님의 가르침에 있었던 것입니다.
8Ama, ne kadar teslim etmeye çalışsa da teslim etmediği için hep azar işittiğinden, derinlemesine düşündüğünde, şimdi bedenini, zihnini ve ruhunu 하나님'a teslim ederse doğrudan 하나님'ın mı olur, benim mi olur?그런데, 아무리 맡기려고 노력을 해도 맡기지 않는다고 맨날 꾸사리만 듣는 고로, 곰곰이 생각을 해보니까, 이제 내 몸과 마음과 생명을 하나님에게 맡기면 바로 하나님 거야, 내 거야?
9하나님'ın olur. Anladınız mı?하나님 거야. 아시겠어요?
10Yani 하나님'a teslim edince, 하나님'ın talimatlarına göre, sadece 하나님'ın verdiği düşünceleri düşünmek gerekir, kendi düşüncelerimi düşünebilir miyim, düşünemem mi?그러니까 하나님께 맡기니까, 하나님이 지시하는 대로, 하나님이 주는 생각만 해야지, 내 생각을 할 수 있어, 없어?
11Kendi düşüncelerimi düşünemem, değil mi?내 생각을 할 수 없죠?
12Böyle bir mücadelesi olmayan kişi o bir aptaldır.그런 투쟁이 없는 사람은 그건 멍텅구리야.
13Ben bu tür bir şeyi ilk defa mı söylüyorum?내가 이런 얘기를 처음 얘기하는 거야?
1411 yıl önce de söylemiştim, değil mi?11년 전에도 얘기했죠?
1511 yıl önce de söylemişti. Bu kişi. Anlıyor musunuz?11년 전에도 얘기했어. 이 사람이. 아시겠어요?
16이제 그대로, bu kişi 11 yıl önce de açıkça geçmişi düşünmek istese de düşünemeyeceğini, ailesini düşünmek istese de düşünemeyeceğini, başkalarına ilgi göstermek istese de ilgi gösteremeyeceğini, müdahale etmek istese de müdahale edemeyeceğini söylemişti, değil mi?이제 그대로, 이 사람이 11년 전에도 분명히 과거를 생각하려야 생각 할 수 없고, 가족을 생각하려야 생각 할 수가 없고, 다른 사람에게 관심을 가지려야 관심을 가질 수가 없고, 참견을 하려야 참견을 할 수가 없는 경지를 말을 했죠.
17Bu tam olarak, müdahale edersen müdahale etmenin 음란죄'si, ilgi gösterirsen ilginin 음란죄'si, aileyi düşünürsen aileyi düşünmenin ilginin 음란죄'si, geçmişi düşünürsen geriye dönüp bakmanın 음란죄'si olduğunu öğreten bir dinî kuruluş var mı?그것은 바로, 참견하면 참견하는 음란죄요, 관심을 가지면 관심의 음란죄요, 가족을 생각하면 가족을 생각하는 관심의 음란죄요, 과거를 생각하면 뒤돌아보는 음란죄라는 것을 어느 종교단체에서 가르친 데가 있어요?
18Yok, değil mi?없죠?
19Bu, 성령 ile yeniden doğma süreci olduğu için, bu kişinin o süreci tartıştığını görünce, şüphesiz 성령 ile yeniden doğma yolunu mu tartışıyor, yoksa fantastik bir şey mi anlatıyor?이것이 성령으로 거듭나는 과정인 고로 이 사람이 그 과정을 논하는 걸 봐서, 틀림없이 성령으로 거듭나는 길을 논하고 있는 거야, 환상적인 얘기를 하고 있는 거야?
20이제 그대로, 성령 ile yeniden doğma sürecinin metodolojisini tartıştı, değil mi? Öyle mi, değil mi?이제 그대로, 성령으로 거듭나는 과정의 방법론을 논한 거죠? 그래요, 안 그래요?
21Düşünceleri döndüğü gibi kendi düşüncelerine kapılıp giden kişi, eğer kendi düşüncesi 마귀 düşüncesiyse, 마귀'ye mi kulluk ediyor, yoksa 하나님'a mı kulluk ediyor?생각이 돌아가는 대로 자기 생각에 끌려서 다니는 사람은 바로 자기 생각이 마귀 생각이면 마귀의 종노릇을 하는 거야, 하나님 종노릇을 하는 거야?
22마귀'ye kulluk ediyor. Anlıyor musunuz?마귀의 종노릇을 하는 거야. 아시겠어요?
23Artık 마귀'ye kulluk etmeyi bırakmalıyız.이제는 마귀의 종노릇을 그만해야 돼.
24승리제단'a gelip de 마귀'ye kulluk etmeye devam ediyorsa, o bir aptaldır, aptal değil midir?승리제단 나오면서 마귀의 종노릇을 계속한다면 그건 멍텅구리야, 멍텅구리 아니야?
25Aptaldır. Anlıyor musunuz?멍텅구리야. 아시겠어요?
26Neden 이긴자 değerlidir? Çünkü 이긴자 artık kazanmanın sırrını öğretir, 이긴자 kazanma gücünü ve kuvvetini verir, değil mi?왜 이긴자가 귀하냐면, 이긴자가 이제 이기는 비결을 가르쳐 주고, 이긴자가 이기는 능력과 힘을 줘, 안 줘?
27Güç ve yetenek verir, değil mi?힘과 능력을 주는 거죠?
28이제 그대로, sadece kalbin döngüsünü ayarlarsak, güç, yetenek ve lütuf akıtır, değil mi?이제 그대로, 마음의 사이클만 맞추면 힘과 능력과 은혜를 부어줘, 안 부어줘?
29Akıtır, değil mi?부어주죠?
30Bu yüzden 이긴자 değerlidir, 이제 그대로, 이긴자 yakışıklı olduğu için mi değerlidir?그런고로 이긴자가 그래서 귀한 거지, 이제 그대로, 이긴자가 얼굴이 잘생겨서 귀한 걸까?
31이긴자 yakışıklı olduğu için değerli değildir.이긴자가 얼굴이 잘생겨서 귀한 게 아니야.
32이긴자 tam olarak kazanmanın sırrını öğretir, yeniden doğmanın sırrını öğretir, 'ben'i terk etmenin sırrını öğretir, 마귀'yi yenmenin sırrını öğretir, 영생 etmenin sırrını öğretir, değil mi?이긴자는 바로 이기는 비결을 가르쳐주고, 중생하는 비결을 가르쳐주고, '나'를 버리는 비결을 가르쳐주고, 마귀를 이기는 비결을 가르쳐주고, 영생하는 비결을 가르쳐줘, 안 가르쳐줘?
33Aslında bu öğreti, eğer dünya çapında yayın yoluyla yayılırsa, tüm dünya halkları bu hakikat sözünü iyi bulup öğrenecek mi, yoksa kötü bulup öğrenmeyecek mi?사실은 이 학설을요, 전 세계적으로 이것이 방송을 통하여 나가기만 나간다면, 전 세계 만민들이 다 이 진리의 말씀을 좋다고 하고 배울까, 싫다고 하고 안 배울까?
34İyi olduğunu söyleyerek öğrenirler. Anlıyor musunuz?좋다고 하면서 배워. 아시겠어요?
35İşte bu yüzden sizler, 'ben' denilen şeyi terk ederseniz yaşlanmazsınız. Anlıyor musunuz?그래서 바로 여러분들, '나'라는 걸 버리면 늙지 않아. 아시겠어요?
36'Ben' denilen şeyi terk ederseniz yaşlanmazsınız, 'ben' denilen şeyi terk ederseniz ölmezsiniz, artık 'ben' denilen şeyi terk ederseniz hastalanmazsınız ve ölümcül hastalıklar da iyileşir, değil mi?'나'라는 걸 버리면 늙지도 않고, '나'라는 걸 버리면 죽지도 않고, 이제 '나'라는 걸 버리면 병도 안 걸리고 죽을 병도 나아, 안 나아?
37Ölümcül hastalıklar bile iyileşir. Anlıyor musunuz?죽을 병도 낫아 버리는 거야. 아시겠어요?
38Bu kişi şu an muazzam bir hakikat sözü söylüyor.이 사람이 지금 굉장한 진리의 말씀을 하고 있는 거야.
39Artık bu söz, evren büyüklüğünde bir altın külçesiyle bile değiştirilebilir mi dendi, değiştirilemez mi dendi?이제 이 말씀은 우주덩어리만 한 금덩어리하고도 바꿀 수 있다고 했어, 못 바꾼다고 했어?
40Değiştirilemez.바꿀 수가 없어.
41Bu söz çok değerli.너무 비싸. 이 말은.
42Bu öğreti çok değerli. Anlıyor musunuz?이 학설은 너무 비싼 거야. 아시겠어요?
43이제 그대로, cahil olana, hiçbir şey bilmeyene, değerli olduğunu bilmediği için, kıymetini bilmez ama, bu hakikat sözü gerçekten 영생 veren bir söz ve 성령 ile yeniden doğduran bir söz ise, bu tam olarak evren büyüklüğünde bir altın külçesiyle değiştirilebilir mi?이제그대로 무식한 자에게는, 아무 것도 모르는 자에게는, 귀한 줄 모르는 고로, 가치가 있는 걸 모르지만, 이 진리의 말씀이 진짜 영생을 주는 말씀이요, 성령으로 거듭나는 말씀이라면, 바로 이건 우주덩어리만한 금덩어리하고도 바꿀 수가 있어요?
44Değiştirilemez.바꿀 수가 없어.
45Bu muazzam bir söz. Anlıyor musunuz?이건 굉장한 말이야. 아시겠어요?
46Bu yüzden aslında size şunu söyleyeyim, bir kez bakmakla günahlar kar gibi erir ve bir kez bakmakla tüm dünyanın 마귀'si parçalanır ve ölür mü dendi, yaşar mı dendi?그래서 여러분들 사실은 내가 말씀드리지만, 한 번 척 바라보기만 하면 죄가 눈 녹듯이 녹고, 한 번 바라보기만 하면 온 천하 마귀가 박살 나고 죽는다고 했어, 산다고 했어?
47Ölür dendi, değil mi?죽는다고 했죠?
48Yani tam olarak bu 이긴자, 이제 그대로, tüm insanlığı kurtarmak için gelmiş bir kişi olduğu için, sizin için gerçekten değerli bir varlık mı, yoksa komik bir varlık mı?그러니까 바로 이 이긴자가, 이제 그대로, 온 인류를 살리려고 나온 사람인 고로, 여러분들에게는 참말로 귀한 존재야, 우스운 존재야?
49Değerli bir varlıktır. Anlıyor musunuz?귀한 존재야. 아시겠어요?
50이제 그대로, bu kişi geçmişi düşünürse geriye dönüp bakmanın 음란죄'si, ailesini düşünürse aileyi düşünmenin ilginin 음란죄'si, başkalarına ilgi gösterirse ilginin 음란죄'si, başkalarına müdahale ederse müdahale etmenin 음란죄'si olduğunu size söylemişti, değil mi?이제 그대로, 이 사람이 과거를 생각하면 뒤돌아보는 음란죄요, 가족을 생각하면 가족을 생각하는 관심의 음란죄요, 다른 사람에게 관심을 가지면 관심의 음란죄요, 다른 사람을 참견하면 참견하는 음란죄라고 여러분들에게 말했죠?
51Bu yüzden ilk zamanlarda "İlgi 음란마귀'sini kökünden söküp yok etmek", "Geriye dönüp bakan 음란마귀'yi kökünden söküp yok etmek" gibi dualar çok yapılırdı, değil mi? Öyle miydi, değil miydi?그래서 초창기에는 "관심의 음란마귀 뿌리째 뽑아서 박멸소탕", "뒤돌아보는 음란마귀 뿌리째 뽑아서 박멸소탕" 하는 기도를 많이 했죠? 그랬어요, 안 그랬어요?
52Peki, bugünlerde siz o duayı yapıyor musunuz?그런데 요즘에 여러분들 그 기도해요?
53Dua ediyor musunuz? Gerçekten mi?기도하고 있어? 진짜로?
54Yapmazsanız 승리제단 ailesinden değilsinizdir. Öyle mi, değil mi?안 한다면 승리제단 식구가 아니지. 그래요, 안 그래요?
55Bu yüzden 이제 그대로, geçmişi sık sık düşünen kişi "Geriye dönüp bakan 음란마귀'yi kökünden söküp yok etmek", öfkesi sık sık yükselen kişi "Öfke 마귀'sini kökünden söküp yok etmek", sürekli kararsızlık yaşayan kişi "Kararsız 마귀'yi kökünden söküp yok etmek" derse, kararsızlık yaşar mı?그래서 이제 그대로, 과거 생각이 자주 나는 사람은 "뒤돌아보는 음란마귀 뿌리째 뽑아서 박멸소탕", 혈기가 자주 나오는 사람은 "혈기마귀 뿌리째 뽑아서 박멸소탕", 변덕이 자꾸 부려지는 사람은 "변덕쟁이 마귀 뿌리째 뽑아서 박멸소탕" 하면 변덕이 날까?
56Bir öyle bir böyle olan kararsızlık yaşanır mı?이랬다저랬다 하는 변덕이 날까요?
57Kararsızlık yaşanmaz, değil mi?변덕이 안 나죠?
58Bu yüzden sizler, bu kişi "Bu dünyada din yoktu, ilim yoktu" diyecek kadar yeni bir ilimle ortaya çıkıp mı tartışıyor, yoksa eski bir ilimle mi tartışıyor?그래서 여러분들, 이 사람이 "이 세상에 종교가 없었다, 학문이 없었다"하는 말을 이제 할 정도로 새로운 학문을 가지고 나와서 논해, 헌 학문을 가지고 논해요?
59Bu kişi kimden öğrenip tartışıyor? Değil mi?이 사람이 누구한테 배워서 논하는 거예요? 아니죠?
60이제 그대로, bugün insan içinde 마귀, 주체영 olarak, 이제 그대로, 'ben' bilincinin yerine oturmuş olduğu için, geçmişi düşünürsek 'ben' bilincinin ruhu şişmanlayıp güçlenecek mi, yoksa zayıflayacak mı?이제 그대로, 오늘날 사람 속에는 마귀가 주체영, 이제 그대로, '나'라는 의식의 자리에 앉아있음으로 말미암아, 과거를 생각하면 바로 '나'라는 의식의 영이 살이 찌고 강해질까, 약해질까?
61Güçlenir, değil mi?강해지는 거죠?
62'Ben' bilincinin ailesini düşünürsek, aileyi düşünen o dal giderek kalınlaşır ve o ana gövde kalınlaşıp güçlenir, değil mi?'나'라는 의식의 가족을 생각하면, 가족을 생각하는 그 가지가 점점 굵어져서, 그 원체가 굵어지고 강해져, 안 강해져?
63Güçlenir. Anlıyor musunuz?강해지는 거야. 아시겠어요?
64Bu yüzden o dalı keskin bir bıçakla, 성령'ın kılıcıyla kesip atarsak, o ana gövde zayıflar, değil mi?그래서 그 가지를 날카로운 칼로다가, 성령의 검으로 잘라버리면, 그 원체가 약해져, 안 약해져?
65Ana gövde zayıflar. Anlıyor musunuz?원체가 약해지는 거야. 아시겠어요?
66Bu, '도' arıtma yöntemidir.이게 도 닦는 방법이야.
67'도' arıtıyor diye herkes '도' arıtmaz.도 닦는다고 해서 아무나 도를 닦는 게 아니야.
68'도' arıtma yöntemini bilmek gerekir ki '도'yu doğru arıtasın, '도' arıtma yöntemini bilmeden boş yere diz çöküp sadece dua ederse '도' arıttığını zanneder ama, o '도' arıtmak değildir. Anlıyor musunuz?도 닦는 방법을 알아야 도를 바로 닦는 것이지, 도 닦는 방법도 모르고 괜히 뭐 무릎 꿇고 기도만 하면 도 닦는 줄 아는데, 그건 도 닦는 게 아니야. 아시겠어요?
69Kalbi değiştirmek '도' arıtmaktır. Anlıyor musunuz?마음을 바꾸는 게 도 닦는 거예요. 아시겠어요?
70마귀'nin kalbini 하나님'ın kalbine çevirmek, işte bu gerçek '도' arıtmaktır, 이제 그대로, 마귀'nin kalbiyle her gün anlamsızca dua edip çok para kazanmayı dileyip, işlerin iyi gitmesini dileyip, 이제 그대로 bu tür duaları sürekli yapmak '도' arıtmak mıdır?마귀의 마음을 하나님의 마음으로 바꾸는 것, 이게 진짜 도 닦는 것이지, 이제 그대로, 마귀의 마음을 가지고 맨날 주언부언 기도하고 돈 많이 벌게 해 달라고 그러고, 잘 되게 해 달라고 그러고, 이제 그대로 이러한 기도를 늘 하는 게 그게 도 닦는 거야?
71O, 마귀 işidir. Anlıyor musunuz?그건 마귀 짓이에요. 아시겠어요?
72Bu yüzden, 이제 그대로, 'ben'i ortadan kaldırmanın sırrını, 'ben'i yok etmenin sırrını, 'ben'i tamamen öldürmenin sırrını ayrıntılı bir şekilde tartıştığını görünce, bu gerçek bir 구세주 müdür, yoksa sadece öyle görünen bir 구세주 müdür?그런 고로, 이제 그대로, '나'를 제거하는 비결, '나'를 없애는 비결, '나'를 완전히 죽이는 그 비결을 세밀하게 논하는 걸 봐서 이게 진짜 구세줄까, 그럴 듯한 구세줄까?
73Gerçek bir 구세주'dur.진짜 구세주야.
74Gerçek bir 구세주 değilse bunu bilebilir mi?진짜 구세주가 아니면 그걸 알 수 있을까?
75Bilemez.알 수가 없어.
76Sizler 승리제단'a öylece gelip gitmeyin. Anlıyor musunuz?여러분들 승리제단을 그냥 왔다 갔다 하지 말아. 아시겠어요?
77'Ben'i öldüren 연단. 'Ben'i ezen 연단, tam olarak 'ben' denilen şeyi tamamen ortadan kaldırmak için mücadele edilen bir yerdir.'나'를 죽이는 연단. '나'를 짓이기는(mash) 연단, 바로 '나'라고 하는 것을 완전히 제거하는 투쟁을 하는 장소야.
78Burası 'ben' denilen gururu besleyen bir yer midir?여기가 '나'라는 자존심을 키우는 장소야?
79Burası 'ben'i ezen bir yerdir. Anlıyor musunuz?여기는 '나'를 짓이기는 장소야. 아시겠어요?