제단'a gelip de gelmeyen insanlarla ne vaaz edin ne de muhatap olun
1이제 그대로, bugün 이슬성신'i alırsanız, öncelikle bir kalp değişimi gelir mi, gelmez mi?이제 그대로, 오늘날 분명히 이슬성신을 받으면 우선 마음의 변화가 와, 변화가 안 와?
2Kalp değişimi gelir, değil mi?마음의 변화가 오죠?
3Kalp değişimi gelmemişken her gün 승리제단'a gelebilir misiniz?마음의 변화가 안 왔는데 매일 같이 승리제단에 나올 수 있어요?
4Kalp değişimi geldiği için her gün 승리제단'a geliyorsunuz, değil mi? Öyle mi, değil mi?마음의 변화가 왔기 때문에 매일 같이 승리제단에 나오는 거죠? 그래요, 안 그래요?
5Bu 승리제단, 마귀'yi yok eden, 마귀'yi helak eden bir yer olduğu için, 마귀 tarafından kontrol edilen insanların 승리제단'a gelme isteği olur mu, olmaz mı? Olmaz, değil mi?이 승리제단은 마귀를 없애는 곳이요, 마귀를 멸하는 곳인 고로, 마귀의 조종을 받는 사람들이 승리제단에 오고 싶은 마음이 있을까, 없을까? 없는 거죠?
6Ancak, 이제 그대로, o 마귀'yi tamamen yok ettiği için, 마귀 yok edildiğinde 하나님'ın ruhu güçlü bir şekilde İş ettiği için, 승리제단'a gitme isteği baskın olduğu için, sizler her gün 승리제단'a geliyorsunuz, değil mi? Öyle mi, değil mi?그러나, 이제 그대로, 그 마귀를 여지없이 멸해버리는 고로, 마귀가 멸하여지니까 하나님의 신이 강하게 역사하는 고로, 승리제단 나가고 싶은 마음이 지배적으로 있는 고로, 여러분들이 매일 같이 승리제단 나오시는 거죠, 그래 안 그래?
7İşte bu değişimdir, işte bu 하나님'ın gücüdür, anladınız mı?그게 바로 변화야, 그게 바로 하나님의 능력이고, 아시겠어요?
8Sizler buraya her gün geliyorsunuz, delirdiğiniz için mi her gün geliyorsunuz?여러분들 여기 매일 같이 나오는 건 미쳐서 매일 같이 나올까?
9Delilikten değil mi?미쳐서 그런 거 아니야?
10하나님'a aşık olmak değil mi?하나님한테 미친 거 아니야?
11하나님'a aşık olduğunuz bir gerçek, değil mi? Öyle mi, değil mi?하나님한테 미친 건 사실이죠? 그래요, 안 그래요?
12Biz 하나님'ın çocukları olduğumuz için, 이제 그대로, 하나님'a aşık olmak ve 하나님 için yaşamak çok doğal bir şey midir, yanlış bir şey midir?우리가 하나님의 자식이므로, 이제 그대로, 하나님에게 미치고 하나님을 위해서 사는 것은 너무나 당연한 일이야, 잘못된 일이야?
13Doğal bir şey, değil mi?당연한 일이죠?
14Bu nedenle, 이제 그대로, bugün gözlerinizle gördüğünüz gibi, her gün sayısız insan sadece burada mı ibadet ediyor, yoksa Busan'da da ve ülke genelinde 50'den fazla yerde her gün ibadet ediyor mu, etmiyor mu?그런고로, 이제 그대로, 오늘날 여러분들 눈으로 보면 알지만, 매일과같이 수많은 수가 매일같이 예배를 여기서만 보는 거야, 부산서도 보고 전국적으로 50여 군데에서 매일같이 예배를 봐, 안 봐?
1550'den fazla yerde ibadet ediyorlar, değil mi?50여 군데서 예배를 보고 있죠?
16Bu, insanın İş'i mi?이게 사람의 역사야?
17Bu, insanın yapabileceği bir şey mi?이게 사람이 할 수 있는 거야?
18Kafanızın bu kadar yavaş çalıştığını bilmiyorum. Ah, görünce anlamaz mısınız?머리가 참 그렇게 둔한지 모르겠어. 아~, 보면 몰라?
19Ah, bunu insan mı yapıyor?아~ 이게 사람이 하는 거야?
20Açıkça, sizler bir kanıt almadan, kalp değişimi olmadan 승리제단'a her gün, dünyevi işleri tamamen bırakıp gelebilir misiniz?이게 분명히 여러분들 받은 증거가 없이는 마음의 변화가 없이는 승리제단에 매일 같이, 세상의 볼 일을 다 전폐하고 나올 수 있어?
21Gelemezsiniz, değil mi?나올 수가 없죠?
22Açıkça, burada 하나님'ın şaşırtıcı kurtuluş gücünün İş'i olduğu için, birçok insan, 이제 그대로, 하나님'ın şaşırtıcı lütfu sayesinde kalp değişimi yaşadığı için, her gün türlü türlü entrikalar çevrilse de, iftiralar ve hileler, türlü türlü sözler uydurup garip şeyler söyleseler de o sözleri dinlemeyip, her gün gayretle gelip, gelmeleri bir yana, gayretle dışarı çıkıp sokak vaazı da yapıp, her gün gayretle tebliğ etmeleri, bunun hakikat olduğunu hissettikleri için midir, yoksa hakikat olmadığını bildikleri için midir?분명히 바로 여기에는 하나님의 놀라운 구원의 능력의 역사(役事)가 있는 고로, 많은 사람들이, 이제 그대로, 하나님의 놀라운 은혜로 말미암아 마음의 변화가 일어난 고로, 매일 같이 별의별 모략을 다 해도, 모함과 모략과, 별의별 말을 만들어서 이상한 말을 해도 그 말을 듣지 아니하고, 매일 같이 열심히 나와서, 나오는 것도 나오는 거지만 열심히 나가서 노방 전도도 하고, 열심히 나가서 매일같이 전도하는 것은, 바로 이것은 진리라는 것을 느꼈기 때문에 그럴까, 비진리라는 것을 알고 그럴까?
23Hakikat olduğunu hissettikleri için, değil mi?진리라는 걸 느꼈기 때문에 그렇죠?
24Bu yüzden, 이제 그대로, sizler bugün bu hakikati doğru dürüst bilmezseniz, ayrıca Kutsal Kitap'ta şöyle bir söz de vardır: Lütuf almış bir kişi o lütfu kaybedip günah işlerse, başlangıçta bir 마귀 varken, daha sonra günah işlediğinde kaç 마귀 girer diyor?그래서, 이제 그대로, 여러분들이 오늘날 이 진리를 제대로 알지 못하고, 또한 성경에도 어떤 말씀이 있냐면, 은혜를 받은 사람이 그 은혜를 쏟고 죄를 지으면, 처음에는 한 마리 마귀가 있다가 나중에 죄를 지으면 몇 마리 마귀가 들어간다고?
25Kutsal Kitap'ta yazılı olan sözde, 7 katının gireceği sözü de var ama, 12 마귀'nin gireceği sözü de var, değil mi? Öyle mi, değil mi?성경에 쓰여 있는 말, 7배가 들어간다는 말도 있지만, 12마리의 마귀가 들어간다는 말도 있죠? 그래, 안 그래?
26Bu nedenle, lütuf almış bir kişi suç işlerse veya lütuf almış bir kişi, 이제 그대로, lütuf alan bir yaşam sürmeyip 마귀'nin dediği gibi bir kez bile hareket ederse, çok 마귀 girer mi, girmez mi?그런고로 은혜를 받은 사람이 범죄를 하거나, 은혜를 받은 사람이, 이제 그대로, 은혜 받는 생활을 아니 하고 마귀가 시키는 대로 한 번만 움직이면, 많은 마귀가 들어가, 안 들어가?
27Kutsal Kitap'ta öyle yazılı olsa da, şimdi sayısız 마귀 giriyor, değil mi?성경에는 그렇게 쓰여 있지만, 지금은 무량대수 마귀가 들어가는 거죠?
28Sayısız 마귀 girmiş olduğu için, 제단'a gelip de gelmeyen kişiye tebliğ etmesini mi söylüyor, etmemesini mi söylüyor?무량대수 마귀가 들어가 있는 고로, 제단 나오다 안 나오는 사람은 아예 전도를 하라고 그래, 하지 말라고 그래?
29Olduğu için mi öyle, olmadığı için mi öyle? Olmaz.되는 고로 그래, 안 되는 고로 그래? 되지 않아.
30Sayısız 마귀 girdiği için tebliğ etseniz de dinlemezler, anladınız mı?무량대수 마귀가 들어갔기 때문에 전도를 해도 듣지 않아요, 아시겠어요?
31Bu yüzden inciyi kime vermeyin diyor?그래서 진주를 누구한테 주지 말라고?
32Domuza vermeyin dedi, değil mi?돼지한테 주지 말라고 그랬죠?
33Domuz yavrusu gibi 마귀 새끼'ye vermeyin. Bu anlama geliyor. Anladınız mı?돼지 새끼와 같은 마귀새끼한테는 주지 말라. 이 소리예요. 아시겠어요?
34Bugün ölmeme sırrının sözü, 이제 그대로, değerli bir söz müdür, ucuz bir söz müdür?오늘날 죽지 않는 비결의 말씀이, 이제 그대로, 값비싼 말씀이야, 값싼 말씀이야?
35Değerli bir söz, değil mi? Bu değerli bir sözdür, anladınız mı?값비싼 말씀이죠. 이게 값비싼 말씀이야, 아시겠어요?
36Nereye gidip ölmeme sırrının ilmini duyabilirsiniz?어디 가서 죽지 않는 비결의 학문을 들을 수 있어요?
37Duyabilir misiniz?들을 수 있어?
38Duyamazsınız, değil mi?들을 수가 없죠?
39Bu nedenle 이 사람'ın düşündüğü gibi kan değişir, 이제 그대로, düşündüğü gibi kanın değişmesi, her zaman sizlere "O, göründüğü gibi davranır" sözünü çok söylerler, değil mi?그런고로 이 사람이 생각하는 대로 피가 변한다, 이제 그대로, 생각하는 대로 피가 변하는 것은 시간 시간이 여러분들에게 말씀하기를 "저거 생긴 대로 노내" 하는 말을 많이 하죠?
40"Göründüğü gibi davranır" sözü, cimri gibi görünen kişinin cimri gibi davrandığı anlamına gelir, değil mi?"생긴 대로 노내" 하는 말은 바로 깍쟁이처럼 생긴 사람 어리숙하죠?
41Cimri gibi davranır, değil mi? Anladınız mı?깍쟁이 노릇 하죠. 아시겠어요?
42Kötü görünen kişi?악하게 생긴 사람?
43Kötüdür, değil mi?악하죠?
44İyi görünen kişi?선하게 생긴 사람?
45İyidir, değil mi? Öyle mi, değil mi?선하죠? 그래요, 안 그래요?
46İşte "Göründüğü gibi davranır" diyen dünya insanlarının sözü, 이제 그대로, binlerce yıldır süregelen geleneksel bir söz müdür, yoksa son zamanlarda ortaya çıkan bir söz müdür?그것은 바로 "생긴 대로 노내" 하는 세상 사람들이 말하는 것이, 이제 그대로, 수천 년서부터 내려오는 전통적인 말이야, 요즘에 생긴 말이야?
47Geleneksel olarak süregelen bir söz, değil mi?전통적으로 내려오는 말이죠?
48Bu nedenle, bu dünya insanları, 이제 그대로, göründüğü gibi davranmayı görüp bildikleri için o sözü kullanıyorlar, değil mi? Öyle mi, değil mi?그런고로 생긴 대로 행동하는 것을 이 세상 사람들이, 이제 그대로, 보고 알고 있는 고로 그 말을 써먹고 있는 거죠. 그래요 안 그래요?
49Cimri/hilekar bir zihne sahip olunursa, kan cimri/hilekar kanına dönüşür ve yüz cimri/hilekar yüzüne, göz bebekleri de cimri/hilekar göz bebeklerine dönüşür; bu nedenle "Göründüğü gibi davranır" sözü aslında şudur: Zihni nasıl olursa, cimri/hilekar bir zihne sahip olunursa, kan cimri/hilekar kanına dönüşüp cimri/hilekar yüzüne dönüşür diye 이 사람 söylüyor mu, söylemiyor mu?깍쟁이 마음을 가지면 깍쟁이 피로 변해가지고 얼굴이 깍쟁이 얼굴로 변하고 눈동자도 깍쟁이 눈동자로 변하는 고로, "생긴 대로 노네" 하는 말이 바로 뭐냐 하면, 마음을 먹는 대로, 깍쟁이 마음을 먹으면 깍쟁이 피로 변해가지고 깍쟁이 얼굴로 변한다고 이 사람이 말을 해, 안 해?
50Bu söz yanlış bir söz müdür, doğru bir söz müdür?이 말이 틀린 말이야, 맞는 말이야?
51Böyle şeyler tartışılırsa baş eğip alçakgönüllülükle öğrenmeye çalışmak gerekirken, neyse, sadece Temmuz ayı gelince bu yandaki eve 승리제단'dan yılan sokulduğunu söyleyerek kötü propaganda yapıyorlar.이런 것을 논하면 머리 숙이고 겸손하게 배우려고 해야지, 뭐~ 이제, 7월 달만 되면 이 옆에 집에다 승리제단에서 뱀을 집어넣는다고 악선전을 하고 있어요.
52승리제단 öyle bir 제단 midir?승리제단이 그런 제단이야?
53Başkasının evine yılan sokup, öyle bir 제단 midir?남의 집에다 뱀을 집어넣고, 그런 제단이야?
54Yani 승리제단'ı kovmalarını söylüyorlar.그러니까 승리제단을 내쫓으래.
55Bu civarda kışkırtıyorlar. Anladınız mı?이 근방에서 선동하고 있어요. 아시겠어요?
56Bu yüzden sizler daha da gayretle tebliğ ederek, 이제 그대로, 마귀 dünyasını çabucak altüst etmek mi gerekir, yoksa yavaşça mı yapmak gerekir?그러니까 더욱더 여러분들이 열심히 전도해서, 이제 그대로, 마귀 세상을 빨리 뒤집어엎어야 해, 천천히 해야 돼?
57Çabucak altüst etmek gerekir, değil mi?빨리 뒤집어엎어야죠?
58Açıkça, 이제 그대로, 이 사람'ın zihni nasıl olursa kan değiştiği için, 하나님'ın zihnine sahip olunursa kan 하나님'ın kanına dönüşüp 하나님'ın yüzüne ve 하나님'ın bedenine dönüşür sözü hakikat midir, hakikat olmayan mıdır?분명히, 이제 그대로, 이 사람이 마음먹는 대로 피가 변하는 고로, 하나님의 마음을 먹으면 하나님의 피로 변해가지고 하나님의 얼굴과 하나님의 몸으로 변한다는 말이 진리야, 비진리야?
59Bunu hangi yüksek lisans okuluna gidip öğrenebilirsiniz?이걸 어느 대학원에 가서 배울 수 있어?
60Nereye gidip böyle sözler duyabilirsiniz?어디 가서 이런 말 들을 수 있어요?
61Böyle sözler duymuşsanız gayretle 하나님'ın zihnini taşımaya çalışıp, '나'라는 주체의식 마귀 olduğu için gayretle çabalayıp uğraşsanız da 하나님'ın zihnini taşımak zor mudur, zor değil midir?이런 말씀을 들었으면 열심히 하나님의 마음을 품으려고 노력을 하고, '나'라는 주체의식이 마귀니까 열심히 힘을 쓰고 노력해도 하나님의 마음을 품기가 힘들어, 힘 안 들어?
62마귀 engellediği için mi öyle, yoksa 마귀 engellemediği için mi öyle?마귀가 방해해서 그래, 마귀가 방해 안 해서 그래?
63'나'라는 주체의식 마귀 olduğu için, 마귀'nin engelini yenip 하나님'ın zihnini sürekli taşırsanız 마귀 ölür mü, ölmez mi?'나'라는 주체의식이 마귀인고로, 마귀의 방해를 무찌르고 하나님의 마음을 계속해서 가지면 마귀가 죽어, 안 죽어?
64마귀 ölür, anladınız mı?마귀가 죽는 거야, 아시겠어요?
65Bu 마귀 öldürme tekniğinin ilmini para da almadan bedavaya öğretiyor mu, öğretmiyor mu?이 마귀 죽이는 기술의 학문을 돈도 안 받고 공짜로 가르쳐줘, 안 가르쳐줘?
66Bedavaya öğretiyor, değil mi? Öyle mi, değil mi?공짜로 가르쳐주죠? 그래, 안 그래?
67Bu değerli bir söz müdür, ucuz bir söz müdür?이게 비싼 말이야, 싼 말이야?