마귀'ye karşı acımasız 구세주
1Buradaki üçüncü çit ne eviydi denmişti?여기 셋째 울타리는 무슨 집이라고 그랬어?
2Cam ev denmişti, değil mi?유리집이라고 그랬죠?
3Aklınızdan geçenler cam bir ev gibi görünür.여러분들이 마음먹은 게 유리집처럼 들여다보여.
4Birbirinizin aklından geçenleri göreceğiniz zaman gelecek mi, gelmeyecek mi?서로 마음먹은 걸 들여다볼 때가 올까, 안 올까?
5Gelecek.오는 거야.
6Ne zaman ne düşündüğünüze kadar hepsi ortaya çıkar.어느 때에 무슨 마음을 먹었나 하는 것까지 다 나타나.
7Ne zaman ne düşündünüz.어느 때에 무슨 마음을 먹었나.
8Ne zaman ne söylediğinize kadar hepsi ortaya çıkacak mı, çıkmayacak mı?어느 때에 무슨 소리를 했다는 것까지도 다 드러나, 안 드러나?
9Hepsi ortaya çıkar.다 드러나.
10Ortaya çıkarsa, o zaman 하나님'a karşı gelen bir kalbe sahip olsaydı, affedilir miydi?드러나면, 그때 하나님을 대적하는 마음을 가졌다면, 용서가 될까?
11Affedilmez. Alevli çukura diri diri atılır. Öylece. Diri diri.용서 안 돼. 불구덩이에다가 산채로 던져버려. 그냥. 산채로.
12Eskiden 영모님 diri diri alevli çukura atılacağını söylemişti, değil mi?옛날에 영모님이 산채로 불구덩이에 던진다고 그랬죠?
13İşte tam da burada gerçekleşiyor. Burada. Anlıyor musunuz?그게 바로 여기서 이루어지는 거야. 여기서. 아시겠어요?
14Bu yüzden, madem öyle, canla başla sarılıp canla başla sadakat göstererek, madem öyle, krallar mertebesine yükselip salih kişiler olmalısınız, değil mi? Olmamalı mısınız?그렇기 때문에 기왕이면 여러분들이 열심히 매달리고 열심히 충성을 해서, 기왕이면 여러분들이 왕의 반열에 서고 의인이 되어야 돼, 안 돼야 돼?
15Olmalısınız tabii.되어야 되는 거죠.
16Bu yüzden sevinç ve neşe içinde dans ederek, şan ve şerefle yaşamalısınız, niçin cehenneme gidip sonsuzluğa dek acı çeken o korkunç cezayı alasınız ki, demek istiyorum. Anlıyor musunuz?그래서 기쁨과 즐거움 가운데서 춤을 추면서 영광을 누리면서 살아야지, 왜 지옥에 가서 영원무궁토록 고통을 당하는 그런 무서운 형벌을 받느냐, 그 말이야. 아시겠어요?
17하나님, 이제 그대로, sadece 마귀'ye karşı acımasız bir 하나님'dır. Anlıyor musunuz?하나님은 이제 그대로 마귀한테만 무자비한 하나님이야. 아시겠어요?
18Sadece 마귀'ye karşı acımasız bir 하나님'dır.마귀한테만은 무자비한 하나님이야.
19Sadece 마귀'ye karşı çok korkunç bir 하나님'dır. 하나님.마귀한테만은 아주 무서운 하나님이야. 하나님이.
20Bu yüzden o 마귀 sonsuzluğa dek alevli çukurda yaşar. Ölmez de.그렇기 때문에 그 마귀는 영원무궁토록 불구덩이에서 사는 거야. 죽지도 않아요.
21Öldürmez.안 죽여.
22Böylece ne günahkarların ne de salih kişilerin ölmediği bir çağ geliyor.그래서 죄인도 안 죽고, 의인도 안 죽는 시대가 오는 거야.
23Peki ya zaten ölmüş olanlar...이미 죽은 사람은 그러면..
24Zaten ölmüş olanlar bile o zaman alevli çukurda cayır cayır yanacak. Bekleyip görün.이미 죽은 사람도 그때 다 불구덩이에서 펄펄 뛰어. 두고 보세요.
25Bu yüzden, bugün bu kurtuluş İş'inin her birinizin ne kadar değerli olduğunu ve her saatin ne kadar kıymetli bir zaman olduğunu, o zaman anlayacaksınız.그렇기 때문에 오늘날 이 구원의 역사라는 것이 여러분들 한 사람 한 사람이 얼마나 귀하고, 한 시간 한 시간이 얼마나 귀한 시간이라는 걸, 그때가서는 깨달아요.
26Ama o zaman zaten otobüs geçmiş olacak. Otobüs geçmiş olacak.그런데 그때는 벌써 이미 버스가 지나간 다음이야. 버스가 지나간 다음.
27Ama 이 사람 tüm sözleri söyledi, değil mi? Söylemedi mi?그러나 이 사람이 말씀을 다 했어, 안 했어?
28Tüm sözleri söyledi, değil mi?말씀을 다 했죠?
29이 사람 size böyle görünse de, evreni dolduran bir 마귀 tanrısı var ve o 마귀 tanrısı kıpırdayamayacak hale gelsin diye 이 사람 tek başına onu yönetiyor şimdi, kıpırdayamayacak hale gelsin diye.이 사람이 여러분들 보기는 이래도, 우주에 꽉 찬 마귀의 신이 있는데, 그 마귀의 신이 오금을 못 쓰게 이 사람 혼자서 다스리는 거야 지금, 오금을 못 쓰게.
30Karşı gelerek gelirse paramparça eder, karşı gelerek gelirse.대항을 해서 오면 박살 내버리고, 대항을 해서 오면.
31İtaat ederse, 마귀 tanrısının itaat etmesi yavaş yavaş ortadan kaldırılabilir, değil mi?복종을 하면, 마귀의 신이 복종을 하는 것은 천천히 제거해도 되겠죠?
32Yani öncelikle ölmemek için itaat eder mi, etmez mi?그러니까 우선 안 죽으려고 복종을 할까, 안 할까?
33Öncelikle ölmemek için itaat eder.우선 안 죽으려고 복종을 하는 거야.
34Tıpkı bir soyguncunun tabanca veya bıçakla para vermenizi istediğinde, ölmemek için itaat eder misiniz, etmez misiniz?마치 강도가 권총이나 칼을 들고 돈 내놓으라고 그러면, 죽지 않으려고 순종을 해, 순종을 안 해?
35Onunla aynı şey.그거와 똑같은 거야.
36Bu ruhsal dünyayı bilince şaşırtıcı gerçekler var.이 영의 세계를 알고 보면 놀라운 사실이 있어요.
37Bu yüzden, 이제 그대로, sadece 이 사람'ın fotoğrafını gösterince bile deli bir insan kaçar, değil mi? Kaçmaz mı?그래서 이제 그대로, 이 사람의 사진만 갖다 보이기만 해도 미친 사람이 도망가, 안 도망가?
38Deli bir insanın içinde ne var?미친 사람 속에 뭐가 들어가 있어?
39마귀 var, değil mi?마귀가 들어가 있죠?
40마귀 neden korkar? Çünkü sadece bakmakla bile 마귀 ölür, değil mi? Ölmez mi?마귀가 왜 무서워하냐면 바로, 바라보기만 해도 마귀가 죽어, 안 죽어?
41Sadece bakmakla bile 마귀 paramparça olur.바라보기만 해도 마귀가 박살나요.
42Bu yüzden kaçar. Anlıyor musunuz?그래서 도망가는 거야. 아시겠어요?
43Başka şeylere inanmasanız bile, şu anda gözlerinizin önünde tayfunların durdurulduğunu gördüğünüz için çok ama çok açık, değil mi? Açık değil mi?다른 거는 여러분들이 믿어지지 않는다 하더라도, 현재 여러분들 눈앞에 태풍이 막아지는 걸 보아서 너무너무 분명해, 안 분명해?
44Sadece ona bakmakla bile açık, değil mi?그거 하나만 봐서도 분명하죠?
45Bir de çiğ düştüğünü görünce açık, değil mi? Açık değil mi?또 이슬이 내리는 걸 봐서 분명해, 안 분명해?
46Açık tabii.분명하죠.
47이 사람'ın kehanet sözüne göre gerçekleşir, değil mi? Gerçekleşmez mi?이 사람의 예언의 말씀대로 이루어져, 안 이루어져?
48Gerçekleşir.이루어져.
49Bizim 제단'a gelen aile üyeleri, evi olmayan aile üyeleri, zorlu bir hayat süren aile üyeleri, merak etmeyin.우리 제단에 나오는 식구들, 집도 없는 식구들, 어려운 생활을 하는 식구들, 걱정하지 마세요.
50Hepinizi çok zengin mi yapacağımı söyledim, yoksa küçük birer zengin mi yapacağımı söyledim?전부 내가 떼부자를 만들어 준다고 그랬을까, 조그만 부자를 만들어 준다고 그랬을까?
51Çok zengin yapacağım.떼부자 만들어 줄게.
52Bekleyip görün. Olacak mı, olmayacak mı.두고 보세요. 그게 되어지나, 안 되어지나.
53Eğer o olmazsa, 이 사람'ın kafatasını taşla kırmanızı söyledim, değil mi?그게 안 되어지면, 돌로 이 사람의 해골을 까라고 그랬죠?
54이 사람 ilk zamanlarda öyle söyledi. Eğer o olmazsa kafatasını taşla kırmanızı söyledi.이 사람이 초창기에 그랬어요. 그게 안 되어지면 돌로 해골을 까라고 그랬어요.
55Ancak, 이제 그대로, sadece bu 하나님'ın İş'ine karşı gelenler, onlar tamamen toz haline getirilir. Hoş görülmez.그러나 이제 그대로, 이 하나님의 역사를 대적한 사람만은, 그거는 아주 가루를 만들어. 용납이 안 돼.
56En çok nefret edilen şey tam da 하나님'ın İş'ine karşı gelen bu tür 마귀'dir, öylece affedilir mi, affedilmez mi?가장 미워하는 것이 바로 하나님의 역사를 대항하는 이런 마귀만은 그냥 용서가 될까, 용서가 안 될까?
57Affedilmez. Affedilmez.용서 안 돼. 용서가 되지 않아.
58Bu yüzden tüm bunları gözlerinizle açıkça göstereceğimi söyledim, değil mi?그래서 그 모든 것을 눈으로 똑똑히 보여준다고 그랬죠?
59Gözlerinizle açıkça göstereceğim. Anlıyor musunuz?눈으로 똑똑하게 보여줘. 아시겠어요?