Yaşanan İnanç Öğretisi Bölüm 16

마귀'yi aldatmakla kazanılır

1Bu yüzden şimdi 하나님'a karşı gelen bir kalp taşımak da, böyle karşı gelen bir kalbe sahip olmak da binlerce mil uzakta olsa bile hepsi bilinir mi, hepsi bilinmez mi?그런 고로 이제 하나님을 대적하는 마음을 품는 것도, 마음을 가진 것도, 그런 대적하는 마음을 가진 것도 천리만리 떨어져도 다 알까, 다 모를까?

2Hepsi bilinir.다 알아.

3Bir düşünceye sahip olursanız, bu kişiye zaten bir güç gelir. Anlıyor musunuz?생각을 가지면 벌써 세력이 와요. 이 사람은. 아시겠어요?

4Yalan söylerseniz yalan gücü gelir. Yalan söylerseniz.거짓말하면 거짓말 세력이 와요. 거짓말하면.

5Sadece bilmiyormuş gibi yapar.모르는 척하는 것뿐이야.

6Bilmiyormuş gibi yapmalısınız ki 마귀'yı yenebilesiniz.모르는 척해야 마귀를 이길 수가 있어.

7Biliyormuş gibi yaparsanız 마귀 daha çok karşı koyacağı için, bu yüzden bilmiyormuş gibi yapar ve kafatasını parçalar. Bilmiyormuş gibi yaparak.아는 척하면 마귀가 더 대항을 하는 고로, 그래서 모르는 척하고 해골통을 부숴버리는 거야. 모르는 척하고.

8Ordu savaşırken de düşman bilerek mi baskın yapar, bilmeyerek mi baskın yapar?군대가 전쟁할 때에도 적이 알게 기습을 합니까, 모르게 기습을 합니까?

9Bilmeyerek baskın yapar.모르게 기습해.

10Arkadan öylece sağa dönüp arkadan vurarak öldürür.뒤로 그냥 우회전해가지고 뒤통수 쳐가지고 죽여버리는 거야.

11Ancak o zaman o savaşı kazanır.그래야 그 전쟁에 승리하는 거야.

12Aynı şekilde bu ruhsal savaş da.마찬가지야 이 영의 싸움도.

13Bu ruhsal savaşta da bu kişi eskiden vaiz olarak görev yaparken, vaaz vermeye giderken bu kişi doğuya doğru giderken aniden arkasını dönüp batıya doğru giderdi.이 영의 싸움도 이 사람이 옛날에 전도사 생활을 할 때에, 전도하러 갈 때에 이 사람이 동쪽으로 가다가 별안간 뒤로 돌아서 서쪽으로 가는 거예요.

14Bunun ne olduğunu biliyor musunuz?그게 뭔지 아세요?

15마귀'yi aldatmaktır. 마귀'yi.마귀를 속이는 거예요. 마귀를.

16Doğuya gidersek, doğudaki aile üyelerimizin arasında 마귀 toplanmış olacak mı, olmayacak mı?동쪽으로 가면 동쪽에 있는 우리 식구들 속에 마귀가 몰려 있을까, 안 몰려 있을까?

17Toplanıp o doğudaki aile üyelerinin hepsinin içine 마귀 girer ve onların kalplerini çok katılaştırır.몰려서 그 동쪽 식구들 속에 다 마귀가 들어가가지고, 그 마음이 아주 완악하게 만들어요.

18Sözü alamayacak hale getirir.말씀을 받지 못하게끔 만들어줘요.

19Bu yüzden hızla dönüp batıya gidip tebliğ yapınca, orası 마귀'nin girmediği bir yer olduğu için bomboş duruyor, değil mi?그래서 휙 돌아서 서쪽으로 가서 전도를 하면, 거기는 마귀가 안 들어간 상태니까 텅텅 비어 있어요, 안 비어 있어요?

20Bu yüzden hepsi sadece sözü duyunca eriyip takip ediyor.그러니까 전부 그냥, 말씀만 하면 다 녹아들어서 따라와요.

21이 사람 bu şekilde tebliğ yaptı. Vaiz olarak yaşadığı dönemde.그런 식으로 전도를 했어요. 이 사람은. 전도사 생활할 때에.

22Bu 마귀'yi aldatmadan 마귀'yi yenmek mümkün değildir.이 마귀를 속이지 않고는 마귀를 이길 수가 없어요.

23마귀'yi aldatmak gerekir.마귀를 속여야 돼요.

24Bu yüzden 이제 그대로, siz de Kutsal Kitap'ta sağ elinizin yaptığını sol elinizin bilmemesini söylemişti, değil mi?그래서 이제 그대로 여러분이 성경에도 오른팔이 행하는 거, 왼손이 모르게 하라고 그랬죠?

25O zaman sağ elin yaptığını sol elin bilmemesi tam olarak şudur: Sizler bu ruhsal yaşamı, yani 신앙생활'ı yaşamak istiyorsanız, her zaman 마귀'yi aldatmalısınız.그러면 오른팔이 행하는 거, 왼손이 모르게 하는 게 뭐냐면 바로, 여러분들이 이 영의 생활, 말하자면 신앙생활을 하려면 언제든지 마귀를 속여야 됩니다.

26이제 그대로, 마귀'den gizli bir şekilde yaşamanız gerekir ki o lütuf korunsun; 마귀'den gizlemezseniz korunmaz.이제 그대로, 마귀한테 숨긴 가운데서 생활을 해야 그 은혜가 간직되지, 마귀한테 숨기지 않으면 간직되지 않아요.

27Bu yüzden 영모님, 이 사람'ın 마귀'nin sesini duymasını sağladı.그래서 영모님이 이 사람으로 하여금 마귀 소리를 듣게 했던 거예요.

28Bu yüzden 이제 그대로, 이 사람'ın bedeninden sürekli güzel kokular yayıldığı için, insanlar onun lütuf sahibi olduğunu bilip sürekli takip edecekler mi, etmeyecekler mi?그래서 이제 그대로 이 사람 몸에서 막 향취 냄새가 나고 하니까, 은혜자인 줄 알고 자꾸 사람들이 따라올까, 안 따라올까?

29Takip ederler.따라오죠.

30Sürekli 이 사람'ı takip ediyorlar, hastalar da iyileşiyor, bu yüzden insanlar 이 사람'a akın ediyor.자꾸 이 사람한테 따라오고, 또 병자들도 낫고, 그러니까, 이 사람한테 사람들이 막 몰려들어요.

31Bu yüzden 이 사람 마귀'nin sesini duyunca, gelecek mi, gelmeyecek mi?그러니까 이 사람이 마귀 소리를 들으니까, 올까, 안 올까?

32Gelmez.안 와.

33Bu yüzden 이 사람'ın lütfunu korumak için 마귀'nin sesini duymasını sağladı. Anladınız mı?그래서 이 사람의 은혜를 간직하기 위해서 마귀 소리를 듣게 한 거예요. 아시겠어요?

34Bu yüzden 영모님, gerçek 마귀'ye 마귀 derken, 이제 그대로, lütfu koruması gereken 이긴자 adayı'nı 마귀 muamelesi görmesini sağlayarak lütfu korumasını sağladı. Anladınız mı?그런 고로 (영모님은) 진짜 마귀를 마귀라고 말하면서, 이제 그대로 은혜를 간직해야 할 이긴자 후보자는 마귀 취급을 받게 해서 은혜를 간직하게끔 했던 거예요. 아시겠어요?

35Bu yüzden sizler de lütuf alırsanız, lütfu korumalısınız.그래서 여러분들도 은혜를 받으면 은혜를 간직해야 돼요.

36Onu korumak istiyorsanız, övünmeyin.그걸 간직하려면 자랑하지 마세요.

37Korumak istiyorsanız, "Ben şöyle şöyle bir lütuf aldım" diye ağzınızla hepsini tüketmeyin.간직을 하려면, "나는 무슨 무슨 은혜를 받았다" 입으로 다 까먹지 마라.

38Söylerseniz, 마귀 hemen gelip onu gagalayıp yer.말하면 마귀가 즉시 와서 쪼아 먹어요.

39Bu yüzden kesinlikle bahsetmeyin. Anladınız mı?그래서 절대로 말하는 게 아니에요. 아시겠어요?