Yaşanan İnanç Öğretisi Bölüm 15

구세주'dan şüphelenmek kırmızı ejderha 마귀'dir

1Bu yüzden sadece %100 itaat edenler 이제 그대로 삼위일체 하나님'ın hafızasındadır, 이제 그대로 %100 itaat etmeyenler ise hafızanın dışındadır.그래서 100% 순종을 하는 자만이 이제 그대로 삼위일체 하나님의 기억 속에 있는 거지, 이제 그대로 100% 순종을 하지 않는 사람은 기억 밖에 있는 거야.

2Bu yüzden 마귀 onları yakalar. Anlıyor musunuz? Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?그래서 마귀가 잡아가는 거예요. 아시겠어요? 무슨 말인지 아시겠어요?

3Bu yüzden 삼위일체 하나님'ın sevgisi ve 삼위일체 하나님'ın hafızasına girebilmek için, sizlerin itaatkar bir yaşam sürmesi gerekiyor, değil mi? Gerekmiyor mu?그래서 삼위일체 하나님의 사랑과 삼위일체 하나님의 기억 안에 들어갈 수 있도록, 여러분들이 순종하는 생활을 해야 돼, 안 해야 돼?

4İtaatkar bir yaşam sürmek gerekir~순종하는 생활을 해야죠~

5Sözde öyle ama, sizler, tayfunu 13 yıl boyunca durdurdunuz, değil mi?말이 그렇지, 여러분들, 태풍을 13년 동안 막았죠?

6Bir yıl değil, 13 yıl boyunca durdurdu.1년도 아니고, 13년 동안 막았어요.

7Hepiniz kendi gözlerinizle gördünüz, değil mi?여러분들 눈으로 다 봤죠?

8Sadece bir yıl durdursa bile bu muazzam bir şey mi, önemsiz bir şey mi?1년만 막아도 이게 대단한 거야, 시시한 거야?

9Muazzam bir şey, değil mi?대단한 거죠.

10Bunu bilip de tanımayan o aptal, ölmeyi mi hak ediyor, yaşamayı mı hak ediyor?이것을 알고도 알아보지 못하는 그 멍텅구리, 죽어 마땅해, 살아 마땅해?

11Ölmeyi hak ediyor, değil mi?죽어 마땅하죠?

12Bu yüzden bugün, bu korkunç gücü sergileyen şeyi küçümseyen bir kişi varsa, o 죽을 죄 işlemiş bir kişi midir, yaşama günahı işlemiş bir kişi midir?그런 고로 오늘날, 이 무서운 능력을 행하고 있는 것을 우습게 여기는 사람이 있다면, 그건 죽을죄를 지은 사람이야, 살죄를 지은 사람이야?

13죽을 죄 işlemiş bir kişidir. Anlıyor musunuz?죽을 죄를 지은 사람이야. 아시겠어요?

14Bu yüzden göksel kişiyi küçümseyen kişinin sonu sefil mi olur, sefil olmaz mı?그래서 하늘의 사람을 우습게 여기는 자, 그 말로가 비참할까, 안 비참할까?

15Sefil olur. Sonu sefil olur. Anlıyor musunuz?비참한 거야. 그 말로가 비참해. 아시겠어요?

16하나님'ın Ruhu mütevazı bir Ruhtur, 하나님'ın Ruhu alçakgönüllü bir Ruhtur, bu yüzden, bu kişi sizlerin her birinize saygı gösterir ve her birinize çok özenle davranır, değil mi?하나님의 신은 겸손한 신이요, 하나님의 신은 겸허한 신인 고로, 그런 고로, 이 사람이 여러분들 한 사람 한 사람을 존경해 주고, 한 사람 한 사람을 아주 극진히 여겨주죠?

17하나님'ın Ruhu olduğu için mütevazıdır, 하나님'ın Ruhu olduğu için 이제 그대로 sizlerin her birinize yakın bir arkadaş gibi, benim efendim gibi saygı gösterir ve sever. Anlıyor musunuz?하나님의 신인 고로 겸손하고, 하나님의 신인 고로 이제 그대로 여러분들 한 사람 한 사람을 친한 친구처럼, 내 상전처럼 존경해 주고 사랑해 주고 그러는 거예요. 아시겠어요?

18Bu kişi insan olsaydı öyle yapamazdı.이 사람이 사람이면 못 해, 그렇게.

19İnsan öyle yapamaz. Anlıyor musunuz?사람은 그게 되어지질 않아, 아시겠어요?

20Bu yüzden, 성령 ile yeniden doğmuş 삼위일체 하나님 tamamen galip geldiği için, bugün açıkça böyle 삼위일체 하나님'ın İş'ini kendi gözlerinizle görüyorsunuz.그런 고로, 성령으로 거듭난 삼위일체 하나님이 완전히 이기신 고로, 오늘날 분명히 이렇게 삼위일체 하나님의 역사를 여러분의 눈으로 보고 있는 것입니다.

21Bu kişi bir iki yıl değil, 13 yıl boyunca yağmur yağdırıp yağdırmamazlık da yaptı, tayfunların gelmesini de engelledi ve sürekli bereketli hasat olmasını sağlıyor.이 사람이 1년 2년도 아니고 13년 동안 비를 오게도 하고 못 오게도 하고, 태풍이 불어오는 걸 막기도 하고, 계속해서 풍년 들게 하고 있는 것입니다.

22Bu bir insanın yapabileceği bir şey mi?이게 사람으로서 할 수 있는 거예요?

23Bunu görüp 구세주 olduğuna inanmanızı istiyor.그걸 보고 구세주라는 걸 믿어 달라는 것입니다.

24구세주 olduğuna inanmalısınız ki kurtuluş olsun.구세주라는 걸 믿어야 구원이야.

25Şüphe ederseniz kurtuluş yoktur. Anlıyor musunuz?의심하면 구원이 없어. 아시겠어요?

26구세주 olduğuna kesinlikle inanmalısınız ki 영생'i elde edebilesiniz.구세주라는 걸 확실히 믿어야 영생을 얻을 수가 있습니다.

27Ancak o zaman 구세주'nun sözlerine uyarak 하나님 olarak yeniden doğabilir ve 영생'i elde edebilirsiniz.그래야 구세주의 말씀을 따라 하나님으로 거듭날 수가 있어가지고, 영생을 얻을 수가 있는 거예요.

28구세주'dan şüphe eden kişinin kurtuluşu yoktur.구세주를 의심하는 자는 구원이 없어요.

29Şüphe lanetli bir günahtır. Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?의심은 저주받을 죄예요. 무슨 말인지 알겠어요?

30Günahlar arasında en affedilmez günah nedir derseniz, şüphe günahıdır.죄 중에서 가장 용서받지 못할 죄가 뭐냐면, 의심죄예요.

31Şüphe, şüphe günahı affedilmez bir günahtır.의심, 의심죄가 그거는 용서받지 못하는 죄예요.

32Bu yüzden 밀실'de şüphe edenlere köpeğe vurur gibi vurulurdu, şüphe edenlere.그러기 때문에 밀실에서는 의심을 하면 개패듯 했어, 의심을 하면.

33Şüphe edenlere köpeğe vurur gibi vurulur ve hemen kovulur. Gitmeleri söylenir.의심을 하면 개패듯하고 막 내쫓아요. 나가라고 그래요.

34하나님'ın en sevmediği şey şüphedir.하나님이 가장 싫어하는 게 의심이에요.

35Şüphe etmek ne demektir derseniz, şüphenin o kalbi bizzat kızıl ejder 마귀'dır.의심하는 게 뭐냐면, 바로 의심의 그 마음 자체가 붉은 용 마귀야.

36하나님'a karşı gelen, 하나님'ı yenen, kızıl ejder 마귀. Yani 하나님'a en çok karşı çıkan 마귀, değil mi?하나님을 대항하는, 하나님을 꺾는, 붉은 용 마귀. 그러니까 하나님을 최고로 대적하는 마귀죠?

37Şüphe 마귀'sı bizzat 하나님'a en çok karşı çıkan 마귀'dır.의심 마귀가 바로 하나님을 최고로 대적하는 마귀예요.

38Bu yüzden şüphe etmeyesiniz diye, sizlere ayrıntılı ve detaylı bir şekilde öğretiyor. Değil mi?그래서 의심이 안 나게끔, 여러분들에게 소상하게 세밀하게 가르쳐 주고 있는 것입니다. 그렇죠?

39Sizlerin şüphe edememesi için şimdi açıkça çiğ düşüyor.여러분들이 의심이 나올 수 없도록 이제 분명히 이슬이 내리고 있습니다.

40Sizler, sihir yapsa bile, hiçbir şey yokken çiğ düşmesini, böyle şeyleri görseniz bile, bu 하나님'ın Ruhu olmadan mümkün olabilir mi?여러분들, 요술을 부린다 해도, 아무것도 없는 데서 이슬을 내리는, 이런 걸 봐도, 이게 하나님의 신이 아니고서 되어질까?

41하나님'ın Ruhu olmazsa olmaz.하나님의 신이 아니면 안 되는 거예요.

42Sadece o bir şeyi görseniz bile şüphe edemezsiniz.그거 하나만 봐도 의심을 할 수가 없어요.

43Çiğ düşmesini sadece bir şeyi görseniz bile şüphe edemezsiniz.이슬이 내리는 거 하나만 봐도 의심을 할 수가 없어요.

44Üstelik tayfunu da durdurur, yağmur yağdırıp yağdırmamazlık da yapar, bereketli hasat da sağlar.게다가 태풍도 막지, 비를 오게도 하고 못 오게도 하지, 풍년 들게 하지.

45이제 그대로, tüm dünya siyasetini hareket ettirerek komünizmi de ortadan kaldırır.이제 그대로, 전 세계의 모든 정치계를 움직여서 공산주의도 없애버리지.

46Sizler hayal edin. Bu muazzam bir güç mü, yoksa sıradan bir güç mü?여러분들 상상을 해 봐. 이게 어마어마한 능력이야, 그냥 시시한 능력이야?

47Bu muazzam bir güçtür.이건 어마어마한 능력이야.

48Sizler, tayfunu durdururken öylece durdurduğunu mu sanıyorsunuz?여러분들, 태풍을 막을 때 그냥 막는 줄 아세요?

49Bazen bu kişi ter içinde kalır.어떤 때는 이 사람이 비지땀을 흘려요.

50Ter içinde kalarak itip kakıyor.비지 땀을 흘리면서 밀어제끼는 거예요.

51Bu 마귀 ile savaşmak mıdır, savaşmamak mıdır?이게 마귀하고 싸우는 거야, 안 싸우는 거야?

52마귀 ile savaşmaktır.마귀하고 싸우는 거야.

53Sizler, 이제 그대로, bu 이긴자 tüm dünyayı cennet krallığına çevirmek için mücadele ediyor mu, etmiyor mu?여러분들, 이제 그대로, 이 이긴자가 온 천하를 하늘나라로 뒤집어엎기 위한 투쟁을 지금 하고 있는 거야, 안 하고 있는 거야?

54Ediyor, değil mi?하고 있는 거죠.

55Bu yüzden sizlerin söze göre itaat etmesi ve 하나님'a sadakat göstererek işbirliği yapması gerekiyor, değil mi? Gerekmiyor mu?그런 고로 여러분들이 말씀대로 순종을 하고, 하나님한테 충성을 해서 협조를 해야 되, 안 해야 되?

56İşbirliği yapan kişi mi kurtulur, işbirliği yapmayan kişi mi kurtulur?협조하는 자가 구원일까, 협조 안 하는 자가 구원일까?

57İşbirliği yapan kişi kurtulur.협조하는 자가 구원이야.

58İşbirliği yapmayan kişinin kurtuluşu yoktur. Anlıyor musunuz?협조 안 하는 사람은 구원이 없어. 아시겠어요?

59İşbirliği yapmayan kişinin kurtuluşu yoktur. Sonunda öylece atılır.협조 안 하는 사람은 구원이 없어. 마지막에 던져버려 그냥.

60Eskiden 영모님 öyle sözleri iyi söylerdi, değil mi? Atacağını söylemişti, değil mi?옛날에 영모님이 그런 말을 잘했죠? 던져 버린다고 그랬죠?

61Bu bizzat gerçek olduğu için öyledir.그게 바로 사실이기 때문에 그런 거야.

62Yargılama yetkisine sahip olan atar. Bizzat bu kişidir. Başka biri değil.심판권자가 던지는 거야. 바로 이 사람이야. 딴 사람이 아니야.

63Bu kişi atar.이 사람이 던지는 거야.

64Atar. Ateş çukuruna.던져버려. 불구덩이에다가.