Lütuf bağlantısıyla yolu buldu
1Tam da 이 사람'ın 이긴자 olmasının nedeni, tam da 이 사람'dan nefret eden kişiye ne yaptığını söyledi?바로 이 사람이 이긴자가 된 것이 바로 이 사람을 미워하는 사람을 어떻게 했다고 그랬어?
2이 사람'dan nefret eden kişiyi neden sevdiğini biliyor musun?이 사람을 미워하는 사람을 왜 좋아했는지 알아?
3이 사람 sevme yöntemini önceden bilip sevmedi.이 사람이 좋아하는 법을 미리 알고 좋아한 게 아니에요.
4Nefret ettiği için, nefret ettiği için bağlı olan lütuf kesiliyor, 이 사람'da.미워하니까, 미워하니까 연결되던 은혜가 끊어져, 이 사람은.
5Bu yüzden nefret etmeyip, beni sevmeyen kişiyi sevdiği için kat kat lütuf bağlanıyor.그래서 미워하지 않고, 나를 미워하는 사람을 좋아하니까 몇 배의 은혜가 연결되는 거야.
6Lütuf, ağızdan mideye kadar serinletici bir su, soğuk su akıyormuş gibi bir deneyim yaşandığını söylemiştim, değil mi?은혜가 입안서부터 뱃속까지 시원하게 물이, 찬물이 흘러내려가는 것처럼 체험이 온다고 그랬죠?
7O aniden kesilirse, o kadar bunaltıcı olabilir ki.그것이 딱 끊어지면, 그렇게 답답할 수가 없어.
8Tarifi imkansız bir bunaltı.말할 수 없이 답답해.
9Bu yüzden, 이제 그대로, bu kişi insanlardan nefret edemiyordu.그런고로, 이제 그대로, 사람을 미워할 수가 없었어, 이 사람은.
10Sadece nefret ederse, o lütuf tamamen kesilir~미워하기만 하면 바로 그 은혜가 다 끊어져~
11Bu yüzden nefret etmeyip aksine sevmesi, aksine hoşlanması, o lütfun bağlanmasının iyi olmasındandı.그래서 미워하지 않고 도리어 좋아하고, 도리어 사랑한 것은, 바로 그 은혜가 연결되는 것이 좋은 고로,
12Sadece o lütuf bağlandığında vücut uçacak gibi oluyor, sadece o lütuf bağlandığında vücut havada süzülüyor, kalp tarif edilemez derecede sevinçli ve neşeli olduğu için,그 은혜만 연결되면 몸이 날라갈 것 같고, 그 은혜만 연결되면 몸이 둥둥둥둥 떠댕기고, 말할 수 없이 마음이 기쁘고 즐거운 고로,
13O keyifli ve mutlu tadı bir kez tatmış bir kişi, hemen günah işleyebilir mi, işleyemez mi?그 즐겁고 행복한 맛을 한 번 본 사람이면, 바로 죄를 지을 수가 있어, 없어?
14Günah işleyemez. Anlıyor musunuz?죄를 지을 수가 없어요. 아시겠어요?
15Bu yüzden bu kişi çok şey bildiği için, beni sevmeyen insanları sevmesi gibi bir durum değildi.그래서 바로 이 사람이 뭘 많이 알아서, 나를 미워하는 사람을 좋아하고 그런 게 아니에요.
16O lütuf aniden kesildiği için, o kişiyi severse lütuf iki kat bağlanacağı için, bu iyi olduğu için, beni sevmeyen insanları sevmişti. Anlıyor musunuz?그 은혜가 딱 끊어지기 때문에, 그 사람을 좋아하면 은혜가 배로 연결되기 때문에, 그것이 좋은 고로, 나를 미워하는 사람을 좋아했던 거예요. 아시겠어요?
17Beni sevmeyen insanları sevmesi, bana küfreden insanları içtenlikle sevmesi, bu kişiyi düşman gören insanları içtenlikle seven bir hayat sürmesi, bu kişinin lütuf bağlantısının güçlenmesiyle yavaş yavaş gerçekleşirken, lütuf güçlü bir şekilde bağlanırken, gözleri yavaş yavaş açılırken, 이제 그대로, 하나님'ın gizli sözü yavaş yavaş anlaşılır hale geldiği ve bilinmeyen şeyler açıkça bilindiği için, 이제 그대로, sevinçli olur mu, olmaz mı?나를 미워하는 사람을 좋아하고, 나를 욕하는 사람을 진심으로 사랑하고, 이 사람을 원수시하는 사람을 진심으로 사랑하는 생활을 한 것은 바로 이 사람이 은혜 연결이 강하게 됨으로 말미암아 점점 이루어지면서, 은혜가 강하게 연결되면서, 점점 눈이 밝아지면서, 이제 그대로, 하나님의 숨겨져 있는 말씀이 점점점점 알아지고, 몰랐던 것을 환하게 알게 되니까, 이제 그대로, 기쁠까, 안 기쁠까?
18Sevinçli olur, tabii.기쁜 거죠.
19Şimdi beni fena halde sevmeyen bir kişi vardı.이제 지독하게 나를 미워하는 사람이 있었어요.
20Tam 30 yıl boyunca beni sevmeyen bir kişi. 30 yıl.30년을 자그마치 나를 미워하는 사람. 30년을.
21Bu yüzden 30 yıl boyunca nefret ettiği için, yine de bu kişi o kişiyi sevdiği ve yine de o kişiyi sevdiği için, "Ben nefret ettiğim için bu piç bana yaranmaya çalışıyor" diyerek bu kişiden daha çok nefret ediyor.그래서 내가 30년을 미워하기 때문에, 그래도 이 사람이 그 사람을 좋아하고, 그래도 그 사람을 사랑하니까, "내가 미워하니까 이 새끼가 나한테 따리를 붙인다" 고 그러면서, 이 사람을 더 미워해요.
22Daha çok nefret ediyor.더 미워해요.
23Daha çok nefret ederse, o zaman bu kişi daha çok seviyor.더 미워하면, 그러면 이 사람이 더 사랑하는 거예요.
24Daha çok sevdiği için, daha çok sevdiği için.더 사랑해 주고, 더 사랑해 주니까.
25Aslında beni o kadar çok sevmeyen bir kişiyi sevmek ve "Nefret ettiğim için bu piç bana yaranmaya çalışıyor" dendiğinde daha çok sevmek, gurur var mıdır, yok mudur?사실 그렇게 나를 미워하는 사람을 좋아하고, "미워하니까 이 새끼가 따리를 붙인다" 고 할 때에 더 좋아하는 것은 자존심이 있는 거야, 없는 거야?
26Cesaret var mıdır, yok mudur?쓸개가 있는 거야, 없는 거야?
27Yoktur, cesaret yoktur.없는 거야, 쓸개가 없어.
28Cesaret olursa kurtuluş yoktur. Anlıyor musunuz?쓸개가 있으면 구원이 없어요. 아시겠지요?
29Gurur olmamalıdır.자존심이 없어야 돼요.
30Bu yüzden o kişi bu kişiden ne kadar nefret ederse, o kişiyi o kadar çok sever, yine sever, yine sever. Anlıyor musunuz?그래서 그 사람이 이 사람을 미워하면 미워할수록 그 사람을 더 좋아하고, 또 좋아하고, 또 좋아해요. 아시겠어요?
31Yani 30 yıl sonra nihayet, 30 yıl boyunca sevdiği için, sonunda erir mi, erimez mi?그러니까 30년 만에 드디어, 30년 동안 좋아하니까, 결국은 녹을까, 안 녹을까?
32O 마귀 새끼 de çok azılı bir 마귀, değil mi?그 마귀새끼도 아주 지독한 마귀죠.
33Çok azılı bir 마귀.아주 지독한 마귀야.
34Çoğu insan, bir, iki yıl veya birkaç ay sevildiğinde, hepsi öylece yumuşar.웬만한 사람은 한 1년, 2년, 몇 달만 좋아하면 그냥 헬렐레 돼, 전부 다.
35Hepsi erir. Hepsi erir ama bu sıradan bir inatçı değil.다 녹아. 다 녹는데, 이건 보통 악바리가 아니야.
36Tam 30 yıl boyunca bu kişiden nefret ederken, gerçekten de bu kişi, 이제 그대로, o zamanlar 30 yıl boyunca sürekli nefret edilirken, gerçekten de o azılı 마귀'ye karşı bu kişi yenilecekti ve neredeyse düşecekti.30년을 자그마치 이 사람을 미워하는데, 참말로 이 사람이, 이제 그대로, 그 당시에 30년간을 두고두고 미워하는데, 아닌게 아니라, 그 지독한 마귀한테는 이 사람이 이기지 못하고 넘어질 뻔했어요.
37Tüyler ürpertici bir seviyedeydi. Çok ama çok nefret ettiği için.소름이 끼칠 정도예요. 너무너무 미워하는 고로.
38Ben o kadar çok sevdiğim halde, o kadar çok sevdiğim halde nefret ettiği için, bu kişinin tüyleri ürperir mi, ürpermez mi?내가 그렇게 좋아하는데, 그렇게 좋아하는데도 미워하니까, 이 사람이 소름이 끼칠까, 안 끼칠까?
39Tüyleri ürperir, değil mi?소름이 끼치겠죠?
40Bu yüzden, 이제 그대로, bu kişi sürekli sevdiği ve sürekli sonuna kadar sevdiği için, sonunda, artık bu dünyada o kişi kadar beni seven kimse yok. Anlıyor musunuz?그래서, 이제 그대로, 이 사람이 계속해서 좋아하고, 계속해서 끝까지 사랑하니까, 결국은, 나중에는 이 세상에서 그 사람만큼 나를 좋아하는 사람이 없어요, 이제는. 아시겠어요?
41O kişi kadar bu kişiyi seven, o kişi kadar bu kişiyi seven kimse yeryüzünde yok.그 사람만큼 이 사람을 좋아하고, 그 사람만큼 이 사람을 사랑하는 사람이 지구 땅에 없어요.
42Yani 마귀 tamamen pes etti mi, etmedi mi?그러니까 마귀가 완전히 앞뒷발을 든 거야, 안 든 거야?
43Tamamen pes etti, değil mi?완전히 앞뒷발을 든 거죠?
44Tamamen pes etti.완전히 앞뒷발을 들었어요.
45Bu yüzden, 이제 그대로, sizlere şunu söylüyorum: Kurtuluşa erme yöntemleri, 성령 ile yeniden doğmanın sırları arasında, sonuna kadar sabredip dayanmak, işte o kazanmanın sırrıdır, kurtuluşa ermenin sırrıdır, 성령 ile yeniden doğmanın sırrıdır, değil mi?그런고로, 이제 그대로, 여러분들에게 내가 말씀하기를, 구원을 얻는 방법, 성령으로 거듭나는 비결 중에서, 끝까지 참고 견디는 것이 바로 이기는 비결이요, 구원을 얻는 비결이요, 성령으로 거듭나는 비결이라고 그러죠~
46Sonuna kadar dayanır ve sabrederseniz, bu yol mutlaka gidilecek bir yoldur. Anlıyor musunuz?끝까지 견디고 참으면 이 길은 가고야 마는 길이에요. 아시겠어요?
47이제 그대로, 영모님 şöyle dedi: "Senin gibi birini 6000 yıldır görmedim." Böyle bir şey söylemişti, değil mi?이제 그대로, 영모님이 말씀하기를, 너 같은 사람을 6천 년 동안 내가 만나보지를 못했다. 그런 말씀을 했죠?
48O kadar sabredip, o kadar acı çekip, o kadar çetin, 이제 그대로, o çetin 연단 ve çetin sınavlara rağmen, sonuna kadar dayanıp kazandığını gördüğünde, gerçekten de bu dünyada senin gibi bir kişi yok.그렇게 참고, 그렇게 고생을 하고, 그렇게 모진, 이제 그대로, 그 모진 연단과 모진 시험을 당해도, 끝까지 견디고 이기는 걸 봤을 때, 참으로 너 같은 사람이 이 세상에는 없다.
49Yani 하나님 da hayran kaldı mı, kalmadı mı?그러니까 바로 하나님도 감탄을 했어요, 안 했어요?
50하나님 da hayran kaldı. Anlıyor musunuz?하나님도 감탄을 했어요. 아시겠어요?
51Senin gibi birini görmedim.너 같은 사람을 만나보지를 못했다.
52Bu dünyada insan kılığına girmiş bir kişi olarak öyle birisi yok, demek istiyor.이 세상에 인두겁을 쓴 사람으로서는 그런 사람이 없다 이거야.
53Yani 영모님 sonuna kadar, o sonuna kadar sabredip dayandığını görünce, 이제 그대로, 마귀 bu kişiyi düşürmek için her türlü şekilde her türlü sınavı denedi ama sonunda o sınavların hepsini yendi mi, yenemedi mi?그러니까 영모님이 끝까지, 그 끝까지 참고 견디는 걸 보고, 이제 그대로, 마귀는 이 사람을 넘어뜨리려고 갖은 모양으로 갖은 시험을 다 했지만, 결국은 이제 그 시험을 다 이겨냈어, 못 이겨냈어요?
54Hepsini yendi, değil mi~다 이겨낸 거죠~