박태선 영모님 Bölüm 9

Anlaşılamayan 영모님'in sözleri

1Bu yüzden, 이제 그대로, sizler, o eski zamanlarda 영모님 "소정이 ve 소진이'yi alıp Amerika'ya gidiyorum" demişti, değil mi?그래서, 이제 그대로, 여러분들, 그 옛날에 영모님이 "소정이와 소진이를 데리고 미국 간다"라고 그랬죠?

2Sojungi, Sojini'yi Amerika'ya götüreceğini söylediği gibi götürdü mü?소정이 소진이를 데리고 미국 간다고 말한 대로 데리고 갔어요?

3Götürmedi, değil mi?안 데리고 갔죠?

4Sojungi ve Sojini'yi Amerika'ya götürme sözü, bu ruhsal bir söz müydü, bedensel bir söz müydü?소정이와 소진이를 데리고 미국 간다는 소리는, 그게 영적인 말일까, 육적인 말일까?

5Ruhsal bir sözdü, değil mi?영적인 말이죠?

6Sojungi doğrudan ruhsal Havva'yı, Sojini de doğrudan ruhsal Adem'i işaret ettiğinden, 영모님'in aradığı zeytin ağacının iki dalı, Adem ve Havva adlı iki kişiyi bulduğu anlamına gelmektedir.소정이가 바로 영적 해와를 가리킨 것이요, 소진이는 바로 영적 아담을 가리킨 고로, 영모님이 찾던 감람나무의 두 가지, 아담과 해와 두 사람을 찾았다는 뜻인 겁니다.

7Amerika'ya gitmek demek, Amerika dünyada zengin bir ülke mi, yoksa fakir bir ülke mi?미국 간다는 것은, 미국은 세상에서 잘사는 나라야, 못사는 나라에요?

8Amerika'daki 'mi' (美) karakteri, güzel 'mi' (美) mi, yoksa kirli 'mi' mi?미국이라는 미 자가 아름다울 미(美) 자야, 더러울 미 자야?

9Güzel 'mi' (美) karakteri, değil mi?아름다울 미(美) 자죠?

10Bu yüzden güzel bir ülkeden, cennet krallığından bahsediyor.그래서 아름다운 나라, 하늘나라를 말하는 거예요.

11Bu yüzden o söz ruhsal olarak, Adem ile Havva'yı cennet krallığına götürmek anlamına geliyor. Değil mi?그런고로 그 말씀은 영적으로, 하늘나라에 아담과 해와를 데리고 간다는 소리예요. 그렇죠?

12Daha sonra "Sojini hızla yavrular doğurur" diye bir söz söylenmişti, değil mi?그다음에는 "소진이가 새끼를 착착착착 친다"라고 하는 말씀을 했죠?

13Sojini Adem'i işaret ediyor, değil mi?소진이가 아담을 가리키는 거죠?

14Bu, ikinci Adem'in 소사'da hızla salih insanlar yarattığı anlamına geliyor.둘째 아담이 의인을 소사에서 착착착착 의인을 만들고 있다~ 이 소리예요.

15O söz söylendiğinde, bu 소사'da, 이제 그대로, salih insanlar yaratıldı mı, yaratılmadı mı?그 말씀을 할 때에 이 소사에서 이제 그대로 의인을 만들었어, 안 만들었어?

16Salih insanlar yaratılmıştı, değil mi?의인을 만들었던 거죠?

17Bu yüzden salih insanlar yaratıldığından, o zaman 영모님 yine şöyle dedi: Aniden kendisine 'Anne' demelerini söyleyen kişi, aniden "Bu 헬미~" dedi, değil mi?그런고로 의인을 만들었던고로, 그런고로 당시에 영모님이 또 말씀하기를, 갑자기 당신더러 엄마라고 부르라고 하시던 분이, 갑자기 "이 헬미가~" 그랬죠?

18헬미 dedi, değil mi?헬미라고 그랬죠?

19Bu Pyeongan-do lehçesi, değil mi?그게 평안도 사투리죠?

20Pyeongan-do lehçesinde 헬미 kelimesi, şimdi anneniz ortaya çıktı mı demek, yoksa anneniz ortaya çıkmadı mı demek?평안도 사투리로 헬미라고 하는 말은 바로 이제 너희들의 엄마가 나왔다는 말일까, 너희의 엄마가 안 나왔다는 말일까?

21Annenizin ortaya çıktığı anlamına geliyor, değil mi?너희들의 엄마가 나왔다는 소리죠.

22Yani o söz, annelerinizi arayın mı demek, yoksa annelerinizi aramayın mı demek?그러니까 너희들의 엄마를 찾으라는 소리일까, 그 소리가, 너희들의 엄마를 찾지 말라는 소리일까?

23Aramanız gerektiği anlamına geliyor, değil mi?찾으라는 소리죠?

24Yine de sayısız 마귀 girdiğinden, bunu ayırt edebilirler mi, edemezler mi?그런데도 무량대수 마귀가 들어갔으니, 그걸 분별할까, 분별 못 할까?

25Ayırt edemiyorlar.분별을 못 하는 거죠.

26Sayısız 마귀 girdiğinden dolayı ayırt edilemiyor.무량대수 마귀가 들어가 있는 고로 분별이 되지 않는 것이에요.

27Bu yüzden 영모님'in, 이제 그대로, "Bu 헬미, bu 헬미" diyerek 헬미 sözünü söylemesi, şimdi gelinin ortaya çıktığı anlamına geliyor.그런고로 영모님이, 이제 그대로, "이 헬미가, 이 헬미가," 하면서 헬미 소리를 한 것은, 이제 며느리가 나왔다, 이 소리예요.

28Anneniz ortaya çıktı!너희들의 엄마가 나왔다!

29Anneniz ortaya çıktığına göre, 영모님 eskiden anneydi ama şimdi büyükanne seviyesinde oluyor, değil mi?너희들의 엄마가 나왔으니까, 영모님 당신이 전에는 엄마였지만 이제는 할머니뻘 된다는 이 소리죠?

30Böyle şeyleri çabucak anlamak gerekirken, çabucak anlayamamak 마귀 tarafından ele geçirilmiş olmaktan mı, yoksa ele geçirilmemiş olmaktan mı kaynaklanıyor?그런 걸 얼른 알아차려야 되는데, 얼른 알아차리지 못하는 건 마귀한테 씌워서 그럴까, 마귀한테 안 씌워서 그럴까?

31마귀 tarafından ele geçirilmiş olmaktan, değil mi?마귀한테 씌워서 그렇죠?

32마귀 tarafından ele geçirilmiş oldukları için onu ayırt edememişlerdi.마귀한테 씌워서 그걸 분별하지 못했던 거죠.