영모님'in İsa'yı 마귀 새끼 olarak adlandırmaya başladığı an
1O tür sınavlar bittikten sonra, bu kişi 이긴자 oldu diyerek, takım elbise alıp, ayakkabı alıp, evangelize etmeye gitmesini söylediler, evangelize etmeye gittiğinde, bu kişiyle tanışan herkes lütuf bağlantısı kurdu, bu kişiyle tanışan herkesin hastalığı iyileşti, yani birçok kişi evangelize edilir mi, edilmez mi?그러한 시험이 끝난 다음에, 이 사람이 이긴자가 됐다 해 가지고, 양복을 사주고, 구두를 사주고 하면서 전도하러 나가라고 그래서, 전도하러 나가니까, 이 사람을 만나는 사람마다 은혜 연결이 되고, 이 사람을 만나는 사람마다 병이 낫고, 그러니까 많은 사람들이 전도가 될까, 안 될까?
2Birçok kişi evangelize edilir, değil mi?많은 사람들이 전도되는 거죠?
3Bu yüzden daha sonra Siheung-gun Sorae-myeon Eunhaeng-ri, 이제 그대로, Eungwang Kilisesi adındaki o kiliseyi kuran Elder Yu evangelize oldu ve o kişi bu kişiden evangelizm alıp lütuf bağlantısı kurarken, idrarıyla kan dökmüştü.그래서 나중에는 시흥군 소래면 은행리, 이제 그대로, 은광교회라고 하는 그 교회를 세운 유장로가 전도가 돼가지고, 그 사람이 이 사람한테 전도를 받고 은혜 연결을 받으면서, 소변으로 피를 쏟았던 거예요.
4Sonra o lazımlığı alıp bu kişiye göstererek, "Pastor Jo, Pastor Jo, dün gece lazımlığa böyle kan döktüm" diyerek seviniyordu.그러면서 그 요강단지를 들고 나와 이 사람에게 보여주면서, "조 목사님, 조 목사님, 내가 어젯저녁에 이렇게 요강에다 피를 쏟았습니다" 하면서 좋아하는 거예요.
5Sonra, "Artık, bu kilise Pastor Jo'nun kilisesi olduğu için, Pastor Jo istediği gibi yapsın," dediğinde,그러면서, "이제부터는, 이 교회가 바로 조 목사님 교회니까, 조 목사님 맘대로 하십시오", 하니까,
6Bu kişi, "Öyleyse, bu Eungwang Kilisesi'nin tabelasını kırın," dediğinde,이 사람이, "그렇다면, 이 은광교회의 간판을 때려부수시오" 하니까,
7Elder Yu, "Evet, öyle yapacağım."유장로가, "예, 그렇게 하겠습니다"
8Ondan sonra hemen baltayla o baba ve oğul, oğlu ve kendisi ikisi birlikte, o tabelayı söküp kırarken, kırıp oraya 전도관 tabelasını yapıştırınca, bu kişi kendini iyi hisseder mi, kötü hisseder mi?그러고 나서 당장 도끼로 그 부자가, 아들하고 자기가 둘이서, 그 간판을 떼가지고 부수는데, 부수고 거기다가 전도관 간판을 탁 붙이고 이제 나니까, 이 사람이 기분이 좋을까, 기분이 나쁠까?
9İyi hisseder, değil mi?기분이 좋겠죠?
10Kendini iyi hissederek, şimdi severek, sevinerek, coşkuyla 밀실 içine girdiğinde, ana kapının önünde 해와이긴자 dikilmiş duruyordu ve "Sevmekten dolayı 음란죄 işlemiş piç! O piçi içeri sokmayın, kovun!" dedi.기분이 좋아서, 이제 좋아하면서, 기뻐하면서, 신바람이 나가지고 밀실 안에 들어오니까, 정문 앞에서 해와 이긴자가 딱 버티고 있다가, "좋아하는 음란죄를 진 놈의 새끼! 저 새끼 못 들어오게 내쫓아!"
11Bu kişi sevdiği şeyin 음란죄 olduğunu biliyor muydu, bilmiyor muydu?이 사람이 좋아하는 게 음란죄인지 알았어, 몰랐어?
12Hiç bilmiyordu, değil mi?전혀 몰랐죠?
13Onu öğretmeden, sevdiği için 음란죄 işlediğini söyledi~그걸 가르쳐주지도 않고, 좋아했다고 음란죄를 졌다는 거야~
14Gerçekten şaşırtıcı, değil mi?참 기가 막히죠?
15Sonra hemen kıyafetlerini çıkarıp yarından itibaren evangelize etmeye gitmesini engelledi ve 이제 그대로, hemen bugünden itibaren tekrar 연단 alıp yeniden başlaması gerektiğini söylediğinde gökyüzü sararır mı, sararmaz mı?그러면서 당장 옷을 벗겨가지고 당장 내일부터 전도 못 나가게 하고, 이제 그대로, 당장 오늘부터 다시 연단을 받고 다시 시작을 해야 한다고 할 때에 하늘이 노랄까, 안 노랄까?
16Gökyüzü sararır, değil mi?하늘이 노랗죠?
17Her şey tamamlandı sanıp sevinmiştim ama, 이제 그대로, o kilisenin tabelasını değiştirip, o kilise tamamen tebliğ edilip tamamen 하나님'ın mülkü haline geldiği için, bu tarif edilemez bir sevinç ve mutluluk kaynağıyken, bunu sevdiğim için, sevme 음란죄'sini işlediğim için, (해와이긴자) öfkeyle zıplayınca~ 이 사람 olduğu gibi yere yığılıp hıçkıra hıçkıra ağlamıştı.이제 다 됐나 싶어서 좋아했는데, 이제 그대로, 그 교회의 간판을 갈아 달고, 그 교회가 완전히 전도가 되어 완전히 하나님의 소유가 됐으니, 이건 말할 수 없이 기쁘고 즐거운 건데, 이것을 내가 좋아했다고, 좋아하는 음란죄를 지었다고, (해와 이긴자가) 그냥 펄펄뛰시니~ 이 사람이 그대로 펄퍽 땅바닥에 주저 앉아서 통곡을 했던 것입니다.
18이 사람 olduğu gibi yere yığılıp, iki bacağını uzatıp, "İnsan bu yola nasıl gider ki~ İnsan böyle bir yola nasıl gider ki~" diye hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlayınca, 밀실 üyeleri hep birlikte ağlar mı, ağlamaz mı?이 사람이 그대로 펄퍽 땅바닥에 주저 앉아가지고, 두 다리를 뻗고, "사람이 어찌 이 길을 가겠습니까~ 사람이 어찌 이러한 길을 가겠습니까~" 하면서 대성통곡을 하고 울게 되니까, 밀실 식구들이 전부 울까, 안 울까?
19밀실 üyeleri hep birlikte hıçkıra hıçkıra ağladılar.밀실 식구들이 전부 대성통곡을 하고 울었어요.
20Hıçkıra hıçkıra ağladıktan sonra, daha sonra konaklama yerine girince, 이제 그대로, insan olarak bu yola gidilemezmiş, bu yola insan olarak kesinlikle gidilemezmiş~대성통곡을 하고 울고 나서, 그 다음에 숙소에 들어가서는, 이제 그대로, 사람으로서는 이 길은 갈 수가 없구나, 이 길은 도저히 사람으로서는 갈 수가 없구나~
21İnsan gidebilir mi?사람이 갈 수 있어?
22Gidemez. Aslında~못 가는 거야. 사실은~
23Ama insan gitmeye çalıştığı için, yanlış oldu, değil mi? Öyle değil mi?그런데 사람이 가려고 했으니까, 잘못된 거죠~ 그래요, 안 그래요?
24Bu yüzden 이 사람 şimdi kendini asıp ölmek için odanın içinde kendini asıp ölecek bir ip ararken, kimin girdiğini söylemişti?그래서 이 사람이 이제 목을 메달아서 죽으려고 방안에서 목을 메달아서 죽을 끈을 찾고 있는데, 누가 들어왔다고 그랬어요?
25영모님 girdi~영모님이 들어왔어요~
26Kapıyı içeriden kilitlemişti ama 영모님 girdi.방문을 안으로 잠갔는데 영모님이 들어왔어.
27영모님 girip, 이 사람'ın iki elini tutarak, "Birazcık daha sabretseydin olurdu, neden böyle sabredemiyorsun?" derken, 영모님 hıçkıra hıçkıra ağlayarak, 이 사람'ın iki elini tutarak ağlayınca~영모님이 들어와서, 이 사람 두 손을 잡고, "조금만 참으면 되는데, 왜 이렇게 참지 못하고 그러냐" 고 그러면서, 막 영모님이 대성통곡을 하고 울면서, 이 사람 두 손을 붙잡고 우니까~
28이 사람 영모님'e karşı çok mahcup ve üzgün olduğu için, 이제 그대로, yine büyük bir hata yapmışım, lütfen beni affedin~ bir daha yapmayacağını söyleyerek af dilemişti.이 사람이 영모님한테 너무 황송하고 죄송한 고로, 이제 그대로, 또 내가 큰 잘못을 저질렀군요, 용서해 주세요~ 다시는 그러지 않겠다고 용서를 빌었던 것입니다.
29이제 그대로, "하나님'ın verdiği canı, 하나님'ın canını kendi isteğinle kesebilir misin?" derken, 영모님 azarlayınca, ancak o zaman kendine gelmişti.이제 그대로, "하나님이 주신 생명을 하나님의 생명을 네 맘대로 이 생명을 끊을 수가 있냐" 하면서, 영모님 야단을 치신 바람에, 그때서야 정신을 차렸던 것입니다.
30이제 그대로, kendimi asarak ölmem demek 하나님'ın canını benim kesmem demek olduğu için, bu yüzden bunun çok büyük bir günah olduğu, intihar etmenin günah olduğunu hepiniz çok duydunuz, değil mi?이제 그대로, 내가 목을 메달아서 죽는다는 것은 하나님의 생명을 내가 끊는 것인 고로, 그런 고로 그것은 엄청나게 큰 죄라고 하는 것이, 자살하는 게 죄라고 여러분들 많이 들었죠?
31Bu yüzden böyle bir şeyi bilerek intihar etmeyi düşündüğüm demek büyük bir günah mı işledim, küçük bir günah mı işledim?그래서 그런 것을 알고도 자살하는 마음을 먹었다는 것은 큰 죄를 진 거야, 조그만 죄를 진 거야?
32Büyük bir günah işledim, değil mi?큰 죄를 진 거죠?
33Bu yüzden 이 사람, 이제 그대로, intihar etme fikrinden vazgeçip, iki bacağını uzatıp o odanın içinde hıçkıra hıçkıra ağlayarak tövbe ederken 영모님 ortadan kaybolmuştu.그래서 이 사람이, 이제 그대로, 자살할 마음을 돌이켜가지고, 두 다리 뻗고 그 방 안에서 대성통곡을 하고 울면서 회개하는 동안 영모님은 온데간데 없는 것입니다.
34이제 그대로, kapı kolunu açıp mı çıktı acaba diye kapı koluna bakınca, kapı kolu içeriden kilitli kalmış bir şekilde çıkmıştı.이제 그대로, 방문 문고리를 열고 나가셨나 하고 이제 방문고리를 보니까, 방문고리는 안으로 잠긴 채로 나갔어요.
35Yani insan mı, tanrı mı?그러니까 바로 사람이야, 신이야?
36하나님'ın ruhu, değil mi~하나님의 신이죠~
37하나님'ın ruhu 영모님'in bedenine girip 이 사람'a gelince, 이제 그대로, 하나님 acil durumda olduğu için, o zaman öyle yapmasaydı 이 사람 ölür müydü, yaşar mıydı?하나님의 신이 영모님의 몸을 입고 들어와서 이 사람에게, 이제 그대로, 하나님이 다급하니까, 그때 그렇게 하지 않으면 이 사람이 죽을까, 살까?
38이 사람 ölürdü, değil mi?이 사람이 죽는 거죠?
39이 사람 öldükten sonra, bu yeryüzünde 하나님'ın isteği gerçekleşebilir mi?이 사람이 죽고 나면, 이 땅 위에 하나님의 뜻이 이루어질 수 있어?
40Gerçekleşemezdi, değil mi~이루어질 수가 없죠~
41Gerçekleşemeyeceği için, acil durumda olduğu için, 하나님 영모님'in bedenine girip 이 사람'ın odasına kadar gelerek 이 사람'ın intihar etme fikrini engellerken öğüt vererek 이 사람'ın fikrini değiştirdi, değil mi?이루어질 수가 없는 고로, 다급하니까, 하나님이 영모님의 몸을 입고 이 사람의 방에까지 들어와서 이 사람이 자결할 마음을 제지하면서 권면해서 이 사람의 마음을 돌이킨 거죠?
42O zamanlar tam olarak 1980 yılının Mart ayının sonlarıydı ve yeniden başlamak ise 1980 yılının Nisan ayının başından itibaren yeniden başlamıştı.그때 그 당시가 바로 1980년 3월 하순경인데, 바로 다시 시작하기는 1980년 4월 초순부터 다시 시작했던 것입니다.
43이 사람 yeniden başladığında, 영모님 o zamanlar Gijang'da "İsa 마귀 새끼'dir" diye Nisan ayından itibaren söylemeye başladı mı, başlamadı mı?이 사람이 다시 시작했을 때, 영모님이 그 당시에 기장에서 "예수가 마귀 새끼"라고 4월부터 치기 시작했어, 안 했어요?
44Söylemeye başladı, değil mi?치기 시작했죠?
45Yani 이 사람 sadece yeniden başlarsa mutlaka tamamlanmış 이긴자 olacağını 하나님 bilir miydi, bilmez miydi?그러니까 바로 이 사람이 다시 시작만 하면 반드시 완성의 이긴자가 될 것을 하나님이 아셨을까, 몰랐을까?
46Bilirdi, değil mi~아신거죠~
47Bu yüzden 이 사람 yeniden başlamasıyla birlikte, 1980 yılının Nisan ayından itibaren İsa'nın 마귀 새끼 olduğunu, 이제 그대로, ilan etmeye başlayınca, 전도관'daki birçok insan, "박태선 ihtiyar şimdi kibirlenip, bu İsa'nın 마귀 새끼 olduğunu söylüyor ve tamamen kibire düşmüş" diyerek birçok cemaat üyesi ayrıldı mı, ayrılmadı mı?그런고로 이 사람이 다시 시작을 하게 되면서, 1980년 4월 달부터 예수를 마귀 새끼라고, 이제 그대로, 선포를 하게 되니까, 전도관에 많은 사람들이, "박태선 장로가 이제 교만해가지고, 이 예수가 마귀 새끼라고 그러고, 완전히 교만으로 떨어졌구나" 해서 많은 교인들이 떨어졌어, 안 떨어졌어?
48Birçok cemaat üyesi ayrıldı, değil mi?많은 교인들이 떨어졌죠?
49O zamanlar ayrılan üyeler bizim 제단'a çok geri döndü, değil mi?그 당시에 떨어진 식구들이 우리 제단에 많이 돌아왔죠?
50Çok geri döndüler ama, 이제 그대로, buraya gelip bakınca, Kutsal Kitap'ta İsa'nın 마귀 새끼 olduğu yazıyor mu, yazmıyor mu?많이 돌아왔는데, 이제 그대로, 여기 와서 보니까, 성경 속에 예수가 마귀 새끼라고 써 있어, 안 써 있어?
51Kutsal Kitap'ta tam olarak İsa'nın 마귀 새끼 olduğu yazıyor, değil mi?성경 속에 바로 예수가 마귀 새끼라고 써 있죠?
52Bu yüzden, 이제 그대로, günümüzde İsa'nın 마귀 새끼 olduğu yazan şeyi kim, o Kutsal Kitap'ta yazan şeyi anlayan birisi var mıydı, yok muydu?그런고로, 이제 그대로, 오늘날 예수가 마귀 새끼라고 써 있는 거를 그 누가, 그 성경 속에 써 있는 거를 알아낸 사람이 있어, 없어?
53Yoktu, değil mi~없죠~
54Açıkça İsa Ürdün Nehri kıyısında Vaftizci Yahya'dan su vaftizi alırken, havadan bir ses gelerek, "Bu benim sevgili Oğlumdur, O'ndan hoşnutum" diyen sesi havadan geldiğini kim duydu?분명히 예수가 요단강가에서 세례 요한에게서 물세례를 받을 때에, 공중 하늘에서 소리 있어 가라사대, "이는 내 사랑하는 아들이요, 기뻐하는 자라" 하는 소리가 공중 하늘에서 들려오는 것을 누가 들었어요?
55Vaftizci Yahya o sesi duydu, değil mi?세례 요한이 그 소리를 들은 거죠?
56O zamanlar Vaftizci Yahya'nın tanrı anlayışı, şimdi Vaftizci Yahya'nın yanı sıra bu dünya insanlarının tanrı anlayışı, 하나님'ın gökte olduğunu mu biliyorlardı, 하나님'ın insanın içinde olduğunu mu biliyorlardı?당시에 세례 요한의 신관(神觀)은 이제 세례 요한뿐만 아니라 이 세상 사람들의 신관은 하나님이 하늘에 있는 줄 알고 있어요, 하나님이 사람 속에 있는 줄 알고 있어요?
57Gökte olduğunu biliyorlardı, değil mi?하늘에 있는 줄 알고 있죠?
58Şimdi de öyle, anladınız mı?지금도 그래요, 아시겠어요?
59Bu yüzden, yanlış bir tanrı anlayışına sahip olan Vaftizci Yahya'ya 마귀'nin havadan "Bu benim sevgili Oğlumdur, O'ndan hoşnutum" dediğini o zamanlar Vaftizci Yahya duyduğunda,그래서, 잘못된 신관(神觀)을 가지고 있는 세례 요한에게 마귀가 공중 하늘에서 "이는 내 사랑하는 아들이요, 내 기뻐하는 자라"고 말한 것을 그 당시에 세례 요한이가 들었을 때에,
60마귀'nin söylediği sesi 하나님'ın söylediği ses sanıp, "Vay be~ Gökteki 하나님 İsa'ya 하나님'ın Oğlu diyormuş~"마귀가 한 소리를 하나님이 한 소리로 착각하고, "이야~ 하늘에 계시는 하나님께서 예수를 보고 하나님의 아들이라고 하는구나~"
61"Ve bakınca İsa, kırsal bir marangozun oğlu İsa değil, 하나님'ın Oğluymuş~""그리고 보니까 예수가 시골 목수의 아들 예수가 아니라 하나님의 아들이구나~"
62"Ey insanlar, 하나님'ın Oğlu geldi. Ey insanlar, 하나님'ın Oğluna inanın" diye çöle çıkıp bağırdı mı, bağırmadı mı?"여러분들, 하나님의 아들이 오셨습니다. 여러분들, 하나님의 아들을 믿으십시오" 하고 광야에 나가서 외쳤어, 안 외쳤어?
63Bağırdı, değil mi?외쳤죠?
64Bu yüzden şimdi deve tüyü elbise giyip çekirge ve yaban balı yiyerek, Yahya'nın çölde bağırdığını söyleyerek, papazlar bu Vaftizci Yahya'nın aşağılık bir dilenci gibi giyinip, dünyadan yiyecek yemeyip çekirge ve yaban balını aşağılık bir şekilde yediğini söyleyerek acınası bir şekilde vaaz verirler, değil mi?그래서 이제 약대 털 옷을 입고 메뚜기와 석청이을 먹으면서, 요한이가 광야에서 외쳤다고 해가지고, 목사들이 이 세례 요한이가 천하게 거지모냥 옷을 입고, 세상에서 양식을 먹지 아니하고 메뚜기와 석청이를 천하게 먹었다고 해서 불쌍하게 설교를 하죠?
65Peki sizler, aslında şimdi de deve tüyü elbise pahalı mı, pahalı değil mi?그래서 여러분들, 사실 지금도 약대 털 옷이 비싸, 안 비싸?
66Deve tüyü elbise bu dünyada en pahalısıdır. Anladınız mı?약대(낙타)털 옷이 이 세상에서 제일 비싸요. 아시겠어요?
67Yani o zamanlar, deve tüyü elbise giyen birini görmek için ancak saraya gitmek gerektiğini söylemişti, değil mi?그러니까 그 당시에, 약대털 옷을 입은 사람을 보려면 궁전에 가서야 본다고 그랬죠?
68Yani saraydaki yüksek rütbeliler deve tüyü elbise giyer~ Fakirler giyemez, demek oluyor. Öyle değil mi?그러니까 궁전에 고관들이나 약대털 옷을 입지~ 가난한 사람은 못 입는다, 이 소리죠. 그래요, 안 그래요?
69Bu Vaftizci Yahya'nın statüsünden bahsedersek, başrahibin oğlu mu, erin oğlu mu?이 세례 요한의 신분으로 말하면, 대제사장의 아들이야, 쫄병의 아들이야?
70Başrahibin oğlu, değil mi?대제사장의 아들이죠?
71Başrahip, o zamanlar Yahudi ülkesinin başrahibi demek tam olarak bakan seviyesinde mi, er seviyesinde mi?대제사장, 당시에 유대 나라의 대제사장이라면 바로 장관급이야, 쫄병급이야?
72Bakan seviyesinde, değil mi?장관급이죠.
73Bu yüzden bu Vaftizci Yahya'nın çöle çıkıp 하나님'ın Oğlu'nun geldiğini bağırması yüzünden bu Hristiyanlık mı ortaya çıktı, yoksa Hristiyanlık gökten mi düştü?그런 고로 이 세례 요한이가 광야에 나가서 하나님의 아들이 오셨다고 외치는 바람에 이 기독교가 생긴 거야, 그게 아니라 기독교가 하늘에서 떨어진 거야?
74Vaftizci Yahya yüzünden öyle oldu, değil mi? Anladınız mı?세례 요한 때문에 그렇게 된 거죠? 아시겠어요?
75Bu Hristiyanlığın temel kökünü araştırırsak, tam olarak bu Hristiyanlık Vaftizci Yahya'nın yanlış tanrı anlayışı yüzünden ortaya çıkan bir din oluyor, değil mi? Öyle değil mi?이 기독교의 근본 뿌리를 알아보면 바로 이 기독교는 세례요한의 잘못된 신관(神觀) 때문에 생긴 교(敎)가 되는 거죠. 그래요, 안 그래요?
76Peki Kutsal Kitap'ta havadaki tanrının 마귀 tanrısı olduğu yazıyor mu, yazmıyor mu?그런데 성경 속에 공중하늘의 신이 마귀신이라고 써 있어, 안 써 있어?
77Efesliler 2:2'ye bakarsak, "Havadaki gücün hükümdarı olan ruh, itaatsizler arasında İş yapan 마귀 새끼'dir!"에베소 2장 2절에 가서 보면, "공중 권세를 잡은 신이 불순종하는 자들 속에서 역사는 마귀새끼다!"
78Havadaki tanrının 마귀 tanrısı olduğu yazıyor, değil mi~공중신이 마귀신이라고 써있죠~
79"Havadaki tanrı kötü ruhtur", Efesliler 6:12."공중신은 악신이다", 에베소 6장 12절.
80Hep birlikte tekrar edin. Efesliler 6:12.다같이 따라서 해보세요. 에베소 6장 12절.
81O iki Kutsal Kitap ayetini mutlaka ezberleyin.그 성경 구절 두 개는 꼭 외워 두세요.
82Papazları susturmak isterseniz, sadece o ikisini ezberlerseniz onları susturabilirsiniz. Anladınız mı?목사들 쫑코 먹이려면, 그 두 개만 외면 쫑코 먹일 수가 있어요. 아시겠지요?
83Bunu bilerek kim İsa'ya inanır ki?그걸 알고서 누가 예수 믿겠어요?
84Açıkça İsa 마귀'nin oğlu mu, 하나님'ın oğlu mu?분명히 예수는 마귀 아들이야, 하나님 아들이야?
85마귀 새끼, değil mi?마귀새끼죠?
86İsa 마귀 새끼'dir.예수가 마귀새끼요.
87Kutsal Kitap'ta yazıyor, ben uydurmuyorum. Öyle değil mi?성경에 써 있어, 내가 갖다 붙이는 게 아니야. 그래요, 안 그래요?
88Sizler, 이 사람, 이제 그대로, İsa'nın 마귀 새끼 olduğunu söylerse, Hristiyanlığı mı yok ediyor, Hristiyanlığı mı canlandırıyor?여러분들, 이 사람이, 이제 그대로, 예수가 마귀 새끼라고 하면, 기독교를 없애는 거야, 기독교를 부흥시키는 거야?
89Hristiyanlığı yok ediyor, değil mi?기독교를 없애는 거죠?
90Yine 이제 그대로 생미륵불 ortaya çıkarsa, Budizm 생미륵불'u mu bekliyor, 생미륵불'u mu beklemiyor?또 이제 그대로 생미륵불이 나오면, 불교가 생미륵불을 기다리고 있는 거야, 생미륵불을 안 기다리고 있는 거야?
91생미륵불'u bekliyor, değil mi? Öyle değil mi?생미륵불을 기다리고 있는 거죠? 그래요, 안 그래요?
92Yine Konfüçyüsçülüğe inanan insanlar da şimdi 정도령'u bekliyorlar, Konfüçyüsçülüğe inanan insanlar yangban'ı mı bekliyorlar?역시 유교를 믿는 사람들도 지금 정도령을 기다리고 있어요, 유교를 믿는 사람들이 양반을 기다리고 있어요?
93정도령'u bekliyorlar, değil mi?정도령을 기다리고 있죠?
94정도령 ortaya çıktıysa, Konfüçyüsçülük, Budizm ve Hristiyanlık 구세주 ortaya çıktıktan sonra var olabilir mi?정도령이 나왔다면, 유교고, 불교고, 기독교가 구세주가 나온 다음에는 있을 수 있어?
95Olamaz, değil mi?없는 거죠?
96Yani Konfüçyüsçülük, Budizm ve Taoizm bir mi oluyor, iki mi oluyor?그러니까 유불선이 하나가 되는 거야, 둘이 되는 거야?
97Konfüçyüsçülük, Budizm ve Taoizm 승리제단 olarak bir oluyor, değil mi? Öyle değil mi?유불선이 승리제단 하나로 되는 거죠? 그래요, 안 그래요?
98Bu yüzden günümüzde, 이제 그대로, Konfüçyüsçülük, Budizm ve Taoizm'i bir araya getiren kişi tesadüfen gökten düşen bir insan değil~ soyağacını takip ederek binlerce yıl öncesinden 하나님'ın soyunu devam ettirerek ortaya çıkan bir insan olduğu için, bir hata var mı, hata yok mu?그런고로 오늘날, 이제 그대로, 유불선을 하나로 만드는 사람이 우연히 하늘에서 떨어진 사람이 아니오~ 혈통을 따라 수천 년 전서부터 하나님의 혈통을 이어서 나타난 사람인 고로, 틀림이 있어, 틀림이 없어?
99Hata yok, değil mi?틀림이 없는 거죠?