O zaman geldiğinde Bölüm 2

Dünya çapında garip bir hastalık yayılıyor ama sadece 정도령'un kutsadığı suyu içerseniz iyileşirsiniz

1İnsan sözlerinde, tecrübelerinizden bildiğiniz gibi, mantıklı birçok söz vardır.인간의 말 속에는 여러분들이 경험을 해서 알지만, 인간의 말 속에는 이치가 맞는 말이 많이 있습니다.

2Mesela insan sözlerinde "복불복" diye bir söz vardır, değil mi?말하자면 인간 말 속에 복불복(福不福)이라는 말이 있죠?

3"복불복" diye bir söz vardır.복불복이라는 말이 있습니다.

4Yine insan sözlerinde şöyle bir söz de vardır: "Yaptığına göre cezasını çeker," değil mi?또 인간의 말 속에는 어떤 말이 있느냐 하면, "행한 대로 벌을 받는다"는 그런 말도 있죠?

5Bu söz nereden mi çıkmıştır? İstatistikten çıkmış bir sözdür.그게 어디서 나온 말이냐 하면, 통계학에서 나온 말입니다.

6Bu yüzden "İnsan 죽을 죄 işlerse ölür" sözünü 이 사람 söyledi, değil mi?그래서 "사람이 죽을 짓을 하면 죽는다"는 말을 이 사람이 했죠?

7죽을 죄 işlerseniz, ölüm iblisi yapışır.죽을 짓을 하면요, 사자귀신이 달라붙어요.

8죽을 죄 işlerseniz, anladınız mı?죽을 짓을 하면, 아시겠어요?

9죽을 죄 nedir?무엇이 죽을 짓이냐?

10승리제단'ı bilip 영생 kurtuluşunun ilkesini bilip de ona göre hareket etmezseniz, işte bu 죽을 죄'dir.바로 승리제단을 알고 영생의 구원의 이치를 알고 행하지 않으면 그게 죽을 짓입니다.

11Şu an dünya genelinde garip bir hastalık dolaşıyor, değil mi?지금 세계적으로 괴질이 돌고 있죠?

12O garip hastalık, tıp uzmanlarının son zamanlarda keşfettiği bir mikrop, virüs mikrobu deniyor.그 괴질이라는 병은 요즘에 의학자들이 그 균을 발견했는데, 바이러스균이라고 합니다.

13Virüs mikrobu denilen şey, havada uçuşan bir mikrop türüdür.바이러스균이라고 하는 것은 공기를 타고 날아다니는 균입니다.

14Bu yüzden belirli bir ülkede sınırlı kalıp yayılan bir hastalık değil, tüm dünyada yayılan bir hastalıktır.그렇기 때문에 어느 나라에 딱 정해져서만 유행되는 병이 아니고 전 세계적으로 유행되는 병입니다.

15Peki, o mikrobun bazı insanlara bulaşıp bazılarına bulaşmamasının sebebi nedir? Tıpkı sizin bir mıknatısı alıp etrafta gezdirdiğinizde, tüm demir parçaları mıknatısa yapışır, değil mi?그런데 그 병균이 어떤 사람한테는 가고, 어떤 사람한테는 안 가고 하는 것은 뭐냐 하면, 마치 여러분들이 자석을 가지고 이렇게 주위를 돌릴 때에 쇠붙이는 전부 자석에 붙어요, 안 붙어요?

16Demir parçaları mıknatısa yapışır, değil mi?쇠붙이는 자석에 붙죠?

17İşte bu da aynı ilkedir.그것과 똑같은 이치입니다.

18Yani, sadece 죽을 죄 işleyen insanlara o mikrop yapışmaya mahkumdur.말하자면 죽을 짓을 하는 사람만 그 병균이 달라붙게 되어 있습니다.

19승리제단'a gelen bir kişi her gün gelmeyip de arada sırada gelirse, o ölüm iblisi ona yapışır.승리제단에 나오는 사람이 매일 안 나오고 어쩌다 나오는 사람은, 그 사자귀신이 달라붙습니다.

20Bu yüzden o mikrop yapışır ve sonunda böyle bir kişi o ölümcül hastalığa ilk yakalanan olur.그래서 그 균이 붙어가지고 결국은 그런 사람이 제일 먼저 그 죽을병에 걸리게 되어 있습니다.

21Yani 격암유록'ta, 승리제단'a giden aile üyelerinin, 정도령'u tanıyanların o hastalığa yakalanmayacağı söylendi, ancak 정도령'u tanıyan kişi 제단'a her gün gelen kişi olmalı ki tanıyan biri sayılsın; 제단'a ara sıra gelen kişi tanımayan biridir.그러니까 격암유록에는 승리제단 나가는 식구들, 정도령을 아는 사람은 그 병에 안 걸린다고 했는데, 정도령을 아는 사람이면 제단에 매일 나오는 사람이라야 아는 사람이지, 제단에 가끔 나오는 사람은 모르는 사람입니다.

22정도령'u tanımayan biridir. Anladınız mı?정도령을 모르는 사람입니다. 아시겠습니까?

23Bu yüzden, 이제 바로 o hastalık, kısa süreliğine yayılıp geçen bir hastalık değildir.그렇기 때문에, 이제 그 병이요, 잠깐 유행되다마는 병이 아닙니다.

24İki yıl boyunca sürekli yayılan bir hastalıktır.2년 동안 계속해서 퍼져 나가는 병입니다.

25İki yıl boyunca yayılırsa, dünya üzerindeki tüm insanlar arasında o hastalığa yakalanmayan kimse kalmayacak kadar çok kişi bu hastalığa yakalanacaktır.2년 동안 퍼져 나가면 세계 만민들이 그 병에 안 걸리는 사람이 없을 정도로 그런 병에 많이 걸리게 되어 있습니다.

26Bu yüzden insanlar ölecek ve ölü bedenler o kadar çok olacak ki, dağlar gibi, 태산 gibi dağlar gibi cesetler yığılacak deniyor.그래서 사람이 죽는데, 죽은 시체가 얼마나 많은지, 산더미처럼, 태산 같은 산처럼 시체가 쌓인다는 겁니다.

27Yani insanlar çok mu ölecek, az mı ölecek?그러니까 사람이 많이 죽을까요, 조금 죽을까요?

28Çok ölecekler, değil mi?많이 죽죠?

29Yani o hastalığı iyileştiren bir yer varsa, karınca sürüsü gibi mi toplanırlar, yoksa sığır sürüsü gibi mi?그러니까 바로 그 병을 고쳐 주는 곳이 있다고 하면, 개미떼처럼 모일까, 소떼처럼 모일까?

30Karınca sürüsü gibi toplanırlar, anladınız mı?개미떼처럼 모여요, 아시겠어요?

31Bu yüzden o hastalık sadece 정도령'a gelirse, o hastalık iyileşir.그래서 그 병이 정도령한테만 오면 그 병이 낫는 것입니다.

32Yani 정도령 tek bir kişi ama hasta insanlar çok olduğu için, 정도령 Han Nehri suyunu kutsuyor.그러니까 정도령은 한 사람인데 병 걸린 사람들은 많기 때문에, 정도령이 한강물에다가 축복을 하는 겁니다.

33Han Nehri suyunu neden kutsuyor derseniz, insanlar çok fazla toplandığı için, bu kadar çok insanı ağırlamak mümkün olmadığından, Han Nehri suyunu kutsuyor ve Han Nehri suyundan bir yudum bile içseniz o hastalık tamamen iyileşiyor.한강물에다가 왜 축복을 하느냐하면, 사람들이 너무 많이 모이니까, 많은 사람이 모이는 것을 수용할 수가 없으니까, 한강물에다가 축복을 하고, 한강물 한 모금만 마셔도 그 병이 깨끗이 나아버립니다.

34Yani o Han Nehri suyunu içmek için Han Nehri'ne mi akın edecekler, yoksa buraya mı gelecekler?그러니까 그 한강물을 먹으려고 한강물로 몰려갈까요, 이리로 올까요?

35İnsanlar, hastalık iyileştiği sürece, Han Nehri'nden ziyade buraya gelirler, değil mi? Öyle mi, değil mi?사람이라는 건 다 틀림없이 병이 낫기만 낫는다면, 한강보다도 이리로 오겠지? 그래요, 안 그래요?

36Bu yüzden 격암유록'un Malun-ron'unda şöyle yazıyor: İncheon ile Bucheon arasında 인해인산 (insan denizi, insan dağı) oluşacak deniyor.그래서 격암유록 말운론에는 뭐라고 써 있느냐 하면, 인천과 부천 사이에 인해인산(人海人山)이 이루어진다고 했습니다.

37Ne kadar çok insan akın ederse 인해인산 oluşur, değil mi? Öyle mi, değil mi?사람이 얼마나 많이 몰려들면 인해인산이 이루어지겠어요, 그래요, 안 그래요?

38Ama o Han Nehri suyunu, bir gecede binlerce gemi bu Batı Sahili'ne akın ederek, gümüş, altın ve mücevheratlarını bırakıp Han Nehri suyunu gemilerine yükleyip götürüyorlar.그런데 그 한강물을 하룻저녁에 천척의 배가 이 서해안에 몰려드는데, 은금보화를 내려놓고는 한강물을 배에다가 실어갑니다.

39Büyük gemilere Han Nehri suyunu tıka basa yükleyip götürüyorlar.큰 배에다가 한강물을 잔뜩 싣고 가는 겁니다.

40O zaman o insanlar kendi ülkelerine Han Nehri suyunu götürüp, o Han Nehri suyuyla kendi ülke insanlarına azar azar dağıtım yapacaklar, değil mi?그러면 그 사람들은 자기 나라에 한강물을 싣고 가서, 그 한강물을 가지고 자기 나라 사람들한테 전부 조금씩 배급을 하겠죠?

41Bu yüzden o suyu içer içmez hepsi tamamen iyileşiyor.그래서 그 물만 먹었다 하면 전부 깨끗이 낫는 것입니다.