자유율법 Bölüm 1

자유율법 gizli olmamalı, kusur ve leke kalmamalı

1Bu 자유율법 denilen şey, gizlenmeden her şeyi ayrıntılı bir şekilde itiraf etmeyi gerektirir.이 자유율법이라는 것은 숨김이 없이 낱낱이 고백하게 되어 있습니다.

2Bu yüzden eski 전도관 zamanlarında, çocukluğunuzdan beri hırsızlık yaptıysanız, başkalarına yalan söylediyseniz veya başkalarına zarar verdiyseniz, 영모님 bunları itiraf mektubuna yazmanızı söylerdi.그래서 옛날 전도관 때에는 어떤 일이 있었냐 하면, 여러분들이 어려서부터 도둑질을 했다든지 남에게 거짓말을 했다든지, 남을 해친 일이 있다든지 하면 고백서에다가 써내라고 그랬습니다. 영모님이.

3Öyleydi, değil mi?그랬어, 안 그랬어?

4Bu yüzden itiraf mektubu yazan insanlar, hepiniz yazdınız, değil mi?그래서 고백서 써낸 사람들이, 여러분들이 다 써냈죠?

5Yani ben de yazdım.그러니까 나도 써냈어요.

6Ama benim takıldığım şey şuydu: 영등포'dan otobüse binip 신앙촌'a kadar gittim, para ödeyecektim ama inen insanlar o kadar çok itiyordu ki, itilerek kapıya kadar fırladım.그런데 나는 뭐가 걸렸냐 하면, 영등포에서 버스를 타고 신앙촌까지 갔는데, 돈을 낼려고 했는데 나가는 사람들이 어떻게나 밀어제치는지 밀려서 문까지 튀어나왔어요.

7Ben dışarı fırlayınca, muavin "Tamam!" diye bağırdı ve otobüs kalktı.그러니까 튀어나오니까, 차장이 "오라이!" 하고 버스가 떠났어요.

8Bu yüzden parayı ödeyemedim.그래서 돈을 못 낸 겁니다.

9İşte bu benim takıldığım şeydi.그게 걸리는 거예요.

10Bu yüzden itiraf mektubuna yazdım.그래서 고백서에다 써냈습니다.

11İtiraf mektubuna yazdıktan sonra, ödemediğim otobüs ücretini vermek için 인천 otobüs durağına kadar gidip o muavini aradım.고백서에다 써 놓고, 그다음에는 차비를 주지 않은 것을 차비를 갖다주려고 인천 버스 정거장까지 가서 그 차장을 찾았어요.

12Aradım ama o muavin gözüme çarpmadı.찾았는데 그 차장이 눈에 띄지 않는 겁니다.

13Bu yüzden neredeyse bir haftadan fazla aradım.그래서 거의 일주일 이상을 찾았어요.

14Bir haftadan fazla aradıktan sonra, sonunda o muavin gözüme çarptı.일 주일 이상을 찾았는데, 결국은 그 차장이 눈에 띄었습니다.

15Bu yüzden o muavine "Ben filanca gün filanca saatte otobüs ücretini ödemedim" diyerek ücreti verince, o muavinin gözleri fal taşı gibi açıldı.그래서 그 차장에게 "내가 아무 날 아무 시에 차비를 내지 않았다"라고 하면서 차비를 주니까, 그 차장이 눈이 뚱그레졌던 겁니다.

16"Aman Allah'ım, bu dünyada böyle bir beyefendi mi var?""아니 이 세상에도 이런 양반이 있습니까?"

17"Gerçekten ilk kez oluyor.""참 처음입니다."

18"Otobüs ücretini ödemediği için getiren beyefendi.""차비 안 냈다고 갖다주는 양반."

19Bu kişi o zamanlar subay üniformasıyla gitmişti.이 사람이 그때 장교복을 입고 갔어요.

20"Sizin gibi bir subayı ilk kez görüyorum" diyerek o muavin parayı aldı."장교님 같은 분은 처음 봤습니다." 하면서 그 차장이 그 돈을 받습디다.

21O zaman otobüs ücreti ne kadardı biliyor musunuz, o zaman otobüs ücreti 1 won mu, 2 won mu neydi.그때 차비가 얼마냐 하면, 그때 차비가 1원인가 2원인가 했을 때예요.

221 won mu, 2 won mu.1원인가 2원인가.

23Bunu ödemediği için bu kişi buna takılıp itiraf mektubuna yazmış.그걸 내지 않았다고 이 사람은 그게 걸려서 고백서에다 써낸 일이 있는 겁니다.

24Yani 전도관'da kusursuz ve lekesiz yaşamayı amaçlayan bir eğitim alınmış, değil mi?그러니까 흠과 티가 없이 살게 하기 위한 훈련을 전도관에서 받은 거죠?

25Bu yüzden 전도관'da kusursuz ve lekesiz yaşamaya çalışmak için çabalama ve gayret gösterme eğitimi yapılıyordu.그래서 전도관에서 흠과 티가 없이 살려고 애를 쓰고 기를 쓰는 훈련을 했던 겁니다.

26O eğitimi aldığı için 밀실'e girip, bu kişi o 연단'ı alırken bir 이긴자 olmuştur.그 훈련을 받았기 때문에 밀실에 들어가서, 이 사람이 그 연단 받는 가운데서 이긴자가 된 것입니다.