Konfüçyüsçülük, Budizm ve Taoizm'in birleşimi Bölüm 4

Konfüçyüsçülük, Budizm ve Taoizm dinlerinin birleşme koşulları

1Bu dünyada insan ölünce cennete gider, cennet alemine gider diye çeşitli şeyler söyleniyor, ancak insanın ölmesi, insanın içindeki yaşamın ölmesidir.이 세상에는 사람이 죽어서 천당에 간다, 극락세계에 간다, 여러 가지 말씀을 하고 있지만, 사람이 죽는 것은 사람 속에 있는 생명이 죽는 것입니다.

2Yaşamın kendisi 하나님 olduğu için, 하나님'ın ruhunun ölümü olduğu için, 하나님'ın ruhu ölürse insan ölür.생명 자체가 하나님이신 고로, 하나님의 영의 죽음인 고로, 하나님의 영이 죽으면 사람이 죽는 것입니다.

3이제 그대로, sadece insanlar değil, bu dünyadaki tüm varlıkların yaşamasının nedeni varlıkların içinde 하나님'ın bulunmasıdır.이제 그대로, 사람뿐만 아니라 이 세상 모든 만물이 살고 있는 이유는 만물 속에 하나님이 계시기 때문입니다.

4이제 그대로, otların da, ağaçların da yaşamasının nedeni içlerinde 하나님'ın bulunmasıdır; 하나님 olmazsa yaşayan bir varlık var olamaz.이제 그대로, 풀도 살고, 나무가 사는 이유는 그 속에 하나님이 계시기 때문이며, 하나님이 없으면 살아 있는 생명이 존재할 수가 없는 것이 올시다.

5이제 그대로, insanın içindeki 하나님'ın ölmesi nedeniyle insanın öldüğünü bu dünyadaki insanlar biliyor mu, bilmiyor mu?이제 그대로, 사람 속에 있는 하나님이 죽음으로 말미암아 사람이 죽는다는 것을 이 세상 사람들이 알아요, 몰라요?

6Bunu bilmiyorlar.이걸 모르고 있습니다.

7Bu nedenle bu evreni iyileştiren kahramanı, varlıkları iyileştiren kahramanı Budist kutsal yazılarında 생미륵불 olarak adlandırdılar, İncil'de 구세주 olarak adlandırdılar, 격암유록'ta 정도령 olarak adlandırdılar, 감로해인'i taşıyarak gelen kişinin 정도령 olduğunu söylemişlerdi, değil mi?그런고로 이 우주를 회복하는 주인공, 만물을 회복하는 주인공을 불경에서는 생미륵불이라고 했고, 성경에서는 구세주라고 했고, 격암유록에서는 정도령이라고 했는데, 감로해인(甘露海印)을 들고 나오는 자가 정도령이라고 했던 거죠?

8Bu nedenle 감로해인 dediğimiz şey tatlı (甘) karakteri, çiğ (露) karakteri; çiğ taşıyarak gelen kişinin 정도령 olduğunu söylemekle kalmadılar, Budist kutsal yazılarında 감로수 içersen ölmezsin, 감로수 taşıyarak gelen kişinin 생미륵불 olduğunu söylediler; yine 감로수 çiği mi işaret ediyor, 감로수 suyu mu işaret ediyor?그런고로 감로해인이라는 것은 달 감(甘) 자, 이슬 로(露) 자, 이슬을 들고 나오는 자가 정도령이라고 말씀했을 뿐만 아니라, 불경에서는 감로수를 먹으면 죽지 않는다, 감로수를 들고 나오는 자가 생미륵불이라고 했으니, 역시 감로수가 이슬을 가르키는 거야, 감로수가 물을 가르키는 거야?

9Çiği işaret ediyor, değil mi?이슬을 가르키는 거죠?

10Bu nedenle çiğ taşıyarak gelen kişi 생미륵불'dur, çiğ taşıyarak gelen kişi 정도령'dur, ayrıca İncil'de çiğ taşıyarak gelen kişinin kim olduğunu söylediler?그런고로 이슬을 들고 나오는 자가 생미륵불이요, 이슬을 들고 나오는 자가 정도령이요, 또한 성경에서는 이슬을 이제 들고 나오는 자가 누구라고 그랬어요?

11구세주 dediler, değil mi?구세주라 그랬죠?

12Çiğ taşıyarak gelen kişinin 구세주 olduğunu söylemişlerdi.이슬을 들고 나오는 자가 구세주라고 하였던 것이 올시다.

13Bu nedenle İncil'de veya Budist kutsal yazılarında denir ki, İncil'de Cennet Bahçesi'ni iyileştirmek amaçtır, Budist kutsal yazılarında cennet alemini kurmak amaçtır, değil mi?그런고로 성경이나 불경에서 말하기를, 성경에서는 에덴동산을 회복하는 것이 목적이요, 불경에서는 극락세계를 이루는 것이 목적인 거죠?

14Cennet alemi dediğimiz şey tam olarak cennet gibidir, Cennet Bahçesi gibidir.극락세계라고 하는 것은 바로 천국과 마찬가지요, 에덴동산과 마찬가지입니다.

15Cennet Bahçesi, cennet alemi; 하나님 olmalı ki cennet alemi olsun, 하나님 olmalı ki göklerin krallığı olsun, 이제 그대로, ölü bir insan 하나님 olabilir mi?에덴동산, 극락세계는 하나님이 계셔야 극락세계요, 하나님이 계셔야 하늘나라인 고로, 이제 그대로, 죽은 사람이 하나님이 될 수 있어요?

16Ölünce 하나님 olunabiliyorsa, şimdiye kadar sayısız insan öldü, o kadar çok ölü insan 하나님 olsaydı, göklerin krallığı çoktan kurulmuş olmaz mıydı, olmaz mıydı?죽어서 하나님이 될 수 있다면, 지금까지 사람이 수없이 많이 죽었는데, 그 많은 죽은 사람들이 하나님이 됐으면 벌써 하늘나라가 이루어졌겠어요, 안 이루어졌겠어요?

17Göklerin krallığı çoktan kurulmuş olurdu, değil mi?벌써 하늘나라가 이루어졌겠죠?

18Bu nedenle ölünce göklerin krallığına gidilemez.그런 고로 죽어서 하늘나라에 갈 수가 없습니다.

19이제 그대로, ölünce 하나님 olunamayacağı, İncil'de veya Budist kutsal yazılarında günahın bedeli yüzünden ölünür mü dendi, doğruluk yaparak ölünür mü dendi?이제 그대로, 죽어서 하나님이 될 수가 없다는 것은, 성경이나 불경에서는 죄값으로 말미암아 죽는다 그랬어요, 의를 행함으로써 죽는다 그랬어요?

20Günahın bedeli yüzünden ölünür dendi, değil mi?죄값으로 말미암아 죽는다 그랬죠?

21Günahın bedeli yüzünden ölünür demek, günah yüzünden insanın öldüğü demektir, günah dediğimiz şeyin yanlış yapmak olduğunu sanıyorlardı, 이제 그대로 bugün, bu dünyanın dini veya bu dünyanın bilimi günahın ne olduğunu biliyor muydu, bilmiyor muydu?죄값으로 말미암아 죽는다 하는 말은 죄 때문에 사람이 죽는다는 말인데, 죄라고 하는 것을 잘못하는 것이 죄인 줄로만 알고 있었으니, 이제 그대로 오늘날, 이 세상의 종교라던지 이 세상의 학문이라던지 하는 것은 죄가 뭔지 알았어요~ 몰랐어요?

22Günahın ne olduğunu bilmiyorlardı, değil mi?죄가 뭔지 몰랐죠?

23Günah dediğimiz şey başka bir şey değil, öldürmek İş'ini günah olarak adlandırmaktır.죄라고 하는 것은 다른 것이 아니고 죽이는 일을 죄라고 하는 것이요.

24이제 그대로, öldüren ruhun kendisi günah olduğu için, İncil'de, "Arzu gebe kalınca günah doğurur, günah olgunlaşınca da ölüm getirir" sözü yazılı, değil mi?이제 그대로, 죽이는 영 자체가 죄가 되는고로, 성경에는, "욕심이 잉태한즉 죄를 낳고, 죄가 장성한즉 사망을 낳나니라"는 말씀이 쓰여 있죠?

25Arzu günahtır diye bir söz olduğu için, tam olarak arzunun kendisi mi arzu eder, ben mi arzu ederim?욕심이 죄라고 하는 말씀이 있으니까, 바로 욕심 자체가 욕심을 부려요, 내가 욕심을 부려요?

26Ben arzu ederim, değil mi?내가 욕심부리죠?

27Arzu günah olduğu için, tam olarak 'ben' bilinci nedir?욕심이 죄니까 바로 '나'라는 의식이 뭐예요?

28'Ben' bilinci günahtır, değil mi?'나'라는 의식이 죄죠?

29'Ben' bilincinin günah olduğunu İsa veya Sakyamuni veya bu dünyada ünlü denilen insanlar biliyor muydu, bilmiyor muydu?'나'라는 의식이 죄라는 것을 예수나 석가모니나 이 세상에서 유명하다는 사람들이 이것을 알았어요, 몰랐어요?

30Bilmiyorlardı, değil mi?몰랐던 거죠.

31Bu nedenle bu evreni iyileştirecek kahraman ortaya çıkmalı ki günahın ne olduğunu, cennetin nasıl kurulduğunu öğretebilsin.그런 고로 이 우주를 회복할 주인공이 나와야 죄가 무엇인지, 천국이 어떻게 이루어지는지를 가르쳐 줄 수 있습니다.

32İnsanın içinde 마귀 zindanında hapsedilmiş 하나님 vardır; insanın nasıl 하나님 olarak iyileşip 하나님 olacağını, ölmeyen bir dünyanın nasıl kurulacağını kahraman mı bilir, kahraman olmayan bir insan mı bilir?사람 속에 마귀 옥에 갖혀 있는 하나님이계신다, 사람이 어떻게 해야 하나님으로 회복되어 하나님이 되며, 죽지 않는 세상이 어떻게 해야 이루어진다는 것을 주인공이나 알까요, 주인공이 아닌 사람이 알까요?

33Kahraman bilir, değil mi?주인공이나 아는 거죠.

34Kahraman bildiği için, bu dünyadaki tüm varlıkların temelinin 하나님 olduğu gerçeğini, 이제 그대로, kahraman söylüyor; bu dünyadaki tüm varlıkların temeli 하나님 olduğu için, İncil'de bilgeliğin temelinin 하나님 olduğu sözü yazılı, değil mi?주인공이 아는 고로, 이 세상 만물의 근본이 하나님이라는 사실을, 이제 그대로, 주인공이 말을 하고 있는데, 이 세상 모든 만물의 근본이 하나님인 고로, 성경에는 지혜의 근본이 하나님이라는 말씀이 쓰여 있죠?

35Bilgeliğin temelinin 하나님 olduğu sözü yazılı, 이제 그대로, bu dünyanın bilgeliğinin temeli 하나님 iken, bu dünyadaki tüm varlıkların başlangıçta 하나님 olduğunu söylemiş oluyor, değil mi?지혜의 근본이 하나님이라는 말씀이 쓰여 있는데, 이제 그대로, 이 세상의 지혜의 근본이 하나님이면서 이 세상 만물이 전부 태초에는 하나님이었었다는 말씀을 하고 있는 거죠?

36Bu nedenle bu dünyadaki tüm varlıklar 하나님 idiyse, bilgeliğin temelinin 하나님 olduğu sözü doğru bir söz mü, yanlış bir söz mü?그런 고로 이 세상 모든 만물이 하나님이었었다면 지혜의 근본이 하나님이란 말씀은 맞는 말이야, 틀린 말이야?

37Doğru bir sözdür, değil mi?맞는 말씀이죠.

38Bilgelik dediğimiz şey varlıkların içinde mi, havada mı?지혜라는 것이 만물 속에 있는 거예요, 공중에 있는 거예요?

39Varlıkların içindedir, değil mi?만물 속에 있는 거죠.

40Bilgeliğin sahibi ortaya çıkarak varlıkların içindeki bilgeliği açıkça ortaya koyar.지혜의 주인이 나와서 만물 속에 있는 지혜를 밝히 드러내 보여주는 것입니다.

41Bu dünyanın İncil'inde, Budist kutsal yazılarında, 격암유록'ta ve 이제 tüm kutsal metinlerde kimin 생미륵불 olduğu, kimin 정도령 olduğu, kimin 구세주 olduğu yazılı olsa da, bunu tam olarak bilen bir insan var mıydı, yok muydu?이 세상의 성경과 불경과 격암유록과 이제 모든 경 속에는 어떤 자가 생미륵불이요, 어떤 자가 정도령이요, 어떤 자가 구세주인 것을 써 놓았지만, 이것을 정확하게 아는 사람이 있었어요, 없었어요?

42Yoktu, değil mi?없었던 거죠.

43Bu nedenle, 구세주, 감로수 taşıyarak gelen kişi 생미륵불'dur, Budizm'in 3007. yılında 생미륵불'un ortaya çıkacağı söylenmiştir.그런고로, 구세주, 감로수를 들고 나오는 자가 생미륵불이요, 불교 3007년에 생미륵불이 나온다고 한 것입니다.

44Tam olarak 이 사람 15 Ekim 1980 tarihinde tamamlanmış 이긴자 olarak bu dünyaya geldiği için, 이제 그대로, 1973 Budizm'in 3000. yılı olduğu için, 7 yıl sonraki 1980 yılı tam olarak 3007. yıla denk gelen yıl, değil mi?바로 이 사람이 1980년 10월 15일자로 완성의 이긴자가 되어서 이 세상에 나왔으니까, 이제 그대로, 1973년이 불교 3000년이니까, 7년 후인 1980년이 바로 3007년에 해당하는 해죠?

45Bu nedenle 3007. yıla denk gelen yılda 생미륵불 olan tamamlanmış 이긴자 구세주'nun ortaya çıkması, tarihler tuttu mu, tutmadı mı?그런고로 3007년에 해당하는 해에 생미륵불이 되는 완성의 이긴자 구세주가 나온 것이 연대가 맞았어, 안 맞았어?

46Tarihler tuttu, değil mi?연대가 맞았죠?

47Sadece tarihler tutmakla kalmadı, 이제 그대로, İncil'de de çiğ taşıyarak gelen, çiğ döken kişinin 구세주 olduğu yazılı mı, yazılı değil mi?연대만 맞은 것이 아니고, 이제 그대로, 성경에서도 이슬을 들고 나오는 자, 이슬을 부어 주는 자가 구세주라고 써 있어요, 안 써 있어요?

48구세주 diye yazılı, değil mi?구세주라고 써 있죠.

49Bu yüzden İncil ve Budist kutsal yazıları eşleşiyor mu, eşleşmiyor mu?그래서 성경과 불경이 짝이 맞어, 안 맞어?

50Eşleşiyor, değil mi?짝이 맞죠.

51Ayrıca 격암유록'ta 감로해인 taşıyarak gelen kişinin 정도령 olduğu söylendi, 정도령 풍운조화'yı istediği gibi yapar, 이제 그대로, 정도령 denilen kişinin Sosa'da başlayıp Sosa'da bitireceği '시종간야소사지(始終艮也素砂地)' diye kehanet edilmiş mi, edilmemiş mi?또한 격암유록에는 감로해인을 들고 나오는 자가 정도령이라고 했는데, 정도령은 풍운조화를 맘대로 하고, 이제 그대로, 정도령이라고 하는 사람은 소사에서 시작을 해가지고 소사에서 끝마친다고 '시종간야소사지(始終艮也素砂地)' 라고 예언이 되어 있어요, 안 되어 있어요?

52Burası Sosa değil, Seul, değil mi?여기가 소사가 아니고 서울이죠?

53Burası Sosa, değil mi?여기가 소사죠~

54Yani 이제 그대로, tüm kutsal metinlerdeki, tüm kehanet kitaplarındaki sözler hepsi eşleşiyor mu, eşleşmiyor mu?그러니까 이제 그대로, 모든 경 속에 모든 예언서 속에 있는 말씀이 다 짝이 맞아, 안 맞어?

55Bunlar eşleşmeli ki Konfüçyüsçülük, Budizm, Hristiyanlık'ı bir araya getirebilelim, bunların eşleşmesini sağlayamazsak Konfüçyüsçülük, Budizm, Hristiyanlık'ı bir araya getirebilir miyiz, getiremez miyiz?이것이 짝이 맞아야 유불선(유교, 불교, 기독교)을 하나를 만들 수가 있지, 이것의 짝을 못 맞춰가지고는 유불선을 하나를 만들 수 있어, 없어?

56Getiremeyiz, değil mi?없는 거죠~

57Bu yüzden, Budist kutsal yazıları ve İncil ve, 이제 그대로, Konfüçyüsçülükte söylenen tüm sözler eşleşmeli ki Konfüçyüsçülük, Budizm ve Taoizm bir olsun, değil mi? Öyle mi, değil mi?그런고로 불경과 성경과, 이제 그대로, 유교에서 말하는 모든 말씀이 다 짝이 맞아야 유불선이 하나가 되는 거죠? 그래요, 안 그래요~

58이제 그대로, Konfüçyüsçülükte de kişinin kendini yenmesinin dünyayı yenmek olduğunu Konfüçyüsçülük söyler, değil mi?이제 그대로, 유교에서도 자기 자신을 이기는 것이 천하를 이기는 것이라고, 유교에서 말을 해요, 안 해요?

59Konfüçyüsçülük söyler, evet.유교에서 말을 하죠~

60Kişinin kendini yenmesinin dünyayı yenmek olduğu sözü ile bugün 이긴자'nın demir çubukla tüm ulusları yöneteceği sözü aynı söz mü, farklı söz mü?자기 자신을 이기는 것이 천하를 이긴다는 말과 오늘날 이긴자가 철장을 가지고 만국을 다스린다는 말과 같은 말이야, 다른 말이야?

61Aynı söz, evet.같은 말이죠~

62Bu nedenle, 구세주'nun alameti olan 이슬'i getirirse 구세주'dur, 이슬'i getirirse 생미륵불'dur, 이슬'i getirirse 정도령'dur, alametleri aynı olduğu için aynı kişi mi, farklı kişi mi?그런고로, 구세주의 증표인 이슬을 들고 나와야 구세주요, 이슬을 들고 나와야 생미륵불이요, 이슬을 들고 나와야 정도령인 고로, 증표가 같으니까 같은 사람이야, 다른 사람이야?

63정도령 구세주'dur ve 구세주 da 바로 생미륵불 olur, değil mi?정도령이 구세주고, 구세주가 바로 생미륵불이 되는 거죠?