생명과일bilim Bölüm 2

생명과일 Yeme Yöntemi

1Bu yüzden 이 사람, 생명과일'i yeme yöntemini şöyle anlattı: 이제 그대로, berrak suya 구세주 하나님'ın yüzünü kazıyın ve her seferinde bir kase için.그래서 이 사람이 생명과일을 먹는 방법, 이제 그대로, 맑은 물에다가 구세주 하나님의 얼굴을 거기에다 새기고 한 대접씩 마셔라.

2"Uyumadan önce bir kase için, uyanır uyanmaz bir kase için" sözünün yalan mı gerçek mi olduğunu bir kez deneyip devam edin, ey cemaat."자기 전에 한 대접 마시고, 일어나자마자 한 대접 마시고 해라" 하는 말이, 여러분들, 이게 거짓말인지 진짜인지 한 번 계속해 보세요.

3Eskiden 영모님'in kutsadığı 생수'yu her gün yatmadan önce bir kase, uyanır uyanmaz bir kase içerek, 이 사람, 이제 그대로, böyle yaşayarak 하나님'ı kendine çeken kişidir, 이 사람.옛날에 영모님이 축복한 생수를 매일 자기 전에 한 대접씩 마시고 일어나자 마자 한 대접씩 마시고 이 사람이, 이제 그대로, 그렇게 생활을 해가지고 하나님을 끌어 잡아 당긴 자야, 이 사람이.

4Peki 하나님'ı kendine çeken kaç kişi var?그래서 하나님을 끌어 잡아당긴 자는 몇 명밖에 없어?

5영모님, sadece bir tane olduğunu söyledi. Anladınız mı?하나밖에 없다고 영모님이 그랬어. 아시겠어요?

6"하나님'ı kendine çeken sadece bir kişi var~" demesinin sebebi, 이 사람'ın öyle yaşamasıdır. Anladınız mı?"하나님을 끌어 잡아당기는 자, 하나밖에 없어~" 하는 게 뭐냐 하면, 이 사람이 그렇게 생활을 했어. 아시겠어요?

7Buradaki toprağa baksanız da 하나님'ın yüzü, gökyüzüne baksanız da 하나님'ın yüzü, insanların yüzüne baksanız da 하나님'ın yüzü, duvara baksanız da 하나님'ın yüzü; her zaman gözlerini açsa da kapasa da 하나님'ın yüzünü kazıyarak yaşadığını, 이 사람, ilk zamanlarda mı söyledi, yoksa uzun zaman sonra mı söyledi?여기 땅을 봐도 하나님의 얼굴이요, 하늘을 봐도 하나님의 얼굴이요, 사람의 얼굴을 봐도 하나님의 얼굴이요, 벽을 봐도 하나님의 얼굴이요, 항상 눈만 뜨면, 눈을 감아도 하나님의 얼굴을 새기면서 살았다는 것을 초창기에 말을 했어요, 이 사람이 오래 지나서 말을 했어요?

8Sizlerle ilk tanıştığımda söylemiştim, değil mi?여러분들을 처음 만나자마자 얘기했죠?

9이 사람, 하나님'ı işte böyle çekti.하나님을 그렇게 댕긴 거야. 이 사람이.

10Her an, 이제 그대로, o 하나님'ın ruhunu barındıran 영모님'in yüzünü kazıyıp baktığınızda içinde ne var?초초로, 이제 그대로, 그 하나님의 신을 모시고 있는 영모님 얼굴을 새기고 보면 그 속에 뭐가 있어요?

11하나님 var, değil mi?하나님이 있죠?

12Yani, 하나님'ın ruhu girmek zorunda kalıyor.그러니까, 하나님의 영이 들어올 수밖에 없는 거야.

13İşte bu, 하나님'ın ruhunu kendine çekme yöntemidir.그게 바로 하나님의 영을 끌어 잡아당기는 방법이야.

14Onu deneyimlediğim için size öğretiyorum. Deneyimleyerek.그걸 경험했으니까 여러분들에게 가르쳐 주는 거예요. 경험을 해가지고.

15Cennete gitme yöntemini, kurtuluş elde etme yöntemini, 영생 elde etme yöntemini, açıkça mı öğretiyorum, yoksa belirsizce mi öğretiyorum?천당 가는 방법, 구원 얻는 방법, 영생 얻는 방법을, 확실하게 가르쳐줘 희미하게 가르쳐줘?

16Açıkça öğretiyorum, değil mi?확실하게 가르쳐 주죠?

17Açıkça öğrettiğim halde bunu hala uygulamayan biri varsa, acınası bir durum, değil mi?확실하게 가르쳐 주는 데도 이것을 아직도 실천하지 않는 사람이 있다면 한심해, 안 한심해?

18Acınası bir durum.한심해요.

19Ey cemaat, 이제 그대로, her zaman 구세주'nun yüzünü kazıyın; yemek yerken de 구세주'nun yüzünü yemeğe kazıyıp yiyin; berrak suyu içerken de 구세주'nun yüzünü kazıyıp o suyu içerseniz, şüphesiz 하나님 olur musunuz, olmaz mısınız?여러분들, 이제 그대로, 항상 구세주 얼굴을 새기고, 음식을 먹을 때도 구세주 얼굴을 그 음식에 새기고 먹고, 맑은 물도 구세주 얼굴을 새기고 그 물을 마시고 하면 틀림없이 하나님이 될까, 안 될까?

20Ey cemaat, uzun söze gerek yok. Sadece 하나님 olsanız yeter. Öyle değil mi?여러분들, 긴 얘기 필요 없어. 하나님만 되면 그만이야. 그래, 안 그래?

21Sizler 영생 varlıklarına dönüşürseniz, İş biter mi, bitmez mi?여러분들이 영생체로 변하면 그것으로 끝나는 거야, 안 끝나는 거야?

22İş onunla biter. Anladınız mı?그것으로 끝나는 거야. 아시겠어요?

23Bu yüzden 하나님'ın kalbi fedakar bir kalptir; 하나님'ın kalbi 영생'in kalbi olduğundan, 영생'in kesinliği 하나님'ın kalbi olduğundan, 영생'in kesinliğine sahip bir kalp edinin.그래서 하나님의 마음은 희생적인 마음이요, 하나님의 마음은 영생의 마음인 고로, 영생의 확신이 하나님의 마음인 고로 영생의 확신의 마음을 가져라.

24영생'in kesinliğine sahip kalbi pekiştirip sağlamlaştırarak, 이제 그대로, 영생'in kesinliğine sahip bir kalp edinirseniz, 하나님'ı çekip kalbinize yerleştirmiş olursunuz, değil mi?영생의 확신의 마음을 다지고 다져서, 이제 그대로, 영생의 확신의 마음을 가지면 하나님을 끌어잡아당겨서 내 마음속에 하나님을 모시는 거죠?

25Bu yüzden 하나님'ı kendine çeken sadece bir kişi var. Anladınız mı?그래서 하나님을 끌어잡아당기는 자 하나밖에 없다는 거야. 아시겠어요?

26이 사람'ın 생수연결'i olmazsa diye size söylemiştim, 생수연결 olmazsa nefesini tutar; ey cemaat, sakın onu taklit etmeyin, bunu sadece 이 사람 yapar.이 사람이 생수 연결이 안 되면 여러분들한테 말씀했지만, 생수 연결이 안 되면 호흡을 멈추고 여러분들, 그렇다고 해서 그것 흉내 내지 말아, 이 사람이나 하는 거야.

27마귀 bilmezken, 이 사람, işte böyle, 이제 그대로, 하나님'ın lütfunu kendine çekmek için nefesini tuttu, 영모님'in yüzünü kazıdı ve yalvarıp yakardı.마귀가 몰랐을 때에 이 사람이 그렇게, 이제 그대로, 하나님의 은혜를 끌어잡아당기기 위하여 호흡을 멈추고 영모님의 얼굴을 새기고 애걸복걸 애원했던 거예요.

28Bu yüzden 생수 patlayıp bağlantı kurulduğunda nefes aldı, bağlantı kurulmazsa nefes almadı. 이 사람.그래서 생수가 뻥하고 터져가지고 연결이 되어야 호흡을 했지, 연결이 안 되면 호흡을 안 했어요. 이 사람이.

29이 사람, bu kadar zorlayarak inandı. Anladınız mı?그렇게 어거지로 믿었어요. 이 사람은. 아시겠어요?

30Bu yüzden 하나님'ı çeken sadece bir kişi var diyor. Sadece bir kişi.그러니까 하나님을 당기는 자 하나밖에 없다고 그러는 거야. 하나밖에.

31O kayıt bandını çalın… Hazır mı?그거 녹음테이프 틀어봐… 준비됐어?

32[영모님'in vaazı başlıyor] "Kutsal Kitap'tan bir ayet kazıp çıkarmadıkça bilinecek bir şey değil."[영모님 설교 말씀 시작] "성경 한 구절 캐지 않으면 알 만한 게 아니야."

33"Normalde on gün oruç tutup dua etmenin ekmek yemek gibi olduğunu söylemedim.""보통 열흘 금식 기도하는 것은 떡 먹듯 했던 건 말하지 않았어."

34"Ve sonra onu açığa çıkardım.""그러고 벗긴 거야."

35"Ve bugün 이긴자 oldum.""그러고 오늘날 이긴자가 된 거야."

36"하나님'ı kendine çeken sadece bir kişi var. Kutsal Kitap'ta yok." [영모님'in vaazı sona eriyor]"하나님을 끌어당기는 자 하나밖에 없어. 성경상에 없어." [영모님 설교 말씀 끝]

37하나님'ı kendine çeken sadece bir kişi var diyor, değil mi?하나님을 끌어당기는 자 하나밖에 없다고 그러죠?

386 bin yıllık insanlık tarihinde sadece bir kişi var. Bu kişi, 이 사람. Anladınız mı?6천 년 인류 역사 가운데 하나밖에 없어. 이 사람 하나야. 아시겠어요?

39İki tane de yok. Tam olarak bir tane!둘도 없어. 딱 하나야!

40O tek olan, 하나님'ı kendine çeken tek göksel insanla tanıştığınıza göre, bu şükredilecek bir şey mi, yoksa şikayet edilecek bir şey mi?그 하나밖에 없는, 하나님을 끌어 잡아당기는 하나밖에 없는 하늘의 사람을 만났으니 이건 감사할 일이야, 원망할 일이야?

41Şükredilecek bir şey, değil mi?감사할 일이죠?

42Yani hepiniz bir lütuf aldınız, büyük bir lütuf mu aldınız, küçük bir lütuf mu aldınız?그러니까 여러분들이 다 복을 받은, 큰 복을 받은 거야, 조그만 복을 받은 거야?

43Büyük bir lütuf aldınız, değil mi?큰 복을 받은 거죠?

44Ey cemaat, size açıkça söylüyorum ki, 이제 그대로, 이 사람 her ibadet ettiğinde çiğ düşer mi, düşmez mi?여러분들, 분명히 여러분들한테 이야기하지만은, 이제 그대로, 이 사람이 예배를 볼 적마다 이슬이 내려, 안 내려?

45Hoşea 14:5'te çiğin 하나님 olduğu yazıyor mu, yazmıyor mu?이슬이 하나님이라고 호세아서 14장 5절에 써 있어, 안 써 있어?

46"Ben İsrail'e çiğ gibi olacağım, o zambak gibi açacak.""내가 이스라엘에게 이슬과 같으리니, 저가 백합화같이 피겠고"

47하나님'ın 이긴자'ya çiğ gibi olacağı vaat edilmiş mi, edilmemiş mi?하나님이 이긴자에게 이슬과 같이 된다고 약속이 되어 있어, 안 되어 있어?

48이긴자 olduğu için, 마귀'yi yenen 이긴자 olduğu için, 하나님 çiğ gibi olup indiği için, açıkça 하나님'ın birlikte olduğu bir kişi mi, yoksa tesadüfen 하나님'ın birlikte olduğu bir kişi mi?이긴자인 고로, 마귀를 이긴 이긴자인 고로 하나님이 이슬과 같이 되어가지고 하나님이 내리는 고로, 분명히 하나님이 같이 하는 사람이야, 어쩌다가 하나님이 같이 하는 사람이야?

49하나님'ın her zaman birlikte olduğu bir kişi, değil mi?하나님이 항상 같이 하는 사람이죠?

50하나님'ın her zaman birlikte olduğu bir kişiyi, sizler 6 bin yıldır 하나님'ı görmüş biri var mı?하나님이 항상 같이 하는 사람을, 여러분들 6천 년 동안 하나님을 만나 본 사람 있어?

51Görmüş kimse yok. Anladınız mı?만나 본 사람이 없어, 아시겠어요?

52Sizler şimdi 하나님'ı görüyor musunuz, yoksa 하나님'ı göremiyor musunuz?여러분들은 지금 하나님을 만나보고 있어요, 여러분들은 하나님을 못 만나보고 있어요?

53Görüyorsunuz. Bu muazzam bir lütuf. Anladınız mı?만나보고 있어. 이건 굉장한 복이야. 아시겠어요?

54Sadece 하나님'a bakmakla günah kar gibi erir. Sadece bakmakla.하나님을 보기만 하면 죄가 눈 녹듯이 녹아. 보기만 하면.

55Bir saniyede!일초 동안에!

56Bir saniyede erir.일초 동안에 녹아.

57Bir saniyede, 6 bin yıldır birikmiş günah kar gibi erir. Anladınız mı?일초 동안에 6천 년 동안 쌓여진 죄가 눈 녹듯이 녹아. 아시겠어요?

58Üzgünüm ama sadece inanmayanlar için olmaz.믿지 않는 사람만 안 되어져, 미안하지만.

59Kesinliğe sahip olanlar için bir saniyede %100 gerçekleşir mi, gerçekleşmez mi?확신을 가진 사람은 일초 동안이면 100% 이루어져, 안 이루어져?

60%100 gerçekleşir.100% 이루어져.

61Aslında 이 사람'ın vaaz etmesine bile gerek yok.사실은 이 사람이 설교도 할 필요가 없는 거야.

62Bir kez şöyle bir bakıp gitse yeter. Ne demek istediğimi anladınız mı?척, 한 번. 쓰윽 보고 나가면 돼. 무슨 말인지 알겠어요?

63Şöyle bir etrafa bakıp, tek tek yüzlere bakıp gitse, günahları tamamen temizlemiş olur.쓰윽 한 바퀴 보고 한 명 한 명 얼굴 탁 보고 그냥 가면 죄를 싸악 씻어 주는 거예요.

64Bu yüzden eskiden 영모님 "Baktığınız anda kar gibi eriyeceği zaman gelecek" dedi mi, demedi mi?그래서 옛날에 영모님이 "바라보는 순간 눈 녹듯이 녹을 때가 온다"고 그랬어, 안 그랬어?

65Şimdi gerçekleşti mi, gerçekleşmedi mi?지금 이루어졌어, 안 이루어졌어?

66Şimdi gerçekleşti!지금 이루어졌어!

67Baktığınız anda günah kar gibi erir. Baktığınız anda!바라보는 순간 죄가 눈 녹듯이 녹는 거야. 바라보는 순간!

68Yani, sizin baktığınız anda kar gibi eriyen bu gerçek için, kalp kapınızı açmalı mısınız, açmamalı mısınız?그러니까 바로 여러분들이 바라보는 순간 눈 녹듯이 녹는 이 사실은, 마음문을 열어야 할까, 안 열어야 할까?

69Kalp kapınızı açmanız yeterli. Anladınız mı?마음문을 열면 되는 거야. 아시겠어요?

70Çiğ inen kişi sıradan bir insan değildir.이슬이 내리는 사람은 곧 사람이 아니야.

71Size, 이제 그대로, şimdiye kadar söylemedim ama 해와이긴자, 이 사람'a 하나님 dedi, 이 사람'a. 해와이긴자!여러분들한테, 이제 그대로, 지금까지 말을 안 했지만은 해와이긴자가 이 사람더러 하나님이라고 그랬어, 이 사람더러. 해와이긴자가!

72해와이긴자, 이 사람'a 하나님 demişti.해와이긴자가 이 사람더러 하나님이라 그랬던 거예요.

73이제 그대로, ne dedi biliyor musunuz, 영모님 de kendisinin 하나님 olduğunu söylemişti, değil mi?이제 그대로, 뭐라고 그랬느냐 하면, 영모님도 당신이 하나님이라고 그랬죠?

74Kendisine 하나님 dedikten sonra, 이 사람'a dal mı dedi, kök mü dedi?당신을 하나님이라고 그래 놓고, 이 사람더러 가지라고 그랬어, 뿌리라고 그랬어?

75Dal dedi, değil mi?가지로 그랬죠?

76영모님 하나님 ise, dal nedir?영모님이 하나님이면, 가지는 뭐야?

77Dal da 하나님'dır, değil mi?가지도 하나님이죠?

78하나님'dır.하나님이야.

79Bu yüzden çiğ inmesi, 하나님 olduğu için çiğ inmesidir.그래서 바로 이슬이 내리는 것은 하나님이기 때문에 이슬이 내리는 거야.

80하나님 değilse çiğ inmez. Ne demek istediğimi anladınız mı?하나님이 아니면 이슬이 안 내려요. 무슨 말인지 알겠어요?

81O çiğin inmesi, 하나님 olduğunun kanıtıdır.그 이슬이 내리는 건 하나님이라는 증표야.

82Bu yüzden Budist kutsal metinlerinde de "감로수 içersen ölmezsin." "감로수 ile gelen kişi 생미륵불'dur ve 생미륵불 ortaya çıkarsa ölümsüz bir dünya yaratır" denildi mi, denilmedi mi?그래서 불경에도 "감로수를 먹으면 안 죽는다." "감로수를 들고 나오는 자가 생 미륵불이요, 생 미륵불이 나오면 죽지 않는 세상을 만든다"고 그랬어요, 안 그랬어요?

83Denildi, değil mi?그랬죠?

84Sadece Kutsal Kitap'ta değil, Budist kutsal metinlerinde de yazılıyken, 이제 그대로, çiğ indiren mükemmel 이긴자 하나님 ile tanıştınız, daha neyiniz eksik, neyiniz eksik?성경에만 쓰여 있는 게 아니라 불경에도 쓰여 있는데, 이제 그대로, 이슬을 내리는 완성의 이긴자 하나님을 만났는데 뭐이, 뭐이 또 부족해?

85Eksik bir şey var mı?부족한 게 있어?

86Sizler başka bir şeye mi ihtiyaç duyuyorsunuz?여러분들 또 다른 걸 필요로 해?

87Başka bir şeye ihtiyaç yok~다른 것 필요치 않아~

88Mükemmel 이긴자, 생명과일'dır.완성의 이긴자가 생명과일이야.

89생명과일 olan mükemmel 이긴자'nın yüzüne baktığınız anda 생명과일'i yemiş olursunuz.생명과일이 되는 완성의 이긴자 얼굴을 바라보는 순간 생명과일을 먹는 거예요.

90Kalbinizle sadece düşünseniz bile kalbinizle '생명과일'i yediğinizi öğretmiştim, değil mi?마음으로 생각만 해도 마음으로 '생명과일'을 먹는다고 가르쳐 줬죠?

91Bu ne kadar muazzam bir lütuf.이것이 얼마나 엄청난 축복이야.

92Ve, 이제 그대로, "생명과일 olan mükemmel 이긴자 구세주'nun yüzünü o berrak suya kazıyıp her seferinde bir kase içerseniz, 생명과일'i yemiş olursunuz." Daha ne kadar öğreteyim?그리고, 이제 그대로, "생명과일이 되는 완성의 이긴자 구세주의 얼굴을 그 맑은 물에다 새기고 그걸 한 대접씩 마시면 생명과일을 먹는 것이다." 얼마나 더 가르쳐 줄까?

93Bundan daha fazla öğretecek bir şey var mı?이것 이상 가르쳐 줄 것 있어?

94Sadece bunu yaparsanız kesinlikle 하나님 olur musunuz, olmaz mısınız?이것만 하면 하나님이 반드시 돼, 반드시 안 돼?

95Kesinlikle olursunuz.반드시 되는 거야.