İnsanlığın kurtuluş İş'ine karşı çıkacak insanlar burada
1İnsanın ölmesi, ölecek şeyler yaparak ölür diye 이 사람 söylüyor, değil mi?사람이 죽는 것은 죽을 짓을 해서 죽는다고 이 사람이 말하죠?
2Ölecek bir zihne sahip olunursa ölürsün, anladınız mı?죽을 마음을 먹으면 죽는 거야, 아시겠어요?
3İnsan hırs yapar veya öfkelenir veya insanlardan nefret eder veya kıskançlık yapar, haset eder veya sinirlenir veya hemen duygusal tepki verir veya, böyle bir kişinin kanı bozulur mu, bozulmaz mı?사람이 욕심을 부린다든지, 화를 낸다든지, 사람을 미워한다든지, 시기, 질투한다든지, 신경질 낸다든지, 툭하면 감정을 낸다든지 하는 사람이 피가 썩어, 안 썩어?
4피가 썩는다 bir 죽을 죄'dir, 피가 썩는다 yaşanacak bir günah mıdır?피가 썩는다는 건 죽을죄야, 피가 썩는다는 것이 살 죄야?
5죽을 죄'dir.죽을죄야.
6죽을 죄'nin ne olduğunu İsa mı biliyordu? Buda mı biliyordu?죽을죄가 뭐라는 걸 예수가 알았어? 석가모니가 알았어요?
7죽을 죄'nin ne olduğunu bile bilmeyenler bir şeyler biliyormuş gibi yapıp öğrettikleri için, bu gerçekten acınası bir durum, değil mi?죽을죄가 뭔지도 모르는 것들이 뭘 아는 척하고 가르치니까, 그 참말로 한심해, 안 한심해?
8Acınası, değil mi?한심하죠?
9Bu yüzden, insanın yaşlanması da 피가 썩는다 yüzünden yaşlandığı gibi, 피가 썩는다 yüzünden yaşlanmak da 마귀'nin ruhu olan 'ben' bilincinin iyi ve kötüyü bilme ağacının ruhu olduğu için, bu yüzden 'ben' bilincinin dediği gibi hareket edersek ne yemiş oluruz demiştik?그런고로 사람이 늙는 것도 피가 썩어서 늙는 고로, 피가 썩어서 늙는 것도 역시 마귀의 영이 되는 '나'라는 의식이 선악과의 영인고로, 그런고로 '나'라는 의식이 시키는 대로만 마음을 먹으면 뭘 먹는 거라고 그랬어요?
10İyi ve kötüyü bilme ağacının meyvesini yersen 영생 edersin demiştik, değil mi?선악과를 먹으면 영생한다고 그랬죠?
11İyi ve kötüyü bilme ağacının meyvesini yersen öleceğin Kutsal Kitap'ta yazıyor, değil mi?선악과를 먹으면 죽는다고 성경에 쓰여 있죠?
12İyi ve kötüyü bilme ağacının meyvesini yediğin için ölüyorsun, anlıyor musunuz?선악과 먹기 때문에 죽는 거야, 아시겠어요?
13Bu yüzden ölmemek için iyi ve kötüyü bilme ağacının meyvesini yemeyip ne yememiz gerekiyor?그래서 안 죽으려면 선악과를 안 먹고 뭘 먹어야 돼?
14생명과일'i yememiz gerekiyor.생명과를 먹어야 돼.
15생명과일 nedir biliyor musunuz, 영생'in kalbidir. Anlıyor musunuz?생명과일이 뭐냐면 영생의 마음이야. 아시겠어요?
16영생'in kalbi, ölüm tanrısını öldüren kalptir, 영생'in kalbi budur, anlıyor musunuz?영생의 마음은 사망의 신을 죽여 버리는 마음이 영생의 마음이야, 아시겠어요?
17이 사람'ın dediği doğru muydu, yanlış mıydı? Doğruydu, değil mi?이 사람 말이 맞았어, 틀렸어? 맞는 말이죠?
18Bu 마귀 dünyası, şimdiye kadar 하나님'ın soyundan gelenleri 6000 yıl boyunca öldürdükten sonra, 이제 그대로, bu 이 사람 ölmeye çalışsa da ölemeyecek bir öğretiyi tartıştığı için 마귀'ler başı büyük belada, değil mi?이 마귀 세상 이제 하나님의 자손들을 6000년 동안 죽여 오다가, 이제 그대로, 죽으려야 죽을 수 없는 학설을 이 사람이 논하니까 마귀들이 큰일 났어, 큰일 안 났어?
19마귀'ler başı büyük belada.마귀들이 큰일 났어.
20Yani bu 마귀'ler 승리제단 çevresine el ilanları dağıtarak 이 사람'ın ne, 이제 그대로, şunu da bunu da yaptığını söyleyerek iftira atıyorlar.그러니까 이 마귀들이 승리제단 주변에다 전단을 뿌리면서 이 사람이 뭐, 이제 그대로, 뭣도 하고 뭣도 했다고 하면서 모함하고 있어요.
21Bu iyi ama, bir düşünün, 이 사람'ın onlarla düşman olacak bir işi yok, 이 사람 el ilanları dağıttıkları için o insanları öldürün mü diyor?그건 좋지만, 여러분들 생각을 해 보세요, 이 사람이 자기네들하고 무슨 원수 질 일도 없고, 이 사람이 그렇다고 해서 전단 뿌린다고 해서 이 사람이 그 사람들 죽이라고 그럽니까?
22O insanları yakalarsanız öldürün diye bir şey söyledi mi?그 사람들 붙잡으면 죽이라고 그런 말 한 적 있어?
23Hiçbir kin beslemiyorken neden böyle yapıyorlar?아무 억하심정이 없는데 왜 그래?
24Neden mi? Çünkü 마귀'ler 이 사람 yüzünden yaşayacakları tüm evlerini kaybediyorlar, değil mi? Kaybediyorlar, değil mi?왜 그러냐면 바로 마귀가 이 사람 때문에 자기네들 살 집을 다 뺏겨, 안 뺏겨? 뺏기죠?
25O 마귀 yaşayacağı evini kaybettiği için, 이 사람'a her türlü iftirayı atarak, 이 사람'ı takip eden insanları dağıtmak için her türlü saçmalığı söyleyip duruyorlar, değil mi? Öyle mi, değil mi?그 마귀가 자기 살 집을 뺏기니까, 이 사람을 어떻게 하든지 모함해서, 이 사람을 따르는 사람들이 흩어지게 해서 갖은 개소리를 하고 돌아가죠? 그래요, 안 그래요?
26Ne kadar saçmalık söyleseler de, burada açıkça ölmeme sırrının öğretisi tartışılıyor ve, 이제 그대로, ölmeme sırrının öğretisi nedir biliyor musunuz, 마귀'yi öldüren kalp ölmeyen kalptir, ayrıca 마귀'nin ölüm ruhunu yok eden kalp 생명과일'dir ve işte o 생명과일'in 영생'in kesinliği olduğunu 이 사람 akıllıca öğretiyor, değil mi?아무리 개소리한다고 하더라도 분명히 여기서는 죽지 않는 비결의 학설을 논하고, 이제 그대로, 죽지 않는 비결의 학설이 뭐냐면 마귀를 죽이는 마음이 죽지 않는 마음이요, 또한 마귀의 사망 영을 제거하는 마음이 생명과일인데 바로 그 생명과일이 바로 영생의 확신이라고 이 사람이 똑똑하게 가르쳐줘, 안 가르쳐줘?
27영생'in kesinliği işte 생명과일'dir, 영생'in kesinliği ve fedakar kalp işte 마귀'yi, yani arzu kalbi olan 마귀'yi yok eder, değil mi?영생의 확신이 바로 생명과일이요, 영생의 확신과 바로 희생적인 마음이 바로 마귀를, 욕망의 마음이 되는 마귀를 멸하는 거야, 안 멸하는 거야?
28Yok eder, değil mi?멸하는 거죠?
29Bu yüzden, 이제 그대로, onlar her türlü iftirayı atıp her türlü hileyi yapsalar bile, bugün 영생 öğretisini tartışan bu sözü dinleyen insanlar böyle boş yalanlara kanacak mı?그런고로, 이제 그대로, 자기네들이 갖은 모함을 다 하고 갖은 모략을 한다고 하더라도 오늘날 영생의 학설을 논하는 이 말씀을 들은 사람들이 그런 허황된 거짓말에 넘어갈 사람이 있을까?
30Kanacak insan var mı? Olmaz, değil mi?넘어갈 사람 있어요? 없겠죠?
31Açıkça böyle boş sözler söyleyenler, ben ilk zamanlarda ne demiştim, 이제 그대로, "Bizim 제단'a gelenler arasında cehenneme gidecek çok insan var." demiştim, değil mi?분명히 그런 허황된 말을 하는 자, 내가 뭐라고 말했느냐면 초창기에, 이제 그대로, "우리 제단 나오는 사람 가운데 지옥 갈 사람들이 많이 있다." 하는 말을 했어, 안 했어?
32"제단'a gelip sonra gelmezsen cehenneme gidersin." demiştim, değil mi?“제단 나오다 안 나오면 지옥 간다.” 그랬죠?
33제단'a gelip sonra gelmezsen cehenneme gidersin, cehenneme gidecek insanlar işte bu İş'e karşı çıkacak insanlar buradadır, dışarıda yoktur demiştim, değil mi?제단 나오다가 안 나오면 지옥 가는데, 지옥 갈 사람들이 바로 이 역사를 대항할 사람들이 여기 있지, 밖에는 없다고 그랬어요, 안 그랬어요?
34Dışarıda yoktur.밖에는 없어요.
35Hristiyanlıkta da yok, Katoliklikte de yok, Budizmde de yok, anlıyor musunuz?예수교에도 없고, 천주교에도 없고 불교에도 없어요, 아시겠어요?
36İşte bu 제단'a gelip sonra 마귀 tarafından ele geçirilip gelmeyen insanların içine 마귀 girerek bu İş'i engeller ve bu İş'i yapmasını engelleyen 마귀 girerek İş yapacağını daha ilk zamanlarda söylemiştim, değil mi?바로 이 제단 나오다가 마귀한테 씌워서 안 나오는 사람 속에 마귀가 들어가서 이 역사를 방해하고 이 역사를 어떻게 하지 못하게 방해하는 마귀가 들어가서 역사하게 된다는 것을 미리 초창기에 말했어, 안 했어?
37İlk zamanlarda söylemiştim, değil mi?초창기에 말했죠?
38Bu yüzden, 이제 그대로, bu 제단'a gelip sonra gelmeyen insanlarla muhatap olmayın mı demiştim, muhatap olun mu demiştim?그런고로, 이제 그대로, 이 제단 나오다가 안 나오는 사람들은 상대를 하지 말라고 그랬어, 상대하라고 그랬어?
39Muhatap olmayın demiştim, değil mi?상대하지 말라고 그랬죠?
40제단'a gelip sonra gelmeyen kişi, eğer ben cehenneme gitmezsem parmağımı kızgın demirle dağlarım demiştim, değil mi?제단 나오다가 안 나오는 사람은 내가 지옥을 만약에 안 간다면 손가락에 장을 지진다고 그랬어, 안 그랬어?
41Parmağımı kızgın demirle dağlarım demiştim.손가락에 장을 지진다고 그랬어.
42Yani işte bu 하나님'ın gerçeğini bilip gerçeğe karşı gelenin affedilme yolu yoktur, İbraniler'de yazıyor.그러니까 바로 이 하나님의 진리를 알고 진리를 거스르는 자는 용서받을 길이 없다, 히브리서에 쓰여 있어요.
43Bu gerçek sözünü dinleyip bu gerçeğe karşı gelirsen, o zaman kurtuluş yoktur, anlıyor musunuz?이 진리의 말씀을 듣고 이 진리를 거스르면 그건 구원이 없어요, 아시겠어요?
44Affedilme yolu yok demek, günahların affedilmez demek, değil mi?사함 받을 길이 없다는 건 죄를 사함 못 받는다, 이 소리죠?
45Günahlar affedilmezse kurtuluş olur mu?죄 사함을 못 받으면 구원이 있을까?
46Kurtuluş yoktur.구원이 없어.
47Bu yüzden kesinlikle cehenneme mi giderler, kesinlikle cennete mi giderler?그래서 반드시 지옥 갈까, 반드시 천국 갈까?
48Kesinlikle cehenneme giderler. Anlıyor musunuz?반드시 지옥 가요. 아시겠어요?
49Bu yüzden bu gerçeği bilip bu gerçeğe karşı gelen lanetlenmiş midir, kutsanmış mıdır?그런고로 이 진리를 알고 이 진리를 거스르는 자는 저주받은 자야, 축복받은 자야?
50Lanetlenmiş kişidir. Anlıyor musunuz?저주받은 자야. 아시겠어요?
51Lanetlenmesi gereken bir kişinin bu kutsal 제단'a gelip gerçeği dinlemesi ve onu kullanarak karşı çıkması, engellemesi, işte bu lanetlenmiş bir 마귀 olduğu için, kızıl ejder 마귀 tarafından ele geçirilmiş olduğu için 하나님'ın İş'ine karşı gelmesidir.저주받아야 할 사람이 이 거룩한 제단에 와서 진리를 듣고, 그것을 가지고 거스르는, 방해하는 행동을 하는 것은, 이것은 바로 저주받은 마귀이므로, 붉은 용 마귀가 씌워 있는 고로 하나님의 역사를 대항하는 것이올시다.
52Bu yüzden 이 사람 ne demişti, bu gerçek İş'ini engelleyen insanlara ne yapacağını söylemişti?그런고로 이 사람이 뭐라고 말을 했느냐면 이 진리의 역사를 방해하는 사람들을 어떻게 한다고 했어요?
53Çok geçmeden bizim dünyamız olacak mı, olmayacak mı?얼마 안 있으면 우리 세상이 될까, 안 될까?
54Bizim dünyamız olur olmaz, o insanları bu dünya üzerinde yaşatacağımızı mı söylemiştim, yaşatmayacağımızı mı söylemiştim?우리 세상이 되기만 되면 그 사람들을 이 지구 땅에서 살게 한다고 그랬어, 못 살게 한다고 그랬어?
55Dünya üzerinde yaşatmayacağız.지구 땅에서 못 살게 할 거야.
56Yaşatmayacağımızı 이 사람 ilk zamanlarda söylemişti, değil mi? Öyle miydi, değil miydi?못 살게 한다고 이 사람이 초창기에 말했죠? 그랬어요, 안 그랬어요?
57Bu gerçek İş'ine karşı gelenin ruhsal ve bedensel olarak affı yoktur. Anlıyor musunuz?이 진리의 역사를 거스르는 자는 영육 간에 용서가 없어요. 아시겠어요?
58Ruhsal ve bedensel olarak affı olmadığı için, sonunda o insanlar dünya üzerinde yaşayamayacaklarına göre nereye gidecekler?영육 간에 용서가 없기 때문에 결국은 그 사람들은 지구 땅 위에서 살 수 없으니까 어디로 갈까?
59Ha? Cehenneme gidiyorlar, değil mi?어? 지옥으로 가는 거죠?
60Cehenneme giriyorlar, anlıyor musunuz?지옥으로 들어가는 거야, 아시겠어요?
61O cehennemin ne olduğunu biliyor musunuz?그 지옥이라는 게 뭔지 아세요?
62Sizler, Kutsal Kitap'taki cehennemin bir ateş çukuru olduğunu söylemiştik, değil mi?여러분들, 성경의 지옥이라는 건 불구덩이라고 그랬죠?
63Ateş çukuru demiştik ama ateş çukuru nedir biliyor musunuz, 하나님'ın ışığıdır. Anlıyor musunuz?불구덩이라고 그랬는데 불구덩이가 뭐냐면 하나님의 빛이에요. 아시겠어요?
64Sizler, deli bir insan 이 사람'ı görünce hemen kaçar, dehşete kapılıp hemen kaçar, kaçmaz mı?여러분들, 미친 사람이 이 사람을 보면 막 도망을 가고, 기겁을 하고 막 도망을 가, 도망을 안 가?
65Ve kötü ruhlu bir insan, 이 사람 elini üzerine koyunca çırpınır, çırpınmaz mı?그리고 악신이 들린 사람, 이 사람이 손을 얹으면 펄펄 뛰어, 펄펄 안 뛰어?
66Çırpınır, değil mi?펄펄 뛰죠?
67Bunun nedeni şudur ki, 하나님'ın ışığı canı öldürmez ama, 마귀'yi, 이제 그대로, yok eden bir ışık mıdır, 마귀'yi affeden bir ışık mıdır?그게 왜 그러냐면 바로 하나님의 빛은 생명을 죽이지는 않지만, 마귀만은, 이제 그대로, 멸해 버리는 빛이야, 마귀를 용서해 주는 빛이야?
68Yok eden bir ışıktır. Anlıyor musunuz?멸해 버리는 빛이야. 아시겠어요?
69Bu yüzden 하나님'ın ışığı parladığı için cennet, 하나님'ın ışık dünyası mıdır, karanlık dünyası mıdır?그래서 하나님의 빛이 비치는 고로 하늘나라는 하나님의 빛의 세계야, 어둠의 세계야?
70Işık dünyasıdır, değil mi?빛의 세계죠?
71Işık dünyası olduğu için, 이제 그대로, 마귀'ye ait insanlar o zaman çırpınacaklar mı, yoksa dans mı edecekler?빛의 세계인고로, 이제 그대로, 마귀에 속한 사람들이 펄펄 뛸까, 그때에 춤을 출까?
72O zaman çırpınırlar. Anlıyor musunuz?그때에 펄펄 뛰어. 아시겠어요?
73Bu yüzden, 이제 그대로, hepiniz 하나님 olunca, 하나님'ın ışığı bedenlerinizden çıkacak mı, çıkmayacak mı?그래서, 이제 그대로, 여러분들이 다 하나님 되면, 하나님의 빛이 여러분 몸에서 나갈까, 안 나갈까?
74Bedenlerinizden 하나님'ın ışığı çıktığı için, günahkarlar çırpınır, değil mi?여러분들 몸에서 하나님의 빛이 나가는 고로, 죄인들이 펄펄 뛰는 거죠?
75Bu cehennem cennettir, cennet de cehennemdir. Anlıyor musunuz?이 지옥이라는 게 천국이고, 천국이 지옥이야. 아시겠어요?
76Cennet 마귀 için cehennem olur, 하나님 için ise cennet olur, değil mi?천국이 마귀한테는 지옥이 되고 하나님한테는 천국이 되는 거죠?
77Bu yüzden cennet bir ışık dünyasıdır. Anlıyor musunuz?그래서 천국이라는 건 빛의 세계야. 아시겠어요?
78Bu yüzden cehennem ayrı, cennet ayrı değildir. Anlıyor musunuz?그런고로 지옥이 따로 있고 천국이 따로 있는 게 아니에요. 아시겠어요?
79Cennetin 마귀 için cehennem olması, 마귀 için cehennem olup 하나님 için cennet olması işte, 이제 그대로, cennette bulunmak sözü, cennet dünyası bir ışık dünyası olduğu için ışık dünyasında sadece ışık varlığı olan 하나님 yaşar, 마귀'ler o ışık dünyasında yaşayabilir mi?천국이 마귀에게는 지옥이요, 마귀에게는 지옥이 되고 하나님에게는 천국이 된다 하는 것은 바로, 이제 그대로, 하늘나라에 계신다는 말씀이, 하늘나라 세계는 빛의 세계인 고로 빛의 세계는 빛의존재인 하나님만 사는 거지, 마귀들은 그 빛의 세계에서 살 수 있어요?
80Sıcak olduğu için çırpınırlar.뜨거워서 팔팔 뛰는 거야.
81Sıcak olduğu için çırpınmak bir iki yıl sürmez. Anlıyor musunuz?뜨거워서 펄펄 뛰는 걸 1년, 2년만 펄펄 뛰는 게 아니야. 아시겠어요?
82Sonsuza dek, sonsuza dek.영원무궁토록이야, 영원무궁토록.
83Sonsuza dek çırpınırlar, ölmeden.영원무궁토록 펄펄 뛰는 거야, 죽지도 않고.
84Bu yüzden 하나님'ın dünyasında ölüm var mı demiştim, yok mu demiştim?그런고로 하나님의 세계는 죽음이 있다고 했어, 없다고 했어?
85Ölüm yok demiştim, değil mi?죽음이 없다고 했죠?
86Yaşayarak sonsuza dek çırpınmak cehennemdir, anlıyor musunuz?살아서 영원무궁토록 펄펄 뛰는 게 지옥이야, 아시겠어요?
87Bu yüzden bunu bildiği için, bunu bilen kişi 영생'e doğru, cennete doğru canla başla koşar, koşmaz mı?그런고로 그것을 알고 있기 때문에 그걸 알고 있는 사람은 영생을 향하여, 하늘나라를 향하여 결사적으로 달리게 돼 있어, 안 달리게 돼 있어?
88Koşar.달리게 돼 있어.
89Onu bilmeyen günah işler ve onu bilmeyen 마귀'nin dediği gibi hareket eder, onu bilse öyle şeyler yapar mı?그걸 모르는 자가 죄를 짓고 그걸 모르는 자가 마귀가 시키는 대로 움직이지, 그걸 알면 그런 짓 할까?
90Öyle şeyler yapmaz.그런 짓 안 해.
91Hepiniz göreceksiniz, hepiniz göreceksiniz.여러분들 다 보게 돼요, 여러분들 다 보게 된다고.
92Şimdi bu İş'i engelleyen insanların sonsuza dek çırpındığını hepiniz gözlerinizle göreceksiniz. Anlıyor musunuz?이제 이 역사를 방해하던 사람들이 영원무궁토록 펄펄 뛰는 걸 여러분들 눈으로 다 보게 돼 있어. 아시겠어요?