Batan Japon topraklarını durdurmak
1Neden bilim olmadığını söyledi derseniz, şimdi nötronun ne olduğunu bilmemek mi bilimdir?왜 학문이 없다고 그랬냐 하면 이제 중성자가 뭔 줄 모르는 게 학문이에요?
2하나님'ın ruhu olan 하나님'ın ışığının bu dünya toprağının ortasında olduğunu da biliyor musunuz, bilmiyor musunuz?하나님의 영이 되는 하나님의 빛이 이 지구 땅 가운데 있다는 것도 알아 몰라?
3하나님'ın ruhu dünya toprağının ortasında hapsolmuş durumda.하나님의 영이 지구 땅 가운데에 갇혀 있어요.
4마귀, 하나님'ın ruhunu dünya toprağının ortasına hapsetmiş durumda. Anlıyor musunuz?마귀가 하나님의 영을 지구 땅 가운데다가 가둬 놓고 있는 겁니다. 아시겠습니까?
5Bu yüzden zayıf zeminlerden geçerek delip çıkan şeye volkan patlaması deniyor, değil mi?그래서 지반이 약한 지반을 통해서 뚫고 나오는 것을 가지고 화산 폭발한다고 말하죠?
6Ayrıca Japonya'da sık sık deprem olduğunu biliyoruz, değil mi?또 일본 나라에서는 지진이 자주 일어나는 것을 알 수 있죠?
7Japonya'nın zemini zayıf olduğu için, işte bu yüzden sık sık deprem oluyor.일본 나라는 지진이 약하기 때문에 바로 지진이 자주 일어나는 겁니다.
895 yılı mıydı neydi, Japonya Kobe'de deprem olup birçok insan öldü ve Kobe'deki evlerin neredeyse hepsi yıkıldı mı? Yıkılmadı mı? Yıkıldı, değil mi?95년도인가 일본 고베에서 지진이 일어나가지고 많은 사람이 죽고 그 고베에 있는 집들이 거의 다 부서졌어? 안 부서졌어? 부서졌죠?
9Kobe'de bizim 승리제단'ımız var, değil mi?고베에 우리 승리제단이 있죠?
10승리제단'ın bulunduğu bina Kobe'nin merkezindedir.승리제단이 있는 집은 고베 가운데에 있습니다.
11Ancak Kobe'nin merkezinde olmasına rağmen, Kobe şehrindeki tüm evler yıkılırken, bizim 제단 binamızın bulunduğu o bina ise ne çatladı ne de depremden etkilendi.그런데 그 고베 가운데에 있는데 고베시에 있는 모든 집들이 다 무너졌는데, 우리 제단 건물이 있는 그 건물만은 금도 안 가고 지진도 안 일어났습니다.
12Bununla birlikte Kobe 제단 üyelerinin her evine 이슬성신 indi.그러면서 고베 제단 식구들 집집마다 이슬성신이 내렸습니다.
13Bu yüzden Kobe 제단 üyelerimiz evlerinde fotoğraf çekince, diğer evlerin hepsi yıkılıp harabeye dönerken, sadece kendi evlerinin yıkılmadığını görünce, "bu, 하나님'ın birlikte olduğu anlamına geliyor herhalde" dediler.그래서 우리 고베 제단 식구들이 다 집에서 사진을 찍어보니까 다른 집들은 다 무너지고 허물어졌는데, 자기네 집만은 안 허물어지니까 이건 하나님이같이 하나보다.
14"Birlikte bir şey yapıyor herhalde" diye düşünerek fotoğraf çekince, 이슬성신'in fotoğrafta çıktığını gördüler.같이 하나보다 하고서 사진을 찍어보니까 이슬성신이 찍혀 나오는 겁니다.
15Yani 하나님'ın ruhu 이슬성신'miş, değil mi?그러니까 하나님의 신이 이슬성신이었던 거죠?
16Bu yüzden 하나님'ın ruhunun birlikte olduğunu bilerek, şimdi 승사 Fujita Kobe üyelerinin her evinde çektiği fotoğrafları Kore'ye gönderdi ve biz de hepimiz gördük, değil mi?그래서 하나님의 신이 함께한다는 것을 알고 이제 후지다 승사가 고베 식구들 집집마다 찍은 사진을 우리 한국에 보내와가지고 우리들이 다 봤죠?
17Ben o zamanlar hapisteydim.나는 그 당시에 옥중에 있을 때예요.
18Ancak hapishaneye o fotoğrafları sokarak hapishanede o fotoğrafları gördüm.그런데 옥중에다가 그 사진을 집어넣어서 옥중을 그 사진을 봤던 겁니다.
19İşte bu yüzden şimdi Fujita-san, bu kişi hapisteyken,그래서 바로 이제 후지다 상이 이 사람 옥중에 있을 때에
20"Japonya toprakları sürekli denizin altına şimdi yavaş yavaş giriyor.""일본 땅이 자꾸 바닷속으로 이제 점점 들어가고 있습니다."
21"Bu yüzden Japonya topraklarımızın denizin altına girmemesini sağlayın" diye bu kişiden rica etti, değil mi?"그러니까 우리 일본 땅이 바닷속으로 들어가지 않게 해달라"고 이 사람한테 부탁한 것이죠?
22"Tamam, anladım" diyerek, "1998 yılı 23 Mart itibarıyla şimdi Japonya toprakları batmayacak. Git ve gör!" dedi."그래, 알았어" 하고, 1998년 3월 23일부로 이제 일본 땅이 가라앉지 않는다. 가봐라! 그랬어요.
23Bu yüzden Japonya'ya dönüp Fujita-san, Japonya topraklarının yavaş yavaş denizin altına girmekte olan kısmının olduğu gibi batmadığını ve toprağın olduğu gibi suya batmadığı manzarayı görünce, tekrar Kore'ye gelip bu kişiyle görüşürken,그래서 일본에 돌아가서 후지다 상이 일본 땅이 조금씩 조금씩 바닷속으로 들어가고 있었던 땅이 그대로 가라앉지 않고 그대로 땅이 그대로 물속으로 들어가지 않는 광경을 보고 다시 한국에 나와서 이 사람한테 면회를 하면서
24"주님, Japonya toprakları artık batmıyor" dedi."주님, 일본 땅이 이제는 안 가라앉습니다." 그래요.
25Bu yüzden bu kişi söyledi.그래서 이 사람이 말했습니다.
26"1998 yılı 23 Mart itibarıyla batmakta olan Japonya topraklarını durdurdum.""1998년도 3월 23일부로 가라앉던 일본 땅을 스톱시켰다."
27Bu yüzden Fujita-san, bu kişinin gerçek bir 구세주 olduğuna inandı mı? Yoksa sahte mi sandı? Gerçek bir 구세주 olduğuna inandı, değil mi?그래서 후지다 상은 이 사람이 진짜 구세주인 걸 믿었을까? 가짜로 여겼을까? 진짜 구세주로 믿은 거죠?
28Bu yüzden Fujita-san, şimdi o Japon başbakanına, o kişinin Tanaka başbakanı olduğu söylenir, böyle bir Japon başbakanına vaaz etti.그렇기 때문에 후지다 상이 이제 그 일본 수상, 그 사람이 다나까 수상이라나, 그런 일본 수상에게 전도했던 겁니다.
29Ancak o Japon başbakanı olan kişi, Japon vatandaşı olan Fujita böyle bir vaaz verince, "Bu adamın aklında bir sorun mu var?" diye düşünerek dinlemedi.그러나 그 일본 수상했던 그 사람은 일본 시민의 한 사람인 후지다가 그런 전도를 하니까 "이거 뭐 조금 정신이 이상이 된 게 아닌가?" 하고 듣지 않았던 겁니다.
30Aslında Fujita-san, Japonya topraklarının battığını da gördü ve Japonya topraklarının batmayıp durduğunu gördüğü için emin bir şekilde vaaz etti, değil mi?사실은 후지다 상은 일본 땅이 가라앉는 것도 봤고 일본 땅이 가라앉지 않고 스톱 되어 있는 걸 봤기 때문에 확신을 가지고 전도한 거죠?
31Ancak o Japon başbakanı olan Tanaka adındaki başbakan, Fujita'nın sözlerini dinleyip burun kıvırdı.그러나 그 일본 수상을 해먹은 다나카라고 하는 그 수상이 후지다의 말을 듣고 콧방귀를 뀌는 겁니다.
32Burun kıvırdığı için o kişi bir gün mutlaka bir ders alacaktır, değil mi?콧방귀를 뀌었기 때문에 그 사람은 언젠간 한 번 혼 날 일이 있겠죠?
33Hiçbir gücü olmadan, hiçbir şey yapmadan 구세주 olduğunu söyleyen o 이슬성신 gibi öyle sahte bir şekilde davranmaz.아무 능력도 없이 개뿔도 하는 것도 없이 구세주라고 하는 그런 이슬성신처럼 그런 가짜배기 모양 그렇게 놀지 않아요.