Komünizmin Başlangıcı ve Sonu
1Aslında komünizm Karl Marx'ın yarattığı komünizmdir. Karl Marx kimdir derseniz, İncil çalışması yapan bir kişiydi. Anladınız mı?사실은 공산주의가 칼 막스가 만든 공산주의인데 칼 막스가 누구냐 하면 성경 공부를 하던 사람이에요. 아시겠어요?
2İncil'in sözleri arasında komünist mantık bulunur.성경의 말씀 가운데에 공산주의 논리가 들어있어요.
3Eşit yaşayın.평등하게 살아라.
4Zor durumdaki insanlara yardım edin.어려운 사람을 도와 줘라.
5Böyle sözler var, değil mi? Öyle mi, değil mi?그런 말씀이 있죠? 그래요, 안 그래요?
6Bu yüzden eşit yaşamayı söyleyen mantık, doğrudan sınıfın var olduğunu mu, olmadığını mı söyler?그래서 평등하게 살라고 하는 논리가 바로 계급이 있다는 거야, 없다는 거야?
7Sınıfın olmadığını söyler, değil mi?계급이 없다는 거죠?
8O, İncil'in mantığıdır.그게 성경의 논리예요.
9Komünist mantık İncil'in mantığıdır. Anladınız mı?공산주의 논리가 성경의 논리예요. 아시겠어요?
10Bu yüzden komünizmin Hristiyanlıktan çıktığı açık, değil mi?그래서 공산주의가 기독교에서 나온 것이 분명한 거죠?
11Hristiyanlıktan çıkmıştır.기독교에서 나온 거예요.
12Bu yüzden Karl Marx, bir papazın oğlu olarak İngiltere Londra'da teoloji okurken kız kardeşi ölmek üzereyken,그래서 칼 막스가 목사의 아들로서 영국 런던에서 칼 막스가 신학 공부를 하다가 자기 누이동생이 죽어 갈 때에
13"Oh! İsa, kız kardeşimi kurtar lütfen." diye içtenlikle dua etti ama sonunda kız kardeşi öldü."오! 예수님 내 누이동생 좀 살려 주십쇼." 하고서 간절하게 기도했지만 결국에는 누이동생이 죽고 만 것이올시다.
14Bu yüzden 이 사람 İngiltere Londra'ya gittiğinde, Karl Marx'ın yaşadığı evin 2. katındaki odayı 이 사람'ın fotoğraflayıp getirdiği bir olay oldu, değil mi?그래서 이 사람이 영국 런던에 갔을 때 칼 막스가 살던 집 2층 방을 이 사람이 사진을 찍어 가지고 온 일이 있었죠?
15Oraya "Karl Marx'ın yaşadığı ev" diye yazıp asmışlardı.거기에 "칼 막스가 살던 집"이라고 써 붙였어요.
16Bu yüzden gidip baktığında, Karl Marx'ın 2. katta bir oda kiralayıp kız kardeşiyle birlikte teoloji çalıştığı yerin İngiltere Londra'da olduğunu, 이 사람'ın bizzat gidip fotoğraflayıp getirdiği bir olay oldu.그래서 가보니까 칼 막스가 2층에서 방을 하나 얻어 가지고 자기 누이동생과 같이 신학 공부를 하던 곳이 영국 런던에 있는 것을 이 사람이 직접 가서 사진을 찍어 가지고 온 일이 있었던 것이올시다.
17Bu yüzden, 이제 그대로, Karl Marx'ın yaklaşık 72 yıl önce o komünist ülkeyi Sovyetler Birliği'nde kurana kadar, Karl Marx'ı takip eden Lenin, Lenin'i takip eden Stalin ve diğerlerinin komünist devleti, devrim yaparak komünist ülkeyi kurdu, değil mi?그런고로, 이제 그대로, 칼 막스가 지금부터 약 72년 전에 그 공산주의 나라를 소련에다가 세우기까지는 칼 막스를 따르던 레닌, 레닌을 따르던 그 밑에 스탈린 등등이 공산주의 국가를, 혁명을 일으켜서 공산주의 나라를 만든 거죠?
18Bu yüzden 72 yıl sonra, 이제 그대로, o komünist devlet çöktü mü, çökmedi mi?그래서 72년 만에, 이제 그대로, 그 공산 국가가 망했어요, 안 망했어요?
19Çöktü, değil mi?망했죠?
20Komünist partinin kökü sökülmediği için, 8 komünist fanatiği aracılığıyla darbe yaptırarak, 3 gün boyunca darbe yaparak, o kadar söz dinleyen KGB yöneticileri isyan edip parlamentoya genel saldırı düzenleyip içeri girmeleri için darbe 주역'leri emrettiği halde, onlar söz dinlediler mi, dinlemediler mi?공산당 뿌리가 뽑히지 않는 고로 공산당 골수분자들 8명을 통해 가지고 쿠데타를 일으키게 함으로 말미암아 3일 동안 쿠데타를 일으켜 가지고 그렇게 말 잘 듣던 KGB 간부들이 반기를 들고 의사당을 총공격해서 들어가라고 쿠데타 주역들이 명령했지만, 그들이 말 들었어요, 안 들었어요?
21Söz dinlemediler, değil mi?말 안 들었죠?
22O KGB yöneticilerinin kalplerini 정도령 sıkıca tutup büktü mü, bükmedi mi?그 KGB 간부들의 마음을 정도령이 바짝 쥐고 틀었을까, 안 틀었을까?
23Sıkıca tutup bükünce "Söz dinlemezseniz kurşuna dizilirsiniz! Söz dinlemezseniz askeri mahkemeye sevk edileceksiniz!"바짝 쥐고 트니까 "너희들 말 안 들으면 총살이야!, 너희들 말 안 들으면 군법 회의에 회부 할 거야!"
24Ne kadar tehdit etseler de o kalpler hareket eder mi, etmez mi?별에 별 공갈을 쳐도 그 마음이 움직일까, 안 움직일까?
25Hareket etmez.안 움직여요.
26O insanların kalpleri hareket etmesin diye 이 사람 onları sıkıca tuttu ve büktü. Anladınız mı?그 사람들의 마음이 움직이지 않게끔 이 사람이 쥐틀이 논거야. 아시겠어요?
27Böylece o KGB yöneticileri öyle hareket ederken, bazı askeri generaller de aynı şekilde isyan edip ortaya çıkınca, darbeyi başlatan 주역'ler şaşırdılar mı, şaşırmadılar mı?그러면서 그 KGB 간부들이 그렇게 움직이면서 일부 군인 장성들이 그와 같이 반기를 들고 나오니까, 쿠데타 일으킨 주역들이 당황을 했을까요, 당황 안 했을까요?
28Şaşırdılar, değil mi?당황을 했던 거죠?
29Bu yüzden 하나님'ın ruhu güçlü bir şekilde İş edip büktüğü için, 23 Ağustos'ta sonunda onlar kaçmak zorunda kaldılar mı, kalmadılar mı?그런고로 하나님의 신이 강하게 역사를 해서 비틀게 되니까 8월 23일 날 드디어 그들이 도망을 가게 됐어, 안 가게 됐어?
30O 8 darbe 주역'ü, komünistler kaçmak zorunda kalınca, 우리 제단'da gökkuşağı çıktı mı, çıkmadı mı?그 8명의 쿠데타 주역들, 빨갱이들이 도망을 가게 되니까, 우리 제단에서 무지개가 섰어, 안 섰어?
31Gökkuşağı çıkarken çiğ gibi lütuf inmesi, 하나님 sevindi mi, üzüldü mü?무지개가 서면서 이슬은혜가 내리는 것은 하나님께서 기뻐했을까, 슬퍼했을까?
32Sevindi, değil mi?기뻐했던 거죠?
33Böylece, 이제 그대로, Gorbaçov 23'ünde serbest bırakıldı, değil mi? Öyle mi, değil mi?그러면서, 이제 그대로, 고르바쵸프가 23일 날 풀려 나오게 된 거죠? 그래요, 안 그래요?
34Bu şekilde olmasıyla tüm dünya bir korku kazanı haline gelip tir tir titrerken, bugün Kore'de bulunan göğün insanı, 이제 그대로, o darbeyi tamamen başarısızlığa uğratmak için darbe 주역들'inin içindeki 마귀 새끼'leri toptan öldürünce, tüm dünya bir kahkaha denizi mi oldu, yoksa bir hüzün denizi mi?그렇게 됨으로 말미암아 전 세계가 공포의 도가니가 돼 가지고 벌벌벌벌 떨었지마는, 오늘날 한국에 있는 하늘의 사람이, 이제 그대로, 그 쿠데타를 완전히 실패로 돌아가게끔 쿠데타 주역들 속에 있는 마귀 새끼들을 모조리 죽여 버리니까, 온 세상이 웃음바다가 됐을까요, 슬픔 바다가 됐을까요?
35Kahkaha denizi oldu, değil mi?웃음바다가 됐죠?
36Tüm dünya bu gerçeği öğrenirse, tüm dünya ülkelerinin kralları ve başkanları gelip büyük bir saygı duruşunda bulunur mu, bulunmaz mı?이런 사실을 온 천하가 알게 되면, 온 천하만국 왕들 대통령들이 와서 큰 절을 할까, 안 할까?
37Bulunur, değil mi?하겠죠?
38Bu gerçek duyulur ve şimdi gelecekte giderek daha büyük ve muazzam İş'ler meydana gelirse, tüm dünya ülkelerinden insanlar gümüş, altın ve mücevherlerle gelir mi, gelmez mi?이런 사실이 알려지고, 이제 앞으로 점점 더 엄청난 큰 일이 벌어짐으로 말미암아, 온 천하만국 사람들이 은금보화를 싣고 올까, 안 올까?
39Gümüş, altın ve mücevherlerle gelirler, değil mi?은금보화를 싣고 오죠?
40Bu yüzden Suwon'dan Gaeseong'a kadar dağ gibi yığılmış mallar gibi biriktirileceği, dünya halklarının getirdiği gümüş, altın ve mücevherlerin tümünün bizim 승리제단 ailemize dağıtılacağı ve, 이제 그대로, dağ gibi yığıldığında, Kore Cumhuriyeti'nin insanları, yani Koreliler, herkesin sırası gelir mi, gelmez mi?그래서 수원서부터 저 개성까지 산적같이 야적을 해서 쌓아 둔다는 것은 세계 만민들이 가져 오는 은금보화를 우리 승리제단 식구들에게 다 나눠 주고, 이제 그대로, 야적같이 쌓아 질 때는 대한민국 사람들, 한국 사람이면 다 차례가 갈까요, 안 갈까요?
41Sadece kırıntıları düşenleri toplasanız bile zengin olursunuz, değil mi? Öyle değil mi?부스러기 떨어지는 것만 주어도 떼 부자가 되는 거죠? 그래요, 안 그래요?
42Bu iyi bir İş mi, kötü bir İş mi?이게 좋은 일이에요, 나쁜 일이에요?
43Bu iyi İş'in, 이제 그대로, bizim Kore Cumhuriyeti'nde, hatta Sosan Yeokgok'ta gerçekleşeceği bu muazzam gerçek duyulursa, tüm dünya dans eder mi, etmez mi?이 좋은 일이, 이제 그대로, 우리 대한민국하고도 소사 역곡에서 일어난다는 이 엄청난 사실이 알려지면 온 천하가 춤을 출까요, 춤을 안 출까요?
44Dans eder, değil mi? Öyle değil mi?춤을 추겠죠? 그래요, 안 그래요?