Yaşanan İnanç Öğretisi Bölüm 4

Sınavları aşarsak galip oluruz

1Herkes sınava tabi tutulacaktır.사람은 누구든지 시험을 받게 되어 있습니다.

2Ailede, kocanın eşini sınadığı durumlar olabilir, ya da eşin kocasını sınadığı durumlar olabilir.가정에서는 남편이 시험을 주는 수가 있고, 또 부인이 남편을 시험을 주는 수가 있습니다.

3Bunu akıllıca yenmek gerekir ki, ancak o zaman o kişi bu 영생 yolunda bir galip olabilir.그것을 잘 슬기롭게 이겨야, 그래야 그 사람이 이 영생의 길을 가는 데 승리자가 될 수가 있는 겁니다.

4Artık düşman evin içindedir.이제 원수는 집안 안에 있는 겁니다.

5Benim düşmanım, benim doğrudan hedefim yakındadır. Uzakta değildir.내 원수 내 바로 대상자는 가까운 곳에 있어요. 먼 데 있는 것이 아닙니다.

6Bu yüzden evden iyi bir ruh haliyle çıkmak lütuf getirir; evden hoş olmayan, duymak istemediğiniz sözler duyarak çıkarsanız, ibadet ederken de lütuf alamazsınız.그러기 때문에 집에서부터 기분이 좋아서 나와야 은혜가 되는 거지, 집에서 싫은 소리, 듣기 싫은 소리 듣고 나오면, 예배 볼 때도 은혜받을 수가 없습니다.

7Bu yüzden insan yakın ailesine karşı her zaman nazik olmalı, 이제 그대로, aile üyelerinin size sınav yaşatmasını istemiyorsanız, her zaman gülümsemelisiniz.그래서 사람은 가까운 집안을 항상 부드럽게, 이제 그대로, 집안 식구들이 나한테 시험을 주지 않게 하려면, 만날 웃으라는 겁니다.

8Sizler küçük bir şey yüzünden her zaman gülümserseniz, aile üyeleri arasındaki o atmosfer çok sıcak ve her zaman iyi olur, böylece aile üyeleri mutlu olur, ve doğal olarak dışarıda iş yapan kişi işini iyi yapar, ticaret yapan kişi de ticaretini iyi yapar.여러분들이 조그마한 일을 가지고 만날 웃으면, 집안 식구들이 그 분위기가 아주 온화하고, 그 분위기가 항상 좋아서, 집안 식구들이 기분이 좋아지니까, 자연적으로 나가서 사업하는 사람은 사업을 잘하게 되어 있고, 또 장사하는 사람은 장사를 잘하게 되는 겁니다.

9이제 그대로, aile ortamı iyi olursa, doğal olarak yapılan işler de iyi gider.이제 그대로, 집안 분위기가 좋으면 자연적으로 하는 일이 잘되게 되어 있는 겁니다.

10Böyle olunca, 제단'a gelip lütuf alsa da, diğerleri lütuf alamasa da, aile ortamı iyi olan kişi 제단'da otururken, kalbi neşeli olduğu için her zaman gülümsediği için, 하나님 gülen insanı bulmaya gelir.그렇게 되니까, 제단에 와서 은혜받아도 다른 사람은 은혜를 못 받아도 집안 분위기가 좋은 사람은 제단 나와 앉아 있으면, 마음이 기쁘니까 항상 웃으니까, 하나님은 웃는 사람한테 찾아가게 되어 있습니다.

11Bu yüzden 이슬성신 sadece gülen insanlara gider, kızgın insanlara gitmez.그래서 이슬성신이 웃는 사람한테만 가는 거지, 성난 사람한테는 안 갑니다.

12Yüzü asık, depresif ve ruh hali çok kötü olan insanlara 하나님'ın lütfu gelmez.얼굴이 굳어지고, 우울하고, 기분이 아주 안 좋은 사람한테는 하나님의 은혜가 임하질 않습니다.

13Yani, lütuf alamamak bir kayıp, sinirlenmek bir kayıp, bu yüzden sürekli stres altında kalırsınız, sürekli stres altında kalırsanız kanser hücreleri oluşur.그러니까 은혜 못 받아서 손해고, 화나서 손해고, 그러니까 스트레스를 만날 받으니까, 스트레스를 만날 받으면 암세포가 생깁니다.

14Böylece kanser hastalığı ortaya çıkar ve ölüm günü yaklaşır, bu kanser hastalığının nasıl iyileşeceğini düşünürsünüz, bu da yine stres olur, bu da kanser hücrelerinin giderek çoğalarak tüm vücuda yayılmasına neden olur ve tedavi edilemez bir kanser hastalığı haline gelir.그래서 암 병이 생겨서 죽을 날이 가까워져 가지고, 어떻게 하면 이 암 병이 나을까 하고 고심을 하고, 그것이 또 스트레스가 되니까, 그것이 암세포가 점점 증식되어서 온몸에 퍼지면, 고칠 수 없는 그런 암 병이 되는 겁니다.

15O zaman toprağın altına girmek gerekir. Ölmekten başka çare yoktur. Anladınız mı?그러면 땅속에 들어가야 하는 겁니다. 죽을 수밖에 없어요. 아시겠어요?

16Bu yüzden insanın stres olmadan yaşamasının sırrı gülmektir. Her zaman gülmek.그래서 사람이 스트레스 안 받고 사는 비결이 웃는 거예요. 항상 웃는 거.

17Ben gülersem, karşımdaki de güler.내가 웃으면 상대방이 웃습니다.

18Ben her zaman yüzümü güldürür ve mutlu olursam, karşımdaki de mutlu olur.내가 항상 얼굴을 펴고 좋아하면 상대방이 좋아하게 되어 있습니다.

19Karşımdaki gülerse, ben de gülerim.상대방이 웃으면 또 내가 웃게 되어 있습니다.

20Bu yüzden sağlıklı bir şekilde uzun süre 영생 elde edip yaşamak istiyorsam gülmeliyim. Anladınız mı?그래서 내가 건강하게 오래오래 영생을 얻고 살려면 웃어야 해요. 아시겠어요?

21Ama neden gülmüyorsunuz?그런데 왜 웃지를 않아?

22Her zaman gülmelisiniz, değil mi?항상 웃어야 하죠?

23Böylece gülümserseniz, sizler gülümsediğinizde öncelikle ortam tamamen mutlu bir atmosfere dönüşür, böylece zihniniz öncelikle sakinleşir.그렇게 해서 웃으면, 여러분들 웃으면 우선 분위기가 전부 다 이제 행복한 분위기가 되니까, 마음이 우선 안정됩니다.

24Endişeli bir kalp olamaz ve hemen şu bu endişeler ortadan kalkar.불안한 마음이 있을 수가 없고, 바로 이것저것 걱정되는 일이 없어집니다.

25Gülen bir insanın endişesi var mıdır? Endişesi yoktur, değil mi?웃는 사람 걱정이 있어요? 걱정이 없죠?

26Bu yüzden insan her zaman gülmelidir.그래서 항상 사람은 웃어야 하는 겁니다.

27Bu dünyada "Gülersen bereket gelir" diye bir söz var, değil mi?웃어야 복이 온다는 말이 이 세상에 있죠?

28O söz kesinlikle uydurma bir söz değildir.그 말이 절대로 그 꾸며진 말이 아닙니다.

29Güldükleri için bereketin geldiği söylenir.웃으니까 복이 오더라는 겁니다.

30Yani, iyi yaşayan insanlara, zengin olan insanlara bakarsanız, evlerine gittiğinizde her zaman gülümsediklerini görürsünüz.그러니까 잘 사는 사람들, 또 부자 되는 사람들 보면, 그 집안을 가보면 항상 웃고 있습니다.

31O evde kahkaha eksik olmaz.그 집안에는 웃음이 떠날 날이 없습니다.

32이 사람 bunu çok araştırmıştır.그걸 이 사람은 많이 찾아봤습니다.

33Tebliğ yaparken zengin evlerine de, fakir evlerine de gitmek nasip olur.전도하러 다니다 보면 부잣집도 가보게 되고 가난한 집도 가보게 됩니다.

34Fakir bir eve giderseniz, her zaman ağlamaklıdırlar. Endişe ve kaygı hiç eksik olmaz.가난한 집을 찾아가면 항상 울상입니다. 항상 근심 걱정이 떠날 날이 없습니다.

35Böyle insanlar para kazanamaz ve fakir oldukları için, her zaman yoksulluk içinde boğuşur, endişe ve kaygı hiç eksik olmaz.그런 사람은 돈이 안 들어오고 가난하니까, 항상 가난에 찌들어서, 항상 근심 걱정이 떠날 날이 없습니다.

36Böylece bir süre sonra kanser hastalığına yakalandıkları söylenir.그러다 보니까 얼마간 시간이 흐르니까 암 병에 걸렸다고 합니다.

37Kanser, stres almaktan kaynaklanan bir hastalıktır.암이라는 것은요, 스트레스받는 데서 오는 병입니다.

38Kanser hastalığının yanlış yemek yemekten kaynaklandığını sanırlar ama öyle değildir.암 병이 뭐 음식을 잘못 먹어서 걸리는 줄 알지만, 그렇지 않아요.

39Zihin yanlış olursa, kanser hücreleri oluşmaya başlar.마음이 잘못되면 암세포가 조성되게 되어 있습니다.

40Neden mi? Çünkü sık sık sinirlenirseniz, sık sık öfkelenirseniz veya her zaman endişeli bir zihne sahip olursanız, kan kanser hücrelerini oluşturan kana dönüşür.왜 그러냐 하면 신경질을 자주 부린다든지, 화를 자주 낸다든지, 불안한 마음을 항상 갖는다든지 하면, 피가 암세포를 이루는 피로 변화가 됩니다.

41Bu yüzden kanser hücreleri oluştuğu için kanser hastalığına yakalanır ve mezarlığa gitme günü giderek yaklaşır. Anladınız mı?그래서 암세포가 조성되기 때문에 암 병에 걸려서 공동묘지 갈 날이 점점 가까워지는 겁니다. 아시겠습니까?

42Yani, insanın sağlıklı yaşaması, dünyevi yaşasa bile mutlu bir şey, değil mi? Öyle mi, değil mi?그러니까 사람이 건강하게 산다는 것이 세상 적으로 살아도 행복한 거죠? 그래요, 안 그래요?

43Bu yüzden sağlıklı yaşamak için bile her zaman gülümseyin.그래서 건강하게 살기 위해서라도 항상 웃으세요.

44Ben gülersem, karşımdakini de güldürürüm.내가 웃으면 상대방을 웃기는 겁니다.

45Ben gülersem, ailemi de güldürürüm.내가 웃으면 가족들을 웃기는 겁니다.

46Ben gülersem, yanımdaki kardeşleri de güldürürüm.내가 웃으면 옆에 형제들을 웃기는 겁니다.

47Bu, yanımdaki kişiye veya aileye mutluluk vermektir.그것은 바로 옆 사람이나 가족들에게 행복을 주는 겁니다.

48Böylece bereketler sürekli gelir ve yapılan her işte yavaş yavaş para gelmeye başlar, o zaman ağız açılıp giderek gülümser mi, yoksa ağlar mı?그래서 복이 자꾸 들어와서 하는 일마다 슬슬 돈이 들어오니까, 입이 벌어져서 점점 웃게 되어 있을까, 울게 되어 있을까?

49Gülümser, değil mi?웃게 되어 있죠?

50O halde sizler her zaman gülmelisiniz, değil mi? Gülmemeli misiniz?그러니까 여러분들이 항상 웃어야 돼, 안 웃어야 돼?

51Gülümseyerek dolaşın ve tebliğ yapmayı deneyin.웃고 다니면서 전도를 해보세요.

52Tebliğ yapamayan biri bana gelip, "Gülümseyerek ne kadar dolaşsam da tebliğ yapamıyorum" derse, ona birkaç milyon won tazminat öderim.전도 안 되는 사람 나한테 찾아와서, "웃고 암만 다녀도 전도가 안 된다"라고 하는 사람한테 내가 손해 배상 몇백만 원 물어 줄게.

53Gülümseyerek dolaşıp dolaşmadığını araştırırım.웃고 다녔는지, 안 다녔는지 조사해 보고.

54Gülümseyerek dolaşmadığı halde dolaştığını söyleyerek yalan da söyleyebilirler.웃고 다니지도 않으면서 웃고 다녔다고 거짓말할 수도 있거든요.

55Yani, gülümseyerek dolaştığı kesinse, benden 5 milyon won tazminat isterse 5 milyon won, 1 milyon won isterse 1 milyon won, 10 milyon won isterse 10 milyon won veririm. Anladınız mı?그러니까 웃고 다닌 것이 확실하다면, 내가 손해 배상 5백만 원 달라면 5백만 원을 주고, 100만 원 달라면 100만 원 주고, 천만 원 달라면 천만 원 줄게. 아시겠어요?

56O yüzden her zaman gülümseyin. Bir kez daha gülümseyin.그러니까 만날 웃어요. 다시 한번 웃어봐.

57Ne kadar güzel.얼마나 좋아요.

58Böyle dişlerini göstererek gülmek, bu ancak mutlu bir insanın yapacağı bir şeydir; mutlu olmayan bir insan böyle gülemez.이렇게 이를 내놓고 웃는다는 것은 이건 행복한 사람이나 하는 것이지, 행복하지 못한 사람은 이렇게 웃을 수가 없어요.