Her gün 제단'a gelmezsen kurtuluş yoktur
1Bekleyip görün. 이 사람 yalan mı söylüyor, gerçek mi söylüyor.두고 보세요. 이 사람이 거짓말 하나 진짜 말 하나.
2Birazdan ne olacağını, tüm dünyanın nasıl olacağını, bekleyip görün.조금만 있으면 어떻게 되나, 온천하가 어떻게 되나, 두고 보세요.
3Tüm dünya 이제 그대로 bu 이긴자'nın emrine itaat edecektir.온천하가 이제 그대로 이 이긴자의 명령에 따라 복종을 합니다.
4Tüm dünya 이제 그대로 gümüş, altın ve değerli taşları yüklenip geldiğinde, bu 승리제단'ın nasıl olacağını 이 사람 söylemese bile anlayabilirsiniz, değil mi?온천하가 이제 그대로 은금보화를 싣고 들어오게 되면, 이 승리제단이 어떻게 된다는 것을 이 사람이 말을 하지 않아도 알 수 있는 거죠?
5Muazzam bir İş gerçekleşecek, değil mi?굉장한 역사가 벌어지게 되는 거죠?
6Bu yüzden işte bu 제단'a bir gün bile gelmeyen kişi, öyle bir kişinin kurtuluşu yoktur.그래서 바로 이 제단에 하루라도 빠진 사람, 그런 사람은 구원이 없어요.
7Sizler, 이 사람 이제 그대로 bir gün bile ev işlerine daldıysa, veya başka bir işe daldıysa, izinsiz olarak gelmemek, işte o nasıl bir günahtır?여러분들, 이 사람이 이제 그대로 하루라도 가정의 일에 빠졌든지, 무슨 일에 빠졌든지, 허락 없이 빠지는 거는, 그건 바로 무슨 죄야?
8O 죽을 죄'dir. Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?그건 죽을 죄야. 무슨 말인지 알겠어요?
9영생 neden zordur biliyor musunuz, 영생 işte %100 itaat etmekle 하나님 olunacak bir şeydir, kendi kafasına göre 제단'a gelip gelmeyen, katılıp katılmayan kişinin kurtuluşu yoktur.영생이라는 게 왜 힘드냐면, 영생이라는 건 바로 100% 순종을 해야 하나님이 되는 것인데, 지 멋대로 제단에 나왔다 안 나왔다, 빠졌다 안 빠졌다 하는 사람 구원이 없어요.
10Bekleyip görün. Kraliyet sırasına giren kişi. 제단'a gelip gelmeyen öyle bir kişi kesinlikle kraliyet sırasına giremez. Anlıyor musunuz?두고보세요. 왕의 반열에 서는 사람. 제단에 나왔다 안 나왔다 하는 그런 사람은 절대 왕의 반열에 못 서요. 아시겠어요?
11Bu yüzden 이 사람 her etkinlikte sizlere günahları bağışlayan, geçmişteki tüm günahları bağışlayan, 이제 그대로 tüm günahları affeden, böyle bir duyuru yaptığı zamanlar olur, değil mi?그래서 이 사람이 행사 때마다 여러분들에게 죄를 사해 주는, 지난날 모든 죄를 사해 주는, 이제 그대로 모든 죄를 사면하는, 그런 선포를 할 때가 있죠?
12İşte o nedir biliyor musunuz, o zamandan itibaren, o günah affını aldığı günden itibaren aksatmadan sürekli gelirse kraliyet sırasına girer mi, girmez mi?그런 것은 바로 뭐냐면, 그때부터, 그 죄의 사면을 받은 날 그날부터 빠지지 않고 계속 나오면 왕의 반열에 설까, 안 설까?
13O kişi kraliyet rütbesine yükselir.그 사람은 왕의 반열에 서게 해요.
14Ancak o affı alamazsa kraliyet rütbesine yükselebilir mi?그러나 그 사면을 못 받으면 왕의 반열에 설 수 있을까?
15Yükselemez. O kişinin 영생i yoktur. Mutlaka ölür. Bekleyip görün.못 서요. 그 사람은 영생이 없어요. 꼭 죽어요. 두고보세요.
16Ben bu kürsüde boşuna, 이제 그대로, sizlerin gayretle gelmeniz için söz uydurup konuşmuyorum.내가 이 단상에서 괜히 이제 그대로, 여러분들이 열심히 나오도록 하기 위해서 말을 만들어서 하는 게 아니에요.
17Bu kişinin sözleri 삼위일체 하나님'ın sözleridir. Anlıyor musunuz?이 사람의 말은 삼위일체 하나님이 말씀하는 거예요. 아시겠어요?
18Bu yüzden, 이제 그대로, bir gün bile aksatmadan gelmenizi neden söylediğimi biliyorsunuz, değil mi?그래서 이제 그대로 하루도 빠지지 말고 나오라는 말씀을 왜 했는지 아시죠?
19Bir gün bile aksatırsanız hemen 6 ay gecikeceği için, 6 ay boyunca aksatmadan gayretle gelmelisiniz ki o bir gün aksattığınızın günahı bağışlansın, değil mi?하루라도 빠지면 바로 6개월이 지연되기 때문에, 6개월 동안 계속해서 빠지지 않고 열심히 나와야 그 하루 빠진 것이 죄의 사함을 얻게 된다는 거죠?
20İki gün aksatırsanız kaç ay olur?이틀 빠지면 몇 개월이야?
21Bir yıl, değil mi?1년이죠?
22Bir yıl, bir yıl, iki gün aksatırsanız.1년이야 1년, 이틀 빠지면.
23Bu yüzden sizler, diğer genel dini kuruluşlar, genel kiliseler veya tapınaklar gibi, gelmek isterseniz gelir, gelmek istemezseniz gelmezsiniz, orada öyle yapsanız da sorun olmaz, değil mi?그렇기 때문에 여러분들, 다른 일반 종교단체와 일반 교회나 절이나 이런 데처럼, 나오고 싶으면 나오고, 안 나오고 싶으면 안 나오고, 거기에선 그렇게 해도 상관없겠지요.
24Ancak burası hayatın 제단i olduğu için, 성령 ile yeniden doğduran bir 제단 olduğu için, bu yüzden, sizler söze göre itaat ederseniz mi kutsanacaksınız, itaat etmeseniz de mi kutsanacaksınız?그러나 여기는 생명의 제단인 고로, 성령으로 거듭나게 하는 제단인 고로, 그런 고로, 여러분들이 말씀대로 순종을 해야 복을 받을까, 순종을 안 해도 복을 받을까?
25İtaat ederseniz kutsanırsınız, değil mi?순종을 해야 복을 받죠?
26İtaat etmezseniz kutsanmazsınız. Anlıyor musunuz?순종을 안 하면 복을 못 받아. 아시겠어요?
27Bu yüzden, 이제 그대로, bu kişi ilk zamanlarda şöyle dedi: "Her gün 제단'e gelin."그래서 이제 그대로 이 사람이 초창기에 말씀하기를 "매일 제단에 나와라."
28Kutsal Kitap'ta da Vahiy 11. bölümde, "Her gün sunulan yakmalık sunu kaldırılırsa, yıkıma uğrayacak iğrenç bir şey sunakta durur" dendi, değil mi?성경에도 묵시록 11장에, "매일 이르는 번제를 폐하게 되면 멸망받을 가증한 물건이 단에 선다"고 그랬죠.
29Yıkıma uğrayacak iğrenç bir varlık, 마귀 sunakta durursa tüm dünya yıkım olur, yıkım olmaz mı?멸망받을 가증한 존재가, 마귀가 단에서면 온 천하가 멸망이야, 멸망 아니야?
30Yani her gün yakmalık sunu sunulması gerekiyor, değil mi? Sunulmaması mı gerekiyor?그러니까 매일 번제를 드리게 되어 있어요, 안 드리게 되어 있어요?
31Her gün yakmalık sunu sunulması gerekiyor, değil mi?매일 번제를 드리게 되어 있죠?
32Her gün yakmalık sunu sunmazsanız, kurtuluş yoktur.매일 번제를 드리지 않으면, 구원이 없어요.
33영생 denilen şey ucuz bir şey değil. Anlıyor musunuz?영생이라는 게 값싼 게 아니야. 아시겠어요?
34Kar yağsa da yağmur yağsa da, 이제 그대로, vücudunuz ağrısa bile sürünerek de olsa gelmelisiniz. Burası öyle bir yer. Anlıyor musunuz?눈이 오나 비가 오나, 이제 그대로, 몸이 아프더라도 질질 끌고서라도 와야 돼. 여기가 그런 곳이야. 아시겠어요?
35Sizler, hasta bir kişi 제단'e gelirse hastalığı iyileşir mi, iyileşmez mi?여러분들, 아픈 사람이 제단에 오면 병이 낫읍디까, 안 낫읍디까?
36İyileşeceğine dair kesin inancı olan kişinin hastalığı iyileşir, kesin inancı olmayıp şüphe eden kişinin hastalığı iyileşmez.낫는다는 확신을 가진 사람의 병이 낫지, 확신을 안 가지고 의심하는 사람은 병이 안 나아.
37100 kez gelseniz de faydası yok. Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?100번 나와봐도 소용없어. 무슨 말인지 알겠어요?
38Ölümcül bir hastalık iyileşirken, vücudun biraz ağrıması iyileşmez mi?죽을 병이 낫는데, 그 몸이 조금 아픈 게 그게 안 나을 수가 있을까요?