구세주'nun iç yüzü
1Bu yüzden bu 구세주'nun sözlerini ölçüt alarak sizler yaşamalısınız, o sözleri ölçüt alarak yaşamazsanız, kendi istediğiniz gibi, kendi felsefenize göre, sadece kendi inatçılığınıza göre yaşarsanız, o tam da ölüm yoludur. Ölüm yolu!그렇기 때문에 이 구세주의 말씀을 기준해서 여러분들이 살아야지, 그 말씀을 기준해서 살지 아니하고 자기 마음대로 자기 철학대로 그저 자기 고집대로 살면, 그건 바로 죽음의 길이에요. 죽음의 길!
2Bu kişi 영생 yolunu yürüdüğü için 영생 yolunu bilen bir kişidir.이 사람이 영생의 길을 걸어 왔기 때문에 영생의 길을 아는 사람이에요.
3Bu kişi 영생 yolunu bildiği ve 영생 etme yöntemini bildiği için, bu kişinin söylediği 영생 etme yöntemini dikkatlice dinleyip olduğu gibi uygulamalısınız.이 사람이 영생의 길을 알고 영생하는 방법을 알기 때문에, 이 사람이 말씀하는 영생하는 방법을 자세히 듣고 그대로 실천해야 합니다.
4Bu kişinin sözlerini olduğu gibi uygulamazsanız, kendi düşüncelerinizi oraya ekleyip kendi keyfinize göre yaşarsanız kesinlikle kurtuluş yoktur.이 사람 말씀을 그대로 실천하지 않고, 자기의 생각을 거기에다가 첨부해서 자기 멋대로 생활을 하면 절대로 구원이 없어요.
5Kurtuluş olmadığını neye bakarak anladığınızı biliyor musunuz?구원이 없다는 걸 뭘 보면 아는 줄 아세요?
6Birazdan bu dünyada üç yıl boyunca kıtlık olacak, sonra iki yıl boyunca garip bir hastalık dolaşacak.조금 있으면 이 세상에 흉년이 삼년 동안 들고, 그다음에 이년 동안 괴질이 돌아요.
7O zaman yanlış yaşayan insanlar hepsi o hastalığa yakalanıp ölecek.그때에 잘못 산 사람들은 전부 그 병에 걸려서 죽어요.
8İnatçı olan ve o sözlere göre yaşamayan insanlar o hastalığa yakalanıp ölüyorlar! Bunu sizler yanınızdan görebilirsiniz.아집이 있고 그 말씀대로 살지 아니한 사람들이 그 병에 걸려서 죽는구나! 하는 걸 여러분들이 옆에서 볼 수가 있어요.
9Bu kişinin öyle boğazı yırtılırcasına bağırması, tam da sizlerin her birini, istisnasız herkesi ölmemeleri için ölmeme yöntemini öğretmesidir.이 사람이 그렇게 목매어 외치는 것은 바로 여러분들 한 명 한 명 다 누구를 막론하고 죽지 않게 하려고 죽지 않는 방법론을 가르쳐 주는 것입니다.
10Ama sizler onu kemik iliğinize kadar işlemeyip bir kulaktan girip diğerinden çıkan bir durumda yaptığınız için, bu kişinin artık konuşmaya gücü de kalmıyor ve sizlere öyle hakikat sözlerini vermek istemiyor.그런데 여러분들은 그거를 뼈골 속 깊이 새기지 아니하고 한 귀로 듣고 한 귀로 흘려보내는 상태로 하니까, 이 사람은 이제 말할 힘도 나지 아니하고, 여러분들에게 그러한 진리의 말씀을 던져주고 싶은 마음이 없어요.
11Çünkü sözleri değerli görmüyorsunuz.왜 그러냐 하면, 말씀을 귀하게 여기지 않기 때문입니다.
12Bu sözler ne kadar değerli oysa.이 말씀이 얼마나 귀한 건데.
13Sizlere bu kişi 반대생활'ı şimdi nasıl nasıl yaptığını söylemişti, değil mi?여러분들에게 이 사람이 반대생활을 이제 어떻게 어떻게 했다는 걸 말씀했죠?
14Peki sizler o sözleri dinleyip o sözlere göre uyguladınız mı?그러면 여러분들이 그 말씀을 듣고 그 말씀대로 실천해 봤어요?
15Uyguladınız mı?실천해봤어요?
16O sözlere göre uygularsanız, sadece bir yıl uygularsanız 하나님 olursunuz. 이긴자 olursunuz.그 말씀대로 실천하면요, 일 년만 실천하면 하나님이 돼요. 이긴자가 돼요.
17O sözlere göre uygulamış olsaydınız, bizim 제단'ımızda yüzlerce 이긴자 olmalıydı. 이긴자!그 말씀대로 실천했으면 우리 제단에 이긴자가 수백 명이 있어야 돼요. 이긴자가!
18이긴자'nın olmaması o sözlere göre uygulama yapmadığınız içindir.이긴자가 없다는 것은 그 말씀대로 실천을 안 해서 그래요.
19Bu kişi açıkça 이긴자 olma yöntemini tartıştı.이 사람은 분명히 이긴자가 되는 방법을 논했어요.
20Ayrıca 영생 etme yöntemini, 하나님 olma yöntemini tartıştı.또 영생하는 방법, 하나님이 되는 방법을 논했어요.
21Ayrıca neyin 하나님'ın kalbi olduğunu öğretti.또 어떠한 것이 하나님의 마음이라는 걸 가르쳐 주었어요.
22Ancak 하나님'ın kalbine sahip olmaya çabalayan ve gayret eden kişi gözükmedi.그러나 하나님의 마음을 가지려고 애를 쓰고 노력하는 사람은 눈에 보이지 않았어요.
23Çünkü bu kişi ibadeti yönetmek için kürsüye çıktığında, burada insanlar oturmuş gibi değil, kargalar gelip oturmuş gibi geliyor, kargalar!왜 그러냐 하면, 이 사람이 예배를 인도하러 단에 서면, 여기 사람이 앉아 있는 게 아니고 까마귀가 와서 앉아 있는 것 같아요, 까마귀!
24Karalar, yüzleri simsiyah.깜댕이들, 얼굴이 시커매요.
25Bunun nedeni ise, sizin 마귀 tarafından kirlenip 마귀 haline geldiğiniz durumdur.그건 왜 그러냐 하면, 여러분들이 마귀한테 오염되어가지고 마귀가 되었다는 상태예요.
26Yani 마귀 tarafından kirlenince yüzünüz kararır, sonra ibadet sırasında bir ölçüde soyulup, bir ölçüde soyulduğunda kül rengine döner, ardından bembeyaz olur.그러니까 마귀한테 오염되면 얼굴이 까맣게 되고, 그래서 예배를 보는 동안 어느 정도 벗겨가지고, 이제 어느 정도 벗겨지면 재색으로 변하고, 그다음에 허옇게 변해요.
27Sonra ibadeti bitirirsiniz.그 다음에 예배를 마쳐요.
28Bu tekrar edilmemesi gereken bir şeydir.이것을 되풀이해서는 안 되는 거예요.
29Ertesi gün yine kara olup gelip oturursanız, o zaman hiçbir anlamı kalmaz.그 이튿날 또 깜댕이가 돼어 와서 앉아 있으면, 그건 하나마나예요.
30Sürekli bunu tekrar edersek olur mu?만날 그걸 되풀이하면 되겠어요?
31Bu İş'i yapan başrol oyuncusunun gücü tükenir mi, tükenmez mi?이 역사(役事)를 하는 주인공이 맥 빠질까, 맥 안 빠질까?
32Gücü tükenir. Öyle olmamalı.맥 빠져요. 그래서는 안 되는 거야.
33Sizin 자유율법'a uymanız ve bu kişinin sözlerine göre uygulamanız gerekir. Anladınız mı?여러분들이 자유율법을 지키고 이 사람의 말씀대로 실천을 해줘야 돼요. 아시겠어요?
34Bu kişinin sözleri kalple tutulur, bedeni tutmakla ilgili bir söz değildir.이 사람의 말씀은 마음으로 지키는 거지, 몸을 지키는 것은 주로 한 말이 아니에요.
35Bu kişinin sözleri kalple tutulan sözlerdir.이 사람의 말씀은 마음으로 지키는 말씀이에요.
36Yani kalbiniz bu kişinin sözlerine göre uygulamalıdır, ancak o zaman bu ibadeti bitirip dünyaya gitseniz bile karga gibi yüzünüz simsiyah olmaz.그러니까 여러분들의 마음이 이 사람 말씀대로 실천해야, 그래야 여러분들이 이 예배 마치고 세상 가더라고 까마귀처럼 얼굴이 시커멓게 되지 않아요.
37Her gün bu kişi ibadeti yönetmek için kürsüye çıktığında kargalar gelip oturmuş gibi görünürse, sizce bu kişinin kalbi nasıl olur?매일 이 사람이 예배를 인도하러 단상에 올라왔을 때 까마귀가 와서 앉아 있는 것처럼 보이면, 여러분, 이 사람의 마음이 어떻겠어요?
38O kadar zorlanıp ter dökerek o kadar bembeyaz soyup temizlemişken, yine karga olup gelip oturursanız, bu kişinin hisleri nasıl olur?그렇게 힘들여서 땀 흘려서 그렇게 하얗게 벗겨 놨는데, 또 까마귀가 되어 와서 앉아 있으면, 이 사람 심정이 어떻겠어요?
39Bir kez olsun kendinizi onun yerine koyup düşünün.그 입장을 한 번 바꿔서 생각해 보세요.
40Ancak bu kişi size bir kez bile azarlayıcı bir söz söylemedi.그러나 이 사람은 한 번도 여러분들에게 책망의 말을 해 보지 않았어요.
41Peki neden sürekli konuşuyor derseniz, sizin bir gün uygulayıp, bir gün bembeyaz açılıp 이긴자 olacağınızı umduğu içindir.그런데 왜 계속 말씀을 하느냐면, 여러분들이 언젠가는 실천을 해서, 언젠가는 하얗게 피어서 이긴자가 되겠지라고 기대를 하고 있기 때문입니다.
42Bu kişinin hislerini, bu tür sözleri söylersem, şimdi sizin güceneceğinizden korktuğum için, sizin gönlünüzü hoş tutmaya çalışmakla meşgul olurdum.이 사람의 심정을, 이런 말을 하면, 이제 여러분들이 기분 나빠할까 봐, 여러분들의 비위를 맞추는 데 급급한 것입니다.
43Bu kişi sizin kalbinizi kıracak sözler söylerse, sizin şimdi tökezleyeceğinizden korkup konuşamazsam, öyle olur mu?이 사람이 여러분의 마음을 상하는 말씀을 하게 되면, 여러분들이 이제 실족할까 봐 말을 못 한다면, 그래서야 되겠어요?
44Tökezleyeceğinizden korkup o sözleri söyleyemezsem, bu İş'i nasıl sürdürebilirim?실족할까 봐 그 말씀을 못한다면, 어떻게 이 역사(役事)를 해 나가겠어요?
45Bu, 구세주'nun ayak bileğini tutmakla aynı şeydir. Ayak bileğini tutmakla.그것은 마치 구세주의 발목을 잡는 것과 똑같은 거예요. 발목을 잡는 것과.
46İlerlemeye çalışan o ayak bileğini, 이제 바로 siz tutuyorsunuz.앞으로 나가려는 그 발목을 이제 바로 여러분들이 잡는 거예요.
47Bu nedenle bu kişinin sözleri düştüğünde, sizin sözlere göre uygulamanız gerekir, gerekmez mi?그런 고로 이 사람의 말씀이 떨어지면 여러분들이 말씀대로 실천을 해줘야 돼, 안 해줘야 돼?
48Gerekir, değil mi?해줘야죠?