구세주'nun Gücü
1제단'ımızın üzerinde, 23 Ağustos'ta Gorbaçov'un serbest bırakıldığı gün, o gün böyle bir gökkuşağı belirdi.우리 제단 위에 8월 23일 날 고르바쵸프가 바로 풀려나는 날 그날 무지개가 이렇게 섰어요.
2Gökkuşağı belirirken, gökkuşağını görüyorsunuz, değil mi?무지개가 서면서, 무지개 보이죠?
3Bu, 23 Ağustos tarihi olarak, tarihiyle birlikte kazınmış olarak çıktı.이건 날짜 8월 23일이라고 날짜까지 박혀져 나왔어요
4Ha? Bilmiyorsanız sessiz kalın, cevap vermeyin, bulutlu muydu, açık mıydı?에? 모르면 잠자코 있어, 대답하지 말고, 구름 꼈어요, 맑아요?
5Açık havaydı, değil mi? Ama neden cevap veriyorsunuz, belki de düşünmeden cevap verme alışkanlığınız olduğu içindir?맑은 날씨죠, 그런데 왜 대답을 해요, 덮어놓고 대답하는 습관이 있어서 그런가 보지?
6Açık havada gökkuşağı belirdiği oldu mu?맑은 날씨에 무지개 선 일이 있어요?
7Yok, değil mi? Ama tam 23 Ağustos'ta gökkuşağının belirmesi, tüm evreni 승리제단'ımızın 이긴자'sının dilediği gibi hareket ettirmesi nedeniyle 하나님'ın yüceltilmesiydi, değil mi?없지요, 그런데 바로 8월 23일 날 무지개가 서는 것은 온 천하를 우리 승리제단의 이긴자가 마음대로 움직이는 고로 하나님께서 영광을 돌린 거죠?
8하나님'ın yüceltmesiydi.하나님께서 영광을 돌린 것이올시다.
9Bu nedenle, 이제 그대로, bu gökkuşağı belirdi ve lütuf indi, 이제 그대로, böyle bir lütuf 제단'ımıza bembeyaz indi, değil mi?그런고로 이제그대로 이 무지개가 서고, 은혜가 내리는, 이제 그대로, 이와 같은 은혜가 우리제단에 하얗게 내렸죠?
10구세주'nun gücü, tam olarak ölüm gücünü parçalayıp yok eden 구세주'dur.구세주의 능력이라는 건 바로 사망 권세를 까서 부시는 것이 구세주인 것이올시다.
11Ölüm gücünü parçalayınca, hemen 마귀'nin gücünü de parçalamış olur muyuz, olmaz mıyız?사망 권세를 부수니까 바로 마귀의 권세를 부술까요, 안 부술까요?
126000 yıl boyunca 마귀, tüm evreni, 이제 그대로, ölüm gücüyle tüm yaşamı öldürme İş'ini yapageldi, değil mi?6000년간 마귀가 온 우주를, 이제 그대로, 사망 권세로서 모든 생명을 죽이는 역사를 해 왔던 거죠?
13Bu nedenle, bu 마귀'nin gücünü kıracak ve 마귀'yi yok edecek bir güce sahip olmak gerekir ki tüm dünya insanları kurtarılabilsin, değil mi? Öyle mi, değil mi?그런고로 이 마귀의 권세를 부시고 마귀를 박살 시키는 능력이 있어야 온 세상 사람들을 구원할 수가 있는 거죠? 그래요, 안 그래요?
14Tüm dünya insanlarını kurtarabilecek bir güce sahip olan 구세주'dur.온 세상 사람들을 구원할 수 있는 능력이 있어야 구세주요.
15Tüm dünya insanlarını kurtarmak, 마귀'ye esir düşmüş insanları serbest bırakmak için, tüm dünya insanlarının içinde 하나님'ın Ruhu varken, 하나님'ın Ruhunu esir tutan 마귀'yi öldürmek gerekir mi, gerekmez mi?온 세상 사람들을 구원하려면, 마귀에게 포로 된 사람들을 석방시키려면, 온 세상 사람들 속에는 하나님의 영이 있는데 하나님의 영을 포로로 사로잡고 있는 마귀를 죽여야 돼, 안 죽여야 돼?
16마귀'yi öldürmek gerekir, değil mi?마귀를 죽여야 되는 거죠?
1770 yıl boyunca komünist yönetim altında kalmış Sovyet ülkesinde komünistler darbe yaptılar, o 마귀'yi öldürme gücü olmadan o darbeyi yıkmak mümkün müydü?70년 동안 공산 정치를 받아온 소련 나라에서 공산주의자들이 쿠데타를 일으켰는데, 그 마귀를 죽이는 능력 없이 그 쿠데타를 무너뜨릴 수가 있을까?
18Yıkmak mümkün değildi, anladınız mı?무너뜨릴 수가 없어요, 아시겠어요?
19Şimdi o Sovyet ülkesinde komünistler çok mudur, az mıdır?이제 그 소련 나라에는 공산주의자들이 많을까 적을까요?
20Hala çok var, değil mi?아직도 많이 있는 거죠?
21O kadar çok olmalarına rağmen, 이제 그대로, 8 komünist liderin içindeki komünist 마귀'nin kafatası tamamen parçalanıp yok edildiği için, komünistler ne kadar çok olursa olsun, yıkılır mı, yıkılmaz mı?그 많이 있는데, 이제 그대로, 8명의 공산주의자 두목들을 여지없이 그 속에 있는 공산주의 마귀의 해골통을 까서 부시니까, 아무리 공산주의자들이 많아도 무너질까, 안 무너질까?
22Yıkılır, değil mi?무너지는 거죠?
23Ve böylece, 이제 그대로, bu yıl da size defalarca 이 사람'ın tayfunları engellediğini, tayfunları öldürdüğünü ve tayfunları uzaklaştırdığını söylemiştim, değil mi?그러면서, 이제 그대로, 여러분들에게 금년 들어서도 여러 번 이 사람이 태풍도 막고, 태풍을 죽이기도 하고, 태풍을 밀어제치기도 하고 그런다고 그랬죠?
24Bu seferki 13 numaralı tayfun da yine güneyden gelmeden önce öldürüldüğü için, tropikal alçak basınca dönüştü mü, dönüşmedi mi?이번에 13호 태풍도 역시 저 남쪽에서 올라오기 전부터 죽여 버리는 고로, 열대성 저기압으로 변했어요, 안 변했어요?
25Tropikal alçak basınca dönüştü, değil mi?열대성 저기압으로 변했죠?
26Tropikal alçak basınca dönüşmüş olsa da, eğer o, 이제 그대로, Güney Kore'yi teğet geçerse, çok yağmur yağdığı için zarar görür mü, görmez mi?열대성 저기압으로 변했지마는 그것이, 이제 그대로, 대한민국을 스쳐 가게 되면 많은 비가 오는 고로 피해를 받아요, 안 받아요?
27Zarar görür, değil mi?피해를 받는 거죠?
28Bu nedenle, Doğu Denizi'ne doğru itildi ve Doğu Denizi'ne doğru uzaklaştı mı, uzaklaşmadı mı?그런고로 동해 쪽으로 밀어제쳐서 동해 쪽으로 밀려 나갔어요, 안 나갔어요?
29Bir iki kez değil, 10 yıl boyunca böyle yapıldığını görünce, gerçekten de, 이제 그대로, 이 사람'ın içindeki 하나님'ın Ruhunun bunu yaptığı açık, değil mi?한 번 두 번도 아니고 10년 동안 이와 같이 하는 걸 보면 과연, 이제 그대로, 이 사람 속에 있는 하나님의 영이 하는 게 분명해요, 안 분명해요?
30Açık, değil mi? Öyle mi, değil mi?분명하죠? 그래요, 안 그래요?
31O zaman 풍운조화'yı dilediği gibi yapıp, 이제 그대로, bu komünist ülkedeki darbeyi tamamen yok ettiğini görünce, kesinlikle dünya halklarını kurtarabilecek bir güç var mı, yok mu?그러면 풍운조화를 마음대로 하고, 이제 그대로, 이 공산주의 나라에서 쿠데타 일으키는 것을 여지없이 부숴버리는 것을 봐서 분명히 세계 만민을 구원할 수 있는 능력이 있는 거예요, 없는 거예요?
32Güç var, değil mi?능력이 있는 거죠?
33Sadece şüphe edenler mi kurtuluş bulur, bulamaz mı?의심하는 자만 구원을 받을까, 못 받을까?
34Sadece şüphe edenler bulamaz, değil mi?의심하는 자만 못 받는 거죠?