영생bilim Bölüm 3

영생 bedeni ışık bedenidir

1Bu nedenle, bu kişi 영생 elde etmenin sırrını kolayca anlaşılır bir şekilde, basitçe öğretiyor, değil mi?그런고로 이 사람이 영생할 수 있는 비결의 말씀을 알아듣기 좋게, 쉽게 가르쳐줘, 안 가르쳐줘?

2Kolayca öğretiyor, değil mi?쉽게 가르쳐주죠~

3Hepiniz, bir insan 영생 elde etme inancına sahip olursa, 이제 그대로, insan bedeni ışık bedenine dönüşür.여러분들, 사람이 영생하는 확신의 마음을 가지면, 이제 그대로, 사람의 몸이 빛의 몸으로 화하게 되는 것이올시다.

4İşte 하나님'ın 성령'i ışığın 성령'idir; 하나님'ın 성령'i, 이제 그대로, 영생'in ölümsüz bedeninin 성령'idir.바로 하나님의 영은 빛의 영이요, 하나님의 영은, 이제 그대로, 영생의 불멸체의 영인 겁니다.

5Bu nedenle, ölümsüz beden denilen şey ışıktır; 'ölümsüz yaşam formu ışıktır' ifadesinin bilimsel olarak da kanıtlanması şudur: Nötronların içindeki ışığın binlerce yıl sonra yok olacağına dair böyle bir teori var mı?그런고로 불멸체라는 것은 빛이요, '불멸의 생명체는 바로 빛이다' 하는 것을 과학적으로도 입증되는 것은, 여러분들이 중성자 속에 있는 빛이 천년만년만 되면 없어진다는 그러한 학설이 있어?

6Yok, değil mi?없죠~

7O nötronların içindeki ışık, sonsuzluğa dek o ışık ölümsüz bir ölümsüz bedendir.그 중성자 속에 있는 빛은 영원 영원 무궁토록 그 빛은 불멸의 불멸체인 것이올시다.

8Bunun nedeni şudur: 하나님'ın 성령'i olduğu için, ölümsüz bedenin o 성령'i, 이제 그대로, 영생'in 성령'idir ve 영생'in 성령'i doğrudan 영생'in zihnini oluşturduğu için, sadece 영생 inancına sahip olunursa o beden kendiliğinden ışığa dönüşürken, o beden kendiliğinden, 이제 그대로, 하나님'ın bedenine dönüşür mü, dönüşmez mi?그것은 왜 그러냐 하면 하나님의 영인 고로 불멸체의 그 영이, 이제 그대로, 영생의 영이요, 영생의 영이 바로 영생의 마음을 이루는 고로, 영생의 확신의 마음만 가지면 그 몸 자체가 빛으로 화해지면서, 그 몸 자체가, 이제 그대로, 하나님의 몸으로 변할까, 안 변할까?

9Dönüşür, değil mi?변하는 거죠~

10Bu nedenle, 이제 그대로, hepiniz, bu kişi kürsüye çıktığında, kürsüye çıkmasa bile bu kişinin bedeninden ışık çıkar mı, çıkmaz mı?그런고로, 이제 그대로, 여러분들, 이 사람이 단에만 서면, 단에 안 서도 이 사람 몸에서는 빛이 나와, 안 나와?

11Çiğ ışık mıdır, ışık değil midir?이슬이 빛이야, 빛 아니야?

12Çiğ ışıktır. Anladınız mı?이슬이 빛이야. 아시겠어요?

13Bu nedenle, o ışığın çıkmasının nedeni, o çiğin ölmeyen 영생 çiği olmasıdır.그런고로 그 빛이 나오는 것은 그 이슬은 죽지 않는 영생의 이슬이요.

14O çiğin kendisi Budist kutsal metinlerinde 감로 olarak adlandırılmış ve 감로 yenirse ölümsüz olunacağı yazılıyken, Kutsal Kitap'ta İşaya 19:26'da ne yazılıdır derseniz, çiğ yağdığında toprak ne verir?그 이슬 자체가 불경에서는 감로라고 하였고, 감로를 먹으면 죽지 않는다고 기록이 되어 있는가 하면, 성경에는 이사야서 19장 26절에 무슨 말씀이 쓰여 있느냐면, 이슬이 내리면 땅에서 뭘 내준다?

15"Toprak ölümü verir" dedi, değil mi?"땅에서 죽음을 내준다" 그랬죠~

16Yani ölüm tanrısı yok mu olur, yoksa var mı olur?그러니까 바로 사망의 신이 없어진다는 거야, 있어진다는 거야?

17Yok olur, değil mi?없어진다는 거죠~

18Yani Kutsal Kitap'ta da yazılıdır, Budist kutsal metinlerinde de yazılıdır ve bilimsel olarak da açıkça, 이제 그대로, nötronların içinden çıkan ışık doğrudan 영생'in maddesidir.그러니까 바로 성경에도 쓰여 있고, 불경에도 쓰여 있고, 과학적으로도 분명히, 이제 그대로, 중성자 속에서 나오는 빛은 바로 영생의 물질인 겁니다.

19O nötronların içinden çıkan o ışığın kendisi olduğu için, eksi ve artı elektronlar sadece yüz yıl mı döner, yoksa sonsuzluğa dek mi döner?그 중성자 속에서 나오는 그 빛 자체가 있으므로 말미암아 마이너스 플러스 전자가 백 년만 돌아간다는 거야, 영원무궁토록 돌아간다는 거야?

20Sonsuzluğa dek döner, değil mi?영원무궁토록 돌아간다는 거죠~

21Sonsuzluğa dek döndüğünü görmek, 영생'in niteliklerine sahip 'yaşam maddesi'nin gücüyle döndüğünü görmek, açıkça nötronların içindeki o ışığın kendisinin 하나님'ın 성령'i olduğunu ve 이제 그대로, 하나님'ın 성령'inin 영생'in 성령'i olduğunu açıkça gösteriyor, değil mi?영원무궁토록 돌아간다는 것은 영생의 속성을 가지고 있는 '생명의 물질'의 힘으로 말미암아 돌아간다는 것을 보아 분명히 중성자 속에 있는 그 빛 자체가 하나님의 영이요, 이제 그대로, 하나님의 영이 영생의 영이라는 것이 분명해, 분명치 않아?

22Açıktır, değil mi?분명하죠~

23Bu nedenle, hepinize 영생 doktrinini şu şekilde açıkça öğrettik, değil mi: '성령 ile yeniden doğmakla kurtuluş elde edilir' sözüyle, '생명과일 yemekle 영생 elde edilir' sözüyle, 'diriliş giyinmekle 영생 elde edilir' sözüyle ve 'iman aracılığıyla 영생 elde edilebilir' kurtuluş doktriniyle.그런고로 여러분들에게 이와 같이 영생의 학설을 '성령으로 거듭나야 구원 얻는다'라는 말씀과 '생명과일을 먹어야 영생한다'라는 말씀과 '부활함을 입어야 영생을 한다'라는 말씀과 '믿음으로 말미암아 영생을 얻을 수 있다'라는 구원론을 명확하게 가르쳐줬죠.

24Bu kurtuluş doktrinine bakıldığında bile, '성령 ile yeniden doğmakla kurtuluş elde edilir' sözü açıkça 하나님 olarak yeniden doğmakla kurtuluş elde edileceği anlamına gelir.이 구원론을 보아도 분명히 '성령으로 거듭나야 구원 얻는다'라는 말은 하나님으로 다시 태어나야 구원 얻는다는 말인 겁니다.

25하나님 olarak yeniden doğulursa, 하나님 mı kurtuluş elde eder, yoksa insan mı kurtuluş elde eder?하나님으로 다시 태어나면 하나님이 구원 얻는다는 거야, 사람이 구원 얻는다는 거야?

26하나님 kurtuluş elde eder, değil mi?하나님이 구원 얻는다는 거죠~

27하나님'ın sonsuzluğa dek 영생 elde edeceği sözünün yazılı olduğunu görmekle, 영생'in özünün açıkça 하나님 olduğu anlaşılır.하나님이 영원무궁토록 영생을 얻는다는 말씀이 기록된 걸 보아, 분명히 영생의 본체가 하나님인 겁니다.

28İşte bu kurtuluş doktrininin kendisi 하나님'ı tartışarak 하나님'ın 영생 ettiğini söyler, insanın 영생 ettiğini değil, bu kişi bunu zaman zaman tartışıyor, değil mi?바로 이 구원론 자체가 하나님을 논해서 하나님이 영생한다고 하는 것이지, 사람이 영생한다는 게 아니라는 것을 이 사람이 시간 시간 논하고 있죠?

29Bu nedenle, 하나님'ın olduğu her yer cennettir~그런고로, 하나님이 계신 곳이 그 어디나 하늘나라~

30'하나님'ın olduğu her yer cennettir' sözü, sadece 하나님'ın cennete gireceği, insanların cennete giremeyeceği anlamına gelir.'하나님이 계신 곳이 그 어디나 하늘나라'라는 말은 하나님이나 하늘나라 들어가지, 사람은 하늘나라 들어갈 수 없다는 의미의 말이 되는 겁니다.

31Bu nedenle, kurtuluş doktrinini bu kadar açık, doğru, kesin ve eksiksiz bir şekilde açıklıyor, değil mi?그런고로 이렇게 분명하게 구원론을 정확하고 확실하게 완전하게 말씀을 해 줘, 안 해 줘~

32Açıklıyor, değil mi?말씀해 주고 있죠~

33Bu nedenle, bu sadece bizim 승리제단 ailemiz için mi söyleniyor, yoksa dünya insanlığı için mi açıklanıyor?그런고로 이것이 우리 승리제단 식구들만 위해서 말하는 거야, 세계 인류를 위해서 말씀을 하는 거야~

34Dünya insanlığı için, 이제 그대로, eksiksiz bir kurtuluş doktrini ve 영생 doktrini tartışılmaktadır.세계 인류를 위해서, 이제 그대로, 완전한 구원론을 논하고 영생론을 논하고 있는 겁니다.

35이제 그대로, insanın 하나님 olduğunu ve insanın 하나님 olabilme olasılığını tartışan bu kişi, 성령 ile yeniden doğmanın sırrını öğretiyor, değil mi?이제 그대로, 사람이 하나님이였었고, 사람이 하나님이 될 수 있는 가능성을 논해 놓은 것을 이 사람이 논하면서, 성령으로 거듭나는 비결을 가르쳐 줘, 안 가르쳐 줘?

36Öğretiyor, değil mi?가르쳐 주죠~

37"Sizler 하나님'ın zihnini kuşanın.""너희는 하나님의 마음을 품어라"

38"Sizler Budist zihnini kuşanın.""너희는 불심을 품어라"

39Bu, hepinizin iyi görünmesi için yazılmış bir söz, değil mi?이건 여러분들 보기 좋으라고 써놓은 말이죠?

40Bu, iyi görünmek için yazılmış bir söz değil.이거 보기 좋으라고 써 놓은 말이 아니야~

41Bu söz, 하나님'ın zihnini kuşanırsanız 하나님'a geri döneceğiniz anlamına gelir.하나님의 마음을 품으면 하나님으로 회복된다는 말씀이에요. 이 말씀이.

42하나님'ın zihnini kuşanırsanız 성령 ile yeniden doğarsınız; 하나님'ın zihnini kuşanırsanız iman etmiş olursunuz; 하나님'ın zihnini kuşanırsanız diriliş giyinebilirsiniz ve 하나님'ın zihnini kuşanırsanız 생명과일 yemiş olursunuz.하나님의 마음을 품으면 성령으로 거듭난다는 말씀이요, 하나님의 마음을 품으면 바로 믿음을 가졌다가 되는 것이에요, 하나님의 마음을 품으면 부활함을 입을 수가 있고, 하나님의 마음을 품으면 생명과일을 먹었다가 되는 것이올시다.

43Bu şekilde, bu kişi sadece 하나님'ın zihnini kuşanırsanız 하나님 olacağınızı öğretmektedir.이와같이 이 사람이 하나님의 마음을 품기만 품으면 하나님이 된다는 것을 가르치고 있는 겁니다.

44이제 그대로, zihnin nasıl kurulursa kanın da öyle değiştiğini, zihnin nasıl kurulursa yüzün de öyle değiştiğini tartışırken, zaman zaman, "Şu kişi tipine göre davranıyor," sözünü çok söyleriz, değil mi?이제 그대로, 마음먹는 대로 피가 변한다, 그러면서 마음먹는 대로 얼굴이 변한다고 하는 것을 논하면서, 시간 시간이, "저 사람 저거 생긴 대로 노네~", 하는 말을 많이 하죠?

45"Şu kişi tipine göre davranıyor.""저 사람 생긴 대로 노네~"

46이제 그대로, cimri gibi görünen bir kişi mutlaka cimrilik yapar, değil mi?이제 그대로, 깍쟁이처럼 생긴 사람은 반드시 깍쟁이 노릇 해, 안 해?

47Kurnazlık yapar, değil mi?깍쟁이 노릇 하죠~

48Kötü görünen bir insan nasıl davranır?악하게 생긴 사람 어떻게 놀아요?

49Sinsi davranan bir insan mı?엉큼하게 노는 사람?

50Sinsi görünür, değil mi?엉큼하게 생긴 거죠?

51Sinsi davranan bir insan sinsi görünür, değil mi? Öyle mi, değil mi?엉큼하게 노는 사람은 엉큼하게 생겼죠? 그래요. 안 그래요~

52이제 그대로, iki yüzlü bir insanın yüzü iki yüzlü gibi görünür, değil mi?이제 그대로, 두 가지의 마음을 가진 사람은 그 얼굴이 두 가지 마음 가진 것처럼 생겼어, 안 생겼어?

53Görünür, değil mi?생겼죠~

54Sinsi görünen insan...엉큼하게 생긴 사람~

55Sinsi davranır, değil mi?엉큼하게 놀죠?

56Hırsız gibi görünen insan...도둑놈처럼 생긴 사람~

57Hırsızlık yapar, değil mi?도둑질하죠~

58İşte tam da bu yüzden, "Göründüğü gibi davranır!" sözü, günlük hayatta cimri bir kalbe sahip olursanız, bunun mutlaka cimri kana dönüşeceği ve cimri bir yüze ve bedene dönüşeceği anlamına gelir. Altı bin yıllık insanlık İş'i akıp giderken... Bunu, böyle bir teoriyi tartışan biri oldu mu?그래서 바로, "생긴 대로 노네~", 하는 말이 바로 평상시에 깍쟁이 마음을 먹으면 반드시 깍쟁이 피로 변해가지고 깍쟁이 얼굴과 몸으로 변한다는 말은, 육천 년 인류 역사가 흐르면서….이것을, 이런 학설을 논한 사람이 있었어?

59Oldu mu, olmadı mı?있었어, 없었어?

60Dinleyince kolay mı, değil mi?듣고 보니까 쉬워, 안 쉬워?

61Dinleyince doğru mu, değil mi?듣고 보니까 정확해, 안 정확해?

62Dinleyince mükemmel bir söz mü, harika bir söz mü?듣고 보니까 완벽한 말이야, 근사한 말이야?

63Dinleyince mükemmel bir söz, değil mi?듣고 보니까 완벽한 말씀이죠?

64Bu yüzden, sizler, hastalığı iyileştirme yöntemi şudur: "Ben hastayım. Hastayım." derseniz hastalık sürekli ortaya çıkar, ama 이제 그대로, eğer kalbiniz her zaman neşeli olursa ve kişi her zaman hastalıksız olduğuna dair bir inançla yaşarsa, hastalık da iyileşir. Anlıyor musunuz?그래서 여러분들, 병 고치는 방법이 바로 "내가 병이 있다. 병이 있다." 하면 병이 자꾸 생기지만, 이제 그대로, 그 마음이 항상 쾌활하고 항상 병이 없는 확신 속에서 사람이 살게 되면 병도 낫게 되어 있어요. 아시겠어요?

65Bu, kalbinizin neye karar verdiğine bağlıdır.마음먹기에 달린 거야.

66Bu yüzden, 이제 그대로, "Bu 승리제단'a gelirsen ölümcül hastalıklar iyileşir", "Bu 승리제단'a gelirsen, çiğ düştüğü için ölümcül hastalıklar iyileşir."그런고로, 이제 그대로, "이 승리제단 나오면 죽을병이 낫는다", "이 승리제단 나오면 이슬이 내리는 고로 죽을 병이 낫는다"

67Bu sözleri duyduğunuzda, çiğ düştüğü açık olduğu için, "Hastalığım iyileşecek, iyileşecek" derseniz, sonunda iyileşir mi, iyileşmez mi?이러한 말을 들으니까, 이슬이 내리는 것이 분명하니까, "내 병은 낫는다, 낫는다"라고 하면 결국은 나을까, 안 나을까?

68Sonunda iyileşir. Anlıyor musunuz?결국은 낫는 거야. 아시겠어요?

69"Hastalığım neden iyileşmiyor? Hastalığım neden iyileşmiyor?" diye sürekli şüphe ederseniz, o hastalık iyileşir mi?"내 병은 왜 안 나을까? 왜 내 병은 안 나을까?", 이렇게 자꾸 의심을 하면 그 병이 나을까?

70Hastalık iyileşmez. Anlıyor musunuz?병이 안 나아. 아시겠어요?

71Elbette lütuf alarak da iyileşir, ama aslında o insanın kalbinde iyileşeceğine dair bir inanç olursa, kanında doğal olarak kalbi sevinir, doğal olarak kalbinde umut oluşur, kalbinde neşe ve sevinç oluşur, 이제 그대로, 영생'in ölmeyen umudu oluşursa, o kanında endorfin diye bir hormon çıkar mı, çıkmaz mı?물론 은혜를 받아서도 낫지만, 사실은 그 사람 마음속에 낫는다는 확신을 가지면 그 핏속에서 여러분들 자연히 마음이 기쁘고 자연히 마음에 희망이 생기고 마음에 즐거움이 생기고 기쁨이 생기고, 이제 그대로, 영생의 죽지 않는 소망이 생기면 그 핏속에서 엔도르핀이라는 호르몬이 나올까, 안 나올까?

72Bilimsel olarak endorfin diye bir hormon çıkar. Anlıyor musunuz?과학적으로 엔도르핀이라는 호르몬이 나오게 되어 있어요. 아시겠어요?

73Endorfin diye bir hormon çıktığında, o hormon T lenfositlere, 이제 그대로, dönüşür ve T lenfosit denilen o faktör, mikrop ve kanser hücrelerini yok eden bir madde olduğu için, o hastalığı iyileştirir. Anlıyor musunuz?엔도르핀이라는 호르몬이 나오면 그 호르몬이 티임파구로, 이제 그대로, 변화가 되어서 그 티임파구라고 하는 그 인자는 병균과 암세포를 제거하는 그러한 물질인 고로, 그 병을 낫게 하는 거예요. 아시겠어요?

74Yani bu kalpten gelir, bu bir yemekten mi gelir?그러니까 그게 마음에서 오는 거야, 그게 무슨 음식에서 오는 거야?

75Kalpten gelir. Anlıyor musunuz?마음에서 오는 거야. 아시겠어요?

76Bu yüzden burada bir geleneksel tıp doktorumuz olsa da, aslında hastanın doktora inanması gerekir ki hastalığı iyileşsin; o doktordan şüphe ederse, hastanın hastalığı iyileşmez.그래서 여기 우리 한의사 선생님이 계시지만, 사실은 환자가 의사를 믿어야 그 환자가 병이 낫지, 그 의사를 의심하면 그 환자의 병이 낫지를 않아요~

77Buradaki geleneksel tıp doktoruna ibadet bittikten sonra sorun.여기 한의사 선생님한테 예배 끝난 다음에 물어보세요~

78"İnanan hasta mı iyileşir, inanmayan hasta mı?" diye sorun."믿는 환자가 납디까, 안 믿는 환자가 납디까?" 하고 물어보세요~

79Şüphesiz o doktora inanmalısınız ki o hastalık iyileşsin.틀림없이 그 의사를 믿어야 그 병이 나아요.

80Şüphesiz bu doktorun, 이제 그대로, hastalığımı iyileştireceğine dair bir inanca sahip olduğunuzda, o inanç kalpte oluştuğunda, kanınızda mikropları ve hastalığı yok eden maddeler fışkırdığı için o hastalık iyileşir. Anlıyor musunuz?틀림없이 이 의사는, 이제 그대로, 내 병을 고쳐준다는 확신을 가졌을 때에, 이미 그 확신의 마음이 성립이 되면 그 핏속에서 병균을 제거하는, 병을 제거하는 물질이 솟구쳐 나오기 때문에 그 병이 낫는 거예요. 아시겠어요?

81Bu kişi, bilimsel olarak da kesin ve net bir şekilde, bir insan 영생 inancına sahip olursa, yavaş yavaş, 이제 그대로, ölümlü insan kılıfından kurtulur mu, kurtulmaz mı?이 사람이 과학적으로도 확실하게 분명하게 사람이 영생의 확신을 가지면 점점, 이제 그대로, 죽을 수밖에 없는 인간의 탈을 벗어나, 안 벗어나?

82İnsan kılıfından kurtulurken, hemen 영생'in 하나님 kılıfına dönüşür mü, dönüşmez mi?인간의 탈을 벗어나면서 바로 영생의 하나님의 탈로 변화가 될까, 안 될까?

83Dönüşür, değil mi?변화가 되는 거죠?

84Böylece dönüşerek 영생 bedenine dönüşür ve 영생 gerçekleşmiş olur.이렇게 변화가 되면서 영생의 몸으로 화해지면서 영생이 이루어지고 마는 것이올시다.

85Bu yüzden, sizlerin kalbinde gerçekten 영생 inancı olmalı ki buraya her gün gelesiniz.그런고로 여러분들 마음이 과연 영생의 확신이 있어야 여기를 매일 나오게 되는 겁니다.

86"Bu gerçekten 영생'i gerçekleştirecek mi?""이게 진짜 영생이 이루어질까?"

87"Yanındaki insan sürekli yaşlanıyor... O yaşlanan insanı görünce... Bu 영생 gerçekleşmiyor gibi?""옆에 사람은 자꾸자꾸 늙어만 가는데~ 저거 늙어지는 거 보니까~ 이거 영생이 이루어지지 않는 것 같은데?"

88Böyle düşünen kişi zarardadır. Öyle mi, değil mi?그렇게 생각하는 사람은 손해야. 그래, 안 그래~

89Öyle mi, değil mi?그래, 안 그래?

90영생 yolunda doğru bir şekilde yürüyen bir insan, ölür mü, ölmez mi?영생의 길을 정확하게 가는 사람이면, 죽을까, 죽지 않을까?

91Ölmesi mümkün değildir. Anlıyor musunuz?죽을 수가 없는 거예요. 아시겠어요?

92Seul'e doğru giden bir insan, Busan'a mı gider?서울로 향해서 가는 사람, 부산 가요?

93Seul'e gider. Anlıyor musunuz?서울 가는 거야. 아시겠어요?

94Busan'a doğru giden bir insan mutlaka nereye gider?부산을 향해서 가는 사람은 반드시 어디를 가요?

95Busan'a gider, değil mi?부산을 가죠?

96Bu yüzden 영생'e doğru giderseniz, mutlaka 영생'i gerçekleştirir ve 영생'e ulaşırsınız.그래서 영생을 향해서 가면 반드시 영생을 이루고 말고, 영생에 도달하고 마는 겁니다.

97Bu yüzden, madem öyle, 영생'e doğru gitmek iyi mi, kötü mü?그런고로 기왕이면 영생을 향해서 가는 게 좋아, 안 좋아?

98İyi olmadığını söyleyenler el kaldırsın.좋지 않다는 사람 손 들어봐~

99Yok mu?없어?

100Sormayın bile demek oluyor, değil mi?물어보지도 말라 이 소리죠?