Nirvana Sutra'ya Dayalı Genel Bakış
1"Kuru toprakta pınarlar fışkırdığında, çölde sular aktığında" denilen sözün tam da 소사'yı işaret ettiğini söylemiştim, değil mi?"마른 땅에 샘물 터지고, 사막에 물 흐를 때" 하는 말은 바로 소사를 가리킨다고 그랬죠?
2소 (素) karakteri 'beyaz', 사 (砂) karakteri 'kum'.흴 소(素)자, 모래 사(砂)자.
3Kum anlamına gelen 사 (砂) karakterinin olduğu beyaz kumlu çölde su akar.모래 사(砂)자가 되는 흰모래가 있는 사막에서 물이 흐른다.
4O su dünya suyu mudur?그 물이 세상 물일까?
5Cennet suyu, değil mi?하늘나라 물이죠?
6Yaşam suyunun bir nehir gibi çölde, 소사'da aktığını söylemiş olsak da, bugün bu dünya insanlarının bunu bilmemesinin sebebi, bu dünyada yazı vardı mı deniyor, yazı yoktu mu deniyor?생수의 물이 강같이 사막에서, 소사(素砂)에서 흐르는 것을 말했는데도, 오늘날 이 세상 사람들이 알지 못하는 것은, 글자를 이 세상에 글이 있었다고 그래요, 글이 없었다고 그래요?
7Yazı yoktu denmişti, değil mi?글이 없었다고 그랬죠?
8Yazı olmadığı için bu dünya insanları bilemez, değil mi?글이 없었던 고로, 이 세상 사람들이 알 수가 없는 거죠?
9Bu yüzden, Budist kutsal metinlerinde "yazı yoktu", "din yoktu" diye yazılıdır.그런고로 불경에 "글이 없었다", "종교가 없었다"라고 하는 말이 불경에 쓰여 있어요.
10이 사람 boş yere din yok demiyor, boş yere ilim yok demiyor, Budist kutsal metinleri 열반경'de hepsi yazılıdır.이 사람이 이 괜히 종교가 없다고 하는 게 아니고, 또 괜히 학문이 없다고 그러는 게 아니라, 불경 열반경에 다 쓰여 있어요.
11열반경, 29. cilt, 289. sayfa: "Bir kişi Buda'ya ulaştığında, karşılaştığı herkes Buda'ya ulaşır."열반경 29권 289페이지, "한 사람이 부처를 이룰 때에 만나는 사람마다 다 부처를 이룬다."
12이 사람 "구세주 ortaya çıktığında, 구세주 ile karşılaşan herkes 구세주 olur" dedi mi, demedi mi?이 사람이 "구세주가 나오면 구세주를 만나는 사람들은 다 구세주가 된다"라고 말했어요, 안 했어요?
13İşte bu 열반경'de yazılıdır. Anlıyor musunuz?이게 바로 열반경에 쓰여 있어요. 아시겠어요?
14Yine 열반경, 29. cilt, 290. sayfa: "Dünyanın yolu özgürlük ve eşitlikten yoksundur, benimki ve seninki farklıdır; Buda'nın yolu ise özgür, eşit ve bir olmaktır, bu tüm insanların doğru yoludur."또 열반경 29권 290페이지, "세상의 도는 자유와 평등이 없고, 내 것과 네 것이 다르고, 부처님 도(道)는 자유하고 평등하고 하나가 되는 것이, 모든 사람의 정도(正道)니라."
15Yani burada herkese başkası gibi davranın mı deniyor?그러니까 여기서는 누구든지 남처럼 여기라고 그러죠?
16"Herkesi kendi bedenin gibi gör" deniyor, değil mi?"누구든지 내 몸처럼 여기라"라고 그러죠?
17İşte bu 열반경'de yazılıdır.이것이 이 열반경에 쓰여 있어요.
18Öyleyse gerçek yol, gerçek din birliği sağlamaktır. Birliği sağlayamayıp sen ve ben farklıysak, o din midir, din değil midir?그래서 진짜 도(道)는, 진짜 종교는 하나를 이루는 게 종교지. 하나를 이루지 못하고 너와 내가 다른 것은 그게 종교예요, 종교가 아니에요?
19İnsanlığı bir araya getiremezse, o din değildir.인류를 하나를 이루지 못하면 그것은 종교가 아니에요.
20Yine "bu dünyada ilim yoktur" diye 이 사람'ın söylediği şey nerede yazılıdır derseniz, 열반경, 8. cilt, 85. sayfa.또 "이 세상에 학문이 없다"라고 이 사람이 말한 것이 어디 쓰여 있냐면, 열반경 8권 85페이지
21"Tüm kutsal metinlerin kayıtları, harf anlamı olmayan yarım harflere dayanır ve""모든 경서의 기록은 글자 뜻이 없는 반쪽 글자에 근본이 되며"
22"미륵불 ortaya çıktığında, yarım harfler yok olacak ve tam harflerin ortaya çıktığını bileceksiniz.""미륵불이 출현하실 때에는 반쪽 글자가 없어지고 완전한 글자가 나타나는 것을 알리라."
23"Benim söylediklerim yarım harflerdi.""내가 말하는 것은 반쪽 글자였다."
24"Siz yarım harfleri bırakıp tam harfleri bilmelisiniz." Sakyamuni böyle söylemiştir. Anlıyor musunuz?"너희는 반쪽 글자를 버리고 완전한 글자를 알아야 한다." 석가모니가 이렇게 말을 한 거예요. 아시겠어요?
25Yani Sakyamuni'nin söyledikleri yarım harfleri söylemişti, tam harfleri söylememişti. Bu demektir.그러니까 석가모니가 말한 말은 반쪽 글자를 말한 거지, 완전한 글자를 말한 건 아니었다. 이 소리예요.
26Yani 생미륵불 ortaya çıktığında, 구세주 ortaya çıktığında, 정도령 ortaya çıktığında, tam harfleri getirip öğretir mi, öğretmez mi?그러니까 생미륵불이 나오면, 구세주가 나오면, 정도령이 나오면, 온전한 글자를 들고나와서 가르쳐줘요, 안 가르쳐줘요?
27Öğretir, değil mi?가르쳐주는 거죠?
28Bu yüzden, bu 열반경 Budist kutsal metinlerinde ayrıntılı olarak yazılı mı, yazılı değil mi?그런고로 이 열반경 불경에 세밀하게 쓰여 있어, 안 쓰여 있어?
29Ayrıntılı olarak yazılı, değil mi?세밀하게 쓰여 있죠?
30Bu yüzden bugün, insanın 하나님 olduğunu bilmemek ilim midir, ilim değil midir?그런 고로 오늘날, 사람이 하나님이었다는 사실을 모르는 게 학문이야, 학문이 아니야?
31Herkesin içinde 하나님 olduğunu bilmemek ilim midir?사람 속에 다 누구든지 하나님이 계신다는 것을 모르는 게 학문이야?
32İnsanların içinde 하나님'ın ruhunun olduğunu bilmemek din midir?사람 속에 하나님의 신이 계신 것을 모르는 게 그게 종교예요?
33Din değildir.종교가 아니에요.
34Herkesin içinde 하나님 vardır.사람 속에 다 하나님이 있어요.
35Bu yüzden, "하나님 yaşamın kendisidir" sözü Kutsal Kitap'ta var, değil mi?그런고로 "하나님이 곧 생명이다" 라는 말씀이 성경에 있죠?
36하나님 yaşamdır denmişti.하나님이 생명이라고 그랬어.
37Yaşamı olmayan insan var mı?생명이 없는 사람 있어요?
38Yaşam neden var derseniz, 하나님 olduğu için yaşam vardır. Anlıyor musunuz?생명이 왜 있냐면 하나님이 계시기 때문에 생명이 있는 거예요. 아시겠어요?
39Sizin yaşıyor olmanız 하나님 olduğu içindir, 하나님 olmasaydı yaşayabilir miydiniz?여러분들이 살고 있는 것은 하나님이 있기 때문에 살고 있는 거지, 하나님이 없으면 살 수가 있을까?
40Yaşayamazsınız.살 수가 없어요.
41Bu yüzden 하나님 yaşamın kendisidir.그래서 하나님이 곧 생명이요.
42하나님 yaşam olduğu için siz yaşamı değerli mi görmelisiniz, yaşamı hafife mi almalısınız?하나님이 생명인 고로 여러분들이 생명을 귀하게 여겨야 돼요, 생명을 우습게 여겨야 돼요?
43Yaşamı hafife alan 마귀 새끼 midir, 하나님 midir?생명을 우습게 여기는 게 마귀 새끼야, 하나님이야?
44O 마귀 새끼'dir. Anlıyor musunuz?그 마귀 새끼야. 아시겠어요?
45Bu yüzden bugün 이 사람, 생미륵불 olan 구세주 ile sadece karşılaşır karşılaşmaz kurtuluştur, sadece karşılaşır karşılaşmaz tüm günahların hiçbiri kalmadan yok olacağını söylemişti, değil mi?그런고로 오늘날 이 사람이, 생미륵불이 되는 구세주를 만나기만 만나면 구원이요, 만나기만 만나면 죄가 하나도 없이 전부 소멸된다고 그랬죠?
46Bu Budist kutsal metinlerinde yazılı, değil mi?이게 불경에 쓰여 있죠?
47Sadece karşılaşır karşılaşmaz günahlar yok olur.만나기만 만나면 죄가 소멸돼.
48Günahlar tamamen yok olursa ne olur?죄가 완전히 소멸되면 뭐가 되는 거야?
49하나님 olunur.하나님 되는 거야.
50Salih bir insan olunur, salih bir insan.의인이 되는 거야, 의인이.
51Ölemeyen bir yaşam varlığı 하나님'dır. Anlıyor musunuz?죽을 수가 없는 생명체가 하나님이에요. 아시겠어요?
52Ölemeyen bir yaşam varlığı 하나님 iken, ölmeme sırrını 이 사람 bilimsel olarak, çok mantıklı bir şekilde, akla uygun olarak mı tartışıyor, zor bir şekilde mi tartışıyor?죽을 수가 없는 생명체가 하나님인데, 죽지 않는 비결을 이 사람이 과학적으로 아주 논리적으로 이치에 맞게 논해, 어렵게 논해?
53Akla uygun olarak tartışıyor, değil mi?이치에 맞게 논하죠?
54"Düşündüğün gibi kan değişir" diye en başından beri söylemiştim, değil mi?"생각을 하는 대로 피가 변한다"라고 초창기부터 말했죠?
55Düşündüğün gibi kan değişir.생각을 하는 대로 피가 변해.
56Bunun kanıtı şudur ki, tam da cimri gibi görünen insan, cimri gibi davranır denmişti, değil mi?그 증거가 뭐냐 하면 바로 깍쟁이처럼 생긴 사람, 깍쟁이 노릇 한다고 그랬죠?
57Kötü görünen insan, kötü davranır denmişti, değil mi?악하게 생긴 사람, 악하게 논다고 그랬죠?
58Yine dolandırıcı gibi görünen insan, dolandırıcıdır, değil mi?또 사기꾼처럼 생긴 사람, 사기꾼이죠?
59Yine iyi huylu görünen insan, iyi huylu davranır, değil mi?또 선하게 생긴 사람, 선하게 행동하죠?
60Bu, şu anda gerçeklik içinde gerçekleşen bir gerçektir ve gerçeklik içinde gerçekleşen bir olgu olduğu için, bu bilimin bilimi midir, bilim dışı mıdır?이것은 지극히 현재 현실 속에서 이루어지고 있는 현실이요, 현실 속에서 이루어지고 있는 사실이기 때문에, 이것은 과학 중의 과학이에요, 비과학적인 거예요?
61Bilimin bilimi olduğu için, bu yüzden bugün, zihinde neye karar verilirse kan ona göre değişir ve cimri bir zihne sahip olunursa cimri kanına dönüşür ve cimri yüzüne dönüşür mü, dönüşmez mi?과학 중의 과학이 되는 고로, 그런고로 오늘날 마음을 먹는 대로 피가 변해가지고, 깍쟁이 마음을 먹으면 깍쟁이 피로 변해가지고, 깍쟁이 얼굴로 변해, 안 변해?
62Cimri yüzüne dönüşür, değil mi?깍쟁이 얼굴로 변하죠?
63Bu yüzden kötü bir zihne sahip olunursa, kötü kana dönüşür ve yüz kötü bir yüze dönüşür mü, dönüşmez mi?그런고로 악한 마음을 가지면, 악한 피로 변해가지고 얼굴이 악한 얼굴로 변해요, 안 변해요?
64Kötü bir yüze dönüşür.악한 얼굴로 변해.
65Bu gerçekten şaşırtıcı bir sözdür, anlıyor musunuz?참 기가 막힌 말이야 이건, 아시겠어요?
66Zihinde neye karar verilirse o olur.마음먹는 대로 되어지는 거야.
67Hastalanma zihnine sahip olunursa hastalanılır, hastalık kendiliğinden oluşmaz. Anlıyor musunuz?병 걸릴 마음을 먹으면 병에 걸리는 거지, 병이 저절로 생기는 게 아니야. 아시겠어요?
68Hastalanma zihnine sahip olunduğu için hastalanılır.병 걸릴 마음을 먹었기 때문에 병에 걸리는 거야.
69Ölme zihnine sahip olunduğu için ölünür, boş yere ölünmez. Anlıyor musunuz?죽을 마음을 가졌기 때문에 죽는 거지, 괜히 죽는 게 아니에요. 아시겠어요?
70Bu yüzden sizler, zihinde neye karar verilirse kan ona göre değiştiği için, cimri bir zihne sahip olunursa cimri kanına dönüşüp cimri yüzüne dönüştüğünü görerek, zihinde neye karar verilirse kanın ona göre değiştiği bilimsel bir söz müdür, bilim dışı bir söz müdür?그래서 여러분들, 마음먹는 대로 피가 변하는 고로, 깍쟁이 마음을 먹으면 깍쟁이 피로 변해가지고 깍쟁이 얼굴로 변하는 걸 보아, 마음을 먹는 대로 피가 변한다는 것이 과학적인 말이에요, 비과학적인 말이에요?
71Bilimsel bir sözdür.과학적인 말이야.
72하나님'ın zihnine sahip olunursa 하나님'ın kanına dönüşür sözü bu batıl bir söz müdür?하나님의 마음을 먹으면 하나님의 피로 변한다는 말이 이게 미신적인 말이야?
73Bilimsel bir sözdür. Anlıyor musunuz?과학적인 말이에요. 아시겠어요?
74Bu kesinlikle ölmeme sırrının teorisi midir, ölümün teorisi midir?이게 틀림없이 죽지 않는 비결의 학설이에요, 죽음의 학설이에요?
75영생 teorisidir. Anlıyor musunuz?영생의 학설이야. 아시겠어요?
76하나님'ın zihni tam da, 영생 ruhu 하나님 olduğu için 영생'in kesinliği 하나님'ın zihnidir ve fedakar zihin 하나님'ın zihni olduğu için,하나님의 마음은 바로, 영생의 신이 하나님인 고로 영생의 확신이 하나님의 마음이요, 희생적인 마음이 하나님의 마음인 고로
77Sadece 하나님'ın zihniyle yaşanırsa, 하나님'ın kanına dönüşüp ölecek bir beden mi olur, ölmeyecek bir beden mi olur?하나님의 마음만 가지고 살면 하나님의 피로 변해가지고 죽을 몸이 될까요, 안 죽을 몸이 될까요?
78Ölmeyen 하나님'ın bedeni olur, değil mi?안 죽는 하나님의 몸으로 되는 거죠?
79Bu yüzden sadece 하나님'ın zihnine sahip olunursa, ölmeyen kana dönüşüp ölmeyen bir bedene dönüştüğü için, hastalanmak istese de hastalanamayacak bir beden olduğu için, ölmek istese de ölemeyecek bir beden olur mu, olmaz mı?그런고로 하나님의 마음만 가지면 안 죽는 피로 변해가지고 안 죽는 몸으로 변하는 고로, 병이 걸리려야 걸릴 수 없는 몸이 되는 고로, 죽으려야 죽을 수가 없는 몸이 될까요, 안 될까요?
80Olur, değil mi?되는 거죠?
81성령 ile yeniden doğmakla kurtuluş elde edilir.성령으로 거듭나야 구원 얻는다.
82Dirilişi giyinmekle kurtuluş elde edilir.부활함을 입어야 구원을 얻는다.
83생명과일 yemekle kurtuluş elde edilir.생명과일을 먹어야 구원을 얻는다.
84İman aracılığıyla kurtuluş elde edilir.믿음으로 말미암아 구원 얻는다.
85하나님'ın zihnine sahip olmakla kurtuluş elde edilir.하나님의 마음을 가짐으로 구원을 얻는다.
86하나님 içinde hareket etmekle kurtuluş elde edilir.하나님 안에서 행함으로 말미암아 구원을 얻는다.
87Şabat'a katılmakla kurtuluş elde edilir.안식일에 참여해야 구원을 얻는다.
88Cennete gitmekle kurtuluş elde edilir sözü, hepsi aynı söz müdür, farklı söz müdür?천당에 가야 구원을 얻는다는 말씀이 전부 다 같은 말이에요, 다른 말이에요?
89Hepsi aynı sözdür.그거 다 같은 말이야.
90Aynı söz olduğunu diğer insanlar bilir mi?같은 말이라는 걸 다른 사람들이 알아?
91Bilmezler, değil mi?모르죠?
92Buna ne denir derseniz, '반쪽 글자'yı alıp onu yazı olarak bildikleri için bilemezler. Anlıyor musunuz?이걸 뭐라고 하느냐면, '반쪽 글자'를 가지고 그걸 글이라고 알고 있기 때문에 알 수가 없는 거예요. 아시겠어요?
93'반쪽 글자' harf olur mu? '반쪽 글자' yazı olur mu?'반쪽 글자'가 글자가 돼? '반쪽 글자'가 글이 돼?
94'반쪽 글자' yazı olamaz. Yazı değildir.'반쪽 글자'는 글이 될 수가 없어. 글이 아니야.
95İlim yoktu. Anlıyor musunuz?학문이 없었어요. 아시겠어요?
96Bu yüzden 이 사람, 성령 ile yeniden doğmakla kurtuluş elde edilir, dirilişi giyinmekle kurtuluş elde edilir, 생명과일 yemekle kurtuluş elde edilir, iman aracılığıyla kurtuluş elde edilir, kurtuluş doktrinini doğru bir şekilde tartışıyor mu, tartışmıyor mu?그래서 이 사람이, 성령으로 거듭나야 구원 얻는다, 부활함을 입어야 구원 얻는다, 생명과일을 먹어야 구원 얻는다, 믿음으로 말미암아 구원 얻는다, 구원론을 정확하게 논해요, 안 논해요?
97Kurtuluş doktrinini doğru bir şekilde tartışıyor, değil mi?구원론을 정확하게 논하죠?
98"성령 ile yeniden doğmakla kurtuluş elde edilir" sözü tam da, amniyon kesesi (rahim zarı) içinde bulunan, yani ruhsal 마귀 hapishanesi olan amniyon kesesi içinde hapsolmuş 하나님'ın ruhu amniyon kesesini yırtıp, bebek olan 하나님 doğup tekrar '나'라는 주체의식 olduğunda, 성령 ile yeniden doğmuş olurken,"성령으로 거듭나야 구원 얻는다"라는 말은 바로 애기보(양막) 속에 있는, 말하자면 영적 마귀 옥이 되는 애기보 속에 갇혀 있는 하나님의 영이 애기보를 찢고, 애기가 되는 하나님이 태어나서 다시 '나'라는 의식이 될 때, 성령으로 거듭났다가 되면서
99amniyon kesesi gibi 마귀 hapishanesi 'ruhsal mezar' olduğu için, ruhsal mezar içinde hapsolmuş 하나님 ben olduğunda, 하나님 tekrar yaşamış olur, 'dirilişi giyinmiş' olur, değil mi? Öyle mi, değil mi?애기보와 같은 마귀 옥이 '영적 무덤'인 고로, 영적 무덤 속에 갇혀 있던 하나님이 내가 되면, 하나님이 다시 살았다가 되니까, '부활함을 입었다'가 되는 거죠? 그래요, 안 그래요?
100Ama bu dünyadaki sahte din mensupları "ölü bir insan mezara girip mezarı parçalayıp tekrar dirilir" derler mi, demezler mi?그런데 이 세상 사이비 종교가들은 "죽은 사람이 산소 속에 들어갔다가 산소를 뽀개고 다시 살아난다"라고 그래요, 안 그래요?
101Buna diriliş derler, değil mi?그걸 가지고 부활이라고 그러죠?
102Onlar '반쪽 글자'yı bilen insanlar olduğu için, öyle söylemekten başka çareleri yok, değil mi? Öyle mi, değil mi?그게 '반쪽 글자'를 알고 있는 사람들이니까, 그렇게 말할 수밖에 없죠? 그래요, 안 그래요?
103"Kutsal Kitap sözü ruhsal sözdür" denildiği için, diriliş de ruhsal diriliş midir, bedensel diriliş midir?"성경 말은 영적 말"이라고 했으니까, 부활도 영적 부활이에요, 육적 부활이에요?
104Ruhsal diriliş olduğu için, bedensel olarak İsa'nın tekrar yaşadığı sözü, o doğru olmayan bir sözdür, yalandır, saçmalıktır, insan sözü müdür?영적 부활이니까, 육적으로 예수가 다시 살았다는 말은 그건 맞지도 않는 말이요, 거짓말이요, 개소리예요, 사람 소리예요?
105O saçmalıktır. Anlıyor musunuz?그건 개소리야. 아시겠어요?
106Bu yüzden ruhsal mezar içinde hapsolmuş 하나님 tekrar ruhsal mezarı yarıp, 하나님 yaşadığında, '나'라는 주체의식 olduğunda, 하나님 tekrar yaşamış olur, değil mi?그래서 영적 무덤 속에 갇혀 있던 하나님이 다시 영적 무덤을 파하고, 하나님이 살아났을 때, '나'라는 주체의식이 됐을 때, 하나님이 다시 살았다가 되는 거죠?
107"성령 ile yeniden doğdu" da olur, "dirilişi giyindi" de olur, "생명과일 yedi" de olur mu, olmaz mı?"성령으로 거듭났다"도 되지만, "부활함을 입었다"도 되지만, "생명과일을 먹었다"가 되는 거예요, 안 되는 거예요?
108Ruhsal mezarı yarıp geçecek kadar olursa, 마귀'yi yenen 하나님 midir, 마귀'ye yenilen 하나님 midir?영적 무덤을 파할 정도면, 마귀를 이기는 하나님이야, 마귀한테 지는 하나님이야?
109마귀'yi yenen 하나님 olursa dirilişi giyinebilir, 마귀'yi yenemezse dirilişi giyinebilir mi?마귀를 이기는 하나님이라야 부활함을 입을 수 있는 거지, 마귀를 이기지 못하면 부활함을 입을 수 있어요?
110마귀'yi yenen 하나님 olursa 성령 ile yeniden doğabilir, değil mi? Öyle mi, değil mi?마귀를 이기는 하나님이라야 성령으로 거듭날 수 있죠? 그래요, 안 그래요?
111Sizler, bu doğru bir söz müdür, çarpık bir söz müdür?여러분들, 이게 정확한 말이에요, 삐딱한 말이에요?
112Kim böyle kurtuluş doktrinini doğru bir şekilde tartışan birisi oldu mu?누가 이렇게 구원론을 정확하게 논한 사람이 있었어요?
113Olmadı, tek bir kişi bile olmadı.없었어, 한 사람도 없었어요.
114"생명과일 yemekle kurtuluş elde edilir" sözü tam da, 생명과일 Kutsal Kitap sözüdür, Kutsal Kitap sözü ruhsal söz olduğu için, 영생 veren ruh 생명과일 olduğu için, '나'라는 주체의식 하나님 olmak isterse, 마귀'yi yenmiş ve ölüm gücünü yenmiş 하나님 'ben' olduğu için, 영생 eden bir ruh mudur, ölen bir ruh mudur?"생명과일을 먹어야 구원 얻는다"라는 말은 바로 생명과일이 성경 말이요, 성경 말은 영적 말인 고로, 영생을 주는 영이 생명과일인 고로, '나'라는 주체의식이 하나님이 되려면 마귀를 이기고 사망 권세를 이긴 하나님이 '나'가 된 고로, 영생하는 영이에요, 죽는 영이에요?
115영생 eden bir ruhtur.영생하는 영이야.
116Bu yüzden 'dirilen ruh' '생명과일' olur, değil mi?그래서 '부활하는 영'이 '생명과일'이 되는 거죠?
117'성령' ile yeniden doğmuş ruh, '생명과일' olur, değil mi? Öyle değil mi?'성령으로 거듭난 영'이 '생명과일'이 되는 거죠? 그래요, 안 그래요?
118Bu yüzden "İmanla kurtuluş elde edilir" sözü Kutsal Kitap'ta yazılı olsa da, 'yarım harf' bilen insanlar imanın ne olduğunu anlar mı?그러므로 "믿음으로 말미암아 구원을 얻는다"라는 말씀이 성경에 쓰여 있지만, '반쪽 글자'를 아는 사람들이 믿음이 뭔지 알겠어?
119Anlamazlar.몰라.
120Bu yüzden iman denen şey, '하나님'ın verdiği bir armağan'dır iman diye Efesliler 2:8'de yazılı, değil mi?그래서 믿음이라는 건 '하나님이 주시는 선물'이 믿음이라고 에베소서 2장 8절에 쓰여 있는 거죠?
121Bu nedenle iman, '하나님'ın verdiği bir armağan olduğu için, '하나님'da çok para olmadığı gibi, çok altın külçesi de olmadığı gibi, '하나님'da 영생'den başka sermaye olmadığı için, '영생' ruhunu '하나님' armağan olarak verir, değil mi?그런고로 믿음은 '하나님이 주시는 선물'인고로, 하나님에게는 돈이 많은 것이 아니고, 금덩어리가 많은 것이 아니고, 하나님에게는 영생밖에는 밑천이 없는 고로, '영생의 영'을 하나님이 선물로 주는 거죠?
122영생 ruhu, 마귀'yi yenemeyen ruh 영생 eder mi?영생의 영이, 마귀를 못 이기는 영이 영생할까?
123마귀'yi yenen ruh olmalı ki 영생 eden ruh olsun. Değil mi? Öyle değil mi?마귀를 이기는 영이라야 영생을 하는 영이 되는 거야. 그렇죠? 그래요, 안 그래요?
124Yani 'ben'i yenip 마귀'yi yenip ölüm gücünü yenen '하나님'ın ruhunun iman olduğu bu muazzam gerçeği tartıştığını gördüğümüzde, gerçek bir 구세주 müdür, yoksa sadece öyle görünen bir 구세주 müdür?그러니까 '나'를 이기고 마귀를 이기고 사망 권세를 이기는 하나님의 영이 믿음이라는 이 엄청난 사실을 논하는 걸 볼 때에 진짜 구세주예요, 그럴듯한 구세주예요?
125Gerçek bir 구세주'dur. Gerçek bir 구세주 değilse böyle şeyleri tartışamaz. Anlıyor musunuz?진짜 구세주야. 진짜 구세주가 아니면 이런 걸 논하지 못해. 아시겠어요?
126Şimdi gerçek bir 구세주 değilse yine böyle çiğ düşer mi?이제 진짜 구세주가 아니면 또 이렇게 이슬이 내릴까?
127Çiğ düşmez, sahte olan için. Anlıyor musunuz?이슬이 내리질 않아, 가짜는. 아시겠어요?
128Bu yüzden gerçek bir 구세주 olduğu için, Sosa'ya böyle yüz bin 승리제단 kurup İş yapmaya başlamadan önce bile, Yeokgok 1. ve 2. bölgelerinden geçip 3. bölgeye kadar geldi, değil mi?그래서 진짜 구세주니까 소사에다가 이와 같이 백만승리제단을 세워가지고 역사(役事)를 하기 전부터, 역곡1동, 2동을 거쳐가지고 3동까지 왔어요, 안 왔어요?
129Geldi, değil mi?왔죠?
130Sizler, burası bizim 승리제단'ı kurmadan önce burası hangi bölgeydi?여러분들 여기가 우리 승리제단을 세우기 전에는 여기가 무슨 동이야?
131Goean-dong'du, cinlerin yaşadığı bir mahalleydi, cinlerin, anlıyor musunuz?괴안동이야, 귀신이 사는 동네야, 귀신이, 아시겠어요?
132Burası cinlerin güvenle yaşadığı bir mahalleydi.귀신이 안전하게 사는 동네야 여기가.
133Yani cin mahallesini ele geçirdiğine göre, gerçekten 이긴자 '하나님' mıdır, yoksa başarısız bir '하나님' mıdır?그러니까 귀신 동네를 점령했으니까, 과연 이긴자 하나님이에요, 실패자 하나님이에요?
134이긴자 '하나님'dır. Anlıyor musunuz?이긴자 하나님이야. 아시겠어요?
135Bu yüzden böyle kurtuluş doktrinini tartışırken, bugün 이 사람 구세주 doktrinini doğru bir şekilde tartışıyor, değil mi?그래서 이와 같이 구원론을 논하는가 하면, 오늘날 이 사람이 구세주론을 정확하게 논해요, 안 논해요?
136Doğru bir şekilde tartışıyor, değil mi?정확하게 논하죠?
137구세주 herhangi bir yerde doğarsa 구세주 değildir. Köşe bir yerde doğmalı. Anlıyor musunuz?구세주가 아무 데나 태어나면 구세주가 아니야. 모퉁이 땅에서 태어나야 돼. 아시겠어요?
138Birincisi Koreli olmalı. Kore topraklarında doğmalı.첫 번째는 한국 사람이어야 돼. 한국 땅에서 태어나야 돼.
139İkincisi Kore topraklarının da köşe bir yeri olan Gimpo'da doğmalı.두 번째는 한국 땅하고도 모퉁이 땅이 되는 김포에서 태어나야 돼.
140Gimpo denen yerin doğusundan Han Nehri akarken, kuzeyinden ne akar?김포라는 땅은 동쪽으로는 한강이 흐르고 북쪽으로는 뭐가 흘러요?
141Imjin Nehri akar, değil mi?임진강이 흐르죠?
142Batısından mı?서쪽으로는?
143Batı Denizi olduğu için, köşe bir yer, değil mi?서해 바다가 있으니까, 모퉁이 땅이죠?
144Değil mi?아니야?
145Doğru, değil mi?맞죠?
146Köşe bir yerde doğmalı ki gerçek 구세주 olsun.모퉁이 땅에서 태어나야 진짜 구세주야.
147İşaya 41:1-9'da şöyle deniyor: "Ey adalar, susun! Doğu'dan doğru bir adamı çağıracağım; bütün ulusların kralları gelip boyun eğecekler. Seni dünyanın ucundan, dünyanın köşesinden çağıracağım."이사야서 41장 1절로부터 9절에 뭐라고 했냐면, "섬들아 잠잠하라, 동방에서 의인 한 사람을 불러일으키리니 열국 왕들이 다 와서 굴복하리라, 땅끝 땅 모퉁이에서 너를 불러일으키리라."
148Köşe bir yerden kaldıracağını söyledi, anlıyor musunuz?모퉁이 땅에서 일으킨다고 그랬어, 아시겠어요?
149이제 그대로, bu köşe yerde doğmazsa sahtedir. Anlıyor musunuz?이제 그대로, 이 모퉁이 땅에서 안 태어나면 가짜야. 아시겠어요?
150구세주'nun çıkacağı yer açıkça belirtilmiş mi, belirtilmemiş mi?구세주가 나오는 장소가 명시돼 있어요, 명시 안 돼 있어요?
151Belirtilmiş, değil mi?명시되어 있죠?
152격암유록'ta Han Nehri kıyısında gerçek bir kişinin doğacağı yazıyor mu, yazmıyor mu?격암유록에는 한수변에서 진인이 출생한다고 쓰여 있어, 안 쓰여 있어?
153Han Nehri kıyısı, Han Nehri kenarı, değil mi?한수변이 한강 변이죠?
154Han Nehri kenarı Gimpo, değil mi? Öyle değil mi?한강 변이 김포죠? 그래요, 안 그래요?
155Ve Han Nehri kenarı olan Goyang-gun da Han Nehri kenarı olduğu için, 격암유록'ta bir de şöyle yazıyor: Seoho bölgesinde gerçek bir kişinin doğacağı yazıyor mu, yazmıyor mu?그리고 한강 변이 저 고양군도 한강 변이기 때문에 또 뭐라고 격암유록에 쓰여 있냐면, 서호 지방에서 진인이 출생한다고 쓰여 있어, 안 쓰여 있어?
156Batı (西) karakteri doğrudan altın (金) karakterini ifade eder, göl (湖) karakteri ise su kenarı (湖) karakteri olduğu için, Gimpo (金浦) adındaki Po (浦) karakteri de su kenarı (浦) karakteri, değil mi?서(西)자는 바로 쇠 금(金)자를 말하는 것이요, 호(湖)자는 물가 호(湖)자인고로, 김포(金浦)라는 포(浦)자도 물가 포(浦)자죠?
157Yani Göl (湖) dense de, Po (浦) dense de aynı şey, değil mi?그러니까 호(湖)라고 하나, 포(浦)라고 하나 마찬가지죠?
158Bu yüzden Gimpo'nun doğrudan Seoho bölgesi olması, 마귀 새끼'nin gözünü boyamak için, 마귀 새끼'nin bilmemesi için Seoho bölgesinde gerçek bir kişinin doğacağını böyle yazmışlar.그래서 김포가 바로 서호지방이라는 건 바로, 마귀 새끼 눈을 가리기 위해서, 마귀 새끼를 모르게 하기 위해서 서호지방에서 진인이 출생한다고 이렇게 써 놨어.
159Yani Gimpo'da doğmazsa sahtedir. Anlıyor musunuz?그러니까 김포에서 출생하지 않으면 가짜야. 아시겠어요?
160Buna ek olarak, Hoşea 14:5'te şöyle deniyor: "Ben İsrail için çiğ gibi olacağım; o zambak gibi açacak."거기에다가 바로 호세아서 14장 5절에, "내가 이스라엘에게 이슬과 같으리니 저가 백합화같이 피겠고."
161Zambak gibi açacağını söyledi, değil mi?백합화같이 핀다고 그랬죠?
162Yani doğrudan '하나님'ın 이긴자'ya çiğ olacağına dair söz verilmiş mi, verilmemiş mi?그러니깐 바로 하나님이 이긴자에게 이슬이 된다고 약속이 돼 있어, 안 돼 있어?
163Bu gerçekleşmeli. Bu gerçekleşmezse sahtedir.이게 이루어져야 돼. 이게 안 이루어지면 가짜야.
164Çiğ düşmezse, gerçek 구세주 müdür, sahte 구세주 müdür?이슬이 안 내리면 진짜 구세주야, 가짜 구세주야?
165Çiğ düşmezse sahtedir. Anlıyor musunuz?이슬이 안 내리면 가짜야. 아시겠어요?
166Ama 이긴자'nın 구세주 olduğu söylendiği için, Vahiy 2:26'ya bakarsanız "Galip gelene, ulusları demir çubukla yönetecek yetki vereceğim. Ona sabah yıldızını da vereceğim." Böyle bir söz yazılı, değil mi?그런데 이긴자가 구세주라고 했으니까, 묵시록 2장 26절에 가서 보면 "이기는 자는 철장을 가지고 만국을 다스리리라. 또한 그에게 새벽 별을 주리라." 그런 말씀이 쓰여 있죠?
167Bu nedenle, 이제 그대로, 이긴자'ya sabah yıldızı verileceği söylendi, eğer dünyevi sabah yıldızı verilirse, dünyanın sabah yıldızları Hyo-seong ve Geum-seong (Venüs) iken, Dünya'dan çok mu büyük, yoksa biraz mı büyük?그런고로, 이제 그대로, 이긴자에게 새벽별을 준다고 그랬는데, 세상 새벽별을 준다면, 세상의 새벽별은 효성과 금성이 세상의 새벽별인데, 지구보다 더 굉장히 커, 조금 커?
168Çok büyük, değil mi?굉장히 크죠?
169Dünya büyüklüğünde bir yıldız olsa bile, Dünya büyüklüğünde bir şey verilirse, kalamar gibi yassılaşır, rahat eder, değil mi?지구만 한 별이라고 하더라도 지구만 한 걸 주면, 오징어처럼 납작하게 돼 가지고, 편안하게 되겠지?
170Dünya büyüklüğünde bir kütle verilse bile, kalamar gibi yassılaşır mı, yassılaşmaz mı?지구 덩어리만 한 걸 줘도 납작하게 오징어처럼 될까, 안 될까?
171Kalamar olup lezzetli bir et olmaz mı?오징어가 돼 가지고 맛있는 고기가 되지 않아?
172Öl demek oluyor, değil mi?죽으라는 거죠?
173Onu öl diye vermiyor.그걸 죽으라고 주는 게 아니야.
174Sabah yıldızını hediye olarak mı veriyor, yoksa öl diye mi veriyor?새벽별을 선물로 주는 걸까요, 새벽별을 죽으라고 주는 걸까요?
175Hediye olarak veriyor, değil mi?선물로 주는 거죠?
176Sabah yıldızı parlak bir yıldız mı, karanlık bir yıldız mı?새벽별이 밝은 별이야, 어두운 별이야?
177Parlak bir yıldız, değil mi?밝은 별이죠?
178Bu yüzden, "구세주 vadilerin zambağıdır~ Neşeli sabah yıldızıdır~ Herkesin üstünde yücelen O'dur~."그래서, "구주는 산곡의 백합~ 명랑한 새벽별~ 만인 위에 뛰어나시는 줄세~."
179구세주'nun zambak olduğunu her gün ilahi söyleseler de, sahte din mensupları bilir mi, bilmez mi?구세주는 백합화가 구세주라고 맨날 찬송가 불러도, 사이비 종교가들이 알아, 몰라?
180Sadece her gün ilahi söylerken bile bilmezler.그저 찬송가를 맨날 부르면서도 몰라.
181구세주 zambaktır, 구세주'dur.구세주는 백합화가 구세주야.
182Ondan sonra 'neşeli sabah yıldızı'nın 구세주 olduğu yazıyor mu, yazmıyor mu?그다음에 '명랑한 새벽별'이 구세주라고 쓰여 있어요, 안 쓰여 있어요?
183O Kutsal Kitap'ta olduğu için ilahi sözlerini öyle yazmışlar. Anlıyor musunuz?그 성경에 있기 때문에 찬송가 가사를 저렇게 지은 거야. 아시겠어요?
184'Neşeli sabah yıldızı' olduğu için, doğrudan parlak (明) karakteri mi, karanlık (冥) karakteri mi?'명랑한 새벽별'이니까 바로 밝을 명(明)자야, 어두울 명 자야?
185Karanlık (冥) karakteri yok, değil mi?어두울 명 자는 없죠?
186Parlak (明) karakteridir, parlak yıldızdır. Bu demektir.밝은 명(明) 자야, 밝은 별이다. 이 소리야.
187Bu yüzden parlak yıldız adını armağan olarak alan kişi gerçek 구세주'dur. Bu demektir. Anlıyor musunuz?그래서 밝은 별이라는 이름을 선물로 받은 자가 진짜 구세주다. 이 소리야. 아시겠어요?
188Bu yüzden 이 사람'ın adı parlak yıldız mı, karanlık yıldız mı?그래서 이 사람 이름이 밝은 별이야, 어두운 별이야?
189Parlak yıldız, değil mi?밝은 별이죠?
190Hee-seong (熙星) adıdır.희성(熙星)이라는 이름이야.
191Kim Hee-seong diye isim koymayın dedi ki?누가 뭐 희성이라고 이름 짓지 말라고 그랬어?
192Sadece 이 사람'a Hee-seong adı verilmiş.이 사람만 희성이라고 이름이 지어져 있어.
193Gimpo'da doğmasının yanı sıra, üstelik 이제 그대로 Kutsal Kitap'ta kurtuluş bulan kişiye köpek yavrusu denildi, değil mi?김포에서 태어난 데다가, 게다가 이제 그대로 성경에서 구원을 얻는 사람을 가지고 개새끼라고 그랬죠?
194Maymun denmedi, değil mi?원숭이라고 안 그랬어?
195Kuzu denildi, değil mi?양이라고 그랬죠?
196Kurtuluş bulan kişi kuzudur.구원 얻는 사람은 양인 거야.
197Bu yüzden kuzu burcundan bu dünyaya 구세주'nun geleceğini bilerek, kurtuluş bulan kişiye kuzu denildi. Anlıyor musunuz?그래서 양띠로 이 세상에 구세주가 나올 것을 알고, 양을 구원을 얻는 사람을 양이라고 했던 거예요. 아시겠어요?
198Bu yüzden kuzu burcundan doğmazsa sahtedir. Anlıyor musunuz?그래서 양띠로 태어나지 않으면 가짜야. 아시겠어요?
199Bu yüzden Kutsal Kitap'ta doğrudan kuzu burcundan 구세주'nun geleceği ayrıntılı olarak kayıtlı olmasına rağmen, başrol olmadığı için, sadece 'yarım harf' bildiği için anlayabilir mi?그래서 성경에 바로 양띠로 구세주가 나온다는 것을 구구절절이 기록을 해 놨는데도, 주인공이 아니니까, '반쪽 글자'만 아니까, 알 수가 있겠어?
200Anlamaz...몰라...
201'Yarım harf'i tam harfe tamamlamak gerekir ki o zaman anlamı anlaşılsın. Öyle değil mi?'반쪽 글자'를 온전한 글자로 맞춰놔야 그래야 뜻을 알지. 그래요, 안 그래요?
202Bu nedenle bugün sizler, 격암유록'ta da 정도령'un 신미생 olarak doğacağı mı söylendi, yoksa maymun burcundan mı doğacağı söylendi?그런고로 오늘날 여러분들이, 격암유록에도 정도령이 신미생으로 태어난다고 그랬어요, 원숭이띠로 태어난다고 그랬어요?
203신미생 olarak doğacağı söylendi, değil mi?신미생으로 태어난다고 그랬죠?
204이 사람 신미생'dir. Anlıyor musunuz?이 사람이 신미생이야. 아시겠어요?
205이 사람'ın nüfus kaydı 신미생'dir. Kimlik kaydı da 신미생'dir. Anlıyor musunuz?이 사람 호적이 신미생이야. 주민등록도 신미생이고. 아시겠어요?
206이 사람'ın sahip olduğu kimlik kartı da 신미생'dir. Anlıyor musunuz?이 사람이 가지고 있는 주민등록증도 신미생이야. 아시겠어요?
207Üstelik doğum günü de, doğum günü de harika.게다가 생일도, 생일도 기가 막혀요.
208Doğduğu saat de 금운 olarak doğmuş bir kişidir 이 사람.태어난 시(時)도 금운(金運)으로 태어난 사람이야. 이 사람이.
209이 사람 sabah 4'te doğduğunu söyledi, değil mi?이 사람이 새벽 4시에 태어났다고 그랬죠?
210O 금'dir, demir 금 (金) karakteri. 금운'dur.그게 금(金)이야, 쇠 금(金)자. 금운이야.
211Bu yüzden 금운 ile gelen kişi son başroldür.그래서 금운으로 나오는 자가 마지막 주인공이야.
212금운 ile gelen kişi ilk başrol müdür?금운으로 나오는 자가 처음 주인공이야?
213Son başroldür. Anlıyor musunuz?마지막 주인공이야. 아시겠어요?
214금운'dur 이 사람.금운이야. 이 사람이.
215Aynı zamanda Ay takvimine göre 28 Haziran, Güneş takvimine göre 12 Ağustos'tur 이 사람'ın doğum günü. Hepiniz biliyorsunuz, değil mi?그러면서 음력으론 6월 28일이요, 양력으로는 8월 12일이야. 이 사람의 생일이. 여러분들 다 알죠?
216Ay takvimine göre 28 Haziran'dır.음력으로는 6월 28일이야.
21728 yıldız takımı, 이제 그대로, dünyada yıldız sayısı denilerek, sizler bu dünyada yükselmiş ve adını duyurmuş kişilere ne dersiniz?28수는, 이제 그대로, 세상에서는 별 수라 해 가지고, 여러분들 이 세상에서 출세를 하고 이 세상에서 이름을 날린 사람을 가지고 뭐라고 그래?
218Star dersiniz, değil mi?스타라고 그러지?
219İngilizce'de star dersiniz, değil mi?영어로 스타라고 그러죠?
220İngilizce'de, 이제 그대로, bu dünyada üstün olan kişilere star dersiniz, değil mi?영어로, 이제 그대로, 이 세상에서 뛰어난 사람을 가지고 스타라고 그러죠?
221Yani 이 사람 o star gününde doğdu.그러니까 이 사람이 그 스타 날에 태어났어.
222Bu yüzden 이 사람 28 Haziran'da doğdu ve ayrıca adı parlak yıldız oldu, gerçekten de bunun doğru olmadığını söyleyecek tek bir nokta bile var mı?그래서 이 사람이 6월 28일 날 태어났고, 또한 이름이 밝은 별이라는 이름을 갖게 됐으니, 참말로 이건 아니라고 하는 점이 하나라도 있어?
223Sahte demek isteseniz diyebilir misiniz?가짜라고 하려야 할 수가 있어?
224Sahte demek isteseniz diyemezsiniz.가짜라고 하려야 할 수가 없어.
225이 사람 Kutsal Kitap'ta veya Budist kutsal metinlerinde geçen sözleri zaten ilk zamanlardan beri söyledi mi, söylemedi mi?이 사람이 성경이나 불경 속에 있는 말을 이미 초창기부터 말했어요, 안 했어요?
226Söyledi, değil mi?말을 했죠?
227Ama Budist kutsal metinlerinde 이 사람'ın söylediklerinin hepsi var. Anlıyor musunuz?그런데 불경에 가 이 사람이 하는 말이 다 있어. 아시겠어요?
228이 사람 Budist kutsal metinlerini okumuş biri değil.이 사람, 불경을 읽어 본 사람이 아니야.
229Hiç okumuşluğu yok 이 사람'ın.한 번도 읽어 본 적이 없어. 이 사람이.
230이 사람 aslında Hristiyan kökenli olduğu için Kutsal Kitap'ı okumuş olsa da, Budist kutsal metinlerini okumadı.이 사람은 본래 기독교 출신인고로 성경은 읽어 봤지만, 불경은 읽어 보지 않았어.
231Şimdiye kadar hiç okumadı.지금까지 한 번도 읽어 보지 않았어.
232Ama 이 사람'ın ağzından çıkan sözlerin hepsi Budist kutsal metinlerinin sözleridir. Anlıyor musunuz?그런데 이 사람 입에서 나오는 말은 전부 불경 말이야. 아시겠어요?
233Yani şüphesiz Tanrı'nın İş'idir, şüphesiz '하나님'ın İş'idir, değil mi? Öyle değil mi?그러니깐 틀림없는 신의 역사요, 틀림없는 하나님의 역사가 틀림없는 거죠? 그래요, 안 그래요?
234Bu nedenle gerçek 구세주'nun adı 'parlak yıldız' olmalı, çiğ düşen kişi gerçek 구세주'dur, köşe bir yerde doğmalı ki gerçek 구세주 olsun, Kore 단군 dedenin soyundan gelmeli ki gerçek 구세주 olsun, değil mi?그런고로 진짜 구세주는 이름이 '밝은 별'이라는 이름을 가져야 되고, 이슬이 내리는 자가 진짜 구세주고, 모퉁이 땅에서 태어나야 진짜 구세주고, 한국 단군 할아버지 자손이라야 진짜 구세주죠?
235단군 dedenin soyundan değilse gerçek 구세주 değildir.단군 할아버지 자손이 아니면 진짜 구세주 아니야.
236Yaratılış 49:16, "Dan halkını yargılayacak. Yolda bir yılan, patikada bir engerek olacak, atın topuğunu ısıracak ve binicisi geriye düşecek. Ya Rab, kurtuluşunu bekliyorum."창세기서 49장 16절, "단은 그 백성을 심판하리라. 첩경에 독사가 되어 말굽을 물어 말 탄 자를 떨어뜨리리라. 여호와여 구원을 기다리나이다."
237Yaratılış 49 doğrudan Yakup'un, '하나님'ın ruhunu taşıyan Yakup'un on iki oğlunun geleceğini kehanet ettiği sözlerin yazılı olduğu yer, değil mi?창세기서 49장은 바로 야곱이, 하나님의 신을 모시고 있는 야곱이가 열두 아들의 장래 일을 예언을 한 말씀이 쓰여 있죠?
238On iki oğuldan yargılama yetkisini sadece kime verdi?열두 아들 중에 심판권을 누구에게만 줬어?
239Sadece Dan'a verdi.단에게만 줬어.
240Bizim 단군 dedenin soyundan değilse 구세주 gelemez. Anlıyor musunuz?우리 단군 할아버지 자손이 아니면 구세주가 나올 수가 없는 거예요. 아시겠어요?
241구세주'nun çıkacağı millet Dan kabilesidir. 단군 dedenin soyu. Anlıyor musunuz?구세주가 나올 민족이 단지파야. 단군 할아버지 자손. 아시겠어요?
242Bu yüzden sadece biri çıkarsa, 단군 dedenin soyundan gelenler sadece 구세주 ile karşılaşırsa hepsi asker olur, değil mi?그래서 하나만 나오면, 단군 할아버지 자손들이 구세주만 만나기만 만나면 다 쫄병이 되는 거지?
243Hepsi 구세주 olur. Anlıyor musunuz?구세주가 되는 거야, 다. 아시겠어요?
244Yüzü çirkin olan kişi olmaz mı?얼굴이 못생긴 사람은 안 되지 않을까?
245Aptal mı?바보?
246Sersem mi?멍텅구리?
247Sersem de olsa, kim olursa olsun hepsi olur. Sadece karşılaşırsa. Anlıyor musunuz?멍텅구리고 누구고 다 돼. 만나기만 하면. 아시겠어요?
248Karşılaşmazsa olmaz ama, her gün karşılaşırsa kesinlikle olur mu, kesinlikle olmaz mı?만나지 않으면 그건 안 되지마는 매일 만나기만 하면 반드시 될까, 반드시 안 될까?
249Kesinlikle olur, değil mi?반드시 되는 거죠?
250Kurtarıcı'nın mantığı bu şekilde yazılıyken, 격암유록'ta "시종간야소사지(始終艮野素沙地)" diye yazıyor, değil mi?그렇게 또 구세주의 논리가 그렇게 쓰여 있는가 하면, 격암유록에 "시종간야소사지(始終艮野素沙地)"라고 쓰여 있어요, 안 쓰여 있어요?
251Yazıyor, değil mi?쓰여 있죠?
252"Başlangıç da 소사'da, bitiş de 소사'da olur" deniyorsa, 구세주 소사'da mı İş yapıyor, yoksa Amerika'da mı İş yapıyor?"시작도 소사, 끝내는 것도 소사에서 한다"라면, 바로 구세주가 소사에서 역사한다는 거예요, 저 미국서 역사한다는 거예요?
253소사'da yapıyor.소사에서 한다는 거야.
254Başlangıç da 소사, bitiş de 소사. Anlıyor musunuz?시작도 소사, 끝맺음도 소사야. 아시겠어요?
255Bu yüzden, "Gökyüzü yıkılsa da bir çıkış yolu vardır" diye bir söz var, değil mi?그래서 바로 "하늘이 무너져도 솟아날 길이 있다" 그런 말이 있죠?
256Ama 격암유록'ta "Gökyüzü yıkılsa da, 소사'da cennet krallığı yeniden kurulur (天崩地坼素砂立)" diye yazıyor, değil mi?그런데 격암유록에는 "하늘이 무너져도 소사에서 하늘나라가 다시 선다(天崩地坼素砂立)"라고 쓰여 있어요, 안 쓰여 있어요?
257Doğru muydu, değil miydi? Doğruydu, değil mi?맞았어, 안 맞았어? 맞았죠?
258Vahiy 2. bölümde şöyle yazıyor: "이긴자'ya gizli manna'yı ve beyaz bir taş vereceğim; o taşın üzerinde yazılı bir isim vardır ki, onu alandan başkası bilemez."묵시록 2장에 어떤 말이 쓰여 있느냐면, "이기는 자에게 감추었던 만나를 주고 흰 돌을 줄 터인데, 그 돌 위에 쓴 이름이 있나니 받는 자밖에는 알 자가 없다."
259O taşın üzerinde ne yazdığını bilmek gerekir ki gerçek bir 구세주, gerçek bir 이긴자 olsun; onu bilmezse sahte olur, değil mi? Öyle mi, değil mi?그 돌 위에 뭐라고 쓴 걸 알아야 진짜 구세주, 진짜 이긴자지, 그걸 모르면 가짜죠? 그래요, 안 그래요?
260Ne yazdığını söyledi bu kişi?그 뭐라고 썼다고 그랬어요. 이 사람이?
261"소사(素砂) diye yazıyor" dedi, değil mi?"소사(素砂)라고 썼다"라고 그랬죠?
262소사 diye yazıyor, anlıyor musunuz?소사라고 썼어, 아시겠어요?
263소사 diye yazmasının doğru olmasının sebebi şu: '소' karakteri beyaz '소(素)' karakteri, değil mi?소사라고 쓴 게 맞는 게 뭐냐면, 소자가 흴 소(素)자죠?
264Beyaz '소' karakteri, değil mi?흴 소 자죠?
265Beyaz '백(白)' karakteriyle anlamı aynı mı, değil mi?흰 백(白)자하고 뜻이 같아, 안 같아?
266Aynı, değil mi?같죠?
267소사'daki '사' karakteri kum '사(砂)' karakteri, değil mi?소사, 사 자는 모래 사(砂)자죠?
268Kum '사' karakteri, taş '석(石)' radikalinin yanında hangi karakterdir?모래 사 자는 돌 석(石)변에 무슨 자야?
269Az '소(少)' karakteri, değil mi?적을 소(少)자죠?
270Küçük taş demektir. Bu anlama geliyor.적은 돌이다. 이 소리야.
271Küçük taş, taş değil mi?적은 돌은 돌 아니야?
272Taş, değil mi?돌이죠?
273Yani "이긴자'ya beyaz taş verilir" sözü, "이긴자'ya 소사 toprağı verilir" demektir. Anlıyor musunuz?그러니까 "흰돌을 이긴자한테 준다"라는 말이 "이긴자한테 소사 땅을 준다"라는 말이야. 아시겠어요?
274Bu kişi uyduruyor dese de, uydurup söylüyor dese de, buna "hayır" diye itiraz edebilir misiniz?이 사람이 꾸민다고 해도, 꾸며서 말한다고 해도, 이걸 아니라고 반론을 제기할 수 있어?
275Hayır diye itiraz edemezsiniz. Anlıyor musunuz?아니라고 반론 제기 못 해. 아시겠어요?
276Kıpırdayamazsınız.꼼짝 못 해.
277Beyaz taş denmesinin anlamı 소사 demektir. Anlıyor musunuz?흰돌이라고 하는 의미가 소사라는 뜻이야. 아시겠어요?
278Bu yüzden, 소사 toprağını 이긴자'ya vererek kaybolan Cennet Bahçesi'ni, yani cennet krallığını yeniden kuracak olduğu için gerçek bir 구세주'dur.그래서 소사 땅을 이긴자한테 줘 가지고 잃어버린 에덴동산 하늘나라를 다시 세우게 돼 있는 고로 진짜 구세주예요.
279Gerçek bir 구세주 olmalı ki cennet krallığını yeniden kursun, sahte bir 구세주 cennet krallığını kurabilir mi?진짜 구세주라야 하늘나라 다시 세우지, 가짜 구세주가 하늘나라 세울 수 있어?
280구세주 gökyüzünün tepesine çıkıp ne yapacak?구세주가 하늘 꼭대기에 올라가서 뭘 해?
281Gökyüzünün tepesine çıkıp ne yapacak yani~하늘 꼭대기 올라가서 뭘 하느냐 말이야~
282Çıkmamış olsa da, gökyüzünün tepesine çıkan İsa'nın gelecek yıl 28 Ekim'de bulutlar üzerinde geleceği söyleniyor.올라가지도 않았지마는, 하늘 꼭대기 올라간 예수가 내년 10월 28일 날 구름 타고 오신대.
283Eğer bu doğruysa, ben de severim. Anlıyor musunuz?그게 사실이라면 나도 좋아해. 아시겠어요?
284Başka bir grup da 10 Ekim'de bulutlar üzerinde geleceğini söylüyor.또 어떤 파는, 10월 10일 날 구름 타고 오신대.
285Eğer bu doğruysa ne kadar güzel olurdu ama bu bir yalan mı, gerçek mi?그게 사실이라면 얼마나 좋겠소마는 그게 거짓말이에요, 사실이에요?
286Yalan, değil mi?거짓말이죠?
287Yani gelecek yıl, şimdi, birkaç saat sonra gelecek yıl olmayacak. Önümüzde kaç ay kaldı?그래서 내년 이제, 몇 시간만 있으면 내년이 아니로구나. 앞으로 몇 달 남았어?
28810 ay kaldı, değil mi?10개월 남았지?
289O zaman ne diyeceklerini biliyor musunuz?그때 가면 뭐라고 그러는지 알아?
290"Bu dünya çok günahkar olduğu için ve bu dünyada kurtarılacak kimse olmadığı için, bu yüzden gelmesini erteledi." Ertelenmiş."이 세상이 너무 죄가 많고, 이 세상에 구원받을 사람이 없는 고로, 그런고로 오시는 것을 보류하셨다." 보류가 됐대.
291Gelmesini ertelemiş. Bekleyin ve görün. Sözüm doğru mu, değil mi?오는 걸 보류하셨대. 두고 봐. 내 말이 맞나, 안 맞나?
292Ah, bugünlerde "rapture" diye Amerika'da, Japonya'da şu an çok büyük bir olay var. Anlıyor musunuz?아, 요즘 휴거라고 해서 미국, 일본이고 그냥 지금 굉장해. 아시겠어요?
293Şu an çok büyük.굉장하다고 지금.
294Ciplerine hoparlör takıp, "Ey insanlar, İsa bulutlar üzerinde geliyor" diye.지프차에 스피커 달아 놓고 그냥, "여러분들, 예수님이 구름 타고 오신다"라고 말이야.
295"Tövbe edin, İsa şimdi bulutlar üzerinde geliyor!" diye bağırıp duruyorlar. Broşürler dağıtıyorlar. Öyle mi, değil mi?"여러분들 회개하십쇼, 예수님이 지금 구름 타고 오십니다" 막 외치고 다녀. 삐라 뿌리고. 그래~, 안 그래?
296순천'da da, 여수'da da şu an bir kargaşa var.순천이고, 여수고 지금 난리야 지금.
297Sizler kendinize gelin, bulutlar üzerinde gelirse ne yapacaksınız?여러분들 정신 차려, 구름 타고 오시면 어떻게 해?
298Gerçekten komik, değil mi? Öyle mi, değil mi?참말로 웃기는 거죠? 그래, 안 그래?
299구세주 ise, bu dünyanın 구세주'su mu, yoksa o gökyüzünün tepesindeki 구세주 mu?구세주라면 이 세상에 구세주야, 저 하늘 꼭대기의 구세주야?
300Bu dünyada olur, gökyüzüne ne diye gitsin, deli gibi. Öyle mi, değil mi?이 세상에 있지 하늘엔 뭐 하러 가, 미친놈처럼. 그래요, 안 그래요?
301O gökyüzüne gittiği için gerçek mi, sahte mi?그 하늘에 갔으니까 진짜야, 가짜야?
302Gökyüzüne gitmemiş olsa da, gittiğini varsaysak bile, sahte olduğu için gökyüzüne gitmiş demektir. Anlıyor musunuz?하늘에 가지도 않았지만 갔다고 만약에 손 치더라도, 가짜이기 때문에 하늘에 간 거야. 아시겠어요?
303Bu yüzden hemen Kutsal Kitap'ta "Hava sahasının gücüne sahip olan tanrı, itaatsizler arasında İş yapan bir 마귀 새끼'dir" denir.그래서 바로 성경에 가 "공중 권세 잡은 신이 불순종하는 자들 속에서 역사하는 마귀 새끼다."
304Havadaki tanrının 마귀신 olduğunu söyledi.공중에 있는 신이 마귀신 이라고 그랬어.
305İsa neden havaya gitsin ki, 마귀 olup gitmiş oluyor.예수가 공중에 왜 가, 마귀가 돼서 갔다가 되는 거야.
306Yani İsa'yı, havaya gitmediği halde havaya gitti diyerek, Hristiyanlık İsa'yı bir 마귀 새끼 olarak gösteriyor. Anlıyor musunuz?그러니까 예수를, 공중에 가지도 않은 걸 공중에 갔다고 예수를 마귀 새끼로 모는 거야, 예수교에서. 아시겠어요?
307Onlar deliler. Neden iyi bir insanı 마귀 새끼 olarak gösteriyorlar ki? Öyle mi, değil mi?그 미친놈들이에요. 그 왜 좋은 사람을 마귀 새끼로 몰아 왜. 그래요, 안 그래요?
308Ve çarmıha gerildiyse, sadece haydutlar mı çarmıha gerilir, hiçbir suçu olmayan bir insan mı çarmıha gerilir?그리고 십자가 달렸다면, 강도나 십자가 달려, 아무 죄도 없는 사람이 십자가 달려?
309O dönemde Yahudi ülkesinde haydutların idam edildiği infaz aracı çarmıhtı. Anlıyor musunuz?그 당시에 유대 나라에서 강도가 처형을 받는 처형 틀이 십자가야. 아시겠어요?
310Bu deliler İsa'yı haydut yapıyorlar. Anlıyor musunuz?그 예수를 강도를 만들고 있어, 이 미친놈들이. 아시겠어요?
311Onlar deliler.그 미친놈들이에요.
312Bu yüzden, İsa çarmıha gerilmemiş, uslu uslu Fransa'ya gidip iyi bir hayat sürmüş, 84 yaşına kadar iyi yaşayıp ölmüş bir insanı alıp, "çarmıha gerilip öldü ve göğe yükseldi" diyorlar... Bunlar deliler, değil mi?그러기 때문에, 예수는 십자가 달리지도 않고 얌전하게 불란서 가서 잘 살다가 84살까지 잘 살다가 죽은 사람을 가지고, 십자가 달려서 죽어가지고 하늘로 올라갔다고.., 이게 미친놈들이죠?
313İsa'ya hakaret ediyorlar...예수를 욕 돌리는 거야..
314Sadece İsa'ya değil, 하나님'a da hakaret ediyorlar, öyle değil mi? Öyle mi, değil mi?예수만 욕 돌리는 게 아니고, 하나님도 욕 돌리고, 그런 거죠? 그래요, 안 그래요?
315Bu yüzden açıkça Kutsal Kitap'a göre mi inanmalıyız, yoksa insanların yanlış düşüncelerine göre mi inanmalıyız?그런고로 분명히 우리는 성경대로 믿어야 돼요, 인간의 잘못된 생각대로 믿어야 돼요?
316Kutsal Kitap İsa'yı suçlu mu ilan etti, suçsuz mu ilan etti?성경에는 예수를 죄가 있다고 판결했어요, 없다고 판결했어요?
317"Suç bulunamaz" diye Pilatus ellerini mendille sildi, kir bulaşmadığı halde sildi deniyor."죄를 찾아볼 수 없다"라고 빌라도가 손을 손수건으로 닦았다고, 때도 안 묻었는데 닦았데.
318Suçsuz ilan edildiğinde böyle bir emsal vardır.무죄 판결하면 그런 전례가 있는 거야.
319O Yahudi ülkesinde böyle bir karar verildiğinde, "Suç yoksa suç bulunamaz!" (Ellerini suda yıkayıp havluyla silme taklidi)...그 유대 나라에서는 그런 판결할 때, "죄가 없으면 죄를 찾아볼 수가 없다!" (물에 손을 씻고 수건으로 닦는 시늉)..
320Ah, yani Ferisiler ve Yahudiler hemen ayaklanıp "İsa'yı çarmıha gerip öldürün, öldürün!" diye gösteri yaptılar, değil mi? Öyle miydi, değil miydi?아, 그러니까 바리새교인들 하고 유대교인들이 그냥 들고 일어나서 "예수를 십자가에 못 박아서 죽여라, 죽여라!" 하고 막 데모했죠? 그랬어, 안 그랬어?
321Bu Kutsal Kitap'ta yazıyor.그게 성경에 쓰여 있어.
322Suçsuz ilan edildiği için öyle gösteri yaptılar.그게 무죄 판결했기 때문에 그렇게 데모한 거야.
323Gerçekten Japonca'da 뽕구라'lar, o Kutsal Kitap'ı okuyunca anlamıyorlar mı?참 일본말로 뽕구라들이야, 그 성경 보면 몰라?
324Ah, suçsuz dense ne kadar güzel olur.아, 그 죄가 없다고 하면 얼마나 좋아.
325Suçsuz ilan edilip çarmıha gerilmedi denmeli ki İsa'nın şerefi yükselsin ve yüce bir insan olsun. Çarmıha gerildiyse, bir haydut 마귀 새끼'si yapılıyor demektir. Anlıyor musunuz?무죄 판결해서 십자가에 안 달렸다고 해야, 예수한테 명예가 올라가고 위대한 사람이 되지. 십자가에 달렸다면, 강도 새끼를 만드는 거예요. 아시겠어요?
326O Hristiyanlık, İsa'ya karşı bir hain mi, yoksa İsa'ya sadık olanlar mı?그 예수교가 천하에 예수한테는 역적이야, 예수한테는 충성하는 자들이야?
327Dünyanın hainleridir. Anlıyor musunuz?천하의 역적들이야. 아시겠어요?
328Bu yüzden ben, sizler, 이제 그대로, İsa'nın bir 마귀 새끼 olduğunu vaaz etmektense, vaaz ederken şöyle vaaz ediyorum: İsa'nın hiçbir suçu yoktur.그러기 때문에 나는 여러분들, 이제 그대로, 예수가 마귀 새끼라고 전도하는 것보다도, 전도할 때 어떻게 전도하느냐면 예수한테는 아무 죄가 없다.
329Hiçbir suçu yokken nasıl olur da bir haydudun idam edildiği çarmıha gerilir!아무 죄가 없는데 어떻게 강도가 처형당하는 십자가에 달리느냐!
330Yani "Yanlış biliyorsunuz!" diye anlatırsanız, İsa'ya 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl, 50 yıl inanmış olsalar bile gözleri fal taşı gibi açılır mı, açılmaz mı?그러니깐 잘못 알고 있다! 하면서 얘기하면, 예수를 10년, 20년, 30년, 50년 믿어도 눈이 둥그렇게 커질까, 안 커질까?
331"Aa, doğru!" derler, değil mi?"어~, 맞다!" 그러겠죠?
332O zaman, kalplerinin kapısını açtıklarında, o zaman, bu hakikat 생명과일'ini yedirin.그때, 마음 문을 열었을 때에 그 때에, 이 진리의 생명과일을 먹이란 말이야.
333O zaman 마귀 anında ölecektir. Anlıyor musunuz?그러면 마귀가 직사해서 죽어. 아시겠어요?
334O zaman 생명과일'ini yedirin. 영생 sırrının sözünü. Anlıyor musunuz?그때 생명과일을 먹여. 영생 비결의 말씀. 아시겠어요?
335Bu yüzden bugün gerçek 구세주 소사'da İş yapmazsa, hepsi sahtedir. Anlıyor musunuz?그래서 오늘날 진짜 구세주는 소사에서 역사 안 하면 전부 다 가짜예요. 아시겠어요?
336소사'da yapılması gerekiyor, 소사.소사에서 해야만 돼, 소사.
337Burası 6000 yıl öncesinden beri 하나님'ın belirlediği topraktır. Anlıyor musunuz?6000년 전서부터 하나님이 예정한 땅이야 여기가. 아시겠어요?
338Burası 하나님'ın belirlediği topraktır.하나님이 예정한 땅이야, 여기가.
339하나님'ın 6000 yıl öncesinden beri altı gün İş yapıp yedinci gün dinlendiği söyleniyor, "bir gün bin yıla bedeldir" dendiğine göre, 6000 yıl İş yapıp 7000'li yıllara gelince sonsuza dek dinlenecek demektir, değil mi?하나님이 6000년 전부터 엿새 동안 일을 하시고 이레 되는 날 쉬셨다고 그랬는데, "하루가 천 년과 같다"라고 그랬으니까, 6000년 동안 일을 하다가 7000년대에 가서야 영원무궁토록 쉰다는 말이죠?
340하나님'ın dinlendiği demektir. Günahkarın dinlendiği demek değildir.하나님이 쉰다는 말이야. 죄인이 쉰다는 말이 아니야.
341하나님 6000 yıl boyunca ne İş yaptı derseniz, 구세주 yaratma İş'ini yaptı. Anlıyor musunuz?하나님이 6000년 동안 무슨 일을 했냐면, 구세주 만드는 일을 한 거야. 아시겠어요?
342구세주 yaratılmalı ki gizlenen her şey ortaya çıksın, çıkmasın mı?구세주를 만들어야 감추어진 것이 전부 드러나, 안 드러나?
343Ve 구세주 ortaya çıkmalı ki ölümsüzlük sırrını bilimsel olarak tartışsın, tartışmasın mı?그러면서 구세주가 나와야 죽지 않는 비결을 과학적으로 논해, 안 논해?
344Bu sözü dinleyip 영생 kazanamayacak kimse var mı?이 말씀을 듣고 영생 못 얻을 사람이 있어?
345Hiç kimse yok, aptallar bile kazanır.한 명도 없어, 바보도 다 돼.
346Sadece karşılaşmakla, günahlar kar gibi erir.만나기만 하면, 죄가 눈 녹듯이 녹아.
347Sadece şüpheciler toprağa girer, sadece şüpheciler. Anlıyor musunuz?의심쟁이만은 땅속에 들어가, 의심쟁이만은. 아시겠어요?
348Ancak 미륵불'u görmekle günahların kar gibi eriyeceği söylendi. Sadece 미륵불'u görmekle 하나님 olunacağı söylendi, değil mi?그러나 미륵불을 보기만 하면, 죄가 눈 녹듯이 녹는다고 그랬고. 미륵불만 보기만 보면, 하나님이 된다고 그랬죠?
349Öyle miydi, değil miydi?그랬어요, 안 그랬어요?
350Bir kez daha okuyalım mı?한 번 다시 읽어볼까?
351열반경 8. cilt 77. sayfa, "감로'yu yersen ölmez ve 영생 kazanırsın."열반경 8권 77페이지, "감로를 먹으면 죽지 아니하고 영생을 한다."
352Bu 바로 열반경 8. cilt 77. sayfada yazıyor, akıllı insanlar ezberlesin, gençler, vaaz etmek istiyorsanız.이게 바로 열반경 8권 77페이지에 쓰여 있어요, 머리 좋은 사람들 외워 둬, 청년들, 전도하려면.
353열반경 9. cilt 90. sayfa, "감로'nun ışığı insanın kıl deliklerinden girerse 성불한다."열반경 9권 90페이지, "감로의 광명이 사람의 털구멍으로 들어가면 성불한다."
354하나님 olur demektir. Bu anlama geliyor, değil mi?하나님이 된다. 이 소리죠?
355열반경'in tüm ciltlerinde, "미륵불'u görmekle herkesin tüm günahları yok olur."열반경 전권에, "미륵불을 만나기만 하면 누구나 죄가 다 소멸한다."
356Sadece karşılaşmakla tüm günahlar yok olur.만나기만 하면 죄가 다 없어져.
357Burada 하나님 olmayacak kimse var mı, sadece karşılaşmakla günahlar yok olurken. Öyle mi, değil mi?여기서 하나님 안 될 사람이 어디 있어, 만나기만 하면 죄가 없어지는데. 그래, 안 그래?
358Şüpheciler olmaz. Kesinlikle olmaz, sadece şüphe edersen olmaz.의심쟁이는 안 돼. 딱 안 되는 건, 의심만 하면 안 돼.
359Sadece şüphe etmez ve sadece karşılaşırsa, doğru kişi olur mu, olmaz mı?의심만 안 하고, 만나기만 하면 의인이 될까, 안 될까?
360Olur, değil mi?되고 마는 거죠?
361열반경 6. cilt 59. sayfa, "열반경'de geçen 미륵불'un bulunduğu yer altın dağ gibidir ve bu içindeki tüm insanlar altın dağ gibi Buda olurlar."열반경 6권 59페이지, "열반경에 나오는 미륵불이 계신 곳에는 금산과 같고, 또 이 가운데 있는 모든 사람이 금산과 같이 부처를 이룬다."
362Altın değişir mi, değişmez mi?금이 변해, 안 변해?
363Değişmeyen bir 하나님 olur demektir. Bu anlama geliyor. Anlıyor musunuz?안 변하는 하나님이 된다. 이 소리예요. 아시겠어요?
364Sadece 미륵불'un olduğu yere gitmekle, 생미륵불'un olduğu yere, bu 백만제단'a gelmekle 하나님 olunur demektir. Bu anlama geliyor, değil mi?미륵불이 있는 데로 가기만 하면, 생미륵불이 있는 데, 이 백만제단만 오기만 하면 하나님이 된다. 이 소리죠?
365열반경 5. cilt 49. sayfa, "감로'nun olduğu yer yaşlanmaz ve ölmez."열반경 5권 49페이지, "감로가 있는 곳이 늙지 아니하고 죽지도 아니한다."
366"Sadece 감로 ile günahlar tamamen çözülür ve altın dağ gibi olunur.""감로라야 죄가 완전히 벗어져서 금산과 같이 되나니라."
367Değişmeyen bir hakikat varlığı olur demektir. Bu anlama geliyor.변치 않는 진리체가 된다. 이 소리야.
368열반경 6. cilt 61. sayfa, "미륵부처님'in en çok arzu ettiği İş, 열반경'i geniş çapta yaymaktır."열반경 6권 61페이지, "미륵부처님께서 제일 바라시는 일은 열반경을 널리 전하는 것이다."
369"Böyle yapıldığında, tüm günahlar sis ve çiğin güneş doğunca yok olması gibidir.""이와 같이 하면 모든 죄가 안개와 이슬이 해가 나오면 없어지는 거와 같다."
370Güneş doğunca sis ve çiy öylece kalır mı?해가 나오면 안개와 이슬이 그냥 남아 있어요?
371Yok olur, değil mi?없어지죠?
372İşte öyle olur. Günahlar öylece yok olur. Bu anlama geliyor. Anlıyor musunuz?그렇게 된다 이거야. 그렇게 죄가 없어진다. 이 소리야. 아시겠어요?
373Söylediğim her şey 열반경 불경'de yazıyor mu, yazmıyor mu?내가 한 말이 다 열반경 불경에 다 쓰여 있어, 안 쓰여 있어?
374Yazıyor, değil mi?쓰여 있죠?
375Yani bu kişinin söyledikleri gerçek mi, sahte mi?그러니까 이 사람이 한 말이 진짜야, 가짜야?
376Nirvana Sutra bunun gerçek olduğunu kanıtlıyor, değil mi? Öyle değil mi?진짜라는 걸 열반경이 입증해 주고 있죠? 그래요, 안 그래요?
377Yeni yılda sizler şüphe etmeden, 하나님'a bedenimi, ruhumu ve canımı tamamen teslim edip, kendi isteğime göre yaşamayıp teslim ederseniz, sadece 하나님'ın isteğine göre yaşamış olursunuz, değil mi?여러분들이 신년도에는 의심을 안 하고, 하나님에게 내 몸과 마음과 생명을 다 맡기고, 내 뜻대로 살지 아니하고 맡기면, 하나님 뜻대로만 사는 거죠?
378Sadece 하나님'ın sözüne itaat etmiş olursunuz, değil mi?하나님 말씀대로만 순종하는 거죠?
379Sadece öyle olursa ölür müsünüz, ölmez misiniz?그렇게만 되기만 되면 죽어, 안 죽어?
380Sadece öyle olursa yaşlanır mısınız, yaşlanmaz mısınız?그렇게만 되기만 되면 늙어, 안 늙어?
381Sadece öyle olursa hastalanır mısınız, hastalanmaz mısınız?그렇게 되기만 되면 병에 걸려, 안 걸려?
382Ölümcül bir hastalığa yakalanmazsınız. Anlıyor musunuz?죽을병이 안 걸려. 아시겠어요?
383이 사람 sizlere söylüyor ama, bizim 승리제단 ölümcül hastalıkların iyileştiği bir yer mi, yoksa ölünen bir yer mi?이 사람이 여러분들에게 말씀드리지만, 우리 승리제단이 죽을병이 낫는 곳이에요, 죽는 곳이에요?
384Ölümcül hastalıkların iyileştiği bir yer, değil mi?죽을병이 낫는 곳이죠?
385Bu yüzden burada ölümcül hastalıklardan iyileşen insanlar binlerce mi, yüzlerce mi?그래서 여기서 죽을 병이 나은 사람들이 수천 명이에요, 수백 명이에요?
386Binlerce, değil mi?수천 명 되죠?
387Ölümcül hastalıklar tamamen iyileşti. Anlıyor musunuz?죽을병이 다 나았어. 아시겠어요?
388이 사람 sihirbaz olduğu için mi öyle oldu?이 사람이 요술쟁이가 돼서 그렇지?
389Öyle değil, değil mi?그게 아니죠?
390Bu yüzden Japonya'dan gelen Başkan Go'muzun çok çok sağlıklı hale geldiğini görünce, bugünlerde ara sıra ibadete gelen Başkan Go'muzun yüzünü ve vücut durumunu görünce çok şaşırdım.그래서 일본에서 온 우리 고 회장님이 너무너무 건강해지신 걸 보고, 요즘에 가끔 예배 보러 나오는 우리 고 회장님 얼굴과 몸 상태를 보고 깜짝 놀랐어요.
391Yani, Başkan Go'nun çok çok sağlıklı hale geldiğini, çok çok, 이제 그대로, vücudunun değiştiğini ve yüzünün de değiştiğini görünce gerçekten şaşırarak, Bayan Eom ve eşinin yeni yıldan itibaren 제단'a gayretle geleceklerini, geçen Pazar gelip söz verdiler ve gittiler.말하자면 고 회장님이 너무너무 건강해지고, 너무너무, 이제 그대로, 몸이 달라지고 얼굴도 달라진 걸 볼 때에 참 놀라면서, 엄 여사 두 부부가 신년도부터는 열심히 제단 나온다고, 지난 일요일에 와서 약속하고 갔어요.
392Bu yüzden burası böyle gözle görülür delillerin olduğu bir yer mi, delillerin görünmediği bir yer mi?그런고로, 여기는 이렇게 눈에 증거가 보이는 곳이야, 증거가 안 보이는 곳이야?
393Delillerin göründüğü bir yer, değil mi?증거가 보이는 곳이죠?
394Burası delillerin göründüğü bir yer. Burası. Anlıyor musunuz?여기는 증거가 보이는 곳이야. 여기가. 아시겠어요?
395Bu yüzden hepinizin 생미륵불 olması gerektiğinden, yeni yılda salih kişi olup, 생미륵불 olup, 구세주 olup, 하나님'ın isteğini gerçekleştiren İşçiler olmalı mısınız, olmamalı mısınız?그래서 여러분들이 다 생미륵불이 되어야 되는 고로, 신년도에는 의인이 되고 생미륵불이 되고 구세주가 되어서, 하나님의 뜻을 이루는 역군들이 되어야 될까요, 안 되어야 될까요?
396Olmalısınız, değil mi?되어야 되는 거죠?
397Bu yüzden bu yeni yılda, 하나님'a sadakat gösterdiğiniz kadar 하나님 lütuf verir, sadece o kadar, sadakat gösterdiğinizden fazlasını vermez.그런고로 이 신년도에는, 하나님을 위하여 충성한 것만큼만 하나님이 은혜를 주지, 충성을 한 것 이상 은혜를 안 줘요.
398Bu yüzden 하나님 cimri bir 하나님'dır denir. Anlıyor musunuz?그래서 하나님이 깍쟁이 하나님이라는 거야. 아시겠어요?
399Sizler kalben veya bedenen 하나님 önünde sadakat gösterdiğiniz kadar 하나님 lütuf verir.여러분들이 마음으로나 몸으로나 하나님 앞에 충성한 것만큼만 하나님이 은혜를 줘요.
400하나님 o lütfu vermeden bir günahkar salih bir kişi olabilir mi?하나님이 그 은혜를 주지 않고는 죄인이 의인이 될 수 있을까?
401Salih bir kişi olamaz.의인이 안 돼.
402하나님'dan hediye, lütuf hediyesi almak isterseniz, 하나님'a sadakat göstermeli misiniz, göstermemeli misiniz?하나님한테 선물을, 은혜의 선물을 받으려면, 하나님한테 충성을 해야 돼요, 안 해야 돼요?
403Sadakat göstermelisiniz.충성을 해야 돼.
404Gayretle tebliğ edip gayretle 하나님'ın İş'ini ilerletmelisiniz ki gerçekleşsin, cimrice davranırsanız, 하나님 da cimri bir 하나님 haline gelir. Anlıyor musunuz?열심히 전도하고 열심히 하나님의 역사를 밀고 나가야 이루어지지, 인색하게 놀면 하나님도 인색한 하나님이 되어버려. 아시겠어요?
405Bu yüzden sizler gayretle çalışarak, 하나님'ın isteğini gerçekleştiren İşçiler olup, sonunda 영생 ülkesini inşa eden sizler olmalısınız, değil mi?그런고로 여러분들이 열심히 해서, 하나님의 뜻을 이루는 역군들이 되어, 드디어는 영생의 나라를 건설하고야 마는 여러분들이 되어야 되겠죠?