İlkokul 4. sınıftan 6. sınıfa kadar pirinç fidesi dikme yardımlaşmasına katıldı
1Tarım yapmış olanlar el kaldırsın.농사 지어 본 사람 손 들어 보세요.
2Sadece gençler yapmamış.젊은 사람들만 못 지어 봤구나.
3Tarım yapmış olanlar bilir ama, şimdi pirinç fidelerini ekerken imece usulüyle ekilir, bütün gün, şafaktan çıkıp güneş batana kadar fideler ekilir.농사 지어 본 사람은 알지만, 이제 모를 낼 때에 품앗이로 모를 내는 데, 하루 종일, 새벽에 나가서 해가 질 때까지 모를 내는 겁니다.
4O fideleri ekmek istersen, belin kırılacak gibi olur.그 모를 내고자 하면 허리가 부러져 나가는 것 같습니다.
5Belin o kadar çok ağrır ki, gerçekten de eğilerek fide ektiğin her seferde "aegagae" (acıdan çıkan inleme) sesi çıkar.너무너무 허리가 아파서 그야말로 엎드려서 모를 낼 적마다 애개개(아파서 나는 신음) 소리가 납니다.
6Ve çeltik tarlası zemini yumuşak olanlar iyidir ama, sert çeltik tarlası zeminleri de vardır.그리고 논바닥이 물렁물렁한 논바닥은 좋은데 딴딴한 논바닥이 있습니다.
7Sert çeltik tarlası zeminine fideleri (elinde tutarak) batırıp güç vererek ekmek istersen, sonunda parmakların su toplar, parmakların ağrıdığı için fide ekerken kendiliğinden "aegagae" sesi çıkar.딴딴한 논바닥에다 모를 (손에 쥐고) 찍어서 힘을 주어서 심을 려면 나중에는 손가락이 부르터가지고 손가락이 아파서 모를 낼 때에는 저절로 애개개 소리가 납니다.
8Basmasan olurdu ama, fide ekmek gerektiği için sert çeltik tarlası zeminine tüm gücünle bastırdığın için, ağrıdan "aygo aygo" (zorluk ve acıdan çıkan iç çekiş) sesi çıkar.누르지 않으면 될 텐데, 모를 심어야 되니까 단단한 논바닥에다 있는 힘을 다해서 누르니까 아파서 아이고아이고(힘들고 아파서 나는 한숨) 소리가 나는 겁니다.
9Bu yüzden o fide ekme mevsiminde, 이 사람 ilkokul 4. sınıftan başlayarak ilkokul 6. sınıfa kadar fide ekme imecesine katılan bir kişidir.그래서 그 모심기 철에 이 사람은 초등학교 4학년부터 시작해가지고 초등학교 6학년 때까지 모 품앗이를 다닌 사람입니다.
10Bu yüzden 이 사람 fide ekmek istediğinde, beli beline göre kırılacak gibi ağrır ve parmakları parmaklarına göre sadece "aegagae" sesi çıkacak kadar ağrır.그래서 이 사람이 모를 내고자 하면 허리는 허리대로 부러지는 것처럼 아프고 손가락은 손가락대로 그냥 애개개 소리가 날 정도로 아픈 겁니다.
11Ancak 이 사람, parmakları o kadar ağrısa ve beli o kadar ağrısa da ağrıdığını söylemedi.그러나 이 사람은 손가락이 그렇게 아프고 허리가 그렇게 아파도 아프다는 소리를 하지 않았습니다.
12Neden mi? Ben ağrıyor, belim ağrıyor diye bağırırsam, kesinlikle annem veya babam olan beyefendi nöbetleşmek için gelir; annemle babamın rahatça dinlenmesini sağlamak için 이 사람 gözyaşları içinde fide ekti.왜? 내가 아프다고, 허리가 아프다고 소리를 지르면 틀림없이 어머니나 아버지 되는 양반이 교대한다고 나오시니까, 어머니 아버지가 편안하게 쉬게 하기 위해서 이 사람은 눈물을 흘리면서 모를 냈습니다.
13Gözyaşları içinde.눈물을 흘리면서.
14Bu yüzden biraz önce ofise tarım yapmış deneyimi olan bir kişi gelip konuştuğunda, ben de tarım yaptığımı söyledim.그래서 조금 아까 사무실에 농사를 지어 본 경험이 있는 사람이 와서 말할 때 나도 농사를 지어 봤다고 얘기했습니다.
15Az önce burada oturuyordu, nereye gitti?금세 요기 앉아 있더니 어디 갔어?
16Ben, sizlerin kimin nerede oturduğunu, kimin nerede oturduğunu hepsini bilirim.나는요, 여러분들이 누가 어디에 앉고 누가 어디에 앉아 있는 거 다 압니다.